Forex Vaadinde Üç Nitelikli Hal – Yargıtay 11. CD 2025/7914

Telefondaki kişi kendini bir şirketin yatırım danışmanı olarak tanıtıyor, finans yatırımlarından söz ediyor ve bir uygulama indirilmesini istiyor. Para, forex işlemlerinde kullanılmak üzere bir limited şirketin hesabına gönderiliyor; hesap “eksi bakiyeye” düşünce yeni para isteniyor ve sonunda işlemlerin yine başarısız olduğu söyleniyor. Bu tablonun ceza hukukundaki karşılığı tek bir nitelikli dolandırıcılık hâli mi, yoksa aynı anda birden fazla nitelikli hâl mi? Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesindeki görüşten ayrılarak bu soruya üç nitelikli hâlin birlikte gerçekleştiği yönünde cevap vermiştir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 25.06.2025 tarihli ve E.2025/2539, K.2025/7914 sayılı kararıyla, TCK 158/1-f, h ve l bentleri uyarınca kurulan mahkûmiyet hükmünü düzelterek onaylayan bölge adliye mahkemesi kararına yönelik temyiz istemini esastan reddetmiş ve hükmü tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle onamıştır.
💱 Eksi bakiye ve ikinci havale
Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2024 tarihli iddianamesine göre olay, katılanın bir şirket çalışanı olduğunu söyleyen kişi tarafından para kazanılacağı yönünde ikna edilmesiyle başlamıştır. Katılan, kazanç elde edeceğini düşünerek forex işlemlerinde kullanılmak üzere, sanığa ait bir bilgi iletişim teknolojileri limited şirketinin hesabına değişik zamanlarda farklı tutarlarda para havale etmiştir.
Ardından katılana hesabının eksi bakiyeye düştüğü söylenmiş, tekrar para göndermesi yönünde ikna edilen katılan bu kez 100.000 TL göndermiştir. Sanığa ait şirket tarafından işlemlerin yine başarısız olduğu bildirilmiştir. İddianameye göre sanık, sahibi olduğu şirket aracılığıyla katılana forex yöntemiyle kazanç vaat etmiş; herhangi bir yatırım yapmadan veya yatırıma ilişkin herhangi bir belge ibraz etmeden katılanın iradesini fesada uğratarak kendisine 524.000 TL menfaat temin etmiştir.
Senaryonun kilit unsuru “eksi bakiye” anlatısıdır. Gerçek bir kaldıraçlı işlem hesabında zarar teminatı aşabilir; ancak bu dosyada iddia, ortada bir yatırım işlemi bulunmadığı, eksi bakiye bildiriminin yeni para istemek için kullanılan bir araç olduğudur.
🏛️ İlk derece ve istinaf aşaması
İddianamede sanığın TCK 158/1-f, 158/1-h, 158/1-l ve son cümle, 43/1, 53/1 ve 63/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istenmiştir. Ağır ceza mahkemesi 22.11.2024 tarihli ve E.2024/388, K.2024/614 sayılı kararıyla nitelikli dolandırıcılık suçunun sübut bulduğunu kabul etmiştir.
Hükümde TCK 158/1-f, h, l ve son cümle hükümlerinin yanında, iddianamede yer almayan 158/3 hükmü de uygulanmıştır. Bu fıkra suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılmasını öngörür. Ayrıca TCK 43, 62, 52/2-4, 53 ve 63. maddeleri uygulanarak sanık 13 yıl 4 ay hapis cezası ile karar metninde “2.413,320 TL” olarak yazılan adli para cezasına mahkûm edilmiş, hakkında hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 18.03.2025 tarihli ve E.2025/1323, K.2025/637 sayılı kararıyla hükümde yaptığı düzeltmeler dışında isabetsizlik görmemiş ve istinaf başvurularını CMK 280/1-a uyarınca düzelterek esastan reddetmiştir. Yapılan düzeltmenin içeriği Yargıtay kararında aktarılmamıştır.
🗣️ Sanığın temyiz itirazları
Sanık müdafii hükmü şu gerekçelerle temyiz etmiştir:
- Eksik inceleme ile karar verilmiştir.
- Sanık atılı suçu işlememiştir; şirketine ait bilgiler ve hesaplar rızası dışında kullanılmıştır.
- Sanığın suçu işlediğine dair dosyada delil yoktur; sanık da mağdur edilmiştir.
- Suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır; beraat kararı verilmelidir.
Savunmanın özü, şirket hesabının başkaları tarafından kullanıldığı tezidir. Yargıtay, ilk derece mahkemesinin CMK 217 uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirmesinde isabetsizlik görmemiş, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığını ve vicdani kanının dosyadaki belge ve bilgilerle uyumlu kesin verilere dayandığını belirtmiştir.
🧩 Üç nitelikli hâl nasıl kuruldu?
Kararın gerekçe bölümü kısa olmakla birlikte, her bir nitelikli hâlin hangi olguya dayandığını ayrı ayrı göstermektedir:
- Ticari faaliyet sırasında dolandırıcılık (158/1-h): Sanık katılanla iletişime geçerek kendisini şirket çalışanı olarak tanıtmış ve eylemler bu şirketin ticari faaliyeti sırasında gerçekleştirilmiştir.
- Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması (158/1-f): Bilişim sistemi niteliğindeki bir uygulama indirilmiş ve işlemler bu uygulama üzerinden yapılmıştır.
- Kredi kurumu çalışanı olarak tanıtma (158/1-l): Katılanın soruşturma aşamasındaki beyanından, görüştüğü kişinin kendisini yatırım danışmanı olarak tanıttığı ve görüşmelerde finans yatırımından bahsedildiği anlaşılmıştır. Daire bunu, sanığın kendisini kredi kurumu çalışanı olarak tanıtarak menfaat temin etmesi şeklinde değerlendirmiştir.
Üçüncü değerlendirme dikkat çekicidir. 158/1-l bendi kişinin kendisini kamu görevlisi ya da banka, sigorta veya kredi kurumu çalışanı olarak tanıtmasını veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesini arar. Daire, “yatırım danışmanı” sıfatıyla finans yatırımından söz edilmesini bu bent kapsamında görmüştür. Gerekçede yatırım danışmanlığı ile kredi kurumu kavramı arasındaki ilişki ayrıca açıklanmamıştır.
📑 Tebliğnameden ayrılma
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi, olayda yalnız iki nitelikli hâlin oluştuğu görüşüyle bozma istemiştir. Daire bu düşünceye katılmamış ve onu “sonuca etkili olmayan” bir görüş olarak nitelendirmiştir. Karar, hükmün “Tebliğname’ye aykırı olarak” onandığını açıkça belirtir.
“Sonuca etkili olmayan” ifadesi, TCK 158/1’in tüm bentleri için tek bir ceza aralığı öngörmesiyle birlikte okunmalıdır. Birden fazla bendin gerçekleşmesi ayrı ayrı cezalandırmayı gerektirmez. Bununla birlikte (f) ve (l) bentlerinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldır ve adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Hangi bentlerin oluştuğu bu nedenle cezanın alt sınırını ve adli para cezasının asgari miktarını etkileyebilir. Daire bu hesaba girmemiş, üç hâlin de oluştuğunu kabul ederek tartışmayı kapatmıştır.
📚 TCK 158’in ilgili bentleri
- TCK m.158/1-f: Dolandırıcılığın bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi.
- TCK m.158/1-h: Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında işlenmesi.
- TCK m.158/1-l: Kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle işlenmesi.
- TCK m.158/1 ceza aralığı: Üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası; (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde hapis cezasının alt sınırı dört yıl, adli para cezası menfaatin iki katından az olamaz.
- TCK m.158/3: Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde bir kat artırılır.
Ticari faaliyet bendinin sınırları sitede daha önce fon vaadinde acentenin sıfatı yazısında, sosyal medya üzerinden yürütülen forex vaatleri ise Instagram forex dolandırıcılığı yazısında ele alınmıştı. Bu karar, şirket hesabı, uygulama ve “yatırım danışmanı” sıfatı bir arada kullanıldığında üç bendin birlikte uygulanabildiğini göstermesiyle onlardan ayrılır.
🆕 158/4 ile gelen indirim ve bu dosya
16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle TCK 158’e eklenen dördüncü fıkraya göre, dolandırıcılık suçlarına iştirak, haksız menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermekle sınırlıysa, ceza yarı oranında indirilir.
Bu dosyadaki sanığın savunması da şirket hesabının rızası dışında kullanıldığı yönündeydi. Ancak mahkemeler sanığın katılanla bizzat iletişime geçtiğini, kendini şirket çalışanı ve yatırım danışmanı olarak tanıttığını ve eylemleri kendisinin gerçekleştirdiğini kabul etmiştir. Böyle bir kabulde sanığın katkısı hesap bilgisini vermekle sınırlı değildir. Karar 7589 sayılı Kanun’dan önce verildiği için yeni fıkra kararda tartışılmamıştır. Hesap sahibinin rolünün yalnız hesabı kullandırmaktan ibaret olduğu dosyalarda ise 158/4’ün uygulanması ayrıca gündeme gelebilecektir.
❓ Sık sorulanlar
Kendini “yatırım danışmanı” olarak tanıtmak neden 158/1-l kapsamında görüldü?
Daire, katılanın beyanına göre görüşülen kişinin yatırım danışmanı olduğunu söylemesini ve görüşmelerde finans yatırımından bahsedilmesini, kendisini kredi kurumu çalışanı olarak tanıtma şeklinde değerlendirmiştir. Gerekçe kısa olduğu için bu nitelendirmenin hangi ölçütlere dayandığı kararda ayrıntılı olarak açıklanmamıştır.
Birden fazla nitelikli hâl cezayı ayrı ayrı artırır mı?
TCK 158/1 bütün bentler için tek bir ceza aralığı belirler; birden fazla bendin oluşması ayrı ayrı artırım sebebi değildir. Ancak (f) ve (l) bentlerindeki daha yüksek alt sınır ve adli para cezasına ilişkin özel kural, hangi bentlerin oluştuğunu önemli kılar. Hâkim, temel cezayı belirlerken suçun işleniş biçimini de gözetir.
Yargıtay tebliğnamedeki görüşle bağlı mıdır?
Hayır. Tebliğname Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının görüşüdür; Daire bu görüşe katılmayabilir. Bu kararda da tebliğname bozma istemiş, Daire ise hükmü tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle onamıştır.
Katılanın 524.000 TL’lik zararı bu kararla geri ödenir mi?
Karar bir ceza mahkûmiyetine ilişkindir; katılanın zararının tahsiline dair bir hüküm Yargıtay kararında yer almamaktadır. Zararın giderilmesi ceza yargılamasından ayrı olarak hukuk yargılamasında veya icra yoluyla ele alınan bir konudur.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, benzer kararlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Olaylara ilişkin anlatım, karar metninde aktarılan iddianame özeti ile ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kabullerine dayanır; mahkemelerin yeri ve tarafların kimliği kaynakta anonimdir. Bölge adliye mahkemesinin yaptığı düzeltmenin içeriği karar metninde yer almamaktadır. TCK 158/4 hükmü karar tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olup kararda uygulanmamıştır. Sanığın rolü, kullanılan araçlar ve tanıtılan sıfat farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



