Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal KararlarForex HukukuSigorta Hukuku

Aracı Kurumda Emniyeti Suistimal – Yargıtay 11. HD 2024/560

Bir aracı kurumun iki çalışanı, vefat etmiş bir yatırımcının hesabındaki hisseleri kendi şahsi hesaplarına aktarır. Zarar ortaya çıkınca aracı kurum iki yöne birden hareket eder: Çalışanlara karşı hukuk davası açar, bir yandan da yaptırdığı KOBİ paket sigorta poliçesindeki emniyeti suistimal teminatına başvurur. Sigorta şirketi ise iki itirazla karşılık verir: Olay bu teminata değil mesleki sorumluluk teminatına girer; üstelik çalışanlara karşı açılan dava sonuçlanmadan karar verilmemelidir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 23.01.2024 tarihli ve E.2023/6472, K.2024/560 sayılı kararıyla, aracı kurum lehine verilen Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararını oy birliğiyle onamıştır. Böylece hasarın emniyeti suistimal teminatı kapsamında olduğu ve çalışanlara karşı açılan davanın bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmadığı yönündeki değerlendirme Yargıtay denetiminden geçmiştir.

Kısa özet: Aracı kurum, iki çalışanının vefat eden bir yatırımcının hesabındaki hisseleri kendi hesaplarına virman ettiğini, çalışanlardan birinin olayı ikrar ettiğini ileri sürerek KOBİ paket poliçesindeki emniyeti suistimal teminatından 180.000 TL istemiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti teminat limiti 100.000 TL ve %10 muafiyetle 90.000 TL’ye hükmetmiş; İtiraz Hakem Heyeti ise çalışanlara karşı derdest dava bulunduğu gerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir. Yargıtay bu kararı bozmuş, bozmaya uyan İtiraz Hakem Heyeti sigortacının sorumluluğunu kabul etmiş, Yargıtay da bu kararı onamıştır.

🏦 Olay: yatırımcı hesabından çalışan hesabına virman

Davacı, aracı kurum olarak faaliyet gösteren bir şirkettir ve davalı sigorta şirketince düzenlenen KOBİ paket sigorta poliçesi kapsamında sigortalıdır. Dava dilekçesine göre aracı kurum, kendi adına ya da başkası adına değerli kâğıtları elinde bulundurmakta ve bunların alım satımını yapmaktadır. Çalışanların bu kıymetleri suiistimal etme ihtimaline karşı poliçeye emniyeti suistimal kaydı konulmuştur.

Uyuşmazlığa konu olay şöyle anlatılmıştır:

  • Şirket bünyesinde çalışan iki kişi, şirketin sorumluluğunda olan ve vefat eden bir yatırımcının hesabındaki hisseleri kendi şahsi hesaplarına virman etmiştir.
  • Çalışanlar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş, çalışanlardan biri suçunu ikrar etmiştir.
  • Aracı kurum, aynı kişiler hakkında İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/471 E. sayılı dosyasıyla hisselerin veya bedelinin iadesi için dava açmıştır; bu dava derdesttir.

Aracı kurum, müşterilerine ait değerli kâğıtları saklamak ve korumakla yükümlü olduğu için zarara uğradığını, çalışanların hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunu işlediğini ileri sürmüş ve teminat tutarı olarak 180.000,00 TL‘nin tahsilini istemiştir. Sigorta şirketi ise zararın teminat dışında kaldığını savunmuştur.

📋 Uyuşmazlık Hakem Heyeti: 90.000 TL

Başvuru, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde incelenmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti, 09.08.2018 tarihli ve K-2018/52568 sayılı kararında şu tespitleri yapmıştır:

  • Davacının çalışanı olayı ikrar etmiştir.
  • Bu çalışan hakkında TCK m.155/2 uyarınca iddianame düzenlenerek kamu davası açılmıştır. Bu hüküm, güveni kötüye kullanma suçunun meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesini düzenler.
  • Hasar emniyeti suistimal teminatı kapsamındadır; ancak bu teminatın limiti 100.000,00 TL‘dir ve %10 muafiyet uygulanır.

Heyet bu gerekçelerle 90.000,00 TL tazminatın sigorta şirketinden tahsiline karar vermiştir.

🚧 İtiraz Hakem Heyeti: derdest dava engeli

Sigorta şirketinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti, 07.12.2018 tarihli ve 2018/İHK-10748 sayılı kararıyla sonucu tersine çevirmiştir. Heyete göre:

  • Aracı kurum, zarara sebep olduğunu belirttiği çalışanlar aleyhine hisselerin veya bedelinin iadesi için 07.11.2017 tarihinde genel mahkemede dava açmıştır ve bu dava derdesttir.
  • İki yargılamanın tarafları farklı olsa da konusu aynıdır.
  • 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30/14’te yer alan “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz” düzenlemesi bir dava şartıdır.

Bu gerekçeyle itiraz kabul edilmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılmış ve aracı kurumun başvurusu reddedilmiştir.

↩️ Yargıtay’ın ilk müdahalesi: hukuki neden ve taraf farklı

Dosya ilk kez Yargıtay’a geldiğinde 11. Hukuk Dairesi, 22.05.2019 tarihli, 2019/1114 E. ve 2019/4048 K. sayılı kararıyla İtiraz Hakem Heyeti kararını bozmuştur. Bozma gerekçesi şöyle özetlenebilir:

  • Dava, KOBİ paket sigorta sözleşmesinden kaynaklanan bir tazminat istemidir.
  • HMK m.114/1-ı hükmü ile Sigortacılık Kanunu m.30/14 birlikte değerlendirildiğinde, genel mahkemede açılan davanın hukuki nedeni ve tarafı farklıdır.
  • Bu nedenle eldeki uyuşmazlığa hakem heyetinin bakmasında hukuki bir engel yoktur; iki davanın konusunun aynı olduğu gerekçesiyle başvurunun reddi doğru değildir.

Bu değerlendirmeye göre aracı kurumun çalışanlarına karşı açtığı dava, aynı zararın sigortacıdan istenmesini engelleyen bir derdestlik oluşturmaz: Biri çalışanların haksız fiiline, diğeri sigorta sözleşmesine dayanır; davalılar da farklıdır.

✅ Bozmadan sonra: teminat kapsamı ve onama

Bozmaya uyan İtiraz Hakem Heyeti, 25.11.2019 tarihli ve 2019/KIT-223 sayılı kararıyla bu kez sigorta şirketinin itirazını reddetmiştir. Heyetin gerekçesi üç noktada toplanmıştır:

  • Davacının sorumluluğunda bulunan kıymetli evrak, şirket çalışanı tarafından emniyeti suistimal yoluyla alınmıştır; bu durum poliçedeki emniyeti suistimal klozu kapsamındadır.
  • Riskin gerçekleşmiş olması karşısında, aracı kurumun çalışanları aleyhine açtığı davanın bekletici mesele yapılmasına gerek yoktur.
  • Uyuşmazlık Hakem Heyetinin davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan vekâlet ücretinin tamamına hükmetmesi yerindedir.

Sigorta şirketi bu kararı da temyiz etmiştir. Temyiz dilekçesinde olayın emniyeti suistimal değil mesleki sorumluluk teminatı kapsamında olduğu, bu teminatın devreye girmesi için mahkeme yoluyla ispat edilmiş bir tazminat talebi gerektiği, çalınanın aracı kuruma ait değil, onun saklamakla yükümlü olduğu müşteriye ait kıymetli evrak olduğu, açılan davaların bekletici mesele yapılması gerektiği ve vekâlet ücretinin tarifedeki tutarın beşte biri olarak belirlenmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığı KOBİ paket sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemi olarak nitelendirmiş; kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığını belirterek davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarını yerinde görmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararını 23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle onamıştır.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.01.2024 tarihli, E.2023/6472, K.2024/560 sayılı onama kararı PDF olarak buradan okunabilir.

🛡️ Emniyeti suistimal mi, mesleki sorumluluk mu?

Dosyanın asıl tartışması teminatın niteliğidir. Sigortacının savunması, olayın yapısına dayanıyordu: Hisseler aracı kurumun değil yatırımcının malvarlığına aittir; aracı kurum yalnızca saklayıcıdır. Bu bakış açısına göre zarar, aracı kurumun müşterisine karşı sorumluluğundan doğan bir zarardır ve ancak mesleki sorumluluk teminatıyla, o teminatın şartları gerçekleştiğinde karşılanabilir.

İtiraz Hakem Heyeti ve onu onayan Yargıtay ise olayı başka bir noktadan okumuştur: Kıymetli evrak davacının sorumluluğundadır ve çalışan tarafından emniyeti suistimal yoluyla alınmıştır. Poliçedeki emniyeti suistimal kaydı da, aracı kurumun kendi adına ya da başkası adına elinde bulundurduğu değerli kâğıtların çalışanlarca suiistimal edilmesi ihtimaline karşı konulmuştur. Bu çerçevede kıymetlerin mülkiyetinin müşteriye ait olması, emniyeti suistimal teminatını devre dışı bırakan bir unsur olarak görülmemiştir.

Aracı kurum çalışanlarının yatırımcı hesaplarındaki paylar üzerindeki usulsüz işlemleri, kurum ile müşteri arasındaki ilişkide de sık karşılaşılan bir sorundur. Bu ilişkinin müşteri tarafını ele alan bir örnek, kaybolan hisselerin aynen iadesi kararıdır. Orada yatırımcı aracı kurumdan paylarını geri istemiş; bu kararda ise aracı kurum, benzer nitelikte bir zararı kendi sigortacısına yöneltmiştir. Finansal sahtecilikte poliçe kapsamının tartışıldığı farklı bir dosya için leasing sahteciliği ve sigorta yazısına bakılabilir.

🧭 Karardan çıkarımlar

  • Çalışanlara karşı dava, sigorta başvurusunu engellemedi: Bozma kararında genel mahkemedeki davanın hukuki nedeni ve tarafının farklı olduğu, bu nedenle Sigortacılık Kanunu m.30/14’ün uygulanmayacağı kabul edilmiştir.
  • Bekletici mesele zorunlu görülmedi: Riskin gerçekleştiği kabul edildiğinden, çalışanlar aleyhine açılan davanın sonucu beklenmemiştir.
  • Müşteri malı da teminatın konusu olabildi: Kıymetlerin aracı kurumun sorumluluğunda bulunması, emniyeti suistimal klozunun uygulanması için yeterli görülmüştür.
  • Tazminatı limit ve muafiyet belirledi: İstenen 180.000 TL’ye karşılık hükmedilen 90.000 TL, poliçedeki 100.000 TL’lik teminat limiti ve %10 muafiyetin sonucudur.
  • İkrar ve kamu davası olgusal temel oldu: Hakem heyetleri, çalışanın ikrarını ve TCK m.155/2 uyarınca açılan kamu davasını teminatın gerçekleştiğine ilişkin değerlendirmenin dayanağı yapmıştır.

Kararın kısa bir onama gerekçesi taşıdığını da belirtmek gerekir. Yargıtay, teminat kapsamına ilişkin ayrıntılı bir ilke cümlesi kurmamış; İtiraz Hakem Heyetinin gerekçesini usul ve yasaya uygun bulmakla yetinmiştir. Bu nedenle kararın ağırlığı, onaylanan hakem heyeti gerekçesi ile 2019 tarihli bozma kararının birlikte okunmasından gelir.

❓ Sorular ve cevaplar

Çalınan hisseler müşteriye aitken aracı kurum kendi sigortasından tazminat alabildi mi?

Bu dosyada evet. Sigortacı, çalınanın aracı kuruma değil müşteriye ait kıymetli evrak olduğunu savunmuştu. İtiraz Hakem Heyeti, davacının sorumluluğunda bulunan kıymetli evrakın çalışan tarafından emniyeti suistimal yoluyla alındığını ve bunun poliçedeki emniyeti suistimal klozu kapsamında olduğunu kabul etmiş; Yargıtay bu kararı onamıştır.

Çalışanlara karşı açılan dava sürerken sigorta tahkimine başvurulabilir mi?

Yargıtay’ın 2019 tarihli bozma kararına göre bu dosyada mümkündür. Daire, genel mahkemede çalışanlara karşı açılan davanın hukuki nedeni ve tarafının farklı olduğunu, bu nedenle hakem heyetinin uyuşmazlığa bakmasına engel bulunmadığını belirtmiştir. Bozmadan sonraki kararda o davanın bekletici mesele yapılmasına da gerek görülmemiştir.

Neden istenen 180.000 TL değil, 90.000 TL tazminat verildi?

Uyuşmazlık Hakem Heyeti, poliçedeki emniyeti suistimal teminatının limitinin 100.000 TL olduğunu ve %10 muafiyet uygulanacağını tespit etmiştir. Hükmedilen 90.000 TL bu hesabın sonucudur. Bozmadan sonra itiraz reddedildiğinden bu sonuç korunmuştur.

Yargıtay mesleki sorumluluk teminatı itirazına ayrıca cevap verdi mi?

Onama kararında bu itiraza ayrı bir paragrafla cevap verilmemiştir. Daire, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını belirterek davalının tüm temyiz itirazlarını reddetmiştir. Bu nedenle sonuç, İtiraz Hakem Heyetinin emniyeti suistimal klozuna dayanan gerekçesinin onaylanması şeklindedir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından ulaşılabilir; aracı kurum ve sigorta uyuşmazlıklarına ilişkin diğer karar değerlendirmeleri Emsal Kararlar sayfasında yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından derlenmiştir. Kaynakta taraf, sigorta şirketi ve çalışan kimlikleri anonimdir; bu bilgiler yazıya ve PDF’e alınmamıştır. Karar 2018-2019 yıllarındaki hakem heyeti kararlarına ve somut poliçe hükümlerine dayanır. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; poliçedeki teminat tanımlarına, limit ve muafiyetlere, zararın doğuş biçimine ve ceza dosyasındaki tespitlere göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud