Mesaide Yakınlaşma ve Çıkış Kodu – Yargıtay 9. HD 2026/2051

SGK’ya bildirilen işten çıkış kodu, çoğu işçi için yalnızca bir rakam değildir; yeni bir işe başvururken önüne konan bir sicil gibidir. Bu nedenle “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık” gerekçesiyle işten çıkarılan işçiler, ihbar tazminatının yanında kodun düzeltilmesini de dava konusu yapar. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin önüne gelen dosyada tartışma, bir hastanede temizlik personeli olarak çalışan işçinin mesai saati içinde bir iş arkadaşıyla yaşadığı yakınlaşmanın, iş sözleşmesinin derhal feshine yetip yetmeyeceği üzerinde toplandı.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 05.03.2026 tarihli ve E.2026/1820, K.2026/2051 sayılı kararıyla, çıkış kodunun düzeltilmesine ve ihbar tazminatına hükmeden ilk derece kararını ve bu kararı onaylayan bölge adliye mahkemesi kararını hatalı bulmuş; istinaf kararını ortadan kaldırarak ilk derece kararını oy birliğiyle bozmuştur.
🏥 Bir arife günü, boş bir oda ve kamera
Davacı, davalı şirketin bir kamu hastanesinde yürüttüğü temizlik projesinde 11.05.2023 tarihinde çalışmaya başlamıştır. Olay, 27.06.2023 tarihinde, bir bayram arifesinde mesaiye kalan dört çalışanın bulunduğu sırada yaşanmıştır.
İşverenin savunmasına göre davacı, saat 16.00-16.45 arasında hastane içinde başka bir çalışanla birlikte uygunsuz davranışlar sergilemiş, bu durum hastanenin kamera kayıtlarına yansımıştır. Kayıtlar üzerine şirket, davacı ve diğer çalışanlar hakkında disiplin soruşturması başlatmış ve yazılı savunma istemiştir. Davacının savunma vermekten kaçındığı, bunun üzerine iş sözleşmesinin 07.07.2023 tarihinde haklı nedenle, derhal, tazminatsız ve bildirimsiz feshedildiği ileri sürülmüştür.
Temyiz dilekçesinde işveren olayı daha ayrıntılı anlatmıştır: davacının iş arkadaşıyla öpüştüğü, sarılmış hâlde boş bir oda aradığı, bir poliklinik alanındaki kirli malzeme odasına birlikte girdiği, içeride yaklaşık on beş dakika kaldığı ve diğer iki çalışanın kapıda beklediği iddia edilmiştir.
🗣️ İşçinin ve işverenin anlattıkları
Davacı vekili, fesih bildiriminde yer alan olayların gerçek dışı, kurmaca ve iftira niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür. Dava dilekçesinde iki talep öne çıkmıştır:
- Fesih kodunun, başka bir işe başvururken olumsuz izlenim yaratma ihtimali gözetilerek düzeltilmesi,
- Haksız fesih nedeniyle ödenmeyen ihbar tazminatının davalıdan tahsili.
Davalı işveren ise usul yönünden, alacağın belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, hukuki yarar bulunmadığını ve zamanaşımı def’ini ileri sürmüştür. Esas yönünden ise davacının davranışının ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, eylemin şirketin hizmet verdiği projedeki müşterisi nezdinde imajını ve ticari itibarını zedelediğini savunmuştur. İşveren, çalışılan projenin Bakanlığa bağlı bir kurumda yürütüldüğünü ve eylemin tekrarlanma riskinin de fesih kararında dikkate alındığını vurgulamıştır.
📑 İstinaf: ispat yok, orantılılık yok
İzmir 18. İş Mahkemesi (2023/345 E., 2024/342 K.) davayı kabul etmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi (2025/411 E., 2025/2034 K.) ise işverenin istinaf başvurusunu esastan reddederken şu gerekçelere dayanmıştır:
- Olay sırasında hastane henüz hizmete açılmamıştı; ortamda hasta veya vatandaş bulunmuyordu.
- Davacı ile diğer çalışan arasında bir tartışma yaşanmış, ikisi konuşmak için yer aramış, konuşmanın ardından işyerinden ayrılmışlardı.
- Güvenlik görevlisi tanık, kameralardan “sanal devriye” sırasında bir erkeğin davacının omzuna elini attığını gördüğünü ve böyle durumlar için önceden tembihlendiklerini anlatmıştı.
- Fesih bildiriminde ileri sürülen öpüşme ve sarılma gibi olaylar kamera görüntülerinde bulunmuyordu; işveren haklı feshi ispatlayamamıştı.
- İddialar sabit olsa bile uyarı cezası verilmeden ya da başka bir yola başvurulmadan doğrudan feshe gidilmesi fesihte orantılılık ilkesi ile bağdaşmıyordu.
Daire bu gerekçelerle çıkış kodunun “04 – belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi” olarak düzeltilmesinin tespitini ve 4857 sayılı Kanun m.17’deki sürelerin tanınmaması nedeniyle ihbar tazminatına hükmedilmesini yerinde bulmuştur.
⚖️ Yargıtay: sadakat borcu ve hastane ortamı
Yargıtay uyuşmazlığı “çıkış kodunun düzeltilmesi ve ihbar tazminatı alacağı” olarak tanımlamış, değerlendirmesini Hukuk Genel Kurulunun 14.03.2018 tarihli, 2015/7-908 E., 2018/483 K. sayılı sadakat borcu kararına dayandırmıştır. Kararda aktarılan ilkeler şöyle özetlenebilir:
- İş sözleşmesi karşılıklı güvene dayanan kişisel ve sürekli bir ilişkidir; güveni sarsılan tarafın ilişkiyi sürdürmesi objektif iyi niyet kurallarına göre beklenemiyorsa haklı fesih imkânı doğar.
- İşçinin doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışı nedeniyle haklı fesih için davranışın suç oluşturması gerekmez.
- Hangi davranışın sadakat borcuna aykırı olduğu önceden sayılamaz; ölçüt, davranışın iş ilişkisinin temelindeki güveni sarsıp sarsmadığıdır.
- Bu değerlendirmede işin niteliği, işyerinin özellikleri, işçinin konumu ve mesleki âdetler gibi objektif unsurlar dikkate alınır.
- Haklı fesih için işverenin zarar görmesi gerekmez; zarar doğmuşsa miktarı da önemli değildir.
Daire somut olayı, dosyadaki kamera kayıtları ve İzmir 13. İş Mahkemesinin 2023/357 Esas sayılı dosyasında bu kayıtların çözümlendiği bilirkişi raporu üzerinden yeniden değerlendirmiştir. Bu rapora göre davacı, diğer çalışanlarla birlikte bulunduğu alanda iş arkadaşına sarılmış ve onu öpmüş; ikisi sarılmış hâlde koridorda ilerlerken odaların kapılarını yoklamış, 15.45’te bir odaya birlikte girmiş ve 16.01’de çıkmıştır.
Yargıtay’a göre davacının mesai saati içindeki bu eylemleri, çalışılan yerin hastane olması da göz önüne alındığında, 4857 sayılı Kanun m.25/II-(e) anlamında doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış kapsamındadır. Bu nedenle bildirilen çıkış kodu bu hükme uygundur ve fesih haklıdır. Çıkış kodunun düzeltilmesi ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulü hatalı görülmüş; bölge adliye mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış ve ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur. Karar 05.03.2026’da oy birliğiyle verilmiştir.
🔢 Çıkış kodu davası neyi tartışır?
Bu tür davalarda mahkemenin baktığı soru, işverenin SGK’ya bildirdiği ayrılış nedeninin gerçekleşen fesih biçimine uyup uymadığıdır. Dosyadaki kod, İş Kanunu m.25/II-(e)’ye karşılık gelen ve işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davrandığını ifade eden bir koddur. İstinaf mahkemesi feshi haksız bulduğu için kodun “04” olarak düzeltilmesi gerektiğini kabul etmiş; Yargıtay ise fesih haklı olduğundan mevcut kodun doğru olduğuna karar vermiştir.
Dolayısıyla çıkış kodu talebi ile ihbar tazminatı talebi aynı eksene bağlıdır: fesih haklıysa her ikisi de reddedilir, haksızsa her ikisi de gündeme gelir. Bu dosyada Yargıtay, hukuki yarar ve belirsiz alacak itirazlarına girmeden doğrudan feshin haklılığı üzerinden sonuca ulaşmıştır.
Çıkış kodu meselesinin farklı yüzleri için haklı fesihten önce verilen istifa ve deneme süresinde 42 çıkış kodu kararlarına; sadakat borcunun ceza yargılamasıyla ilişkisi için beraat eden işçiye haklı fesih kararına bakılabilir.
🎥 Kamera kaydı ve başka dosyadaki bilirkişi raporu
Kararın ispat bakımından dikkat çeken yönü, istinaf mahkemesi ile Yargıtay’ın aynı görüntülerden farklı sonuçlar çıkarmasıdır. İstinaf dairesi, fesih bildirimindeki öpüşme ve sarılma iddialarının görüntülerde bulunmadığını kabul ederken, Yargıtay başka bir iş mahkemesi dosyasında alınan çözüm raporuna dayanarak bu davranışların gerçekleştiğini tespit etmiştir. Başka bir dosyada alınan bu rapor, dosyadaki kamera kayıtlarıyla birlikte delil olarak değerlendirilmiştir.
Kararda öne çıkan diğer noktalar şunlardır:
- Dakika düzeyinde tespit: Odaya giriş ve çıkış saatlerinin (15.45-16.01) raporda yer alması, eylemin mesai saati içinde gerçekleştiğini somutlaştırmıştır.
- İşyerinin niteliği: Yargıtay, hastane henüz hizmete açılmamış olsa da işyerinin hastane olmasını belirleyici unsurlardan biri saymıştır. İstinaf mahkemesinin “ortamda hasta yoktu” gerekçesi sonuca etki etmemiştir.
- Orantılılık tartışması: İstinaf mahkemesinin önce uyarı verilmesi gerektiği yönündeki görüşü Yargıtay kararında ayrıca ele alınmamış; HGK kararındaki “güveni sarsıcı nitelik” ölçütü uygulanmıştır.
- Savunma alınması: İşveren, disiplin soruşturması açıp yazılı savunma istediğini ve davacının savunma vermediğini ileri sürmüştür; bu süreç fesih dosyasının parçası olarak yer almıştır.
Bozma kararından sonra dosya İzmir 18. İş Mahkemesine dönecektir. Karar, iş yerindeki özel ilişkilere dair genel bir kural koymamakta; davranışın mesai saati içinde, iş alanında ve hastane ortamında gerçekleşmesini birlikte değerlendirmektedir.
❓ Merak edilenler
İşçinin davranışı suç değilse haklı fesih mümkün mü?
Çıkış kodu yanlışsa işçi ne talep edebilir?
İşveren uyarı vermeden doğrudan fesih yapabilir mi?
Başka bir davadaki bilirkişi raporu delil olabilir mi?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından ulaşılabilir; iş hukukuna ilişkin diğer Yargıtay kararları Emsal Kararlar sayfasında yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan bozma kararından derlenmiştir. Bozma kararı sonrasında yerel mahkemece yeniden karar verilecektir. Karar 2023 yılında yaşanan belirli bir olaya, kamera kayıtlarının bilirkişi çözümüne ve hastane ortamına dayanır; benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç, davranışın niteliğine, işyerinin özelliklerine, delillerin içeriğine ve fesih sürecine göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




