Ceza HukukuEmsal KararlarForex Hukuku

İzinsiz Ödeme Kuruluşu Faaliyeti – Yargıtay 7. CD 2026/7048

Bir şirketin banka hesabından, şirketin gerçek iş alanıyla hiçbir bağı olmayan paralar gelip geçiyorsa ve şirket yetkilisi bu hareketleri “yurt dışındaki alıcılarla satıcılar arasında komisyon karşılığı aracılık” diye açıklıyorsa, ortada bir ticari hizmet mi vardır, yoksa izin alınmadan yürütülen bir ödeme hizmeti mi? Para transferine aracılık, ödeme kuruluşları ve elektronik para kuruluşlarına ilişkin 6493 sayılı Kanun’un en çok tartışılan noktalarından biridir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, bölge adliye mahkemesinin verdiği beraat kararını bozarak ticari bir ilişkiye dayandığı gösterilemeyen para transferlerine aracılık edilmesinin, izinsiz olarak ödeme kuruluşu gibi faaliyet gösterme suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 16.06.2026 tarihli ve E.2025/4666, K.2026/7048 sayılı kararıyla, 6493 sayılı Kanun’un 28/1. maddesi kapsamında yargılanan sanık hakkında verilen beraat kararını, katılan vekilinin temyizi üzerine ve Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle bozmuştur.

Kısa özet: Konut dışı bina inşaatı alanında faaliyet gösteren bir şirketin yetkilisi hakkında, şirketin banka hesap hareketleri üzerine başlatılan soruşturma sonunda 6493 sayılı Kanun’un 28/1. maddesi uyarınca dava açılmıştır. İlk derece mahkemesi 1 yıl 8 ay hapis ve 66.640,00 TL adli para cezası vermiş, hükmün açıklanmasını geri bırakmıştır. İstinaf dairesi ise işlemleri ihracat bedelinin tahsili ve ticari temsilci istisnası kapsamında görerek beraat kararı vermiştir. Yargıtay; ihracat bedeli savunmasının bulunmadığını, komisyon karşılığı aracılık savunmasının somut delille desteklenmediğini, paraların ticari sicildeki faaliyet alanı dışında olduğunu ve herhangi bir ticari ilişkiye konu olmadığını belirterek beraat kararını bozmuştur.

🏦 Dosyanın özü: banka hesabındaki hareketler

Karar metnine göre soruşturma, sanığın yetkilisi olduğu şirketin banka hesaplarındaki hareketler üzerine başlatılmıştır. Şirketin ticaret sicilindeki faaliyet alanı, ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatıdır. Ancak hesaplarda bu faaliyetle ilişkilendirilemeyen para girişleri ve çıkışları tespit edilmiş, işlemlerin ayrıntıları 09.11.2022 tarihli Vergi Tekniği Raporunda açıklanmıştır.

Karar başlığında suç tarihi 01.01.2019 – 31.12.2020 olarak gösterilmiş; Yargıtay ise gerçek suç tarihinin 15.08.2019 – 07.02.2020 arası olduğunu belirterek bu hatayı da ayrıca bozma nedeni yapmıştır.

Sanığın savunması özetle şu yöndedir:

  • Yurt dışından mal almak isteyen firmalara komisyon karşılığı aracılık edilmiştir.
  • Para emaneten kendisinde kalmış, alışveriş tamamlandıktan sonra çekilip ilgililere verilmiştir.
  • Faaliyetleri nedeniyle yazılı sözleşme veya belge düzenleme zorunluluğu bulunmamaktadır.

Suçlamanın dayanağı olan 6493 sayılı Kanun’un 28/1. maddesi, bu Kanuna göre alınması gereken izinleri almaksızın sistem işleticisi, ödeme kuruluşu veya elektronik para kuruluşu gibi faaliyet gösteren gerçek kişiler ile tüzel kişilerin görevlilerini bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırmaktadır.

⚖️ İlk derece ve istinaf: iki farklı bakış

Dosya, derece mahkemeleri arasında birbirine zıt iki sonuçla Yargıtay’a gelmiştir:

  1. İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesi (17.09.2024): Sanığın 6493 sayılı Kanun’un 28/1. maddesi uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 66.640,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, CMK m.231/5 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir.
  2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesi: Sanık müdafiinin istinafı üzerine HAGB kararını kaldırmış ve sanığın beraatine karar vermiştir.

İstinaf dairesinin beraat gerekçesi iki ayak üzerine kuruludur. Birincisi, kendi mevzuatı gereği doğrudan yurt dışına para transferi yapılamayan ülkelere yapılan ihracatın bedelinin banka dışı yollarla tahsiline dair Merkez Bankası iznine dayanılarak, ihracat bedellerinin çeşitli yöntemlerle tahsil edilip ihracatçıya ulaştırılmasının ödeme hizmeti sayılamayacağıdır. İkincisi, işlemin ithalatçıdan tahsil edilen paranın ihracatçıya dolaylı olarak ödenmesinden ibaret olduğu ve 6493 sayılı Kanun’un 12/2-b maddesindeki ticari temsilci istisnası kapsamında kaldığıdır.

📑 Katılan vekilinin temyiz itirazları

Beraat kararını katılan vekili temyiz etmiştir. Karar metninde özetlenen temyiz sebepleri şunlardır:

  • İzin yok: İhracat bedellerinin yurda getirilmesi konusunda sanığa verilmiş herhangi bir izin bulunmamaktadır.
  • Şekil şartları: İhracat bedellerinin getirilmesi usulleri Tebliğ ve Genelge ile sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır; bu belgelerin hiçbiri dosyada yoktur.
  • İstisna dışı: Gerekli bildirimler yapılmadığından işlemler ihracat bedeli getirme sayılamaz ve 6493 sayılı Kanun’un 12/2. maddesindeki istisnalara girmez.
  • Komisyoncu temsilci değildir: Ticari temsilci, temsil olunanın nam ve hesabına işlem yapar; komisyoncular ve sözleşme kurulmasına aracılık eden simsarlar ticari temsilci sayılmaz.
  • Ödeme hizmeti sunulmuştur: Sanık, şirketi aracılığıyla alıcı ve satıcı arasında konumlanıp para transferine aracılık etmiştir; bu hizmeti yalnızca ödeme hizmeti sağlayıcıları sunabilir.

🧭 Yargıtay’ın bozma gerekçesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, istinaf dairesinin kabulünü isabetli bulmamıştır. Daireye göre ihracat bedellerinin ülkeye getirilmesi, 1567 sayılı Kanun, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar, bu Karara ilişkin İhracat Bedelleri Hakkında Tebliğ (Tebliğ No: 2018-32/48) ve İhracat Genelgesi ile açık ve ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Ne var ki somut olayda:

  • Sanığın eylemlerinin bu düzenlemeler kapsamında değerlendirilme imkânı bulunmamaktadır.
  • Sanığın, getirilen paraların ihracat bedeli olduğuna yönelik bir savunması dahi yoktur.
  • Komisyon karşılığı aracılık ve paranın emaneten tutulduğu yönündeki anlatımlar somut delille desteklenmemiş, bu nedenle suçtan kurtulmaya yönelik soyut beyan olarak değerlendirilmiştir.
  • Transferine aracılık edilen paralar, ticaret sicilinde belirlenen faaliyet alanı dışındadır ve herhangi bir ticari ilişkiye konu olmamıştır.

Bu tespitlerden hareketle Daire, sanığın eylemlerinin 6493 sayılı Kanun’un 28/1. maddesinde tanımlanan izinsiz olarak ödeme kuruluşu gibi faaliyette bulunma suçunu oluşturduğunu, mahkûmiyet yerine beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Ayrıca “kabule göre” bozma nedeni olarak gerekçeli karar başlığında suç tarihinin hatalı gösterilmesine işaret etmiştir.

Karar, CMK m.302/2 uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle bozulmuş ve dosya CMK m.304/2-b uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesine gönderilmiştir.

📎 Karar metni: Kararın tam metni Yargıtay Karar Arama sisteminden alınmıştır; kaynakta taraf adları anonimdir.

🔍 Ticari temsilci istisnası neden uygulanmadı?

6493 sayılı Kanun’un 12/2. maddesi, bazı işlemleri açıkça ödeme hizmeti kapsamı dışında tutar. İstinaf dairesinin dayandığı (b) bendi, “ödeme işleminin, gönderen ya da alıcı namına mal veya hizmet pazarlığına ya da alım satımına yetkili olan ticari temsilci aracılığıyla yapılması” hâlini düzenler. Kararın bu noktadaki önemi, istisnanın kendiliğinden işlemediğini göstermesidir:

  • Altta yatan ticari ilişki gösterilmelidir: Yargıtay, paraların herhangi bir ticari ilişkiye konu olmadığını tespit etmiştir. Temsil edilen bir alım satım yoksa temsilci aracılığından da söz edilemez.
  • Soyut savunma yetmez: Komisyon karşılığı aracılık iddiası, sözleşme, yazışma veya belge gibi somut delillerle desteklenmediğinden dikkate alınmamıştır.
  • Sicildeki faaliyet alanı önemlidir: Şirketin kayıtlı faaliyet alanı dışında kalan transferler, ticari faaliyet savunmasını zayıflatan bir olgu olarak değerlendirilmiştir.
  • Kambiyo mevzuatı ayrı bir yoldur: İhracat bedellerine ilişkin düzenlemelere dayanılabilmesi için işlemlerin o mevzuatın kapsamına girdiğinin gösterilmesi gerekir; somut olayda sanığın böyle bir savunması bile bulunmamıştır.

Aynı maddenin (5) numaralı fıkrası ayrıca, (b) ve (h) bentlerindeki işlemlerin toplam büyüklük ve etki alanı bakımından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenecek seviyeye ulaşması hâlinde bunların ödeme hizmeti sayılmasına karar verilebileceğini öngörmektedir. Dolayısıyla ticari temsilci istisnası, sınırsız bir güvenli liman değildir.

📈 Sermaye piyasası ve yatırım işlemleriyle bağlantı

6493 sayılı Kanun’un 12/2-g bendi, aynı fıkranın (f) bendinde sayılan tüzel kişiler (Merkez Bankası, mutabakat kuruluşu, merkezî karşı taraf, takas odaları, ödeme hizmeti sağlayıcıları ve sistemin diğer katılımcıları) ile sermaye piyasası kurumlarının 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamındaki sermaye piyasası faaliyetleriyle ilgili ödeme işlemlerini ödeme hizmeti sayılmayan işlemler arasında saymaktadır. Başka bir deyişle, yetkili bir aracı kurumun yatırım hesabı için yaptığı para hareketleri bu Kanunun ödeme hizmeti rejimine tabi değildir.

Buna karşılık, lisanslı bir kurumun parçası olmadan üçüncü kişiler arasında para toplayan ve aktaran kişi ya da şirketlerin konumu farklıdır. Yargıtay kararı, bu tür bir aracılığın altta yatan gerçek ve belgelenmiş bir ticari ilişkiye dayanmadığı durumda ceza sorumluluğunun gündeme gelebileceğini ortaya koymaktadır. Yatırım vaadiyle toplanan paraların şirket hesapları üzerinden dolaştırıldığı dosyalarda da, para akışında yer alan aracı hesapların hangi sıfatla ve hangi izne dayanarak işlem yaptığı sorusu bu karar ışığında ayrıca önem kazanabilir. Bununla birlikte her dosyadaki nitelendirme, somut para akışına ve delillere göre ayrıca yapılır.

Finansal işlemlerde izin ve yetki meselesine değinen diğer yazılar için serideki ortağın yetkisiz döviz işlemi kararı ile kripto varlıkla ödeme yasağı kararı incelenebilir.

💬 Merak edilenler

İzinsiz ödeme kuruluşu faaliyetinin cezası nedir?

6493 sayılı Kanun’un 28/1. maddesine göre, gerekli izinleri almadan ödeme kuruluşu gibi faaliyet gösteren gerçek kişiler ile tüzel kişilerin görevlileri bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Suçun bir iş yeri bünyesinde işlenmesi hâlinde iş yerinin geçici veya tekerrürde sürekli kapatılmasına da karar verilebilir.

“Komisyon karşılığı aracılık yaptım” savunması neden kabul edilmedi?

Yargıtay, bu savunmanın somut delille desteklenmediğini, paraların şirketin sicildeki faaliyet alanı dışında kaldığını ve herhangi bir ticari ilişkiye konu olmadığını tespit etmiştir. Bu nedenle savunma, suçtan kurtulmaya yönelik soyut beyan olarak değerlendirilmiştir.

Bu kararla sanık kesin olarak mahkûm olmuş mudur?

Hayır. Yargıtay beraat kararını bozmuş ve dosyayı yeniden inceleme için bölge adliye mahkemesine göndermiştir. Nihai hüküm, bozmadan sonra yapılacak yargılamayla verilecektir.

Aracı kurum üzerinden yapılan yatırım transferleri de bu suç kapsamına girer mi?

6493 sayılı Kanun’un 12/2-g bendi, sermaye piyasası kurumlarının 6362 sayılı Kanun kapsamındaki sermaye piyasası faaliyetleriyle ilgili ödeme işlemlerini ödeme hizmeti kapsamı dışında tutar. Karar ise lisanssız kişilerin ticari ilişkiye dayanmayan para transferlerine aracılığıyla ilgilidir; yetkili kurumların olağan işlemlerini konu almamaktadır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, serinin diğer kararları Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan karar metninden derlenmiştir. Karar bir bozma kararıdır; dosyanın bozmadan sonraki seyri ve kesinleşme durumu karar metninden anlaşılmamaktadır. İzinsiz ödeme hizmeti iddialarında sonuç; para akışının niteliğine, altta yatan ticari ilişkinin belgelenmesine, şirketin faaliyet alanına, kambiyo ve ödeme hizmetleri mevzuatının somut olaya uygulanıp uygulanmayacağına göre her dosyada farklılık gösterebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu