Evi Olmayan Borçluya Ev Parası Yok – AYM K.2026/83

Bir borçlunun oturduğu ev, “hâline münasip” olduğu sürece haczedilemez. Peki hiç evi olmayan, kirada oturan ve banka hesabı, arsası ya da işyeri haczedilen bir borçlu, kendisine ev alabilecek kadar bir paranın haciz dışında bırakılmasını isteyebilir mi? Bir icra hukuk mahkemesi, bu iki borçlu arasındaki farkın Anayasa’ya aykırı bir eşitsizlik yarattığını düşünerek konuyu Anayasa Mahkemesinin önüne taşıdı. Yanıt, icra takiplerinde sıkça tartışılan meskeniyet şikâyetinin sınırlarını da netleştiriyor.
Anayasa Mahkemesi, 16.04.2026 tarihli ve E.2025/275, K.2026/83 sayılı kararıyla, İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 82. maddesinin birinci fıkrasının “Borçlunun haline münasip evi” hükmünü içeren (12) numaralı bendinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine oybirliğiyle karar vermiştir. Yürürlüğün durdurulması talebi de reddedilmiştir. Karar, 06.08.2026 tarihli ve 33332 sayılı Resmî Gazete‘de yayımlanmıştır.
🏠 İcra hukuk mahkemesinin itirazı
Karar metnine göre itiraz, borçlu aleyhine başlatılan bir icra takibinde taşınmazla ilgili yapılan haczedilmezlik şikâyetinin incelendiği sırada gelmiştir. İtiraz yoluna başvuran Sakarya 3. İcra Hukuk Mahkemesi, uyuşmazlıkta uygulayacağı İİK 82/1-12 hükmünü Anayasa’nın 2. (hukuk devleti), 10. (eşitlik), 35. (mülkiyet) ve 40. (etkili başvuru) maddelerine aykırı bulmuştur.
Mahkemenin gerekçesi iki borçlu tipinin karşılaştırılmasına dayanıyordu:
- Evi bulunan borçlu, bu ev hâline münasipse haciz dışında kalır; ev değerli ise satılır ve bedelinden hâline münasip bir ev alabileceği tutar kendisine bırakılır.
- Evi bulunmayan borçlunun ise parası, işyeri veya arsası haczedildiğinde, bu varlıklardan kendisine ev alabileceği bir tutarın ayrılmasını sağlayan bir düzenleme yoktur.
Başvuru kararına göre bu durum, evi olan ve olmayan borçlular arasında eşitsizlik yaratmakta ve evi olmayan borçluyu bu korumadan yararlanma imkânından yoksun bırakmaktadır. Mahkeme ayrıca telafisi güç zararlar doğabileceğini belirterek yürürlüğün durdurulmasını da talep etmiştir.
📜 Kural ve yanındaki hükümler
Anayasa Mahkemesi önce kuralın anlamını ve kapsamını belirlemiş, itiraz konusu bendi İİK’nın diğer koruma hükümleriyle birlikte okumuştur. Kararda öne çıkan hükümler şunlardır:
- İİK 82/1: Haczedilemeyecek mal ve haklar (1) ila (13) numaralı bentlerde sınırlı olarak sayılmıştır. Meslek için gerekli eşya, ev eşyası, çiftçinin zorunlu arazi ve aletleri, iki aylık yiyecek ve yakacak, bedensel zarar tazminatları ve öğrenci bursları bu listededir.
- İİK 82/1-12: “Borçlunun haline münasip evi” haczolunamaz. İtirazın konusu yalnızca bu benttir.
- İİK 82/3: (2), (4), (7) ve (12) numaralı bentlerdeki malların kıymeti fazla ise bedelinden hâline münasip bir kısmı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır. Karara göre ev değerliyse satılır, ev alımına yetecek tutar borçluya verilir, kalan bedel üzerinde haciz devam eder.
- İİK 83: Maaş, ücret ve emekli aylığı gibi gelirler, borçlu ve ailesinin geçimi için icra memurunca gerekli görülen miktar indirildikten sonra haczedilebilir; haczedilecek miktar dörtte birden az olamaz.
Kanun metninde kararda doğrudan tartışılmayan, ancak meskeniyet korumasının sınırını çizen bir cümle daha vardır. İİK 82’nin ikinci fıkrasına göre (2), (4), (5), (7) ve (12) numaralı bentlerdeki istisna, borcun bu eşyanın bedelinden doğmaması hâline münhasırdır. Yani borç evin kendi bedelinden kaynaklanıyorsa meskeniyet koruması işlemez.
⚖️ İki soru, tek ölçüt: menfaatler dengesi
Mahkeme, kuralı başvuruda gösterilen maddelerle sınırlı tutmamış; 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca Anayasa’nın 5. (devletin temel amaç ve görevleri), 20. (özel ve aile hayatına saygı) ve 41. (ailenin korunması) maddeleri yönünden de incelemiştir. İnceleme iki ayrı soru üzerinden ilerlemiştir.
Birinci soru: Evin haczedilmemesi alacaklıya ölçüsüz bir yük getiriyor mu? Mahkemeye göre icra takibinde alacaklının mülkiyet hakkı ile borçlunun mülkiyet hakkı ve özel ve aile hayatına saygı hakkı çatışmaktadır. Devletin hem alacaklının alacağına kavuşmasını sağlayan etkili bir icra sistemi kurma hem de borçlunun keyfî müdahalelere itiraz edebilmesini sağlama yükümlülüğü vardır. Kanun koyucu bu çatışmada barınmayı bireyin temel ihtiyaçlarından biri sayarak borçlunun barınma hakkına üstünlük tanımıştır. Mesken aynı zamanda aile konutuysa, evde yaşayan aile bireyleri de haciz ve satıştan doğrudan etkileneceğinden aile hayatına saygı güvenceleri devreye girer. Mahkeme, sosyal devlet ilkesi ve insan onuru temelinde barınmaya öncelik tanınmasına rağmen alacaklının hakkının tamamen işlevsiz bırakılmadığı sonucuna varmıştır.
İkinci soru: Evi olmayan borçluya ev parası bırakmamak pozitif yükümlülüklere aykırı mı? Mahkeme, kuralın haciz sırasında borçlunun barınma ihtiyacını karşıladığı mevcut konutu koruduğunu, henüz edinilmemiş bir konutun bedeli için bir koruma öngörmediğini tespit etmiştir. Bununla birlikte kanun koyucunun başka önlemler de aldığını vurgulamıştır: Fıkradaki diğer haczedilmezlik hâlleri borçlunun temel ihtiyaçlarını karşılamaya yöneliktir. İİK 83’e göre gelir haczinde borçlu ve ailesinin geçimi için gerekli miktar indirilir ve karara göre borçlu ile ailesinin barınabileceği bir konutun kirası da bu zorunlu miktara dahildir. Bu nedenle haciz sırasında malik olunmayan bir ev için para ayrılmaması ve bu noktada alacaklıya üstünlük tanınması, kanun koyucunun takdir yetkisi içinde kalmıştır.
Sonuç olarak kural Anayasa’nın 5., 20., 35. ve 41. maddelerine aykırı bulunmamış, 2. madde yönünden ayrıca inceleme yapılmamış, 10. ve 40. maddelerle ise ilgisi görülmemiştir. İptal talebi reddedildiğinden yürürlüğün durdurulması talebi de reddedilmiştir.
🔍 Şikâyet yolu ve kıymet tartışması
Kararın en pratik kısmı, Mahkemenin menfaatler dengesini nerede kurduğunu göstermesidir. Mahkemeye göre dengenin asıl aracı, İİK 16’da düzenlenen icra mahkemesine şikâyet yoludur. Bu yol iki taraf için de açıktır:
- Evi haczedilen borçlu, evin haczedilemez nitelikte olduğunu ileri sürerek haciz işlemini şikâyet edebilir.
- Ev haczedilmemişse alacaklı, haczetmeme işlemine karşı şikâyet yoluna başvurabilir.
- Her iki taraf da bu davada evin niteliğine ilişkin iddia ve delillerini sunabilir; mahkeme bu delilleri inceleyerek karar verir.
- Evin borçlunun ihtiyacından fazla değerde olduğu anlaşılırsa mahkeme İİK 82/3 uyarınca evin satılmasına, hâline münasip ev alımına yetecek tutarın borçluya ödenmesine ve kalanın alacaklıya verilmesine karar verir.
Bu tablo, meskeniyet uyuşmazlıklarında belirleyici olanın evin varlığı kadar değeri ve borçlunun sosyoekonomik durumu olduğunu da gösterir. Uygulamada hâline münasip evin değerinin nasıl hesaplandığı, örneğin paylı bir taşınmazda bu değerin paya bölünüp bölünmeyeceği, Yargıtay içtihatlarında ayrıca tartışılmaktadır. Bu konuda sitedeki paylı evde meskeniyet hesabı ve katılma alacağında meskeniyet yazılarına bakılabilir.
🧭 Kararın icra pratiğine yansıması
Ret kararı, mevcut uygulamayı değiştirmez; ancak İİK 82/1-12’nin kapsamına dair üç noktayı Anayasa Mahkemesi düzeyinde açıklığa kavuşturur:
- Koruma mevcut konuta yöneliktir. Hüküm, haciz sırasında borçlunun barınma ihtiyacını karşıladığı evi korur. Kirada oturan borçlunun para, arsa veya işyeri gibi diğer varlıklarından ev alımı için bir tutar ayrılması bu bentten çıkarılamaz.
- Kiracı borçlunun barınma ihtiyacı gelir haczinde gözetilir. Mahkeme, İİK 83’teki “geçinmek için gerekli miktar” içinde konut kirasının da yer aldığını belirtmiştir. Bu tespit, maaş haczinde haczedilmeyecek kısmın belirlenmesine ilişkin tartışmalarda dikkat çekicidir.
- Denge somut dosyada kurulur. Kural kendi başına alacaklı veya borçlu lehine mutlak bir sonuç doğurmaz; evin niteliği ve değeri şikâyet yoluyla icra mahkemesinde, delillere göre belirlenir.
Karar, borçlunun barınma ihtiyacını ve aile konutunu anayasal haklar düzeyinde ele alması bakımından da önemlidir. Mahkeme, aile konutunun eşlerin ve çocukların geleceği için bir güvence olduğunu ve haczin evde yaşayan aile bireylerini doğrudan etkilediğini vurgulamıştır. Böylece meskeniyet koruması yalnızca bir icra hukuku istisnası değil, Anayasa’nın 20. ve 41. maddeleriyle bağlantılı bir güvence olarak tanımlanmıştır.
❓ Sık sorulan sorular
Anayasa Mahkemesi meskeniyet korumasını kaldırdı mı?
Kirada oturan borçlunun hesabındaki para ev alması için haciz dışında kalır mı?
Borçlunun evi çok değerliyse ne olur?
Kararda maaş haczine ilişkin bir tespit var mı?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Anayasa Mahkemesinin norm denetimi kapsamında verdiği ve Resmî Gazete’de yayımlanan kararından derlenmiştir. İtiraz yoluna başvuran mahkemedeki somut uyuşmazlığın tarafları ve ayrıntıları kararda yer almamaktadır. Anayasa Mahkemesi kararları kesin olup yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlar. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



