İade Edilen Sanıkta Hususilik – Yargıtay 11. CD 2026/6489

Yurt dışında bulunan bir sanık, Türkiye’nin talebi üzerine Gürcistan tarafından sınır kapısında Türk makamlarına teslim ediliyor. Teslimden üç ay sonra, iade talebinde hiç geçmeyen başka bir dosyada sorgusu yapılıyor ve aynı gün başkasına ait banka kartını kullanmaya teşebbüs etmekten mahkûm ediliyor. Hüküm kesinleşiyor. Kâğıt üzerinde her şey olağan bir ceza yargılaması gibi görünse de, Adalet Bakanlığı bu hükmün kanun yararına bozulmasını istiyor. Gerekçe, uluslararası ceza işbirliğinin temel güvencelerinden biri olan hususilik kuralı: İade edilen kişi, iadeye esas olmayan ve iadeden önce işlenmiş başka bir fiil nedeniyle, iade eden devletin muvafakati olmadan yargılanamaz.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 15.06.2026 tarihli ve E.2026/2598, K.2026/6489 sayılı kararıyla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemini kabul etmiş ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünü CMK 309/3 uyarınca oy birliğiyle kanun yararına bozmuştur.
🌍 Kart suçu dosyası ve sınır kapısında teslim
Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı, 03.04.2023 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında “banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması” suçundan kamu davası açmıştır. Dava Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/309 Esas sayılı dosyasında görülürken, sanığın savunmasının alınabilmesi için yakalama kararı çıkarılmıştır.
Yakalama kararının infazı beklenirken sanığın yurt dışında bulunduğu anlaşılmış ve sanık, Gürcistan İnterpol birimi tarafından 25.07.2024 tarihinde Artvin-Sarp Sınır Kapısında Türkiye’ye teslim edilmiştir. Ne var ki karar metnine göre bu iade, kart suçu dosyası için değil, Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2017 tarihli ve 2016/150 Esas, 2017/92 Karar sayılı kararının infazı için talep edilmiştir.
Asliye ceza mahkemesi 24.10.2024’te sanığın sorgusunu yapmış ve aynı tarihli 2024/811 Karar sayılı hükmüyle sanığı TCK 245/1 ve teşebbüse ilişkin TCK 35/2 uyarınca 2 yıl 3 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırmıştır. Sanığın istinaf talebinin reddine ilişkin ek karara karşı süresinde başvuru yapılmadığından hüküm 16.11.2024 itibarıyla kesinleşmiştir.
📨 Bakanlığın itirazı: iade başka bir dosya içindi
Adalet Bakanlığı 13.03.2026 tarihli yazısıyla CMK 309/1 uyarınca kanun yararına bozma talep etmiş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 02.04.2026 tarihli tebliğnamesiyle dosyayı Daireye göndermiştir. İstemin özü şudur:
- Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar Anayasa’nın 90/5. maddesi uyarınca kanun hükmündedir.
- Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesinin 14. maddesine göre iade edilen kişi, iadeden önce işlediği ve iadeye esas olandan başka bir fiil nedeniyle, istisnalar dışında takip veya muhakeme edilemez.
- Sanığın Gürcistan’dan iadesi yalnızca Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı yönünden talep edilmiştir.
- Kart suçu dosyasında yargılama yapılabilmesi için Gürcistan yetkili makamından muvafakat istenmesi, bu süreç sonuçlanıncaya kadar işlem yapılmayarak durma kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulması isabetsizdir.
📚 Dairenin dayandığı üç metin
- Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi m.14 (“Hususîlik Kaîdesi”): İade edilen şahıs, iadeden evvel işlediği ve iadeye esas olandan başka bir fiilden dolayı takip veya muhakeme edilemez, bir ceza veya emniyet tedbirinin infazı için tutuklanamaz ve hürriyeti kısıtlanamaz. İstisnalar: (a) iade eden tarafın muvafakat etmesi; (b) iade edilen kişinin nihai olarak serbest kalmasını izleyen 45 gün içinde imkânı olduğu hâlde ülkeyi terk etmemesi veya terk ettikten sonra geri dönmesi. Suçun vasfı takibat sırasında değişirse, yeni vasıf da iadeyi gerektiriyorsa takibat yapılabilir.
- 6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İşbirliği Kanunu m.22: Türkiye’nin iade taleplerinin şartlarını düzenler; üst sınırı bir yıl veya daha fazla hapis gerektiren suçlar için iade istenebilir, kesinleşmiş mahkûmiyetlerde hükmolunan hapis en az dört ay olmalıdır.
- Türkiye–Gürcistan Hukuki, Ticari ve Cezai Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması m.42: 4244 sayılı Kanunla onaylanan anlaşmaya göre iade edilen kişi, istenilen tarafın muvafakati olmaksızın iadeden önce işlenen ve iadeye esas olandan başka bir suç için kovuşturulamaz, yargılanamaz ve hakkındaki ceza infaz edilemez. Muvafakat gerekmeyen hâllerden biri, kişinin muhakemesinin sonuçlanmasını veya cezasının infazını izleyen 15 gün içinde ülkeyi terk etmemesidir.
⚖️ Bozma gerekçesi: önce araştırma
Daire, bu metinleri birlikte değerlendirerek şu ilkeyi ortaya koymuştur: Başka bir ülke tarafından iade edilen kişi, hususilik kuralı gereğince talep eden ülkede yalnızca iade kararına dayanak oluşturan suç veya suçlardan soruşturulabilir, kovuşturulabilir ya da cezası infaz edilebilir. İadeden sonra, iade kararından önce işlenen ve iadeye konu olmayan başka bir suç veya mahkûmiyet ortaya çıkarsa, iade eden devletten ayrıca muvafakat alınmadan bu suç nedeniyle soruşturma veya kovuşturma yapılamaz, mahkûmiyet hükmü infaz edilemez.
Daire bu ilkeden hareketle, yerel mahkemenin hüküm kurmadan önce yapması gereken araştırmayı adım adım sıralamıştır:
- Sanığın Gürcistan’dan hangi suç veya suçlardan iade edildiğinin belirlenmesi,
- Yargılamaya konu kart suçu nedeniyle iade edilmediğinin tespiti hâlinde, iade eden devletten bu konuda muvafakat talep edilip edilmediğinin araştırılması,
- Bu konudaki yazışma ve kararların denetime imkân verecek şekilde dosyaya eklenmesi,
- Yargılama şartlarının gerçekleşmediğinin belirlenmesi hâlinde, Sözleşme’nin 14/1-b maddesindeki koşulların, yani kişinin serbest kaldıktan sonra ülkeyi terk etme imkânı bulunup bulunmadığının ayrıca değerlendirilmesi.
Bu hususlar gözetilmeden mahkûmiyet hükmü kurulmasını Kanun’a aykırı bulan Daire, istemi belirtilen gerekçelerle yerinde görmüş, hükmü kanun yararına bozmuş ve CMK 309/4-b uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Daire’nin gerekçesi, istemdeki “durma kararı” önerisinden bir adım ayrışarak sonucu doğrudan belirlemek yerine, mahkemeye yapılacak araştırmanın çerçevesini çizmektedir.
🛡️ Hususilik kuralı ne anlama geliyor?
Hususilik (özellik) kuralı, iade eden devletin egemenliğini ve iade edilen kişinin hukuki güvenliğini birlikte korur. İade eden devlet, iade talebini belirli bir fiil veya hüküm üzerinden inceler; çifte suçluluk, cezanın ağırlığı ve siyasi suç istisnası gibi şartları o fiil için değerlendirir. Talep eden devletin, kişiyi teslim aldıktan sonra iade talebinde hiç bildirmediği fiillerden yargılaması, iade eden devletin bu denetimini anlamsız kılar.
Kural mutlak değildir. Sözleşme iki temel kapı açık bırakır: iade eden devletin sonradan muvafakat vermesi ve iade edilen kişinin serbest kaldıktan sonra belirli bir süre içinde ülkeyi terk etme imkânını kullanmaması. Kararda dikkat çeken nokta, Daire’nin bu iki ihtimali de araştırma konusu yapmasıdır. Muvafakat varsa veya 14/1-b’deki şartlar oluşmuşsa yargılama engeli ortadan kalkabilir; aksi hâlde kart suçu dosyasında hüküm kurulamaz.
İkili anlaşma ile Sözleşme arasındaki süre farkı da dikkat çekicidir: Sözleşme 45 günden, Türkiye–Gürcistan anlaşması ise 15 günden söz eder. Daire, 14/1-b koşullarının değerlendirilmesini istemekle birlikte iki metin arasındaki ilişkiye dair ayrı bir tespit yapmamıştır; bu değerlendirme yerel mahkemeye bırakılmıştır.
🧭 Kararın ceza yargılamasına etkisi
- Kovuşturma şartı niteliği: Karar, iade yoluyla getirilen sanıklarda iade belgelerinin dosyada bulunmasını hükmün denetlenebilirliği için zorunlu görmektedir. Hangi suçtan iade edildiği belgelenmeden kurulan hüküm, kesinleşmiş olsa bile kanun yararına bozma konusu olabilmektedir.
- Kart ve bilişim suçlarında uluslararası boyut: Banka kartı, hesap ve bilişim yoluyla işlenen suçlarda faillerin yurt dışında bulunması sık rastlanan bir durumdur. Bu dosyalarda sanığın başka bir dosya nedeniyle iade edilmiş olması, iade kapsamının ayrıca incelenmesini gerektirir.
- Bozmanın sınırı: CMK 309/4-b’ye göre mahkeme yeniden yargılama yaparak hüküm kuracak, ancak yeni hüküm önceki hükümle belirlenen cezadan daha ağır olamayacaktır.
Banka araçlarıyla işlenen dolandırıcılıkta delil değerlendirmesine ilişkin farklı bir örnek için banka çalışanı taklidiyle kripto alımı yazısına; kanun yararına bozma yolunun başka bir uygulaması için alkollü sürücü ve TCK 179 yazısına bakılabilir.
❓ Sorular
İade edilen bir kişi başka suçlardan yargılanabilir mi?
Yargıtay neden doğrudan sanığın beraatine ya da düşmeye karar vermedi?
Hüküm kesinleştiği hâlde bu sorun nasıl gündeme geldi?
Kararın konusu olan kart suçu hangi maddede düzenlenmiştir?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer kararlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kanun yararına bozma kararından derlenmiştir. Sanığın kimliği kaynakta anonimdir. Karar, kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmünün kanun yararına bozulmasına ilişkindir; dosya gerekli araştırma ve yeniden yargılama için mahkemesine gönderilmiştir ve nihai sonuç bu yargılamaya bağlıdır. Uluslararası sözleşme ve kanun hükümlerine ilişkin açıklamalar karar metnindeki aktarımlara dayanır. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



