Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal Kararlarİdare ve Kamu Personeli Hukuku

Çıkar Amacı Kanıtlanmadan İhraç – Danıştay 2. D 2026/472

Havalimanındaki pasaport bankosunda görevli bir polis memuru, bir yabancının ülkeye giriş kaydını, o kişi bankonun önüne hiç gelmeden yapar. Bu bir gerçektir ve dosyada tartışılmaz. Tartışılan, bu gerçeğin hangi disiplin suçuna karşılık geldiğidir. İdare, eylemi “yetkiyi çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak” sayarak memuru meslekten çıkarır. Memur ise iş yoğunluğunu ve sistemdeki aksaklıkları anlatır; ortada bir hata olduğunu, ama çıkar olmadığını söyler. Danıştay’ın cevabı, disiplin hukukunda ispat yükünün kimde olduğunu yeniden hatırlatan cinstendir.

Danıştay 2. Dairesi, 10.02.2026 tarihli ve E.2023/8, K.2026/472 sayılı kararıyla, çıkar amacına ilişkin hiçbir delil sunulmadan 7068 sayılı Kanun’un 8/6-ç maddesi uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasını hukuka aykırı bulmuş; davayı reddeden ilk derece kararına karşı istinaf başvurusunu reddeden bölge idare mahkemesi kararını oy çokluğuyla bozmuştur.

Kısa özet: Havalimanı pasaport biriminde çalışan polis memuru hakkında, yedi yabancının ülkeye girişini kişiler pasaport bankosuna gelmeden yaptığı gerekçesiyle yedi ayrı meslekten çıkarma cezası verilmiştir. Memur, bu cezalardan birine karşı dava açmıştır. İdare mahkemesi ve bölge idare mahkemesi, kişiyi görmeden işlem yapıldığının sabit olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Danıştay ise fiilin sabit olmasının yetmediğini, memurun bunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla yaptığına dair idarenin hiçbir delil sunmadığını, işlemin soyut ve genel beyanlara dayandığını belirterek kararı bozmuştur. İki üye ayrı karşı oy yazmıştır.

🛂 Pasaport bankosunda “hayali giriş” tespiti

Olay, 03.11.2017 akşamı Sabiha Gökçen Havalimanı’nda başlamıştır. Yurt dışına çıkmak isteyen bir yabancının, giriş yasağı bulunduğu hâlde 05.10.2017’de ülkeye giriş yaptığı fark edilmiştir. Havalimanı görevlilerinin yaptığı inceleme, o günkü yolcu dökümünde giriş tahdidi bulunan bir başka yabancının kaydının da kimlik numarası girilmeksizin ve ilgili kişi karşıda olmadan yapıldığını ortaya koymuştur.

04.11.2017 tarihli tutanakta, daha önceki tarihlerde beş kişinin daha benzer şekilde “hayali olarak” ülkeye giriş işlemlerinin yapıldığı tespit edilmiştir. Davacının son bir aylık yolcu dökümleri ve kamera görüntüleri incelenmiş; davaya konu olan Afganistan uyruklu kişinin de 03.11.2017 saat 12.12 sularında giriş işlemi yapıldığı hâlde pasaport bankosuna gelmediği, davacının işlemi yaptığı sırada kişinin orada bulunmadığı belirlenmiştir.

📑 Soruşturma raporu ve yedi ayrı ihraç

Disiplin soruşturması sonunda düzenlenen 16.05.2019 tarihli rapor, davacının yedi ayrı kişinin yurda giriş işlemini, kişiler dış hatlar pasaport noktasına gelmeksizin farklı tarihlerde usulsüz yaptığını kabul etmiştir. Rapora göre her bir eylem, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun’un 8/6-ç maddesindeki şu fiili oluşturmaktadır:

  • “Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak.”

Bu fiil, Kanun’da meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. Raporda ayrıca, aynı olaylar nedeniyle Cumhuriyet başsavcılığınca davacı hakkında görevi kötüye kullanma suçundan iddianame düzenlendiği belirtilmiştir.

Davacının savunması 13.06.2019 tarihinde alınmış, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu davacıya yedi ayrı meslekten çıkarma cezası vermiştir. Davacı, bu kararın yalnız bir yabancıya ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açmıştır. Savunmasında şu noktalara dayanmıştır:

  • Polis bilgi sisteminde zaman zaman yavaşlama, kopma ve aksaklıklar yaşanmakta, yolcunun kaydedildiği düşünülürken kaydın yapılmadığı sonradan anlaşılabilmektedir.
  • Çalıştığı pasaport geliş ek kontuarlarındaki işlemler olağan kontrolden daha uzun sürmekte, bu da yoğunluk ve kargaşa yaratmaktadır.
  • Bu koşullarda hata riski artmakta olup olay bir hatadan kaynaklanmıştır.

🏛️ İdare mahkemesi ve istinaf: fiil sabit

İdare mahkemesi, davacının iş yoğunluğu ve işlerin hızlı yürütülmesi saikiyle yolcuları bankoya almayıp dışarıda beklettiğini ileri sürdüğünü not etmiş; ancak dosyadaki belgelerden ve davacının kendi beyanlarından, yabancı uyruklu kişiyi görmeden işlem yaptığının sabit olduğunu belirtmiştir. Mahkemeye göre bu durumda 8/6-ç maddesindeki disiplin suçu oluşmuştur ve dava reddedilmelidir.

Bölge idare mahkemesi, istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek başvuruyu reddetmiştir. Davacı temyizde şu itirazları ileri sürmüştür:

  • Yedi ayrı fiil için ayrı ayrı savunma hakkı tanınmamıştır.
  • Masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı ihlal edilmiştir.
  • Ceza davasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup hukuken sonuç doğurmayan bu hüküm aleyhine değerlendirilemez.
  • Çıkar sağladığına veya kin ve dostluk gibi nedenlerle hareket ettiğine dair dosyada hiçbir somut delil yoktur.

Danıştay tetkik hâkimi de temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği görüşünü bildirmiştir.

⚖️ Danıştay: fiil sabit, amaç ispatsız

Daire önce disiplin hukukunun genel ilkesini ortaya koymuştur: Kamu görevlisine disiplin cezası verilebilmesi için eylemin usulüne uygun bir soruşturmayla ortaya konulması, görevlinin lehinde ve aleyhinde olan tüm bilgi ve belgelerin toplanması, eylemin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanması ve buna uygun ceza maddesinin uygulanması gerekir. Fiilin sübutu; hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle, yer, zaman ve oluş şekliyle ortaya konulmalıdır. Aksi hâlde Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yargı kararlarıyla güvence altına alınan masumiyet karinesi ihlal edilebilir.

Somut olaya geçen Daire, ayrımı açıkça yapmıştır:

  • Davacının yabancı uyruklu kişiyi görmeden giriş işlemini yaptığı sabittir.
  • Davacı, olayın birimindeki iş yoğunluğu nedeniyle bir hatadan kaynaklandığını ileri sürmüştür.
  • Buna karşılık idare, davacının bu fiili kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla yaptığına ilişkin hiçbir delil sunmamıştır.

Daireye göre isnat edilen disiplin suçunun sübutu kesin ve somut delillerle ortaya konulması gerekirken, işlem soyut ve genel beyanlara dayanan eksik inceleme ve araştırma sonucunda tesis edilmiştir. Bu nedenle işlemde hukuka uyarlık, davayı reddeden idare mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunu reddeden bölge idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.

Sonuç olarak davacının temyiz istemi kabul edilmiş, bölge idare mahkemesi kararı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49/2-b maddesi uyarınca bozulmuş, dosya yeniden karar verilmek üzere aynı daireye gönderilmiştir. Karar, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere oy çokluğuyla verilmiştir.

📎 Kararın tam metni: Danıştay 2. Dairesinin 10.02.2026 tarihli, E.2023/8, K.2026/472 sayılı bozma kararı PDF olarak buradan okunabilir.

🗳️ İki karşı oy: onama ve tipiklik

Kararın ilginç yanı, iki karşı oyun birbirinden tamamen farklı yönlere gitmesidir:

  • Birinci karşı oy, temyiz isteminin reddedilmesi ve davayı reddeden kararların onanması gerektiğini savunmuştur. Bu görüşe göre derece mahkemelerinin kabulü yerindedir.
  • İkinci karşı oy ise bozma sonucuna katılmış, yalnız gerekçeye katılmamıştır. Bu üyeye göre mesele ispat değil, tipikliktir: “Kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi gereğince bir fiilin disiplin cezasına konu olabilmesi için kanundaki tanıma birebir uyması gerekir. Kişiyi görmeden giriş işlemi yapmak çeşitli disiplin cezalarına konu olabilir; fakat 8/6-ç maddesinde öngörülen nitelikte değildir. Eylem ile uygulanan madde örtüşmediğinden meslekten çıkarma işlemi hukuka aykırıdır.

Çoğunluk ile ikinci karşı oy aynı sonuca farklı yollardan ulaşmaktadır. Çoğunluk, çıkar amacının kanıtlanması hâlinde 8/6-ç uygulanabilir görünürken; ikinci karşı oy, eylemin niteliği itibarıyla bu maddeye hiç girmediğini düşünmektedir.

🔎 Disiplin soruşturmalarına yansıması

Karar, ağır disiplin cezalarında “fiil” ile “fiilin manevi unsuru” arasındaki ayrımı belirginleştirmektedir. 8/6-ç maddesi yalnız yetkinin kötüye kullanılmasını değil, bunun belirli bir amaçla veya saikle yapılmasını da aramaktadır. Kararın değerlendirmesine göre:

  • Görevlinin usulsüz işlem yaptığının kabul edilmesi, cezanın dayandığı maddedeki amaç unsurunun da ispat edildiği anlamına gelmez.
  • Amaç unsurunun ispatı idareye düşer; görevlinin “hata” savunmasının karşısına somut bir delil konulmadıkça bu unsur karine yoluyla kabul edilemez.
  • Soruşturma raporunda ve disiplin kurulu kararında amaç unsurunun yalnız kanun metnindeki ifadeyle tekrarlanması, “soyut ve genel beyan” olarak görülebilir.

Bozma kararı, davacının disiplin sorumluluğunun tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Dosya bölge idare mahkemesine dönmüştür; yeniden verilecek karar ve idarenin bu karar üzerine yapacağı işlemler ayrıca değerlendirilecektir. Davacının ileri sürdüğü ayrı savunma hakkı ve ceza davasındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması itirazları ise çoğunluk gerekçesinde ayrıca ele alınmamıştır.

Kolluk disiplin hukukunda farklı usul sorunları için meslekten çıkarmada yetkili kurul ve savunmanın muhakkik tarafından istenmesi kararlarına bakılabilir.

💬 Sık sorulan sorular

Usulsüz işlem yapıldığı kabul edilmişken ceza neden bozuldu?

Danıştay usulsüz işlemin yapıldığını tartışmamıştır. Bozmanın nedeni, uygulanan 7068 sayılı Kanun’un 8/6-ç maddesinin çıkar sağlama amacı veya kin ve dostluk gibi bir saik aramasıdır. İdare bu amaca ilişkin hiçbir delil sunmadığından, meslekten çıkarmayı gerektiren suçun sübut bulduğu kabul edilmemiştir.

Disiplin hukukunda masumiyet karinesi uygulanır mı?

Kararda, disiplin cezası verilebilmesi için fiilin her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle ispatlanması gerektiği, aksi hâlde Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan masumiyet karinesinin ihlal edilebileceği açıkça belirtilmiştir.

Karşı oydaki tipiklik görüşü ne anlama geliyor?

İkinci karşı oy yazan üyeye göre, kişiyi görmeden giriş işlemi yapmak başka disiplin cezalarına konu olabilir; ancak bu eylem, meslekten çıkarma gerektiren 8/6-ç maddesindeki tanıma uymamaktadır. Fiil ile uygulanan madde örtüşmediği için ceza, ispat sorunundan bağımsız olarak hukuka aykırıdır. Bu görüş, bozma sonucunu paylaşmakla birlikte gerekçe yönünden çoğunluktan ayrılmaktadır.

Bozma kararından sonra ne olacak?

Dosya, 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca yeniden karar verilmek üzere kararı veren bölge idare mahkemesi dairesine gönderilmiştir. Karar düzeltme yolu kapalıdır. Davacı yedi cezadan yalnız birine karşı dava açtığından, bu karar doğrudan yalnız o cezayla ilgilidir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; idare ve disiplin hukukuna ilişkin diğer değerlendirmeler Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Danıştay 2. Dairesinin resmî içtihat veri tabanında yayımlanan bozma kararından derlenmiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiş olup bir üye onama, bir üye farklı gerekçeyle bozma yönünde görüş bildirmiştir. Benzer görünen bir disiplin uyuşmazlığında sonuç; soruşturma dosyasındaki delillere, isnat edilen fiilin niteliğine, uygulanan disiplin maddesine ve görevlinin savunmasına göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud