Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal KararlarForex Hukuku

Sahte Ferağla Devredilen Hisse – Yargıtay 11. HD 2023/5563

Çekmecede unutulmuş eski bir hisse senedi, bazen bir ailenin otuz yıllık yatırım hikâyesini yeniden açar. Mirasçılar senedi şirkete götürüp kayıt ister; şirket ise murisin paylarının bir kısmını yıllar önce bir ferağ belgesiyle devrettiğini söyler. Ferağ belgesindeki imzanın murise ait olmadığı anlaşıldığında asıl soru ortaya çıkar: Paylar artık pay defterine yazılamıyorsa mirasçı yalnızca “hakkınız var” diyen bir tespit hükmüyle mi yetinecek, yoksa payların bugünkü karşılığını şirketten tahsil edebilecek mi?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 04.10.2023 tarihli ve E.2022/3342, K.2023/5563 sayılı kararıyla, payların rayiç değerini yalnızca tespit eden ilk derece kararını oy birliğiyle bozmuştur. Daireye göre hak sahipliği belirlenmiş, geçerli bir devir bulunmadığı ve pay defterine kaydın mümkün olmadığı kabul edilmişse, kayıt talebi rayiç değerin tahsili istemini de içerir; mahkemenin bu değerin şirketten tahsiline hüküm kurması gerekir.

Kısa özet: Mirasçılar, muristen kalan borsada işlem gören bir şirketin hisse senedinin pay defterine kaydını ve rayiç değerinin tespitini istemiş; birleşen davada ise sahte imzalı ferağ beyannamesiyle başkalarına satılan payların iadesini, bu mümkün değilse rayiç değerinin tahsilini talep etmiştir. Ticaret mahkemesi imzaların murise ait olmadığını kabul edip ferağ işlemini iptal etmiş, ancak 35.903,92 adet payın dava tarihindeki değerinin 85.092,32 TL olduğunu yalnızca tespit etmiştir. Yargıtay, tespitle yetinilmesini hatalı bulup kararı bozmuştur.

📜 1975 tarihli dekont ve tek bir hisse senedi

Davacılar, ölen bir paydaşın mirasçılarıdır. Dava dilekçesine göre muristen mirasçılara, davalı şirketin 1.000,00 TL nominal değerli (1 tertip) bir hisse senedi intikal etmiştir. Mirasçılar ayrıca 07.02.1975 tarihli bir banka dekontuna dayanarak murisin 10.000,00 TL tutarında sermaye artışı taahhüdünde bulunup ödeme yaptığını ileri sürmüştür.

Mirasçılar 20.07.2005 tarihinde şirkete başvurarak senedin kendi adlarına kaydedilmesini ve başvuru tarihine kadar sermaye artırımı, kâr payı ve temettü olarak ulaştığı değerin ödenmesini istemiş, şirket olumsuz cevap vermiştir. Şirket, pay defterindeki kayıtlara göre murisin 11.09.1990 tarihli bir ferağ belgesi imzalayarak paylarının bir kısmını üçüncü bir kişiye devrettiğini bildirmiştir. Mirasçılara göre ise senetler hâlâ kendi ellerindedir.

Asıl davada istenen, hisse senedinin miras paylarına göre pay defterine kaydı ve senedin ulaştığı rayiç değerin bilirkişi aracılığıyla tespitidir. Daha sonra açılan ve asıl davayla birleştirilen davada mirasçılar talebi genişletmiştir:

  • Ferağa ilişkin beyannamedeki imzanın murise ait olmadığı raporlarla belirlenmiştir.
  • İmza taklidiyle önce kimliği belirsiz kişilere, oradan başka alıcılara devredilen nama yazılı VI-B tertip, 50.000,00 TL nominal değerli 1400 adet hisse senedinin satış işlemleri iptal edilmeli ve senetler iade edilmelidir.
  • İade mümkün değilse dava tarihindeki rayiç değer belirlenmeli ve öncelikle şirketten olmak üzere davalılardan reeskont faiziyle tahsil edilmelidir.

🛡️ Şirketin savunması ve karşı dava

Davalı şirket, mirasçıların taleplerine birkaç açıdan karşı çıkmıştır:

  • Zamanaşımına uğrayan temettü talepleri istenemez.
  • Şirket 1975 yılında sermaye artırmamıştır; ibraz edilen dekontta paranın kimin adına yatırıldığı belli değildir.
  • Murisin elindeki senedin karşılığında şirketin bedelsiz dağıttığı 5 adet 50.000,00 TL nominal bedelli hisse senedi muris tarafından yazılı teslim belgesiyle teslim alınmış, bunların bir kısmı devredilmiştir; diğerleri ise borsaya kote olduğu için şirketçe takip edilememektedir.

Şirket ayrıca karşı dava açmıştır. Karşı davaya göre muris senetten doğan hakkını kullanarak tüketmiş, senet hükümsüz kalmıştır. Şirkete göre muris 1984 yılında eski senedi iade etmesi gerekirken, iyi niyetli şirket çalışanları pay defterindeki kayda güvenerek eski senedi geri almadan onun yerine geçen senetleri ve bunlara dayanan bedelsiz senetleri murise teslim etmiş, yeni pay defterine de işlemiştir. Bu nedenle mirasçıların elindeki eski senedin iptali istenmiştir.

Payları satın alan davalılardan biri ise murisi tanımadığını, bir aracı kurum şubesinden 1 lot hisse alıp sonra sattığını ve senedin kuruma nasıl geldiğini bilmediğini savunmuştur.

🔁 İlk karar ve 2015 bozması

Ticaret mahkemesi ilk olarak 03.04.2014 tarihli, 2011/16 E. ve 2014/94 K. sayılı kararıyla tespit edilen hisse senetleri toplam değeri olan 85.092,32 TL’nin davalıdan tahsiline karar vermiş, karşı davadaki iptal talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığını belirtmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 16.03.2015 tarihinde bu kararı bozmuştur. Bozmanın dayanağı usule ilişkindir: Şirket, pay defterindeki kayda göre murisin paylarının bir kısmını 11.09.1990 tarihli ferağ belgesiyle dava dışı bir kişiye devrettiğini savunduğuna göre, bu kişi ve payı sonradan devralanların hakları da dava sonucundan etkilenecektir. Bu nedenle onlar hakkında da dava açılmasının sağlanması, davaların birleştirilmesi ve birlikte değerlendirilmesi gerekmiştir. Birleşen dava bu bozmanın ardından gelmiştir.

🧪 Bozmaya uyma: imza murisin değil, kayıt imkânsız

Bozmaya uyan mahkeme, dosyayı yeniden değerlendirerek şu tespitlere ulaşmıştır:

  • Ferağ belgelerindeki imzaların murise ait olmadığı Adli Tıp Kurumu raporlarıyla belirlenmiştir; şirketin bu yöndeki itirazı yerinde değildir.
  • Murisin sermaye artırımına katıldığına dair delil yoktur. Bu nedenle murisin sahip olabileceği paylar yalnız bedelsiz dağıtılan paylardan oluşur: 3.400.000 nominal değerde 3400 adet.
  • Dava tarihi itibarıyla yapılan hesaba göre bunun karşılığı 35.903,92 adet paydır; dava tarihindeki borsa fiyatı olan 2,37 üzerinden toplam değer 85.092,32 TL, bakiye 5 yıllık faiz 3.309,08 TL‘dir.
  • Dava dilekçesinde temettünün tahsiline yönelik ayrı bir talep yoktur.
  • Yasal mevzuat gereğince payların şirket pay defterine mirasçılar adına kaydı mümkün değildir; karşı davaya konu senedin pay defterine işlenmesinin de teknik ve hukuki imkânı kalmamıştır.

Mahkeme bu gerekçeyle pay defterine kayıt talebini reddetmiş, birleşen davayı kabul ederek ferağ işlemini iptal etmiş, payların adedini ve dava tarihindeki toplam değerini tespit etmekle yetinmiştir. Karşı dava yönünden konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığı belirtilmiştir. 22.04.2022 tarihli ek kararla bazı davacıların temyizi yapılmamış sayılmıştır.

Diğer davacıların temyizdeki itirazı, hükmün sonucuna yöneliktir: Değerin yalnızca tespit edilmesi icra edilebilir bir hüküm ortaya çıkarmaz; birleşen davada açıkça tahsil istenmiştir.

⚖️ Yargıtay: tespit değil, tahsil hükmü

Daire, duruşmalı incelemede uyuşmazlığı tespit, tescil ve alacak istemleri olarak nitelendirmiş, ilgili hukuk olarak mülga 6762 sayılı TTK’nın 415 ve devamı maddelerini göstermiştir:

  • Davacıların hisse senedine dayalı hak sahipliği belirlenmesine rağmen pay defterine kayıt talebi mümkün görülmüyorsa, bu talebin payların rayiç değerinin tahsili istemini içerdiği kabul edilmelidir.
  • Birleşen davada da şirkete husumet yöneltilerek iade mümkün olmadığında rayiç değerin reeskont faiziyle tahsili açıkça istenmiştir.

Mahkeme; davacıların paylar üzerinde hak sahibi olduğunu, geçerli bir hisse devri yapılmadığını ve payların mevzuat gereği pay defterine kaydının mümkün olmadığını kabul ettiğine göre, rayiç değerin davalı şirketten tahsili yönünde hüküm kurmalıydı. Tespit kararıyla yetinilmesi doğru bulunmamıştır.

Sonuç olarak karar, hüküm fıkrasındaki ifadeyle temyiz eden davacılar yararına BOZULMUŞ, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde iadesine hükmedilmiştir. Karar 04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.10.2023 tarihli, E.2022/3342, K.2023/5563 sayılı bozma kararı PDF olarak buradan okunabilir.

🔍 Kararın yatırımcı açısından anlamı

1. Kayıt imkânsızlığı hakkı ortadan kaldırmaz. İlk derece mahkemesi pay defterine kaydı mümkün görmediği için kayıt talebini reddetmiş, değeri ise yalnızca tespit etmiştir. Yargıtay’a göre bu yaklaşım, hak sahipliğini tanıyıp sonucunu askıda bırakmaktadır. Kayıt talebinin içinde, kayıt yapılamıyorsa değer karşılığının tahsili istemi de bulunduğu kabul edilmiştir.

2. Tespit hükmünün sınırı. HMK m.106’ya göre tespit davasıyla bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığı ya da yokluğu belirlenir; tespit hükmü tek başına cebri icraya elverişli değildir. Birleşen davada açık bir tahsil talebi varken yalnızca değer tespiti yapılması, istenen hukuki korumanın verilmemesi anlamına gelmiştir.

3. Sahte ferağın sonucu. Adli Tıp raporlarıyla imzanın murise ait olmadığı belirlendiğinde, ferağ işlemi iptal edilmiştir. Yargıtay bu kabulü esas almış, bozmayı yalnız hükmün tespitle sınırlı kalmasına dayandırmıştır.

4. Neden kayıt mümkün değildi? Mahkeme “yasal mevzuat gereğince” kaydın mümkün olmadığını söylemekle yetinmiş, hangi düzenlemeye dayandığını kararda ayrıca göstermemiştir. Genel bir bilgi olarak, borsada işlem gören payların kayden izlendiği bugünkü sistemde 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.13, kaydi paylara ilişkin hakların MKK tarafından izlendiğini ve pay devirlerinin pay defterine kaydında MKK kayıtlarının esas alınacağını düzenlemektedir. Fiziki senetlerin akıbeti için kaydileştirilmeyen hisselerde Yatırımcı Tazmin Merkezi ve sahibi bilinmeyen hamiline paylar kararlarına bakılabilir.

5. Bedelsiz paylar ve kanıt. Değer hesabı yalnız bedelsiz dağıtılan paylar üzerinden yapılmıştır; 1975 tarihli dekont, paranın kimin adına yatırıldığı belli olmadığından sermaye artırımına katılımı ispatlamaya yetmemiştir. Aynı payın birden fazla kişiye devri tartışmasının farklı bir görünümü için aynı payların iki kez devri kararı incelenebilir.

❓ Sorular ve cevaplar

Mirasçı, murisin eski hisse senedine dayanarak şirketten hak isteyebilir mi?

Bu dosyada mirasçılar, muristen intikal eden hisse senedine dayanarak hem pay defterine kayıt hem de payların değerini istemiştir. Mahkeme mirasçıların paylar üzerinde hak sahibi olduğunu kabul etmiş, uyuşmazlık kaydın mümkün olmaması hâlinde hükmün nasıl kurulacağı noktasında toplanmıştır.

Pay defterine kayıt mümkün değilse dava reddedilir mi?

Yargıtay’a göre hak sahipliği belirlenmişse kayıt talebinin mümkün görülmemesi davanın sonuçsuz kalmasına yol açmaz; talebin payların rayiç değerinin tahsili istemini içerdiği kabul edilir. Bu dosyada mahkemenin değeri yalnızca tespit etmesi bu nedenle bozma sebebi yapılmıştır.

Ferağ belgesindeki imzanın sahte olduğu nasıl belirlendi?

Bozmadan sonraki yargılamada alınan Adli Tıp Kurumu raporları, hisse devrine ilişkin ferağ belgelerindeki imzaların murise ait olmadığını ortaya koymuştur. Mahkeme bu raporlara dayanarak ferağ işlemini iptal etmiş ve şirketin murisin payları devrettiği yönündeki savunmasını yerinde görmemiştir.

Payların değeri hangi tarihe göre hesaplandı?

Bilirkişi hesabında davanın açıldığı 2005 yılı esas alınmış; murise ait olabilecek bedelsiz paylara karşılık gelen 35.903,92 adet payın dava tarihindeki borsa fiyatı 2,37 üzerinden değeri 85.092,32 TL, bakiye 5 yıllık faiz 3.309,08 TL olarak belirlenmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; pay sahipliği ve sermaye piyasası uyuşmazlıklarına ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan bozma kararından derlenmiştir. Karar, 1970’li yıllara uzanan pay işlemlerine, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu dönemine ve davaya özgü bilirkişi hesabına dayanır; bozma kararı uyuşmazlığı kesin olarak sonuçlandırmamış, dosya yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderilmiştir. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; payların türüne ve kayden izlenip izlenmediğine, devir belgelerinin geçerliliğine, bedelsiz artışların hesabına ve talebin içeriğine göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud