Miras Taksiminde Gabin İddiası – Yargıtay 7. HD 2026/2140

Kardeşler ve anneleri, vefat eden aile büyüğünden kalan köy taşınmazlarını yurt dışındaki bir başkonsoloslukta imzaladıkları yazılı bir sözleşmeyle paylaşır. Yıllar sonra sözleşmeye dayanarak tapuda kendi adlarına tescil isteyen mirasçılara karşı, diğer mirasçılar paylaşımın dengesiz olduğunu, sözleşmenin gabin nedeniyle iptal edilmesi gerektiğini ileri sürer. Paylara düşen taşınmazların değerleri arasında fark bulunması, miras taksim sözleşmesini geçersiz kılar mı? “Aşırı orantısızlık” hangi ölçüyle tartılır?
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 20.04.2026 tarihli ve E.2025/3487, K.2026/2140 sayılı kararıyla, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, sözleşmenin gabin ve orantısızlık nedeniyle iptali istemiyle açılan karşı davanın ise reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararını oybirliğiyle onamıştır. Onanan gerekçelere göre bilirkişi raporlarıyla belirlenen değer farkı “aşırı orantısızlık” düzeyine ulaşmamış, sözleşmenin deneyimsizlik veya bilgisizlikten yararlanılarak imzalatıldığı da ispatlanamamıştır.
🏡 Bir sözleşme, iki dava
Uyuşmazlık, bir murisin ölümüyle mirasçılarına intikal eden ve büyük kısmı bir köyde bulunan taşınmazların paylaşılmasından doğmuştur. Mirasçılar, terekedeki taşınmazların hangisinin kime kalacağını yazılı bir miras taksim sözleşmesiyle belirlemiştir. Sözleşmedeki imzalar, karar metnine göre bir başkonsolosluğun 12.07.2018 tarihli imza tasdikiyle onaylanmıştır. Bu ayrıntı, mirasçıların en azından bir kısmının yurt dışında yaşadığını ve sözleşmenin yurt dışındaki bir dış temsilcilikte imzalandığını göstermektedir.
Sözleşmeye göre kendilerine taşınmaz düşen mirasçılar, tapudaki kayıtların sözleşmeye uygun hâle getirilmesi için tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Davalı konumundaki diğer mirasçılar ise yalnızca davanın reddini savunmakla yetinmemiş, aynı dosyada karşı dava açarak miras taksim sözleşmesinin gabin ve orantısızlık nedeniyle iptalini istemiştir. Böylece mahkeme, aynı sözleşmenin hem ifasını hem de iptalini konu alan iki talebi birlikte değerlendirmek durumunda kalmıştır.
✍️ Sözleşmenin şekli ve geçerliliği
Miras taksim sözleşmesinin geçerlilik şartı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 676. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar ve paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Aynı madde, mirasçıların paylaşma sözleşmesiyle tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetini paylı mülkiyete dönüştürmeyi de kabul edebileceklerini öngörür.
İlk derece mahkemesi bu çerçevede şu tespitleri yapmıştır:
- Miras taksim sözleşmelerindeki geçerlilik şartı olan yazılı şekil şartı gerçekleşmiştir.
- Davalılar, sözleşmedeki imzaları inkâr etmemiştir.
- İmzalar ayrıca başkonsoloslukça yapılan imza tasdikiyle onaylanmıştır.
Bölge adliye mahkemesi de sözleşmenin yasanın aradığı yazılı şekil koşulunu sağladığını ve tüm mirasçıların katılımıyla yapıldığının sabit olduğunu belirterek, sözleşmenin hukuken geçerli olduğu noktasında tereddüt bulunmadığını vurgulamıştır. Tüm mirasçıların katılımı, taksim sözleşmesinin terekenin tamamını bağlayıcı biçimde paylaştırabilmesi bakımından belirleyici bir unsurdur; mirasçılardan birinin dışarıda kaldığı bir paylaşım, ayrı tartışmalara yol açabilir.
📏 Bilirkişi değerleri ne gösterdi?
Dosyanın ağırlık merkezi, karşı davacıların gabin ve orantısızlık iddiasıdır. Mahkeme bu iddiayı soyut olarak değil, bilirkişilere yaptırılan değer tespitleri üzerinden incelemiştir. Taşınmazların değerleri hem sözleşme tarihi hem de dava tarihi itibarıyla belirlenmiştir. Karar metnindeki tespitler şu şekilde özetlenebilir:
| Mirasçıların büyük kısmı | Kendilerine düşen taşınmazların değerleri birbirine yakın bulunmuştur. |
| Davalı-karşı davacılardan biri | Sözleşmeye göre en fazla payı almıştır; kendisine düşen taşınmazların toplam değeri diğer mirasçılarınkinden yüksektir. |
| Davalılardan bir diğeri | Aldığı pay diğerlerinin gerisinde kalmıştır. |
| Davacılar | Davalıların çoğunluğu ile yaklaşık değerde pay almıştır; lehlerine açık bir orantısızlık oluşturacak şekilde yüksek değerli taşınmazlar kararlaştırılmamıştır. |
Bu tablo, karşı davanın temel varsayımını zayıflatmıştır. Sözleşmeden en çok yararlanan mirasçının karşı davacılar arasında yer alması, paylaşımın davacılar lehine kurgulandığı iddiasıyla bağdaşmamıştır. Bölge adliye mahkemesi, bir davalının payının diğerlerinin gerisinde kaldığını kabul etmekle birlikte, aradaki farkın aşırı orantısızlık olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir.
Kararın dikkat çeken ifadelerinden biri de şudur: Bölge adliye mahkemesine göre bu tür pay farklılıklarının aile içi dinamikler dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekir. Mahkeme bu yaklaşımla makul ölçüdeki farkları sözleşmenin iptal sebebi saymamıştır.
🧭 Bilgisizlik ve hile iddiaları
Gabin iddiasının ikinci ayağı, sözleşmenin karşı davacıların deneyimsizliğinden veya bilgisizliğinden yararlanılarak imzalatıldığı iddiasıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 28. maddesi, bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık bulunması ve bu oransızlığın zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılarak gerçekleştirilmesi hâlinde aşırı yararlanmayı düzenler. Karar metninde madde numarası anılmamıştır; ancak mahkemelerin incelediği iki unsur, yani açık oransızlık ve zayıf durumdan yararlanma, bu düzenlemenin unsurlarıyla örtüşmektedir.
İlk derece mahkemesi, bilgisizlik iddiasını özellikle mirasçıların annesi olan davalı bakımından değerlendirmiştir. Karar metnindeki tespitler şunlardır:
- Bu davalı, taşınmazların bulunduğu köye her yıl gelerek yaz aylarında kalmaktadır.
- Köydeki bazı taşınmazlarını dava dışı kişilere kiraya vermiş ve kira bedellerini almıştır.
- Ailesiyle birlikte yurt dışına taşınmadan önce de taşınmazların bulunduğu köyde yaşamıştır.
- Bu nedenle taşınmazların niteliğini ve yerlerini bilebilecek ve diğer davalı mirasçıları bu konuda bilgilendirebilecek durumdadır.
Mahkeme bu olgulardan, sözleşmenin iradenin fesada uğratılması veya bilgisizlikten yararlanma yoluyla imzalatıldığının ispatlanamadığı sonucuna ulaşmıştır. Yurt dışında yaşamak, tek başına taşınmazlar hakkında bilgisiz olma anlamına gelmemiş; somut olayda taşınmazlarla süregelen fiilî ilişki belirleyici olmuştur.
İpotek iddiası da araştırılmıştır. Sözleşmeyle davalılardan birine bırakılan bir taşınmaz üzerinde ipotek bulunduğu ileri sürülmüş, ancak ipotek alacaklısı kooperatif, taşınmaz üzerindeki ipoteğe dayalı herhangi bir alacağının bulunmadığını bildirmiştir. Böylece ipotek kaydının, payın değerini fiilen düşüren bir yük olduğu da gösterilememiştir. Bu tespitler üzerine ilk derece mahkemesi hata, hile ve gabin iddialarını yerinde görmemiş, asıl davayı kabul etmiş ve karşı davayı reddetmiştir.
⚖️ Yargıtay incelemesi ve sonuç
Davalılar-karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi (E.2022/399, K.2025/766), ilk derece kararını usul ve yasaya uygun bularak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Davalılar-karşı davacılar vekili temyiz dilekçesinde cevap, karşı dava ve istinaf aşamasındaki iddialarını tekrarlamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi uyuşmazlığı, asıl davada miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, karşı davada ise sözleşmenin gabin ve orantısızlık nedeniyle iptali talebi olarak nitelendirmiştir. Daire, bölge adliye mahkemesi kararlarının ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesindeki sebeplerden birinin varlığında bozulabileceğini hatırlatmış; temyiz edilen kararın tarafların iddia ve savunmalarına, delillere, hukuki nitelendirmeye, ispat kurallarına ve gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğunu belirtmiştir. Sonuçta karar, HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca 20.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle onanmıştır.
🔎 Karardan çıkan ölçütler
Onama kararı kısa olsa da onaylanan ilk derece ve istinaf gerekçeleri, miras taksim sözleşmelerine yöneltilen gabin itirazlarının nasıl tartıldığına dair somut bir tablo sunmaktadır:
- Şekil önce gelir: Yazılı, tüm mirasçıların katıldığı ve imzaları inkâr edilmeyen bir taksim sözleşmesi geçerli kabul edilmiştir. İmzaların resmî bir makamca tasdik edilmesi, imza tartışmasını baştan ortadan kaldırmıştır.
- Değer farkı tek başına yetmez: Mirasçılara düşen taşınmazların değerleri arasında fark bulunması, “aşırı” ve “açık” bir orantısızlık düzeyine ulaşmadıkça sözleşmenin iptalini gerektirmemiştir.
- Kimin lehine fark var? En büyük payı karşı davacılardan birinin alması, paylaşımın karşı tarafın lehine kurgulandığı iddiasını zayıflatmıştır.
- Bilgisizlik somut olgularla tartılır: Taşınmazları kiraya veren, köyde düzenli olarak bulunan bir mirasçının taşınmazların niteliğinden habersiz olduğu kabul edilmemiştir.
- Takyidat iddiası araştırılır: Payı azalttığı ileri sürülen ipoteğin arkasında gerçek bir alacak bulunup bulunmadığı alacaklıya sorulmuştur.
Miras taksim sözleşmesinin şekil ve geçerlilik koşullarının genel çerçevesi miras taksim sözleşmesinin şekli ve geçerliliği yazısında ele alınmıştır. Miras payının adi senetle devrine ilişkin farklı bir Yargıtay değerlendirmesi için miras payını senetle satmak, ticari bir sözleşmede gabin iddiasının bilirkişi incelemesiyle tartışıldığı örnek için hisse devrinde gabin iddiası yazıları incelenebilir.
💬 Sık sorulan sorular
Miras taksim sözleşmesi için noter onayı şart mı?
Bir mirasçının daha az değerli taşınmaz alması gabin sayılır mı?
Yurt dışında yaşayan mirasçının bilgisizlik iddiası neden kabul edilmedi?
Taşınmazdaki ipotek kaydı paylaşımı dengesiz hâle getirmedi mi?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, miras ve taşınmaz uyuşmazlıklarına ilişkin diğer karar değerlendirmeleri Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından ve kararda aktarılan ilk derece ile bölge adliye mahkemesi gerekçelerinden derlenmiştir. Kaynakta taraf kimlikleri anonimdir; taşınmazların ada/parsel bilgileri, imza tasdikinin yevmiye numarası ve kişi bilgileri yazıya ve PDF’e alınmamıştır. Karar, kendi dosyasındaki bilirkişi değerlerine ve olgulara dayanır; benzer görünen bir miras paylaşımı uyuşmazlığında sonuç, sözleşmenin içeriğine, taşınmaz değerlerine ve tarafların durumuna göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




