Tahsil Fişiyle İade, Zarar Yok – Yargıtay 11. HD 2024/2782

Şubede işlemlerinizle ilgilenen görevli, sistemin arızalı olduğunu söyleyip hesabınızdaki toplam parayı bir kâğıda elle yazarak verir. Aylar sonra aynı şubede yolsuzluk soruşturması başladığında hesaplarınıza baktığınızda, bilginiz dışında paraların çekildiğini görürsünüz. Banka ise “çekilen paralar zaten hesaba geri yatırıldı” der. Mahkemenin önündeki soru artık yalnız usulsüz çekim olup olmadığı değil, aynı görevlinin düzenlediği tahsil fişleriyle hesaba giren paraların bu çekimleri karşılayıp karşılamadığıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 04.04.2024 tarihli ve E.2024/482, K.2024/2782 sayılı kararıyla, banka çalışanlarının usulsüz işlemleriyle hesaplardan para çekildiği iddiasına dayalı alacak davasını, iade tutarlarının çekilen tutarları karşıladığı gerekçesiyle reddeden ilk derece kararını onayan önceki Daire kararına karşı davacının karar düzeltme istemini oy birliğiyle reddetmiştir.
🏢 Şubedeki yolsuzluk ve elle yazılan bakiye
Davacı, davalı bankanın bir şubesinde hesapları bulunan bireysel bir müşteridir. Dava dilekçesine göre bankanın iki çalışanı hakkında, mudilerin hesaplarında usulsüz işlemler yapılması nedeniyle Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonunda kamu davası açılmıştır.
Davacının anlatımı şöyledir: Bankaya gittiğinde işlemleriyle çalışanlardan biri ilgilenmiş, bilgisayar sisteminin arızalı olduğunu söyleyerek kendisini oyalamış ve bankadaki toplam parasını gösteren tutarı bir kâğıda el yazısıyla yazarak vermiştir. Yolsuzluklar ortaya çıktıktan sonra hesaplarını kontrol eden davacı, bilgisi dışında para çekildiğini öğrenmiştir.
Davacı, 230.000,00 TL‘nin hesaplardan çekildiği tarihlerden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte bankadan tahsilini istemiş; yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesiyle toplam talebini 330.708,95 TL‘ye yükseltmiştir. Dava asliye hukuk mahkemesinde görülmüştür.
🛡️ Bankanın dört savunması
Davalı banka, davacının hangi türden kaç hesabı olduğunu açıklaması gerektiğini belirterek savunmasını şu noktalara dayandırmıştır:
- Hesap yapısı: Banka müfettişlerinin incelemesine göre davacının bir mevduat ve iki yatırım hesabı bulunmaktadır. Mevduat hesabı kapanmış, yatırım hesapları açık olmakla birlikte her ikisinde de para yoktur. Bu hesaplardaki para hiçbir zaman 230.000,00 TL’ye ulaşmamıştır.
- Geç itiraz ve imza: Davacı, hesaptaki paraların tamamı çekilip hesap kapatıldıktan yaklaşık bir yıl sonra itiraz etmiştir. İtiraz edilen tediye fişlerinde davacının kendi imzası bulunmaktadır.
- Hesaplar arası aktarım: Davacının imzası bulunmayan bir kısım işlemler, paranın davacının bir hesabından çekilip diğer hesabına yatırılması şeklinde yapılmıştır. Davacıya bireysel emeklilik hesabı da açılmıştır; davacı bu işlemlerden haberdardır.
- El yazısı not: Çalışanın davacıya verdiği el yazısı rakam gerçek hesap hareketlerini yansıtmaz, bankacılık açısından geçerliliği yoktur; olsa olsa çalışanın şahsi sorumluluğuna delil olabilir.
🧾 53 fişin muhasebesi
Asliye hukuk mahkemesi (2014/268 E., 2021/490 K.) dava konusu 53 adet tediye fişini tek tek incelemiş ve fişleri iki gruba ayırmıştır:
- Uyumsuz imza taşıyan, dolayısıyla müşteri tarafından imzalandığı açıkça anlaşılmayan fişlerle çekilen tutar: 136.576,00 TL,
- İmzasız ödeme fişleriyle çekilen tutar: 132.076,00 TL,
- Davacının hesabından usulsüz çekildiği anlaşılan toplam tutar: 268.652,00 TL.
Mahkeme bu tespitle usulsüz çekimin varlığını kabul etmiş, ancak hesabın diğer yönüne de bakmıştır. Çalışan tarafından düzenlenen tahsil fişleriyle hesaba yapılan iadelerin toplamı 269.133,00 TL‘dir. İade toplamı usulsüz çekim toplamını aştığından mahkeme, davacı yönünden herhangi bir zararın ve dolayısıyla alacak hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Kararın dikkat çeken yanı, mahkemenin davacının imzasını taşımayan veya imzası uyuşmayan fişleri banka lehine kabul etmemiş olmasıdır. Ret sonucu, çekimlerin geçerli sayılmasından değil, aynı dönemde hesaba yapılan iadelerin çekimleri karşılamasından doğmuştur.
⚖️ Onama ve karar düzeltme
Davacının temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 12.09.2023 tarihli, 2022/2524 E. ve 2023/4904 K. sayılı kararıyla ilk derece kararını onamıştır. Dosya 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun kanun yolu hükümlerine tabi olduğundan, davacı bu onama kararına karşı karar düzeltme yoluna başvurmuştur.
Davacı vekilinin karar düzeltme sebepleri şunlardır:
- Paranın iade edildiğini ileri süren banka bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
- Tahsil fişi ile iade aynı şey değildir.
- Ceza dosyasındaki rapor dikkate alınmamalıdır.
- Dosyada daha önce verilen bozma ilamı yerinde değildir.
- Savunmanın genişletilmesi yasağı gözetilmemiştir.
Daire uyuşmazlığı, davacının banka hesaplarındaki paraların davalı banka çalışanlarınca usulsüz işlemlerle çekildiği iddiasına dayalı alacak istemi olarak nitelendirmiş; ilgili hukuk olarak 1086 sayılı Kanun’un 440 ve 442. maddelerini göstermiştir. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre istemin 440. maddede sayılan hâllerden hiçbirini içermediğini belirterek karar düzeltme istemini REDDETMİŞTİR. Bakiye 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 442. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının davacıdan alınmasına 04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
🔎 Zarar, mahsup ve ispat
Karar düzeltme kararı yeni bir gerekçe kurmamış, ilk derece kararında belirtilip önceki onama ilamında benimsenen gerekçelere atıf yapmıştır. Bu nedenle kararın içeriği, ilk derece mahkemesinin kurduğu hesap üzerinden okunmalıdır. Bu hesap üç adımdan oluşur:
- Usulsüz çekimin tespiti: Davacının imzasını taşımayan ya da imzası uyuşmayan fişler, müşteri talimatı olarak kabul edilmemiştir. Bu yönüyle bankanın “fişlerde müşterinin imzası var” savunması tamamen benimsenmemiştir.
- İadelerin hesaba katılması: Aynı çalışanın düzenlediği tahsil fişleriyle hesaba giren tutarlar, usulsüz çekimlerin karşısına konulmuştur.
- Net zarar: Alacak, brüt çekim tutarına göre değil, iadeler düşüldükten sonra kalan net zarara göre belirlenmiştir; net zarar oluşmadığından alacak da doğmamıştır.
Davacının “tahsil fişi iade demek değildir” itirazı, uyuşmazlığın en kritik noktasıdır. Mahkeme tahsil fişleriyle hesaba giren paraları iade olarak değerlendirmiş, Yargıtay da bu değerlendirmeyi onama ve karar düzeltme aşamalarında değiştirmemiştir. Davacının el yazısıyla kendisine bildirilen bakiyeye dayanan yaklaşımı ise hükümde karşılık bulmamıştır; banka bu notun gerçek hesap hareketlerini yansıtmadığını savunmuş, mahkeme de hesabı fişler üzerinden yapmıştır.
Kararın, davacının ileri sürdüğü ispat yükü ve savunmanın genişletilmesi yasağı itirazlarına ayrıca cevap vermediği de not edilmelidir. Karar düzeltme incelemesi 1086 sayılı Kanun’un 440. maddesindeki sınırlı sebeplerle yapıldığından, bu itirazlar ayrı bir değerlendirme konusu yapılmamış; Daire, önceki kararındaki gerekçeleri yeterli görmüştür.
🧭 Benzer dosyalardan ayrılan yön
Banka çalışanının müşteri hesaplarında yaptığı usulsüz işlemler, sitede yer alan birçok kararın konusudur. Boş fişlere imza aldırılarak yapılan zimmet işlemlerinde bankanın çalışanıyla birlikte sorumlu tutulduğu banka çalışanının zimmeti kararı, izinsiz boşaltılan yatırım hesabında faiz türünü tartışan boşaltılan yatırım hesabı kararı ve çalışanın getiri vaadine dayanan banka çalışanının getiri vaadi kararı bu örneklerdendir.
Bu dosyanın ayırt edici yönü, sorumluluğun varlığı ya da kapsamı değil, zararın hiç doğmamış sayılmasıdır. Usulsüz çekim tespit edilmiş olmasına rağmen, aynı dönemde hesaba yapılan iadeler hesaba katıldığında davacının net bir kaybı kalmamıştır. Banka çalışanının yolsuzluğu ile müşterinin zararı arasındaki bağ, her dosyada hesap hareketlerinin bütünü üzerinden ayrıca kurulmak durumundadır.
💬 Merak edilenler
Usulsüz çekim kabul edildiği hâlde dava neden reddedildi?
Görevlinin elle yazıp verdiği bakiye notu delil sayıldı mı?
Karar düzeltme nedir, bu dosyada neden kullanıldı?
Karar düzeltme isteminin reddinin parasal sonucu ne oldu?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından ulaşılabilir; banka ve yatırım hesabı uyuşmazlıklarına ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasında yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan karar düzeltme kararından ve kararda aktarılan ilk derece gerekçesinden derlenmiştir. Karar, 1086 sayılı Kanun dönemine ait kanun yolu kurallarına tabi bir dosyada verilmiş olup yeni bir ilke cümlesi içermemektedir. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; fişlerdeki imzalara, hesaplar arası aktarımlara, iade kayıtlarına, ceza dosyasındaki tespitlere ve bilirkişi hesabına göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




