Flash Crash’te Fiyat İddiası – İstanbul BAM 12. HD 2026/1278

Gece yarısını yedi dakika geçe, ekrandaki parite bir dakika içinde yüzlerce pip aşağı iner, on dakika sonra neredeyse eski yerine döner. O kısa aralıkta kaldıraçlı hesapta açık pozisyonlar kapanmış, yıllardır biriken bakiye sıfırlanmıştır. Yatırımcının aklına ilk gelen soru şudur: Bu fiyat gerçekten piyasada oluştu mu, yoksa aracı kurum kendi platformunda fiyata müdahale mi etti? Böyle bir iddia mahkemede nasıl ispatlanır ve zaman damgalı işlem kayıtları neyi gösterir?
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 06.07.2026 tarihli ve E.2023/695, K.2026/1278 sayılı kararıyla, 7 Ekim 2016 sabahı GBP/USD paritesinde yaşanan ani düşüş sırasında hesabı kapanan yatırımcının, aracı kurumun fiyatları değiştirdiği iddiasıyla açtığı tazminat davasında, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle verilen ret kararına yönelik istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
🌙 7 Ekim 2016: on dakikalık fiyat kırılması
Davacı, davalı aracı kurum nezdindeki hesabında 1/50 ve 1/100 kaldıraç oranlarıyla döviz paritesi işlemleri yapmaktadır. Davacının anlatımına göre 06.10.2016 tarihinde hesaptaki net varlık 274.278,06 USD’dir. Ertesi gün saat 02:07’de GBP/USD paritesi bir dakika içinde 1.2601’den 1.1539’a, yani 1062 pip aşağı inmiş; ardından kademeli olarak yükselerek on dakika içinde yaklaşık 1.2480 seviyesine dönmüştür.
Davacıya göre bu süre zarfında hesaptaki pozisyonlar zorunlu tasfiyeye (stop-out) tabi tutulmuş, hesapta bakiye kalmadığı için bekleyen emirler de işleme girememiştir. Karar metninde aktarılan rakamlar şöyledir:
| Kalem | Tutar / değer |
|---|---|
| Davacının iddia ettiği anlık kayıp | 315.686,53 USD |
| İşleme giremeyen 14 bekleyen emrin 25.11.2016 itibarıyla kâr durumu | 70.260,41 USD |
| Toplam talep konusu zarar iddiası | 385.946,94 USD |
| Dava açılırken istenen | Şimdilik 100 USD |
| Sözleşmedeki pozisyon kapama teminat oranı | %20 |
🧩 Yatırımcının iddiaları ve aracı kurumun savunması
Davacının iddiası, olağan bir piyasa hareketinden değil, aracı kurumun kendi işlem platformundaki fiyatları değiştirmesinden kaynaklanan bir zarar üzerine kuruludur. Bu çerçevede şu noktaları ileri sürmüştür:
- Hesap 06.10.2016’dan itibaren karşılıklı pozisyonlarla birebir koruma altına alınmıştır ve teminat seviyesi bu nedenle çok yüksektir.
- Buna rağmen korumalı durum dikkate alınmadan pozisyonlar kapatılmış, kârdaki üç satış pozisyonu da yok sayılmıştır.
- Fiyat makası kötü niyetle açılmış, bekleyen satış emirlerinin kâr yazmasının önüne geçilmiştir.
- Diğer fiyat sağlayıcıların grafiklerinde o gün görülen en düşük değer 1.1947’dir; 1.1539’luk fiyat piyasa koşullarına uygun değildir.
- İşlem platformunun kayıtlarında eksi teminat ve eksi varlık değerleri görülmektedir; bu, sisteme hatalı fiyat girildiğini göstermektedir.
Aracı kurum ise kaldıraçlı işlemlerde uyguladığı fiyatların likidite sağlayıcı kuruluş tarafından verildiğini ve tüm müşterilere aynı fiyatların uygulandığını, pozisyonların sözleşmede kararlaştırılan zorunlu tasfiye oranına ulaşılması nedeniyle kapatıldığını, sözleşmeyle verilen bu yetkinin usulüne uygun kullanıldığını savunmuştur.
🔄 İlk ret ve bilirkişi heyetinin yetersizliği
İlk derece mahkemesi 08.10.2018 tarihli kararıyla (E.2016/1175, K.2018/1062) davayı reddetmiştir. Bu karara göre Aralık 2015–Ekim 2016 döneminde davacının zararı 1.539.817,01 USD, dönem sonu bakiyesi 73,60 USD’dir; zarar, GBP/USD paritesinde yaşanan ve sebebi tespit edilemeyen anlık oynaklık sonucu alış-satış makaslarının açılması ve teminatın %20’nin altına düşmesiyle en zararlı pozisyondan başlanarak uygulanan zorunlu tasfiyeden doğmuştur.
Daire, 04.02.2021 tarihli kararıyla (E.2018/2592, K.2021/154) bu hükmü HMK 353/1-a-6 uyarınca kaldırmıştır. Kaldırma gerekçesi, kararın sonucunu değil, dayandığı incelemenin niteliğini hedef almıştır:
- Bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
- Heyette dosyanın niteliğine uygun teknik bilgiye sahip bilirkişi bulunmamaktadır.
- Davacının teknik itirazları karşılanmamıştır.
- Kaldıraçlı işlemler konusunda yetkin bilirkişilerden oluşan yeni bir heyetle inceleme yapılmalıdır.
🧪 Yeni bilirkişi raporları ve ikinci ret
Dosya İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde yeniden görülmüş ve iki farklı bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Mahkeme 16.01.2023 tarihli kararıyla (E.2021/213, K.2023/43) davayı yine reddetmiştir. Gerekçede öne çıkan tespitler şunlardır:
- İşlemler, yatırımcıya verilen giriş bilgileriyle elektronik platformlar üzerinden bizzat yatırımcı tarafından emir girilerek yapılmaktadır.
- Aracı kurumun, piyasa koşullarına göre oluşan fiyatlara manuel müdahale edemeyeceği değerlendirilmiştir.
- O tarih ve saatte sterlinde olağanüstü dalgalanma yaşandığı, uluslararası bir finansal kuruluşun piyasalar komitesi raporunda sterlinin piyasaların açılış saatlerinde dolar karşısında yaklaşık %9 düştüğünün yer aldığı belirtilmiştir.
- Olaydan beş yılı aşkın süre geçtiğinden diğer aracı kurumlardaki anlık fiyatlar tespit edilememiş, ancak davalının sunduğu farklı kurum verilerinde de sert değişim görülmüştür.
- Davacı, hesabını korumaya aldığı yönündeki iddiasını ispat edememiştir.
- Log kayıtlarındaki kapanış fiyatları, raporlarda belirlenen piyasa fiyat düzeyleriyle uyumludur.
⚖️ Dairenin gerekçesi
Davacı, kaldırma kararının gereğinin yerine getirilmediğini, raporların işlem platformunun işletim sistemini incelemediğini ve zaman damgalı kayıtların eksik değerlendirildiğini ileri sürerek yeniden bilirkişi incelemesi istemiştir. Daire bu talepleri kabul etmemiş ve şu tespitlere dayanmıştır:
- 03.01.2022 tarihli raporda, Aralık 2015–Ekim 2016 döneminde davacının toplam zararının 1.522.605,33 USD, hesapta kalan tutarın 73,60 USD olduğu; 02:07–02:17 arasındaki 73 işlemin zaman damgalı kaydının dosyada bulunduğu belirtilmiştir.
- Aynı raporda, zorunlu tasfiye işleminin davalının inisiyatifinde olmadığı ve yetersiz bakiye nedeniyle silinen veya iptal edilen 66 zaman damgalı emir bulunduğu tespit edilmiştir.
- 21.10.2022 tarihli ikinci raporda, log kayıtlarındaki kapanış fiyatı, tarih ve saatlerinin aynı zaman aralığındaki piyasa fiyatlarıyla uyumlu olduğu ve davalının sorumluluğunu doğuracak bir tespit yapılamadığı bildirilmiştir.
- Zaman damgalı listede 02:07–02:08 arasında 37, 02:07–02:17 arasında toplam 73 işlemin 1.15967, 1.17665, 1.23964 ve 1.24138 gibi parite değerlerinde gerçekleştiği görülmüştür.
- Pozisyon kapatma işlemlerinin sözleşmede mevzuata uygun olarak belirlenen %20 oranına uygun yapıldığı saptanmıştır.
Daireye göre davacının, aracı kurumun platforma müdahale ederek parite değerlerini değiştirdiği iddiasına ilişkin delil sunulmamıştır; hesabın korumalı olduğu iddiası da raporlarla belirlenememiştir. Hükme elverişli bilirkişi raporlarına göre davalıya kusur atfedilemediğinden istinaf başvurusu HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddedilmiş, karar oybirliğiyle verilmiştir. Kararda, tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir.
🎯 Fiyat müdahalesi iddiasında ispat yükü
Karar, kaldıraçlı işlem uyuşmazlıklarında sıkça karşılaşılan bir ayrımı netleştirmektedir: Zorunlu tasfiyenin sözleşmeye uygun yapılıp yapılmadığı ile tasfiyeye esas alınan fiyatın gerçek piyasa fiyatı olup olmadığı ayrı sorulardır. Bu dosyada tartışmanın ağırlığı ikinci soruya, yani fiyatın aracı kurum tarafından değiştirilip değiştirilmediğine kaymıştır.
TMK 6. maddeye göre, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Daire de fiyatlara müdahale edildiği olgusunu ileri süren davacıdan bu yönde delil beklemiş; sunulan grafikler ve teknik itirazlar, log kayıtları ile piyasa verilerinin uyumunu gösteren raporlar karşısında yeterli görülmemiştir.
Kararın bir başka dikkat çekici yönü, ilk aşamada bilirkişi heyetinin teknik yeterliliği nedeniyle hükmün kaldırılmış olmasıdır. Bu, sonuç değişmese bile kaldıraçlı işlem uyuşmazlıklarında incelemenin konuya hâkim bilirkişilerce yapılmasına verilen önemi göstermektedir.
🗂️ Zaman damgalı kayıtların rolü
Bu davada belirleyici delil, aracı kurumun işlem sunucusundaki zaman damgalı kayıtlar olmuştur. Bilirkişiler, kapanış işlemlerinin saniye düzeyindeki fiyatlarını aynı zaman aralığındaki piyasa verileriyle karşılaştırmış; uluslararası raporlarda yer alan ani düşüşün, hesaptaki kapanış fiyatlarıyla örtüştüğünü değerlendirmiştir. Davacının dayandığı “o gün en düşük fiyat 1.1947’ydi” iddiası ise, ilk raporda anlık olarak 1.16 seviyesinin görüldüğüne ilişkin tespit ve kayıtlardaki 1.15967 değeri karşısında karşılık bulmamıştır.
Benzer uyuşmazlıklarda farklı sonuçlar da ortaya çıkabilmektedir. Aracı kurumun fiyat hatası gerekçesiyle müşteri kazancını silmesi forex kazancının silinmesi ve emir iptali, eksi petrol fiyatında pozisyon kapatma negatif petrol fiyatında stop-out, uygunluk testinin sonuçları ise uygunluk testini geçemeyen yatırımcının zararı yazılarında ele alınmıştır.
❓ Sık sorulan sorular
Mahkeme, aracı kurumun fiyatlara müdahale edemeyeceğini kesin olarak kabul etti mi?
Karar, böyle genel bir kural koymamıştır. Bilirkişi raporlarında manuel müdahalenin olağan akışa uygun olmadığı belirtilmiş; Daire ise somut dosyada müdahale iddiasına ilişkin delil sunulmadığını ve log kayıtlarının piyasa fiyatlarıyla uyumlu olduğunu esas alarak davalıya kusur atfedilemeyeceği sonucuna varmıştır.
Hesabın karşılıklı pozisyonlarla korunmuş olması sonucu değiştirmedi mi?
Davacı hesabın birebir korumaya alındığını ileri sürmüş, ancak ilk derece mahkemesi bu savunmanın ispat edilemediğini, Daire de ikinci bilirkişi raporlarında bu hususun belirlenemediğini kabul etmiştir. Bu nedenle korumalı hesap iddiası sonuca etki etmemiştir.
İlk karar neden kaldırılmıştı?
Daire 04.02.2021 tarihli kararında, bilirkişi raporunun hüküm için yeterli olmadığını, heyette dosyanın niteliğine uygun teknik bilgiye sahip bilirkişi bulunmadığını ve davacının teknik itirazlarının karşılanmadığını belirterek kararı kaldırmış ve yeni bir heyetle inceleme yapılmasını istemiştir.
Bu karar kesinleşmiş midir?
Karar metninde, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir. Yayımlanan metinde temyiz başvurusu yapılıp yapılmadığına veya kesinleşmeye ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin Bedesten üzerinden yayımlanan istinaf kararından derlenmiştir. Karar, belirli bir tarihte belirli bir paritede yaşanan ani fiyat hareketi ile somut hesap kayıtlarının bilirkişi incelemesiyle değerlendirildiği bir uyuşmazlığa ilişkindir ve karar metninde temyiz yolu açık gösterilmiştir. İşlem kayıtları, sözleşme hükümleri ve teknik bulguları farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



