Sökülen Hattın İrtifak Şerhi – Yargıtay 7. HD 2026/3257

Tapu kaydında yarım asra yakın süredir duran bir “havai irtifak hakkı” şerhi, üzerinden geçtiği söylenen enerji nakil hattı çoktan sökülmüş olsa bile kendiliğinden silinmez. Taşınmaz maliki şerhin kaldırılmasını istediğinde iki soru öne çıkar: Terkin bedelsiz mi olacak, yoksa bir bedel karşılığında mı? Bedel ödenecekse hangi rakam esas alınacak ve davanın harcı hangi değer üzerinden tamamlanacak? Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, İzmir Bornova’daki bir parsel hakkında verdiği kararda, idarenin kendi kıymet takdir komisyonunca belirlenen bedelin depo edilmesiyle şerhin terkinine hükmeden ilk derece kararını onamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 15.06.2026 tarihli ve E.2026/3493, K.2026/3257 sayılı kararıyla, daha önce verdiği bozma kararına uyularak kurulan hükmü onamış; davalı idarenin bilirkişi raporundaki daha yüksek bedelin esas alınması, yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin temyiz itirazlarını yerinde görmemiştir.
🗺️ 1978’den kalan bir şerh
Karardan anlaşıldığına göre irtifak hakkının kökeni 1970’lere uzanmaktadır. Bornova Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.11.1973 tarihli ve 1973/551 Esas, 1973/646 Karar sayılı ilâmıyla, o tarihteki parsel üzerinde davalı idare lehine havai irtifak hakkı kurulmuş; hak tapuya 29.03.1978 tarih ve 1840 yevmiye numarasıyla işlenmiştir. Davalı, bu hakkın kurumuna ait 154 kV’lık bir iletim hattının kamulaştırması sonucu tescil edildiğini açıklamıştır.
Zamanla ana parsel ifraz edilmiş, ifrazdan doğan ve davacının kayıt maliki olduğu yeni parsele de irtifak hakkı taşınmıştır. Dava dilekçesine göre şerh 750 m²’lik bir alanı kapsamaktadır. Davacı, taşınmazın üzerinden artık hiçbir enerji nakil hattının geçmediğini ileri sürmüş, irtifakın öncelikle bedelsiz, olmazsa bedeli karşılığında terkinini istemiştir.
Dava öncesinde davacı 19.04.2021 tarihinde idareye başvurarak şerhin kaldırılmasını talep etmiştir. İdarenin cevabı, uyuşmazlığın seyrini belirleyen unsur olmuştur: Kıymet takdir komisyonunca tespit edilen 641.249,99 TL ödenirse şerh terkin edilecektir. Davalı cevap dilekçesinde de hattın demonte edildiğinin tespit edildiğini kabul etmiş; bedel yatırıldıktan sonra irtifakın terkin edileceğini davacıya bildirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
⏳ İlk turda dava neden düştü?
İlk derece mahkemesi mahallinde keşif yaptırmış, bilirkişi heyeti irtifak hakkının taşınmazda yarattığı değer düşüklüğünü 3.092.887,28 TL olarak hesaplamıştır. Mahkeme bu rakamı dava değeri kabul ederek davacı vekiline eksik harcı tamamlaması için süre vermiştir.
Harç yatırılmayınca dosya işlemden kaldırılmış ve süresinde yenilenmemiştir. Mahkeme 05.07.2023 tarihli ve 2021/404 Esas, 2023/304 Karar sayılı kararıyla, HMK 150 uyarınca davanın 05.07.2023 itibarıyla açılmamış sayılmasına hükmetmiştir. Tarafların istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesinin 16.05.2025 tarihli kararıyla esastan reddedilmiştir.
HMK 150/4’e göre işlemden kaldırılan dava üç ay içinde yenilenebilir; 150/5’e göre bu süre içinde yenilenmeyen dava, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır. 150/7 ise açılmamış sayılan davadaki talebin de hiç yapılmamış sayılacağını öngörür. Dolayısıyla ilk turda davacının terkin talebi, esasa hiç girilmeden düşmüştü.
🔍 Bozma kararının ölçüsü: hangi bedel?
Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur. Karar metninde bu bozmanın gerekçesi şu şekilde özetlenmektedir:
- Hat demonte edilmiş, buna rağmen şerh tapu kaydında devam etmektedir.
- Davalı idare, cevabi yazısında kıymet takdir komisyonunca belirlenen 641.249,99 TL’nin ödenmesi karşılığında terkini kabul ettiğini bildirmiştir.
- Bu nedenle ilk derece mahkemesinin, bu bedelin depo ettirilmesi ve eksik harcın bu bedel üzerinden tamamlatılması için süre vermesi gerekir.
- Bilirkişi heyetinin irtifakın yarattığı değer düşüklüğü olarak belirlediği 3.092.887,28 TL’nin depo ettirilmesi ve harcın bu değer üzerinden istenmesi doğru değildir.
Bozma kararının özü, terkin bedelinin ve buna bağlı dava değerinin, davalının kendi beyanıyla ortaya koyduğu rakama göre belirlenmesidir. İdare terkini belirli bir bedele bağlamışken, mahkemenin davacıdan bunun yaklaşık beş katı tutarında bir bedelin harcını istemesi, davayı esasa girmeden sona erdiren bir engel hâline gelmişti.
✅ Bozmaya uyma ve onama
Bozmadan sonra yargılama 2025/487 Esas numarasıyla yeniden görülmüştür. İlk derece mahkemesi bozma ilamına uymuş, davacı vekiline 641.249,99 TL’yi depo etmesi ve aynı miktar üzerinden harcı tamamlaması için kesin süre vermiştir. Bedel depo edilip harç tamamlanınca 2026/177 Karar sayılı kararla:
- davanın kabulüne,
- bankaya depo edilen 641.249,99 TL’nin işlemiş ferileriyle birlikte davalıya verilmesine,
- İzmir ili, Bornova ilçesindeki parselde davalı lehine konulan 29.03.1978 tarihli ve 1840 yevmiyeli havai irtifak hakkı şerhinin tapudan terkinine
karar verilmiştir. Davalı idare bu hükmü temyiz etmiştir. Temyiz dilekçesindeki itirazlar dört başlıkta toplanmıştır: davanın açılmasına idarenin sebebiyet vermediği ve yargılama giderinden sorumlu tutulmaması gerektiği; irtifak bedelinin Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesi kıyasen uygulanarak belirlenmesi gerektiği; bozmadan önce alınan raporda belirlenen 3.092.887,28 TL üzerinden hüküm kurulması gerektiği; Kamulaştırma Kanunu Ek Madde 4 gereğince vekâlet ücreti ve yargılama giderinin maktu belirlenmesi gerektiği.
Daire, kararın bozmaya uygun olduğunu, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığını belirtmiştir. Kararın belirleyici cümlesi, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukuken imkân bulunmadığıdır. Temyiz itirazlarının tümü reddedilmiş ve hüküm 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle, kesin olarak onanmıştır.
⚖️ TMK 785 ve kamulaştırma bedeli
Onama kararı gerekçesinde Türk Medeni Kanunu’nun bir maddesine açıkça atıf yapmamaktadır; ancak davacının “önce bedelsiz, olmazsa bedel karşılığında terkin” şeklindeki kademeli talebi, TMK 785’in iki fıkrasıyla örtüşmektedir:
- TMK 785/1: Lehine irtifak kurulan taşınmaz için bu hakkın sağladığı hiçbir yarar kalmamışsa, yüklü taşınmazın maliki hakkın terkinini isteyebilir.
- TMK 785/2: Yüküne oranla çok az yarar sağlayan bir irtifak hakkının, bedel karşılığında kısmen veya tamamen terkini istenebilir.
Somut dosyada hükmün sonucu bedel karşılığında terkin olmuştur; bu sonuca, davalının bedel karşılığı terkini kabul eden beyanı ve bozma kararıyla ulaşılmıştır. Kararda, demonte edilmiş bir hattın irtifakı için neden bedelsiz terkine gidilmediğine dair ayrı bir değerlendirme yer almamaktadır; bu yönün bozmaya uyma ile kesinleşmiş olması, Dairenin onama gerekçesindeki kazanılmış hak vurgusuyla birlikte okunmalıdır.
Davalının kıyasen uygulanmasını istediği Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesi, kamulaştırma bedelinin tespit esaslarını düzenler. Maddenin son fıkrasına göre kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde, kamulaştırma sebebiyle taşınmazda meydana gelecek kıymet düşüklüğü gerekçeleriyle belirtilir ve bu kıymet düşüklüğü kamulaştırma bedelidir. Bilirkişi heyetinin 3.092.887,28 TL’lik hesabı da “irtifak hakkının yarattığı değer düşüklüğü” olarak tanımlanmıştı. Davalı, bu ölçünün terkin bedeline de uygulanmasını savunmuş; Daire ise bozmayla belirlenen 641.249,99 TL’nin artık tartışılamayacağını kabul etmiştir.
🧾 Dava değeri, harç ve açılmamış sayılma
Kararın uygulamaya yansıyan en somut yanı, terkin davalarında dava değerinin ve harcın nasıl belirleneceğine ilişkindir. Bu dosyada iki farklı rakam vardı:
| Kaynak | Tutar | Sonuç |
|---|---|---|
| Bilirkişi heyeti (değer düşüklüğü) | 3.092.887,28 TL | İlk turda harç bu değerden istendi; dava açılmamış sayıldı |
| İdarenin kıymet takdir komisyonu | 641.249,99 TL | Bozmadan sonra depo ve harç bu değerden; şerh terkin edildi |
İlk tur, harç tamamlatma ara kararının dava değerini yanlış rakama bağlamasının nasıl bir hak kaybına dönüşebileceğini göstermektedir: Harç yatırılmamış, dosya işlemden kaldırılmış ve yenilenmeyince dava düşmüştür. Yargıtay’ın bozma gerekçesi, bu zincirin başlangıç noktasını, yani dava değerinin belirlenmesini hatalı bulmuştur.
Kararın kapsamını doğru okumak da önemlidir. Daire, irtifak terkinlerinde bedelin her durumda idarenin kıymet takdiriyle sınırlı olacağı yönünde genel bir ilke koymamıştır. Somut dosyada idare belirli bir bedeli kendisi teklif etmiş, davacı bu bedeli depo etmiş ve bozma kararı bu rakamı ölçü olarak göstermiştir. Benzer bir sonuç, idarenin bedel beyanı bulunmayan ya da hattın hâlâ kullanıldığı dosyalara doğrudan taşınamaz.
Tapu kaydındaki sınırlı ayni hakların terkinine ilişkin diğer kararlar için kayyımlı intifa sahibinde terkin ve yolsuz tescil şerhinin terkini yazılarına bakılabilir.
💬 Merak edilenler
Hat söküldüğünde irtifak şerhi tapudan kendiliğinden kalkar mı?
Bu dosyada kalkmamıştır. Karara göre hat demonte edilmesine rağmen şerh tapu kaydında devam etmiş, davacı önce idareye başvurmuş, ardından terkin davası açmıştır. Şerhin silinmesi, sonunda mahkeme kararıyla gerçekleşmiştir.
Davacı neden bedelsiz terkin elde edemedi?
Kararda bu konuda ayrı bir gerekçe yoktur. Bozma kararı, idarenin bildirdiği 641.249,99 TL’nin depo ettirilmesini öngörmüş; ilk derece mahkemesi bu bozmaya uymuştur. Onama aşamasında Daire, bozmaya uyulmakla kazanılmış hak oluşan yönlerin yeniden incelenemeyeceğini belirtmiştir.
Depo edilen bedel kime ödenir?
Hükme göre davacı tarafından bankaya depo edilen 641.249,99 TL, işlemiş ferileriyle birlikte davalı idareye verilecektir. Terkin ile bedelin ödenmesi aynı hükümde birlikte kurulmuştur.
İdarenin maktu vekâlet ücreti itirazı ne oldu?
Davalı, Kamulaştırma Kanunu Ek Madde 4’e dayanarak vekâlet ücreti ve yargılama giderinin maktu belirlenmesi gerektiğini, ayrıca davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ileri sürmüştür. Daire bu itirazlar dahil tüm temyiz sebeplerini yerinde görmemiş ve hükmü onamıştır; bu konuda ayrıntılı bir gerekçe yazmamıştır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer kararlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Karar, bozmaya uyularak verilen bir hükmün onanmasına ilişkindir ve terkin bedelinin belirlenmesi konusunda genel bir ilke koymaz; sonuç, idarenin bedel beyanına ve önceki bozma kararına dayanmaktadır. Önceki bozma kararının tarih ve sayısı yayımlanan metinde yer almamaktadır. İrtifakın türü, hattın kullanım durumu ve idarenin tutumu farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



