Hesabını Kullandırana Tazminat – Yargıtay 4. HD 2025/15864

Dolandırıcılıkla elde edilen para nadiren doğrudan failin hesabına gider. Çoğu zaman araya, “hesabını bir kereliğine kullandıran” bir tanıdık girer; para o hesaba düşer, kısa süre sonra bir başkasına aktarılır ve elden teslim edilir. Zarara uğrayan taraf alacağını isterken karşısında çoğu kez bu aracıyı bulur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 27.11.2025 tarihli, 2022/12422 E. ve 2025/15864 K. sayılı kararı, böyle bir dosyada tazminat hükmünün hangi aşamada kurulabileceğini tartışıyor.
🧾 Sahte Hasar Dosyasından Hesaba Geçen Para
Dava dilekçesine göre davacı sigorta şirketinin hasar departmanında görev yapan dava dışı bir çalışan, şirketteki konumunun sağladığı imkânı kullanarak gerçekte var olmayan bir riziko için hasar dosyası oluşturmuştur. Sahte belgeler ve sahte vekâletnamelerle, olmayan bir ölüm olayının yasal mirasçılarına vekâleten ödeme yapılıyormuş görüntüsü yaratılmıştır.
Bu kurgu içinde ödeme, davalının adına açtırdığı bir döviz hesabına yönlendirilmiştir. Hasar dosyası üzerinden 350.000,00 USD tutarındaki tazminat, davalının hesabına aktarılmıştır. Şirketin gizli bildirim hattına 17.08.2015 tarihinde gelen ihbar üzerine yapılan incelemede evrakın tamamının sahte olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirket, ödemeye yersiz yere sebebiyet verdiğini ileri sürdüğü kişiler hakkında 350.000,00 USD‘nin tahsili için icra takibi başlatmış; takibe itiraz edilince itirazın iptali ve %20 oranında icra inkâr tazminatı talebiyle dava açmıştır.
🗣️ Hesap Sahibinin Savunması
Davalı, olayın kendisi bakımından bambaşka göründüğünü savunmuştur. Anlatımına göre şirket çalışanı, bir sigorta dosyasında “sigortalının hesaplarında bloke olduğu”, bu nedenle ödemenin başka bir hesaba yapılıp oradan müşteriye gönderileceği ve bunun rutin bir uygulama olduğu söylenerek kendisinden döviz hesabı açmasını ve nüfus cüzdanı suretini göndermesini istemiştir.
Davalı, duyduğu güven nedeniyle hesabı açtığını, hesaba yatan 350.000,00 USD‘nin bir hafta sonra teslim alınacağı gerekçesiyle önce bir yakınının hesabına aktarıldığını, hafta sonunda ise elden teslim edildiğini belirtmiştir. Kendisine ait kimlik bilgilerinin ve adının sahte belgelerde kullanıldığını, iyi niyetinin kötüye kullanıldığını, tazmin taleplerinin asıl eylemi gerçekleştiren kişiye yöneltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Bu savunma, uygulamada sıkça karşılaşılan bir kalıbın birebir örneğidir: hesabın “geçici” ve “rutin” bir işlem için istenmesi, paranın kısa sürede başka bir hesaba aktarılması ve nihayetinde nakde çevrilmesi. Paranın izi sürülürken hesabın hangi hukuki bağlarla kilitlendiği konusunda dolandırıcılıkla giden paranın blokesi ve haczine ilişkin karar da incelenebilir.
⚖️ İlk Derece ve İstinaf Kararları
İlk derece mahkemesi, hasar dosyası, ceza dosyası içeriği ve hükme yeterli görülen bilirkişi raporu doğrultusunda davayı kabul etmiştir. Gerekçede; ödemenin davalıya ait hesaba yapılmasının sağlandığı, davalının dava dışı çalışanı önceden tanıdığı, onun yönlendirmesiyle döviz hesabı açtırdığı ve “sigortalının hesaplarında bloke olduğu için başka bir hesaba aktarım gerektiği” yönündeki savunmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtilmiştir.
Mahkeme ayrıca, dava konusunun haksız fiile dayalı alacak olması nedeniyle ceza dosyasının sonucunun beklenmesine gerek görmemiş; itirazın iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın takip tarihindeki kur karşılığı olan 1.257.375,00 TL üzerinden hesaplanan 251.475,00 TL icra inkâr tazminatına hükmetmiştir.
Bölge adliye mahkemesi, banka dekontu esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğunu, hasar bedelinin davalıya ait döviz hesabına ödendiğini, paranın sonradan başkasına verildiği iddiasının sonucu değiştirmediğini belirterek istinaf başvurusunu HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddetmiştir.
🔍 Ceza Yargılaması Hangi Aşamada?
Yargıtay incelemesinde dosyanın ceza ayağı ayrıntılı biçimde ortaya konulmuştur. Ağır ceza mahkemesinin 14.11.2024 tarihli ilamıyla, dava dışı kişi ile eldeki dosyanın davalısı hakkında, TCK’nın 37. maddesi delaletiyle iştirak hâlinde sigorta bedelini almak amacıyla nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri gerekçesiyle TCK’nın 158/1-k maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Taraflar istinafa başvurmuş, bölge adliye mahkemesi ceza dairesi 07.04.2025 tarihli ilamıyla Cumhuriyet savcısı, sanık müdafileri ve katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Karar temyiz edilmiş ve dosya Yargıtay 11. Ceza Dairesi’ne gönderilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin tespitine göre ceza kararı henüz kesinleşmemiştir.
Bu tablo önemlidir: hukuk davasında hesabını kullandıran kişinin sorumluluğu tartışılırken, aynı kişi hakkında iştirak hâlinde nitelikli dolandırıcılıktan verilmiş ancak kesinleşmemiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmaktadır.
📘 TBK 74: Hukuk Hâkimi Ceza Kararıyla Ne Kadar Bağlı?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesi, hâkimin zarar verenin kusurunun olup olmadığı ve ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığını, ceza hâkiminin verdiği beraat kararıyla da bağlı olmadığını düzenler. Aynı şekilde ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi kararında bu kuralın sınırı çizilmiştir. Daire, hukuk hâkiminin ceza mahkemesinin beraat kararıyla bağlı olmadığını teyit etmekle birlikte, hem öğretide hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hâkimini bağlayacağının kabul edildiğini vurgulamıştır.
- Ceza mahkemesinin kusur değerlendirmesi hukuk hâkimini bağlamaz,
- Ceza mahkemesinin zararın belirlenmesine ilişkin kararı da bağlayıcı değildir,
- Buna karşılık ceza mahkemesince saptanan maddi olgu hukuk hâkimi için bağlayıcı kabul edilmektedir,
- Bu nedenle olayın özelliği gerektirdiğinde ceza davasının sonuçlanıp kesinleşmesi beklenmelidir.
Somut olayda paranın kimin hesabına, kimin yönlendirmesiyle ve hangi bilgi düzeyiyle aktarıldığı; davalının olaydaki konumunun iştirak mi yoksa kullanılan iyi niyetli bir aracı mı olduğu, doğrudan ceza yargılamasında saptanacak maddi olgulara bağlıdır. Daire, dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi ve ondan sonra tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
🆕 Bozmanın Kapsamı ve Sonraki Aşama
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir. Bozmanın kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına hükmedilmiş, karar 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
Bu bozma, davalının sorumlu olmadığı anlamına gelmez; yalnızca sorumluluğun hangi sırayla ve hangi verilerle belirleneceğine ilişkindir. Ceza dosyasındaki mahkûmiyet kesinleşirse, iştirak hâlinde nitelikli dolandırıcılığa ilişkin maddi olgu hukuk hâkimi bakımından bağlayıcı hâle gelecek ve tazminat değerlendirmesi bu zemin üzerinde yapılacaktır. Aksi yönde bir sonuç doğması hâlinde ise dosyadaki diğer deliller yeniden tartışılacaktır.
Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
Parayı başkasına teslim ettiğini söyleyen hesap sahibi sorumluluktan kurtulur mu?
Karara konu olayda derece mahkemeleri, hasar bedelinin davalıya ait döviz hesabına ödendiğini ve paranın sonradan başka bir kişiye verildiği iddiasının sorumluluğu ortadan kaldırmadığını kabul etmiştir. Yargıtay ise bu değerlendirmeyi esastan reddetmemiş, ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
“Hesapta bloke var, başka hesaba gönderelim” açıklaması mahkemelerce nasıl değerlendirildi?
İlk derece mahkemesi, sigorta bedelinin ödenmesi için sigortalının hesaplarında bloke bulunduğu ve bu nedenle başka bir hesaba aktarım gerektiği yönündeki beyanı hayatın olağan akışına aykırı bulmuş; bu savunmayı hukuken yerinde görmemiştir.
Hukuk davasında ceza davasının sonucu her zaman beklenir mi?
TBK’nın 74. maddesi uyarınca hukuk hâkimi ceza mahkemesinin beraat kararıyla bağlı değildir. Ancak kararda, ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hâkimini bağlayacağı kabul edilerek, dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Ceza dosyasında hangi maddelerden hüküm kurulmuştu?
Ağır ceza mahkemesinin 14.11.2024 tarihli ilamında, TCK’nın 37. maddesi delaletiyle iştirak hâlinde sigorta bedelini almak amacıyla nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK’nın 158/1-k maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiş; istinaf başvuruları esastan reddedilmiş, karar temyiz aşamasındadır. Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, şikâyet ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



