Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorÜcretsiz sorun →
Emsal KararlarMarka ve Fikri Mülkiyet Hukuku

Renk Şeridi Marka Olabilir mi? – Yargıtay 11. HD 2026/4126

Kırmızı, mor, mavi ve yeşil tonlardan oluşan yatay bir şerit… Bir şirket bu şeridi ürün ambalajlarında ve reklam kampanyalarının arka planında kullanmakta, anlatımına göre daha geniş hâlini yurt dışında ve Türkiye’de tescil ettirmiş bulunmaktadır. Şeridin daha ince bir versiyonu için yapılan yeni başvuru ise Türk Patent ve Marka Kurumunca “ayırt edici nitelik taşımadığı” gerekçesiyle reddedilir. Yalnızca renklerden oluşan bir işaret, ne zaman “renk kombinasyonu” olarak tescil dışı kalır, ne zaman korunabilir bir şekil markası sayılır?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 02.07.2026 tarihli ve E.2025/6832, K.2026/4126 sayılı kararıyla, renk şeridinden oluşan başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 5/1-b hükmü uyarınca reddine ilişkin Kurum kararının iptaline hükmeden ilk derece kararını ve bu kararı yerinde bulan bölge adliye mahkemesi kararını oybirliğiyle onamıştır. Onanan gerekçeye göre işaret, sadece seçilmiş bir renk birleşimi değil, renk öğesi içeren bir şekil unsuru olarak değerlendirilmiş ve başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından ayırt edici kabul edilmiştir.

Kısa özet: Davacı şirketin, karar metnine göre uluslararası tescil numarası da bulunan 2022/028716 sayılı “şekil” marka başvurusu, SMK m.5/1-b uyarınca ayırt edicilikten yoksun olduğu gerekçesiyle reddedilmiş, itiraz da Kurumca reddedilmiştir. Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, işaretin farklı geometrik özellikler taşıyan renk kesitlerinden oluşan bir şekil olduğunu ve mutlak ret nedeni bulunmadığını kabul ederek Kurum kararını iptal etmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Yargıtay bu kararı kesin olarak onamıştır.

🎨 Daha ince bir şerit için yeni başvuru

Dava dilekçesindeki anlatıma göre davacı şirket, 1 Ağustos 2016 tarihinden beri yurt dışında 7, 9, 10, 11, 12, 20, 28, 37 ve 42. sınıflar başta olmak üzere çeşitli sınıflarda tescilli olan bir renk markasının sahibidir. Davacıya göre bu marka aynı sınıflarda Türkiye’de de tescil edilmiştir. Şirket markayı ürün ambalajlarında ve ürünlerinin reklam kampanyalarında arka fon olarak kullanmaktadır.

Zaman içinde şirket, aynı renklerden oluşan markayı daha ince bir şerit hâlinde kullanmak istemiş ve 27.10.2021 tarihinde 7, 9, 10, 11, 12, 37 ve 42. sınıflar başta olmak üzere çeşitli sınıflar için yeni bir başvuru yapmıştır. Dava konusu işaret kırmızı, mor, mavi ve yeşil renk tonlarından oluşmaktadır. Dava konusu başvuru, karar metninde 2022/028716 sayılı “şekil” marka başvurusu olarak geçmekte; ayrıca uluslararası marka tescil numarasına da atıf yapılmaktadır.

Türk Patent ve Marka Kurumu başvuruyu SMK’nın 5/1-b hükmü kapsamında, yani ayırt edici niteliğe sahip olmadığı gerekçesiyle reddetmiş; ret kararına yapılan itiraz da Kurumun itirazları inceleyen kurulunca reddedilmiştir. Davacı, markanın yurt dışındaki kullanımına ilişkin bilgi ve belgeleri ve ürün paketlerindeki kullanım örneklerini sunarak nihai Kurum kararının iptalini talep etmiştir. Davalı Kurum ise kararının hukuka uygun olduğunu savunmuştur.

📘 SMK’da renk ve ayırt edicilik

SMK’nın 4. maddesi, marka olabilecek işaretleri sayarken renkleri de açıkça anar. Maddeye göre marka; bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerinkinden ayırt edilmesini sağlaması ve korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayacak şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.

Ancak bir işaretin marka olabilecek türden olması, tescil edilebileceği anlamına gelmez. SMK m.5/1-b’ye göre herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler marka olarak tescil edilmez. Renkler bu bent bakımından sık tartışılır; tüketiciler renkleri çoğu zaman kaynak göstergesi değil, süsleyici bir unsur olarak algılar.

SMK m.5/2 ise ayrı bir kapı açar: Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa tescili (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez. Davacı yurt dışı kullanım delillerini sunmuş olsa da, aşağıda görüleceği gibi mahkemenin gerekçesi kullanımla kazanılmış ayırt edicilik üzerine değil, işaretin kendiliğinden ayırt edici olduğu üzerine kurulmuştur.

🏛️ Fikri ve sınai haklar mahkemesinin değerlendirmesi

Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi (E.2022/434, K.2023/249), marka kompozisyonunu ayrıntılı biçimde incelemiştir. Karar metnine aktarılan tespitler şunlardır:

  • İşaret, yatay bir şerit hâlinde farklı renklerin birleştirilmesinden oluşmaktadır.
  • Şeritteki renk kesitleri birbirinden farklı geometrik özellikler içermektedir; bu hâliyle fark edilebilir ve tasvir edilebilir renk geçişleri bulunmaktadır.
  • Herhangi bir biçime bağlı olmaksızın yalnızca seçilen bir renk kombinasyonunun tescile konu edildiği söylenemez.
  • İşaret sadece renklerden oluşsa da belli bir entelektüel çaba ve tasarım öğeleri içermekte, renklerin sunumunda kendine özgülük bulunmaktadır.
  • Bu hâliyle işaret, bir renk aranjmanı değil, renk öğesi içeren şekil unsuru olarak kabul edilebilir.
  • Baskın renk öğeleri içeren bu şekil, tescili istenen mal ve hizmetler için olağan dışıdır; malın veya hizmetin bizatihi kendisiyle ve tabiatıyla özdeş ya da fonksiyonel açıdan bağlantılı değildir.

Mahkeme bu gerekçelerle işaretin, tescili talep edilen sınıflar bakımından SMK m.5/1-b kapsamındaki mutlak ret nedenini taşımadığına karar vermiş, davayı kabul ederek Kurum kararını iptal etmiştir.

⚖️ İstinaf ve temyiz aşaması

Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi (E.2023/1535, K.2025/1759), ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Kurum vekili kararı temyiz etmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi uyuşmazlığı, davacının “şekil” işaretinin marka olarak tescili için yapılan başvurunun mutlak nedenle reddine ilişkin nihai Kurum kararının iptali talebi olarak nitelendirmiştir. Daire, ilk derece kararında bir isabetsizlik bulunmadığını ve istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, kararı HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca 02.07.2026 tarihinde kesin olarak ve oybirliğiyle onamıştır.

📎 Karar metni: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.07.2026 tarihli, E.2025/6832, K.2026/4126 sayılı onama kararının tam metni PDF olarak buradan incelenebilir.

🔍 Renk kombinasyonu mu, şekil mi?

Kararın merkezindeki ayrım, işaretin hangi kategoride değerlendirileceğidir. Yalnızca “şu renkler bir arada” biçiminde tarif edilen, belirli bir sınırı ve düzeni olmayan bir renk birleşimi, tüketicinin zihninde bir kaynağa işaret etmekte zorlanır ve ayırt edicilik engeline daha kolay takılır. Buna karşılık renklerin belirli bir geometrik düzen içinde, tanımlanabilir geçişlerle ve kendine özgü bir sunumla bir araya getirildiği işaretler, bu dosyada olduğu gibi bir şekil olarak değerlendirilebilmektedir.

Onanan gerekçede öne çıkan ölçütler şöyle sıralanabilir:

  • Biçime bağlılık: Renklerin belirli bir biçim içinde, yatay şerit düzeninde sunulması, işareti soyut bir renk birleşiminden ayırmıştır.
  • Geometrik farklılık: Renk kesitlerinin farklı geometrik özellikler taşıması ve renk geçişlerinin tasvir edilebilir olması, işaretin sicilde açık ve kesin biçimde gösterilebilmesine katkı sağlamıştır.
  • Tasarım çabası: Mahkeme, renklerin sunumundaki özgünlüğü ve tasarım öğelerini ayırt ediciliği destekleyen unsurlar olarak görmüştür.
  • Mal ve hizmetle ilişki: İşaretin, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler için olağan dışı olması ve bunlarla fonksiyonel bağlantı taşımaması belirleyici olmuştur.

Son ölçüt özellikle önemlidir. Bir renk veya renk düzeni, ilgili sektörde ürünün doğal görünümü, teknik bir işlevi ya da yaygın bir süsleme alışkanlığıyla örtüşüyorsa, ayırt edicilik değerlendirmesi farklı sonuçlanabilir. Bu dosyada mahkeme, şeridin başvurulan sınıflardaki mal ve hizmetlerle ne özdeş ne de fonksiyonel olarak bağlantılı olduğunu tespit etmiştir. Ayırt ediciliğin her zaman ilgili mal ve hizmetler bakımından ayrı ayrı değerlendirildiği de akılda tutulmalıdır.

Şekil markalarında karıştırılma ihtimalinin tartışıldığı başka bir örnek için karavan figürlü marka ve iltibas, ayırt edici gücü sınırlı işaretlerin korunma alanı için zayıf ibareli markada iltibas yazıları incelenebilir.

🗂️ Başvuru sahipleri için anlamı

Karar, Kurum aşamasında ayırt edicilikten yoksun bulunan bir renk işaretinin yargı yolunda farklı değerlendirilebileceğini göstermektedir. Bununla birlikte kararın kapsamını doğru okumak gerekir:

Birincisi, Yargıtay’ın kendi gerekçesi kısadır; Daire, ilk derece mahkemesinin değerlendirmesinde isabetsizlik görmemiş ve onama ile yetinmiştir. Bu nedenle kararın içtihat değeri, ilk derece mahkemesinin somut işaret üzerindeki tespitleriyle birlikte anlam kazanır. İkincisi, değerlendirme belirli bir şeridin geometrik özelliklerine ve belirli mal-hizmet sınıflarına dayanmaktadır; her renk birleşimi için aynı sonuca ulaşılacağı söylenemez. Üçüncüsü, davacının aynı renklerden oluşan daha geniş markasının zaten tescilli olması ve işaretin uzun süredir ambalaj ile reklamlarda kullanılması dosyada yer alan olgulardır; ancak hüküm kullanımla kazanılan ayırt ediciliğe değil, işaretin kendi yapısına dayandırılmıştır.

❓ Sorular ve cevaplar

Sadece renklerden oluşan bir işaret marka olarak tescil edilebilir mi?

SMK m.4 renkleri marka olabilecek işaretler arasında sayar; ancak tescil için işaretin ayrıca ayırt edici olması gerekir (SMK m.5/1-b). Bu dosyada renklerden oluşan şerit, belirli bir geometrik düzen ve tasarım öğeleri içerdiği için şekil unsuru olarak değerlendirilmiş ve ayırt edici kabul edilmiştir.

Mahkeme işareti neden renk kombinasyonu olarak görmedi?

İlk derece mahkemesine göre şeritteki renk kesitleri birbirinden farklı geometrik özellikler taşımakta, fark edilebilir ve tasvir edilebilir renk geçişleri bulunmaktadır. Bu nedenle herhangi bir biçime bağlı olmaksızın yalnızca bir renk birleşiminin tescil edilmek istendiği söylenemeyeceği, işaretin renk öğesi içeren bir şekil olduğu kabul edilmiştir.

Karar kullanımla kazanılan ayırt ediciliğe mi dayanıyor?

Hayır. Davacı yurt dışı kullanım delillerini ve ambalaj kullanımını dosyaya sunmuştur; ancak onanan gerekçe, işaretin kendi yapısı, sunumundaki özgünlük ve mal-hizmetlerle fonksiyonel bağlantısının bulunmaması üzerine kurulmuştur. SMK m.5/2’deki kullanımla ayırt edicilik kazanma kuralı ayrı bir imkândır.

Yargıtay bu konuda ayrıntılı bir ilke koydu mu?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, ilk derece kararında isabetsizlik bulunmadığını ve istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek onama kararı vermiştir. Ayrıntılı değerlendirme, onanan ilk derece mahkemesi gerekçesinde yer almaktadır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, marka ve fikri mülkiyet uyuşmazlıklarına ilişkin diğer karar değerlendirmeleri Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından ve kararda aktarılan ilk derece mahkemesi gerekçesinden derlenmiştir. Kaynak metinde davacı şirketin adı, marka adı ve tescil numaralarının bir kısmı anonimleştirilmiştir; yazıda da bu bilgilere yer verilmemiştir. Ayırt edicilik değerlendirmesi, işaretin somut görünümüne ve başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlere göre yapılır; benzer görünen bir başvuruda sonuç farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud