Emsal Kararlarİş Hukuku

İbraname Ne Zaman Geçersizdir? – Yargıtay 9. HD 2025/7368

İş sözleşmesi sona ererken imzalanan tek bir kâğıt, yıllar süren bir yargılamanın yönünü değiştirebilir. Uygulamada “ibraname” adıyla imzalatılan bu belgeler, kimi zaman işçinin tüm alacaklarını sildiği varsayımıyla değerlendirilir. Oysa 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, iş ilişkisinde ibrayı sıradan bir sözleşme saymaz; sıkı biçim şartlarına bağlar. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 02.10.2025 tarihli, 2025/6206 E. ve 2025/7368 K. sayılı kararı, bu şartları taşımayan bir ibranamenin hem mahsuba hem de alacak reddine dayanak yapılamayacağını göstermektedir.

Kısa özet: İş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri süren işçi; ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram–genel tatil ücreti alacaklarını talep etmiştir. Yargılama sırasında işverence sunulan ibraname esas alınarak bu alacaklar hesaplanmamış, ibranamede yazılı miktar da ihbar tazminatından mahsup edilmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ibranamenin TBK’nın 420. maddesindeki geçerlilik şartlarını taşımadığı için kesin hükümsüz olduğunu, banka yoluyla ödeme bulunmadığından makbuz olarak da değerlendirilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur. Karar ayrıca davacının ücretinin 1.400,00 USD kabul edilmesi gerektiğini tespit etmiştir.

🧾 Davanın Konusu ve Tarafların İddiaları

Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmaksızın sona erdirildiğini ileri sürerek ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram–genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir. Davalı işveren şirket; alacakların zamanaşımına uğradığını, iddiaların asılsız olduğunu ve ödenmemiş bir alacak bulunmadığını savunmuştur. Davalı diğer şirket ise kendisine husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Uyuşmazlığın merkezinde iki teknik mesele bulunmaktadır: işçinin gerçek ücretinin ne olduğu ve dosyaya sonradan sunulan ibranamenin hukuki değeri. Karar metninde işçinin yurt dışı bir şantiyede, ücretin Amerikan Doları üzerinden ödendiği bir düzende çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle ücretin tespiti, alacakların tamamının hesabını doğrudan etkilemiştir.

🔄 İki Bozma, Üç Karar: Yargılamanın Seyri

İlk Derece Mahkemesi 06.07.2020 tarihli kararıyla feshin haksız olduğunu kabul etmiş, bilirkişi raporuna dayanarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Bölge adliye mahkemesi 04.11.2020 tarihinde tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

Daire, ilk bozmasında işverenin UYAP üzerinden sunduğu işçi imzalı puantaj içerir ücret bordroları ile ibranamenin hiç değerlendirilmediğini tespit etmiştir. Bozmaya uyularak 29.03.2022 tarihinde verilen ikinci karar da aynı gerekçeyle bozulmuştur: bozma ilamına uyulmasına rağmen bilirkişi raporuna karşı sunulan dilekçe ekindeki belgeler incelenmemiş, ücret; iddia, savunma, bordrolar, banka kayıtları ve tanık beyanları birlikte değerlendirilerek belirlenmemiştir.

Üçüncü kararda mahkeme, davacının aylık giydirilmiş brüt ücretini 1.284,00 USD olarak tespit etmiş, ihbar tazminatını bu ücret üzerinden hesaplamış, ibranamede ödendiği belirtilen miktarı mahsup etmiş ve fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram–genel tatil ücreti alacağının bulunmadığı sonucuna varmıştır. Karar, bu hâliyle yeniden temyiz edilmiştir.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

📑 TBK 420’ye Göre İbranamenin Geçerlilik Şartları

Kararda, ibranamelerin geçerliliğine ilişkin ilkelerin Dairenin 22.09.2020 tarihli ve 2020/1206 E., 2020/8776 K. sayılı kararında açıklandığı belirtilmiştir. İş ilişkisinde borcun ibra yoluyla sona ermesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre bir ibranamenin geçerli sayılabilmesi için şu unsurların bir arada bulunması gerekir:

  • İbra sözleşmesinin yazılı olması,
  • İbra tarihi itibarıyla iş sözleşmesinin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması,
  • İbra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi,
  • Ödemenin hak tutarına nazaran noksansız yapılması,
  • Ödemenin banka aracılığıyla gerçekleştirilmesi.

Kanun metni bu noktada tereddüde yer bırakmayacak biçimde nettir: bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür. Yani geçersizliğin ileri sürülmesi bir süreye bağlı değildir ve hâkim tarafından değerlendirilmesi gerekir. Kararda da dosyada bulunan ve 6098 sayılı Kanun döneminde imzalanan ibranamenin bu şartları taşımadığı tespit edilmiştir.

🧮 Geçersiz İbraname ile Makbuz Hükmündeki Belge Arasındaki Fark

TBK’nın 420. maddesi ikili bir ayrım kurar. Hakkın gerçek tutarda ödendiğini içermeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanı taşıyan diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Ancak kararda vurgulandığı üzere, bu hâlde dahi ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması gerekir. Banka dışı yollarla yapılan ödemelerde de borç, ibra yerine tamamen veya kısmen ifa yoluyla sona ermiş olur; bu kez ödemenin gerçekleştiğini gösteren bir belge aranır.

Somut olayda ibranamede ihbar tazminatı olarak yazılı miktarın banka yoluyla ödendiğine dair bir bilgi bulunmamış, banka dışı yolla yapılmış bir ödemeyi gösteren belge de dosyaya yansımamıştır. Daire, bu iki eksiklik karşısında söz konusu miktarın hesaplanan ihbar tazminatından mahsup edilmesini hatalı bulmuştur.

Kararın ikinci önemli tespiti ise şudur: geçersiz bir ibraname esas alınarak fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının hiç hesaplanmadan reddedilmesi de doğru görülmemiştir. Bu alacakların dosya kapsamına göre hesaplanması ve varsa hüküm altına alınması gerekir. Fazla çalışma iddiasının tanık delilleriyle ispatındaki ölçütler bakımından fazla mesaide menfaat birliği ve tanık beyanına ilişkin karar ayrıca incelenebilir.

🔍 Yabancı Para Üzerinden Ücretin Tespiti

Bozma sonrası mahkeme davacının ücretini net 1.080,00 USD olarak belirlemiş; Daire bu sonucu dosya içeriğine uygun bulmamıştır. Karar metnine göre davacı tanıklarından biri işçinin 1.650,00–1.700,00 USD aldığını, 200,00 USD’nin elden ödendiğini, kalanın bankaya yatırıldığını beyan etmiştir. Diğer tanık ise 1.800,00 USD üzerinden anlaşıldığını, ancak sürekli olarak 1.400,00–1.600,00 USD arası ödeme yapıldığını söylemiştir.

Daire, ücret tespitini tek bir beyana değil, birden çok veriye dayandırmıştır: banka kanalıyla yapılan ödemelerin aylık ortalaması, tanık beyanları, aynı dönemde aynı işyerinde çalışan bir işçinin dosyasında (Dairenin 2022/5262 E., 2022/6057 K. sayılı dosyası) 1.650,00 USD ücretin kabul edilmiş olması ve davacının başka bir dosyada tanık sıfatıyla verdiği, ücretlerin her ay değiştiği fakat yaklaşık 1.200,00–1.400,00 USD düzeyinde olduğu yönündeki beyanı. Bu ölçütlerin birlikte değerlendirilmesiyle davacının 1.400,00 USD ücretle çalıştığının kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.

🆕 Kesinlik Sınırı Ayrıntısı ve Kararın Pratik Sonucu

Kararın usule ilişkin bir yönü de dikkat çekicidir. Davalılar vekillerinin temyiz dilekçeleri miktardan reddedilmiştir. Gerekçede, 14.11.2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun’un 22. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ek 1. maddesine eklenen üçüncü fıkraya atıf yapılmış; temyize konu miktarın, bozulan karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 8.000,00 TL’nin altında kaldığı tespit edilmiştir. Yabancı para üzerinden hükmedilen miktar, bozulan karar tarihindeki efektif satış kuruna göre Türk lirasına çevrilerek hesaplanmıştır.

Sonuç olarak Daire, davacı vekilinin temyizi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar vermiştir. Karar, ibraname denetiminin biçimsel bir formalite olmadığını; ödeme kanalının, sürenin ve miktar açıklığının doğrudan sonuca etki eden unsurlar olduğunu ortaya koymaktadır. Bu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

İş sözleşmesinin sona erdiği gün imzalanan ibraname geçerli midir?

Kararda atıf yapılan TBK’nın 420. maddesine göre ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş olması gerekir. Bu unsuru taşımayan ibraname, maddede açıkça belirtildiği üzere kesin olarak hükümsüzdür.

Elden yapılan ödeme ibranameyi geçerli kılar mı?

Karara göre hayır. TBK 420 ödemenin banka aracılığıyla yapılmasını şart koşar. Ancak banka dışı yollarla yapılan ödemelerde borç, ibra yerine tamamen veya kısmen ifa yoluyla sona ermiş sayılabilir; bu durumda ödemeyi gösteren bir belgenin dosyada bulunması gerekir.

Geçersiz ibraname, fazla çalışma alacağının reddine dayanak olabilir mi?

Bu kararda, geçersiz ibraname esas alınarak fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının reddedilmesi doğru bulunmamıştır. Daire, bu alacakların dosya kapsamına göre hesaplanması ve varsa hüküm altına alınması gerektiğini belirtmiştir.

Ücret uyuşmazlığında başka bir dosyadaki emsal tespit dikkate alınır mı?

Karara konu olayda, aynı dönemde aynı işyerinde çalışan bir işçinin dosyasındaki ücret kabulü, banka ödemelerinin ortalaması ve tanık beyanlarıyla birlikte değerlendirilmiştir. Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, şikâyet ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu