Pasaport Tahdidinde Tazminat Reddi – AYM 2021/12959

Yurt dışındaki bir doktora programına kayıtlı bir kişinin pasaportuna idarece tahdit konuluyor; kişi bir buçuk yıla yakın süre ülkeden çıkamıyor, okuluna dönemiyor ve bursunu alamıyor. İdare mahkemesi tahdidin hukuka aykırı olduğuna karar veriyor ve tahdit kaldırılıyor. Ardından açılan tazminat davasında ise başka bir idare mahkemesi, tahdidin KHK hükmüne dayandığını, bu nedenle idarenin hizmet kusurundan söz edilemeyeceğini söyleyerek davayı reddediyor. Aynı işlem için bir mahkeme “hukuka aykırı”, diğeri “kusursuz” sonucuna ulaşınca soru Anayasa Mahkemesinin önüne geliyor: İptal kararı, kişinin uğradığı zararı karşılamadan ihlali tek başına giderir mi?
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, 16.09.2026 tarihli ve 2021/12959 başvuru numaralı kararıyla, tazminat davasının yalnızca “işlem KHK’ya dayanıyordu” gerekçesiyle reddedilmesini etkili bir yargısal denetim saymamış ve Anayasa’nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir. Dosya yeniden yargılama için ilgili idare mahkemesine gönderilmiş, başvurucunun tazminat talepleri ise reddedilmiştir.
🛂 Tahditten iptal kararına
Başvurucu, silahlı kuvvetlerde subay olarak görev yaparken 24.12.2017 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 695 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmış; aynı KHK uyarınca pasaportuna tahdit konulmuştur. Tahdidi 07.09.2018’de öğrenen başvurucu, 10.09.2018’de idareye başvurarak tahdidin sebebini sormuş ve yeni pasaport verilmesini talep etmiştir. Talebin reddi üzerine iptal davası açılmıştır.
Ankara 13. İdare Mahkemesi 13.11.2019 tarihli kararında şu tespitleri yapmıştır:
- Başvurucu hakkında herhangi bir ceza soruşturması veya kovuşturması bulunmamaktadır.
- İdare, yurt dışına çıkışı engellemeyi gerektiren somut ve kabul edilebilir bir bilgi ya da belge sunmamıştır.
- 2017’den beri süren tahdit, seyahat hürriyetinin engellenmesi sonucunu doğurabilecek niteliktedir.
- Hâkim kararı olmaksızın yurt dışına çıkma hürriyetinin kısıtlanmasına olanak yoktur.
Mahkeme işlemi iptal etmiş, idarenin istinaf başvurusu bölge idare mahkemesince 10.02.2020’de kesin olarak reddedilmiştir. Pasaport üzerindeki tahdit 26.02.2020 tarihinde kaldırılmıştır.
💼 Tam yargı davası: “hizmet kusuru yok”
İptal kararından sonra başvurucu, tahdit nedeniyle uğradığı zararların tazmini için Ankara 3. İdare Mahkemesinde tam yargı davası açmıştır. Dava dilekçesindeki iddialar özetle şöyledir:
- 2015’ten beri Amerika Birleşik Devletlerindeki bir üniversitenin mühendislik fakültesinde tam zamanlı doktora öğrencisidir ve programın kalan kısmı için üniversitede fiilen bulunması zorunludur.
- 518 gün süren haksız tahdit nedeniyle eğitimine devam edememiş, bu sürede doktora öğrencisi maaşını alamamıştır.
- Tahdit kalktıktan sonra üniversiteyle yeniden sözleşme yapmış ve 2020 güz döneminde eğitimine kaldığı yerden devam edecektir; ancak aradaki dönemde basamak ilerlemesi yapılmadığı için maaşı hak ettiği basamaktan belirlenmemiştir.
- Maddi tazminat olarak 518 gün boyunca alamadığı aylık 2.082 $ tutarındaki maaşı, manevi tazminat olarak 50.000 TL talep etmiştir.
İdare Mahkemesi 23.09.2020 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir. Gerekçe tek cümleye sığmaktadır: Pasaporta, başvurucu kamu görevinden çıkarıldığı için KHK gereği tahdit konulmuştur; bu nedenle idareye yüklenebilecek bir hizmet kusuru yoktur. İstinaf başvurusu da 10.02.2021’de kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucu nihai kararı 04.03.2021’de öğrenmiş, 29.03.2021’de bireysel başvuruda bulunmuştur.
🎓 Neden eğitim hakkı?
Başvurucu; seyahat özgürlüğü, mülkiyet hakkı, bilgi edinme hakkı ve gerekçeli karar hakkı yönünden de ihlal iddiasında bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi ise uyuşmazlığın merkezine eğitim hakkını yerleştirmiştir. Mahkeme kendi içtihadını şöyle hatırlatmıştır:
- Eğitim hakkı yükseköğrenim seviyesini de kapsar.
- Hak, belirli bir zamanda mevcut olan eğitim kurumlarına etkili biçimde erişimi güvence altına alır.
- Kamu otoritelerine, bireyin eğitim almasını engellememe yönünde negatif bir ödev yükler.
Başvurucunun şikâyeti, mevcut bir eğitim kurumuna, yani kayıtlı olduğu doktora programına erişememe niteliğinde olduğundan eğitim hakkı kapsamında incelenmiş ve kabul edilebilir bulunmuştur. Eğitim hakkı yönünden ihlal sonucuna ulaşıldığı için diğer iddiaların ayrıca incelenmesine gerek görülmemiştir.
⚖️ Anayasa Mahkemesinin gerekçesi
Mahkemenin değerlendirmesi, ihlalin zaten iptal kararıyla tespit edilmiş olmasından hareket eder. Artık sorulacak soru, bu ihlalin giderilip giderilmediğidir. Gerekçenin ana halkaları şunlardır:
1. İptal tek başına yetmeyebilir. Hukuk devletinde idare, hukuka aykırı işlemlerinin sebep olduğu ihlalleri gidermekle yükümlüdür. Eski hâle getirme (restitutio in integrum) ilkesi gereği kişi, işlem hiç tesis edilmeseydi bulunacağı konuma mümkün olduğunca yaklaştırılmalıdır. Hukuka aykırı işlem zarar doğurmuşsa yalnız işlemin iptaliyle ihlalin bütünüyle giderildiği söylenemez; zararın da kusur değerlendirmesi yapılarak karşılanması gerekir.
2. Tazminat davasında özenli inceleme şarttır. Adli ve idari yargıdaki tazminat davaları, makul derecede dikkatli ve özenli bir inceleme yapılmasını gerektirir. Derece mahkemelerinin bu incelemeyi yeterli derinlikte yapıp yapmadığı da anayasal denetimin konusudur.
3. İki mahkeme, aynı olgu, iki zıt rol. Kararın en dikkat çekici tespiti burada yer alır. KHK ile kamu görevinden çıkarılmış olmak, iptal davasına bakan mahkemece pasaport tahdidini gerekli kılan hukuken kabul edilebilir bir neden sayılmamıştır. Tam yargı davasına bakan mahkeme ise aynı olguyu idarenin hizmet kusurunu ortadan kaldıran bir neden olarak görmüştür. Anayasa Mahkemesine göre işlemin hukuka aykırılığını engelleyemeyen bir neden, hizmet kusurunun oranının belirlenmesinde dikkate alınabilir; fakat kusuru tamamen ortadan kaldıran bir neden olarak görülemez.
4. Tek cümlelik gerekçe etkili denetim değildir. Mahkemenin, tedbirin KHK hükmü uyarınca tesis edildiğini söyleyip başka hiçbir gerekçe sunmaması, etkili bir yargısal denetim yapılmadığını göstermektedir.
5. Soruşturma bile tek başına yetmez. Başvurucu hakkında hiçbir ceza soruşturması veya kovuşturması yoktur. Mahkeme, Genel Kurul içtihadına atıfla, kişi hakkında soruşturma ya da kovuşturma bulunsa dahi bunun salt varlığının pasaport tahdidi için yeterli olmadığını; tedbiri gerekli kılan durumların her kişi yönünden idarece somutlaştırılması ve tedbirin orantılı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Bu gerekçelerle Mahkeme, tahdit iptal edildiği hâlde ileri sürülen zararların neden giderilmediğinin ilgili ve yeterli bir gerekçeyle ortaya konulmadığını, dolayısıyla eğitim hakkına ilişkin ihlalin devam ettiğini kabul etmiştir.
🔁 Giderim: yeniden yargılama, tazminat yok
Başvurucu; ihlalin tespitini, yeniden yargılamayı, 50.000 TL manevi tazminatı ve tahdit süresince alamadığı doktora bursunun maddi tazminat olarak ödenmesini istemiştir. Hüküm fıkrası şu sonuçları içermektedir:
- Eğitim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia kabul edilebilir bulunmuş, Anayasa’nın 42. maddesindeki eğitim hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.
- Kararın bir örneği, yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 3. İdare Mahkemesine (E.2020/890, K.2020/1568) gönderilmiştir.
- İhlalin niteliğine göre yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı kabul edilerek tazminat talepleri reddedilmiştir.
- 487,60 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan 40.487,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine hükmedilmiştir.
Mahkeme ayrıca önemli bir sınır çizmiştir: İhlal kararı, başvurucunun ileri sürdüğü maddi ve manevi zararların var olduğu ya da zararın doğmasında tüm kusurun idareye ait olduğu anlamına gelmez. Bu sorular, 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesi çerçevesinde yürütülecek yeniden yargılamada, Anayasa Mahkemesinin belirlediği ilkeler ışığında cevaplanacaktır.
🧭 Kararın idari yargıya yansıması
Karar, idari işlemlerin iptalinden sonra açılan tam yargı davalarında sıkça görülen bir gerekçe kalıbını hedef almaktadır: İşlemin bir kanun ya da KHK hükmüne dayanmış olması. Mahkemenin yaklaşımından şu ayrımlar çıkmaktadır:
- İptal ile tazmin ayrı aşamalardır: İptal kararı ihlali tespit eder ve süregelen müdahaleyi sona erdirir; zararın karşılanması ise tazminat davasının konusudur. Anayasa’nın 125. maddesi idarenin işlem ve eylemlerinden doğan zararı ödeme yükümlülüğünü düzenler.
- Dayanak norm kusuru silmez: İşlemin dayandığı düzenleme, kusurun oranını etkileyebilecek bir veri olabilir; ancak hukuka aykırılığı kesinleşmiş bir işlemde kusuru sıfırlayan otomatik bir gerekçe olarak kullanılamaz.
- Gerekçenin derinliği denetlenir: Tam yargı davasında zararın varlığı, miktarı ve illiyet bağı tartışılmadan verilen ret kararı, anayasal açıdan yetersiz görülebilir.
Eğitim hakkının farklı görünümlerine ilişkin önceki kararlar için kovuşturma gerekçesiyle okuldan ilişik kesilmesi ve okul değiştirme cezasında kanunilik yazılarına; KHK sonrası mülkiyet uyuşmazlıklarının başka bir boyutu için KHK ile hazineye geçen tapuda dava kararına bakılabilir.
❓ Sık sorulan sorular
İptal edilen bir işlem için ayrıca tazminat istenebilir mi?
KHK'ya dayanan işlem için idare kusursuz sayılır mı?
Anayasa Mahkemesi başvurucuya tazminat ödedi mi?
Pasaport tahdidi neden eğitim hakkı kapsamında incelendi?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; anayasa yargısı ve idari yargıya ilişkin diğer değerlendirmeler Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümünün Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan bireysel başvuru kararından derlenmiştir. Karar, OHAL döneminde KHK uyarınca uygulanan bir pasaport tahdidine ve bu tahdit nedeniyle açılan tam yargı davasına ilişkindir; Anayasa Mahkemesi zararın varlığı ve kusur oranı hakkında bir sonuca varmamış, bu değerlendirmeyi yeniden yargılamaya bırakmıştır. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; işlemin dayanağına, iptal kararının gerekçesine, zararın türüne ve ispatına, illiyet bağına ve başvuru sürelerine göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




