Kripto Alımı Delil Sayıldı – Yargıtay 11. CD 2025/12469

Dolandırıcılık dosyalarında savunmanın klasik üç ayağı vardır: “hat benim üzerime kayıtlı değil”, “hesabım rızam dışında kullanıldı”, “ortada hile yok”. Bu savunmalar, para izinin nereye kadar sürülebildiğiyle doğru orantılı olarak zayıflar. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 01.10.2025 tarihli ve E.2025/3671, K.2025/12469 sayılı kararında, suça konu parayla sanık adına kripto varlık satın alındığına dair tespitleri mahkûmiyetin dayanaklarından biri olarak kabul ederek hükmü onamıştır.
Karar, kripto varlık alımının bir soruşturmada nasıl “kaçış yolu” değil, aksine kimlik bağını kuran bir delil hâline geldiğini göstermesi bakımından dikkat çekicidir.
⚖️ Suç tipi: TCK 158/1-l
Kararda suç, “kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık” olarak tanımlanmıştır. Bu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde düzenlenen nitelikli hâldir.
Nitelikli hâlin özelliği, hilenin kaynağının sahte bir kurumsal kimlik olmasıdır. Mağdur, karşısındaki kişiyi bir bankanın veya kamu kurumunun temsilcisi sandığı için normal koşullarda göstereceği şüpheyi göstermez. Kararda cezanın TCK’nın 158/1-l ve son fıkra hükümleri ile 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca belirlendiği aktarılmıştır.
🏛️ Yargılama süreci ve ceza
Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesi 24.04.2025 tarihli ve 2023/1285 Esas, 2025/250 Karar sayılı kararıyla, nitelikli dolandırıcılık suçunun sübut bulduğunu kabul ederek sanığın 6 yıl 6 ay hapis ve 400.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar vermiştir.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi 10.07.2025 tarihli ve 2025/3045 Esas, 2025/1909 Karar sayılı kararıyla, sanık müdafiinin istinaf başvurusunu CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddetmiştir. Dosya, sanık müdafiinin temyizi üzerine Daireye gelmiştir.
🗣️ Temyizde ileri sürülen savunmalar
Kararda temyiz sebepleri üç başlıkta özetlenmiştir: katılanın arandığı hattın sanığın üzerine kayıtlı olmadığı, sanığa ait banka ve kripto hesap bilgilerinin sanığın rızası dışında kullanıldığı, hile unsurunun gerçekleşmediği ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığı.
Bu savunmalar, fail ile eylem arasındaki bağı koparmaya yöneliktir. Hattın başkası adına kayıtlı olması ve hesapların “rıza dışı” kullanıldığının ileri sürülmesi, uygulamada sıkça karşılaşılan bir savunma kalıbıdır.
🔍 Dairenin dayandığı delil bütünü
Daire, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun yapıldığını, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığını, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiğini belirtmiştir. Eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği sonucuna varılırken şu unsurlar birlikte değerlendirilmiştir:
- Katılanın aşamalardaki tutarlı beyanları.
- Sanığa ait banka hesap bilgileri ve hesap döküm çizelgeleri.
- Suça konu para ile sanık adına kripto varlık satın alındığına dair tespitler.
- Kamera kayıtlarına ilişkin CD izleme tutanağı.
Daire, suçun yasal unsurlarıyla oluştuğunu, suç vasfının doğru belirlendiğini ve ceza yaptırımının gerekçesi gösterilerek yasal bağlamda tayin edildiğini kabul etmiştir.
🪙 Kripto varlık alımı neden belirleyici oldu?
Kararda kripto varlık alımı, sanığın lehine değil aleyhine bir unsur olarak yer almıştır. Sebebi, alımın “sanık adına” gerçekleşmiş olmasıdır. Suça konu paranın izlendiği banka hesap hareketleri ile alımın aynı kişiye bağlanması, hattın kime kayıtlı olduğu tartışmasını ikinci plana itmiştir.
Uygulamada kripto varlık aşaması çoğu zaman para izinin kesildiği yer olarak görülür. Bu kararda görülen ise tersidir: kripto varlık satın alma işleminin kimlik doğrulaması yapılmış bir hesap üzerinden gerçekleşmesi, zinciri koparmak yerine sağlamlaştırmıştır. Aynı yöndeki bir değerlendirme için serideki kripto yatırım sitesinde KYC izi kararı okunabilir.
🧾 Aklama suçuna ilişkin not
Kararın gerekçe bölümünde ayrıca, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan suçun zamanaşımı süresince işlem yapılmasının mümkün görüldüğü belirtilmiştir. Bu ifade, dolandırıcılık hükmünün onanmasının aklama yönünden ayrı bir soruşturma veya kovuşturma yapılmasına engel olmadığını gösterir.
Daire, sanık müdafiinin temyiz sebepleri ve CMK’nın 289/1. maddesi ile sınırlı inceleme sonucunda hükümde hukuka aykırılık bulunmadığından, CMK’nın 302/1. maddesi gereği ve tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar vermiştir.
Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
“Hat benim üzerime kayıtlı değil” savunması neden sonuç doğurmadı?
Kararda eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği tek bir delile değil, katılanın tutarlı beyanları, banka hesap bilgileri ve döküm çizelgeleri, kripto varlık alımına ilişkin tespitler ile izleme tutanağının birlikte değerlendirilmesine dayandırılmıştır. Hattın kayıtlı olduğu kişi, bu bütün içinde tek başına belirleyici görülmemiştir.
TCK 158/1-l hangi durumda uygulanır?
Kararda suç, kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık olarak tanımlanmıştır. Nitelikli hâl, hilenin sahte bir kurumsal kimliğe dayandırılmasıyla ilgilidir.
Onama kararı ne anlama gelir?
Onama, temyiz incelemesi sonucunda hükümde hukuka aykırılık bulunmadığının tespit edilmesidir. Kararda CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiş ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.
Aklama suçuna ilişkin ifade kararda neden yer alıyor?
Kararın gerekçesinde, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan suçun zamanaşımı süresince işlem yapılmasının mümkün görüldüğü belirtilmiştir. Bu not, dolandırıcılık hükmünden bağımsız olarak aklama yönünden işlem yapılabileceğine işaret eder.
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay 11. Ceza Dairesi kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



