E-Para Kuruluşunda Devreden Zarar – Danıştay 3. D 2025/4837

Yirmi yıla yakın aradan sonra 31.12.2023 tarihli bilançoların enflasyon düzeltmesine tabi tutulması, şirketlerin geçmiş yıllardan taşıdığı mali zararların hangi değerle indirileceği sorusunu yeniden gündeme getirdi. Sorunun en keskin hâli ise finans sektöründe yaşandı: Bankalar, finansman ve faktoring şirketleri, ödeme kuruluşları ve elektronik para kuruluşları için Vergi Usul Kanunu ayrı bir geçiş kuralı öngörüyordu. Bir elektronik para ve ödeme hizmetleri şirketi, 2023 yılından devreden zararını 2024 beyannamesinde enflasyona göre güncellenmiş tutarıyla indirmek istedi; idare ise zararın kayıtlı (mukayyet) değeriyle dikkate alınabileceğini savundu.
Danıştay Üçüncü Dairesi, 25.11.2025 tarihli ve E.2025/2761, K.2025/4837 sayılı kararıyla, ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı davada 555 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin ilgili hükümlerini hukuka uygun bulmuş ve ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine yapılan tahakkuku da yerinde görerek davayı oybirliğiyle reddetmiştir. Kararda belirleyici olan, davacının “elektronik para ve ödeme hizmetleri anonim şirketi” statüsü ve bu statüye bağlanan geçici 33. madde hükmüdür.
🏦 Finans kuruluşları için neden ayrı bir sorun?
Enflasyon düzeltmesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesiyle sisteme girmiş; parasal olmayan kıymetlerin düzeltme katsayısıyla çarpılarak mali tablonun ait olduğu tarihteki satın alma gücüyle ifade edilmesini sağlayan bir yöntemdir. Kanunda öngörülen şartların oluşmaması nedeniyle 2005-2020 döneminde uygulanmamış, 7352 sayılı Kanun’la eklenen geçici 33. madde ile 2022 ve 2023 geçici vergi dönemlerinde ertelenmiş, 31.12.2023 tarihli mali tablolar ise şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın düzeltmeye tabi tutulmuştur.
Geçici 33. maddenin dördüncü fıkrası, finans sektörünü genel rejimden ayırmıştır. Karar metninde aktarıldığı şekliyle bu fıkra kapsamındaki kuruluşlar şunlardır:
- Bankalar,
- 6361 sayılı Kanun kapsamındaki finansal kiralama, faktoring, finansman ve tasarruf finansman şirketleri,
- Ödeme ve elektronik para kuruluşları,
- Yetkili döviz müesseseleri ve varlık yönetim şirketleri,
- Sermaye piyasası kurumları, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri,
- Tasfiye ve iflas hâlindeki şirketler ile kamu iktisadi teşebbüsleri.
Bu kuruluşlar tarafından geçici vergi dönemleri de dâhil olmak üzere 2024 ve 2025 hesap dönemlerinde yapılan enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan kâr/zarar farkı, kazancın tespitinde dikkate alınmaz. Davanın sonucu da büyük ölçüde bu fıkranın nasıl okunacağına bağlı olmuştur.
📄 Şirketin talebi ve 6,35 milyon TL’lik fark
Davacı şirket, 2024 yılı kurumlar vergisi beyannamesini ihtirazi kayıtla vermiştir. Danıştay Savcısının düşüncesinde belirtildiğine göre beyannamede iki ayrı çekince bulunmaktadır: Birincisi, 2024 yılında uygulanan enflasyon düzeltmesinin zarar etkisinin kullanılamaması; ikincisi, 2023 yılı mali zararının enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş değerinin beyannameye dâhil edilememesi. Dava, ikinci çekinceye ilişkindir.
Şirket, gelecek yıla devreden zararının 6.350.302,07 TL artırılması gerektiğini ileri sürmüş; çekinceye itibar edilmeksizin yapılan tahakkukun kaldırılmasını ve bu sonucun dayanağı olan 555 Sıra No’lu Tebliğ’in 30. maddesi ile 40. maddesinin ilgili kısımlarının iptalini istemiştir. Şirkete göre mükerrer 298. maddenin (A) fıkrasının 5. bendi geçmiş yıl zararlarının düzeltilmiş tutarla dikkate alınmasını emretmekte, Tebliğ ise kanuni dayanaktan yoksun biçimde bunun aksini öngörmektedir; bu durum verginin kanuniliği ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırıdır.
Davalı idareler ise geçici 33. maddeyle düzeltmenin 2023 sonuna kadar ertelendiğini, 2023 vergi matrahının düzeltmeden etkilenmediğini, Kanun’da geçmiş yıl zararının mukayyet değerle dikkate alınmasına izin verilen tek yılın düzeltmenin yapıldığı ilk yıl olduğunu ve Bakanlığın usul ve esasları belirlemeye yetkili bulunduğunu savunmuştur.
⚖️ Savcı ile Tetkik Hâkimi neden ayrıştı?
Dosyada iki farklı hukuki okuma yan yana durmaktadır:
| Görüş | Özeti |
|---|---|
| Danıştay Tetkik Hâkimi | Tebliğ, Kanun’un Bakanlığa verdiği yetki kapsamında uygulamanın yolunu gösteren ve üst normlara aykırı olmayan bir düzenlemedir; davanın reddi gerekir. |
| Danıştay Savcısı | 31.12.2023 tablolarında geçiş hükmü uygulanır, fakat 2023 zararı 2024’e düzeltilmiş tutarıyla devreder; 2024 beyannamesinde mükerrer 298/A-5 uygulanmalıdır. Tebliğ’in ilgili kısımları ve tahakkuk iptal edilmelidir. |
Savcının yaklaşımında 2023 yılı, geçiş hükümlerinin uygulandığı son yıl; 2024 ise genel hükümlerin devreye girdiği ilk yıl olarak görülmektedir. Bu nedenle savcıya göre 2024 matrahı hesaplanırken geçmiş yıl zararının mukayyet değeri değil, düzeltilmiş tutarı indirilmelidir.
🏛️ Dairenin gerekçesi ve ret kararı
Daire önce görev yönünü belirlemiştir: 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 24. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, bakanlıklarca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar Danıştayda ilk derece olarak görülür. Ardından hukuk güvenliği, belirlilik, verginin kanuniliği (Anayasa m.73) ve normlar hiyerarşisi ilkelerini hatırlatmış; tebliğlerin kanun ve yönetmeliklerin uygulanmasına ilişkin ayrıntıları gösteren düzenleyici işlemler olduğunu vurgulamıştır.
Esasa ilişkin değerlendirmede Daire şu tespitlere yer vermiştir:
- Mükerrer 298. maddenin (A) fıkrasının 7. bendi, düzeltmeye ara verildikten sonra şartlar yeniden oluştuğunda geçmiş yıl mali zararlarının mukayyet değerleriyle dikkate alınacağını öngörmektedir.
- 31.12.2023 tarihinde düzeltme şartları yeniden oluştuğundan, 2023 beyannamesinde 2018-2022 zararları ile 2023 zararı mukayyet değerle dikkate alınacaktır.
- Tebliğ’in 30. ve 40. maddelerinin ilgili kısımları, Hazine ve Maliye Bakanlığına verilen yetki kapsamında ve bu esaslara uygun düzenlenmiştir; idari yargının denetimi, idareye bırakılan yetkinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığıyla sınırlıdır.
- Davacı yönünden ayrıca: Elektronik para ve ödeme hizmetleri şirketi statüsündeki davacı bakımından geçici 33. maddenin dördüncü fıkrası gereği 2024 ve 2025 hesap dönemlerindeki düzeltmeden kaynaklanan kâr/zarar farkı kazancın tespitinde dikkate alınamaz; bu nedenle 2023 zararı 2024 beyannamesinde düzeltilmiş hâliyle indirilemez, mukayyet değeriyle beyana dâhil edilir.
Bu gerekçelerle Daire, davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı idareler lehine vekâlet ücretine hükmetmiştir. Karar 25.11.2025 tarihinde oybirliğiyle verilmiş; tebliğden itibaren otuz gün içinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık bırakılmıştır.
🔍 Geçici 33. maddenin dördüncü fıkrası: kimleri kapsıyor?
Kararın en çok tartışılacak yönü, finans kuruluşlarına özgü bu fıkranın geçmiş yıl zararlarına etkisidir. Daire, fıkrayı yalnızca 2024 ve 2025 dönemlerinde yapılan düzeltmenin cari kâr/zarar farkıyla sınırlı okumamış; fıkranın, 2023’ten devreden zararın düzeltilmiş tutarla indirilmesine de engel olduğu sonucuna varmıştır. Savcının görüşü ise genel hükümlerin 2024 itibarıyla uygulanması gerektiği yönündedir.
Bu nedenle karar, ödeme ve elektronik para kuruluşları başta olmak üzere fıkrada sayılan kuruluşlar için doğrudan önem taşır. Aynı Daire aynı tarihlerde, aynı Tebliğ hükümlerine karşı başka mükelleflerin açtığı davalara da bakmıştır; ancak her dosyanın talep konusu ve mükellef statüsü farklı olabileceğinden sonuçlar kendi kapsamında değerlendirilmelidir.
Ödeme kuruluşlarına ilişkin farklı bir boyut, yani izin alınmadan ödeme kuruluşu gibi faaliyet göstermenin ceza hukuku sonuçları, serideki izinsiz ödeme kuruluşu faaliyeti yazısında; ödeme alanındaki idari düzenlemelerin yargısal denetimi ise kripto ile ödeme yasağı yazısında ele alınmıştır.
🧾 İhtirazi kayıt ve dava yolu
Kural olarak kendi beyanına karşı dava açamayan mükellef, beyannameyi ihtirazi kayıtla verdiğinde tahakkuku dava konusu edebilir. Bu dosyada da davacı şirket, kendi hesaplamasına göre 6.350.302,07 TL daha yüksek olması gereken devreden zararını beyannamede çekinceyle göstermiş; çekinceye itibar edilmeden yapılan tahakkuku, dayanağı olan düzenleyici işlemle birlikte tek davada Danıştay önüne getirmiştir.
Düzenleyici işlemle birlikte uygulama işleminin dava edilmesi, uyuşmazlığın tamamının Danıştayda ilk derece olarak çözülmesini sağlamıştır. Danıştay, düzenleyici işlemi hukuka uygun bulunca, ona dayanılarak yapılan tahakkuku da hukuka aykırı görmemiştir.
Vergi uyuşmazlıklarında finansal araçlara ilişkin farklı bir örnek için DİBS faizinde stopaj iadesi yazısına bakılabilir.
📌 Karardan çıkan pratik sonuçlar
- Danıştay Üçüncü Dairesi, 555 Sıra No’lu Tebliğ’in geçmiş yıl zararlarının mukayyet değerle dikkate alınmasına ilişkin 30. ve 40. madde düzenlemelerini bu davada hukuka uygun bulmuştur.
- Ödeme ve elektronik para kuruluşları, geçici 33. maddenin dördüncü fıkrası kapsamında olduklarından, 2023’ten devreden zararlarını 2024 beyannamesinde düzeltilmiş tutarla indiremeyecekleri yönünde bir yargı kararı mevcuttur.
- Danıştay Savcısının iptal yönündeki görüşü, konunun tartışmalı olduğunu ve temyiz aşamasında Vergi Dava Daireleri Kurulunun değerlendirmesinin belirleyici olacağını göstermektedir.
- Karar ilk derece kararıdır; karar tarihinde temyiz yolu açık olduğundan kesinleşip kesinleşmediği yayımlanan metinden anlaşılamamaktadır.
💬 Okurlardan gelen sorular
Bu davada hangi düzenlemenin iptali istendi?
30.12.2023 tarihli ve 32415 (2. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 555 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin 30. maddesi ile 40. maddesinin, 2024 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde önceki yıla ait zararların beyanına ilişkin kısımlarının iptali istenmiştir. Ayrıca ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine yapılan tahakkukun kaldırılması talep edilmiştir.
Elektronik para kuruluşu olmanın sonuca etkisi ne oldu?
Daire, 213 sayılı Kanun’un geçici 33. maddesinin dördüncü fıkrasında ödeme ve elektronik para kuruluşlarının sayıldığını, bu kuruluşlarda 2024 ve 2025 hesap dönemlerinde enflasyon düzeltmesinden doğan kâr/zarar farkının kazancın tespitinde dikkate alınmayacağını belirtmiştir. Bu nedenle davacının 2023 zararını 2024 beyannamesinde düzeltilmiş hâliyle indiremeyeceğine karar vermiştir.
Danıştay Savcısı hangi görüşteydi?
Savcı, 2024 beyannamesinde mükerrer 298. maddenin (A) fıkrasının 5. bendinin uygulanması ve 2023 zararının düzeltilmiş tutar üzerinden indirilmesi gerektiğini, bu nedenle Tebliğ’in ilgili kısımları ile tahakkukun iptal edilmesi gerektiğini düşünmüştür. Daire bu görüşe katılmamıştır.
Karar kesin mi?
Karar, Danıştayın ilk derece sıfatıyla verdiği bir karardır. Karar metnine göre tebliğden itibaren otuz gün içinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açıktır; temyiz incelemesinin sonucu karar metninde yer almamaktadır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Danıştay Üçüncü Dairesinin Bedesten üzerinde yayımlanan ilk derece kararından derlenmiştir. Karar, belirli bir elektronik para kuruluşunun 2024 yılı kurumlar vergisi beyanına ve karar tarihindeki mevzuata ilişkindir; mükellefin statüsü, beyanın içeriği, sonraki mevzuat değişiklikleri ve üst yargı incelemesi farklı sonuç doğurabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



