Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal KararlarGayrimenkul HukukuKamulaştırma ve İmar Hukuku

Tebliğsiz Kamulaştırmada El Atma – Yargıtay 5. HD 2026/10809

Bir devlet yolu için 1969’da kamulaştırma yapılır, bir yıl sonra aynı parselden “emniyet ve ağaçlandırma sahası” adıyla 450 m²’lik ek bir şerit daha alınır. Aradan elli yılı aşkın süre geçtikten sonra mirasçılar kamulaştırmasız el atma tazminatı ister; ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, taşınmazın usulünce kamulaştırıldığını kabul ederek davayı reddeder. Yargıtay ise iki kamulaştırmayı birbirinden ayırır: Birincisi usulüne uygundur, ikincisi ise malike hiç tebliğ edilmemiş ve bedelin ödendiği kanıtlanamamıştır.

Karar Arama sayfasında “tebligat ve bedel konusunda eksiklik” araması yapan okuyucuların ulaştığı bu karar, tam da bu iki eksikliğin kamulaştırmanın sonucunu nasıl değiştirdiğini gösteriyor. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 10.06.2026 tarihli ve E.2026/6173, K.2026/10809 sayılı kararıyla, ek kamulaştırmaya konu 450 m²’lik kısım yönünden davanın reddini oy birliğiyle bozmuştur.

Kısa özet: Antalya’da devlet yolu güzergâhında kalan bir parselin 27.360 m²’lik kısmı 1969 tarihli kamu yararı kararıyla usulüne uygun şekilde kamulaştırılmış; bu kısım yönünden davanın reddi Yargıtay’ca isabetli bulunmuştur. Ancak 1970 tarihli ikinci kamu yararı kararıyla alınan 450 m²’lik ek kısımda kamulaştırma işlemi o tarihteki malike usulüne uygun tebliğ edilmemiş, çekişmesiz bedelin ödendiğine ilişkin belge de sunulamamıştır. Daire, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca kamulaştırmanın mal sahibi için tebligatla başladığını hatırlatarak bu kısım yönünden işlemlerin tamamlanmadığını, sorumlu idarenin belirlenip kamulaştırmasız el atma tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

📱 İki ayrı kamulaştırma, tek parsel

Dava konusu taşınmazların geldisi olan parselin mülkiyeti, tapulama aşamasında Hazine adına tespit edilmiş, ancak itirazlar üzerine mülkiyet ihtilaflı hâle gelerek mahkemeye taşınmıştı. Kararda aynı parsel üzerinde iki ayrı kamulaştırma süreci anlatılmaktadır:

  • Birinci kamulaştırma (889 parsel): 04.06.1969 tarihli ve 1969/112 sayılı kamu yararı kararına dayanılarak 48.000 m²’lik toplam alanın 27.360 m²‘lik kısmı kamulaştırılmış, kıymet takdir komisyonu 23.06.1969’da 68.400,00 TL bedel belirlemiş, bedel 28.02.1970’te “mahkemece tayin edilecek malikler adına” şerhiyle bankaya yatırılmıştır. Davacıların murisinin de taraf olduğu 1970 tarihli bir davada kamulaştırma tespit edilmiş, murisin kamulaştırmadan haberdar olduğu anlaşılmıştır.
  • İkinci (ek) kamulaştırma (887 parsel): 16.03.1970 tarihli ve 1970/26 sayılı kamu yararı kararıyla, eski ve yeni yollar arasında kalan dar şeritlerin gecekondulaşmayı önlemek amacıyla emniyet ve ağaçlandırma sahası olarak kullanılması için 450 m²‘lik kısım kamulaştırılmış; kıymet takdir komisyonu 03.07.1970’te 1.125,00 TL bedel belirlemiştir. İlan listeleri köy ilan tahtasına asılmış, bedel ise 31.05.1976’da bankada açılan hesaba yatırılmıştır.

Mirasçılar, bu parsellere davalı idarenin haksız olarak el attığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atma bedeli ve ecrimisil istemiştir. Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü ise taşınmazların usulüne uygun şekilde kamulaştırıldığını savunmuştur.

⚖️ İlk dereceden Yargıtay’a

  • İlk derece (Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2019/261 E. – 2021/580 K.): Davalılardan biri yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle, dahili davalı yönünden ise esastan dava reddedilmiştir.
  • İstinaf (Antalya BAM 5. Hukuk Dairesi, 2023/1212 E. – 2024/2953 K.): Her iki parselde de kamulaştırma işlemlerinin dönemin 6830 sayılı İstimlak Kanunu’na göre tamamlandığı, bedelin mülkiyet ihtilafı çözülünce ödenmek üzere bloke edildiği kabul edilerek istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
  • Yargıtay 5. HD (10.06.2026): 27.360 m²’lik kısım yönünden ret isabetli bulunmuş; 450 m²’lik ek kamulaştırma yönünden BAM kararı kaldırılmış ve ilk derece kararı oy birliğiyle bozulmuştur.
📎 Kararın tam metni: Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin E.2026/6173, K.2026/10809 sayılı kararının resmî metnine PDF olarak buradan ulaşabilirsiniz. Karar, Yargıtay Karar Arama sisteminde de yayımlanmıştır.

🧩 Kamulaştırma tebligatla başlar

Bozmanın dayanağı 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 25. maddesidir. Maddenin güncel metnine göre hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi, mal sahibi için 10. madde uyarınca mahkemece yapılan tebligatla başlar; mülkiyetin idareye geçmesi ise mahkemece verilen tescil kararıyla olur. Daire bu kuralı, kamulaştırma işleminin mal sahibi açısından usulüne uygun yapılan tebligatla başladığı şeklinde uygulamıştır.

Somut olayda iki kamulaştırma arasındaki fark tam bu noktadadır:

  • Birinci kamulaştırmada murisin kamulaştırmadan haberdar olduğu, idareye dilekçe verdiği ve kamulaştırmanın tespitine ilişkin davada taraf olduğu dosyadan anlaşılmaktadır.
  • Ek kamulaştırmada ise ilan listelerinin köy ilan tahtasına asılması dışında, işlemin o tarihteki malike usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini gösteren bir belge bulunmamaktadır.

Daireye göre bu durumda ek kamulaştırmaya ilişkin işlemler tamamlanmış sayılamaz. Tamamlanmamış bir kamulaştırmaya dayanılarak taşınmazın kullanılması da kamulaştırmasız el atma niteliği taşır.

🔍 Bankaya yatırılan bedel ile ödenen bedel

Kararın ikinci önemli tespiti bedelle ilgilidir. Ek kamulaştırmada belirlenen bedel, mülkiyeti itirazlı parselin “mahkemece tayin edilecek malikleri adına” bankaya yatırılmıştır. Ancak Daire, çekişmesiz kamulaştırma bedelinin davacıya ödendiğine ilişkin bilgi ve belgenin ibraz edilemediğini vurgulamıştır.

Bu tespit, aramada geçen “tebligat ve bedel konusunda eksiklik” ifadesinin hukuki karşılığıdır: Kararda iki eksiklik birlikte değerlendirilmiş; malike usulüne uygun tebligat yapılmaması ve bedelin hak sahibine ödendiğinin kanıtlanamaması, ek kamulaştırmanın tamamlanmadığı sonucuna götürmüştür. Birinci kamulaştırmada ise bedel yine bloke edilmiş olmasına karşın, murisin sürece katılmış olması ve işlemin usulüne uygun yürütülmesi nedeniyle ret kararı korunmuştur.

🏛️ Sorumlu idare nasıl belirlenecek?

Bozma ilamı yalnız tazminatın kabulünü değil, kime karşı hükmedileceğinin araştırılmasını da istemektedir. Daireye göre ilk derece mahkemesi, 450 m²’lik kısım yönünden işin esasına girerek Karayolları Genel Müdürlüğünden ilgili yolun büyükşehir belediyesinin sorumluluğunda olup olmadığına ilişkin bir protokol bulunup bulunmadığını soracak, sorumlu idareyi tespit edecek ve sonucuna göre kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat talebini kabul edecektir.

Bu yön, davacıların istinafta ileri sürdüğü “her iki davalının da müteselsilen sorumlu olduğu” itirazıyla da bağlantılıdır. Yol bakım ve işletme sorumluluğunun idareler arasında devredilmiş olması, el atmadan doğan tazminatın hangi idareden isteneceğini belirleyen bir olgu olarak bozma kapsamına alınmıştır.

🔗 Aynı alanda diğer kararlar

Aynı Dairenin, bedeli ödenmeyen eski kamulaştırmalarda değerin hangi tarihe göre belirleneceğine ilişkin yakın tarihli kararı için el atmada dava tarihi değeri – Yargıtay 5. HD 2026/12440 yazısına bakılabilir. Kamulaştırmasız el atma tazminatına uygulanacak faiz için kamulaştırmasız el atmada en yüksek faiz, kamulaştırma sınırının belirlenmesi için kamulaştırma sınırı ve el atma yazıları da konuyu tamamlamaktadır.

🙋 Sorular ve cevaplar

Kamulaştırmada tebligat ve bedel konusunda eksiklik varsa ne olur?

Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin bu kararına göre kamulaştırma işlemi malike usulüne uygun tebliğ edilmemiş ve çekişmesiz bedelin hak sahibine ödendiği kanıtlanamamışsa kamulaştırma işlemleri tamamlanmış sayılmamaktadır. Bu durumda taşınmazın idarece kullanılması kamulaştırmasız el atma olarak değerlendirilmiş ve tazminat talebinin kabulü gerektiği belirtilmiştir.

Kamulaştırma kararının köy ilan tahtasında ilan edilmesi tebligat yerine geçer mi?

Bu dosyada ek kamulaştırmanın ilan listeleri köy ilan tahtasına asılmış olmasına rağmen Daire, işlemin o tarihteki malike usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini tespit etmiş ve kamulaştırmanın tamamlanmadığı sonucuna ulaşmıştır.

Bedelin bankaya yatırılmış olması yeterli midir?

Kararda bedelin mülkiyeti itirazlı parselin malikleri adına bankaya yatırıldığı belirtilmiş, ancak çekişmesiz kamulaştırma bedelinin davacıya ödendiğine ilişkin bilgi ve belge sunulamadığı vurgulanmıştır. Tebligat eksikliğiyle birlikte bu durum, ek kamulaştırma yönünden bozma sebebi yapılmıştır.

Aynı parselin bir kısmı usulüne uygun kamulaştırılmışsa ne olur?

Yargıtay iki kamulaştırmayı ayrı ayrı değerlendirmiştir. Usulüne uygun yapılan ve murisin haberdar olduğu 27.360 m²’lik kısım yönünden davanın reddi onaylanmış; bozma yalnızca 450 m²’lik ek kamulaştırma kısmı yönünden verilmiştir.

Tazminat hangi idareden istenecek?

Bozma ilamına göre mahkeme, ilgili yolun büyükşehir belediyesinin sorumluluğuna devredildiğine ilişkin bir protokol olup olmadığını Karayolları Genel Müdürlüğünden soracak ve sorumlu idareyi bu araştırmanın sonucuna göre belirleyecektir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, diğer kararlara Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Kararda yer alan bilgiler ilgili dosyaya özgüdür. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud