Ceza HukukuEmsal Kararlar

Hükümde Çelişkili Hapis Cezası – Yargıtay 11. CD 2026/6480

Üç satır boyunca özenle yapılan bir hesap, dördüncü satırda başka bir sonuca bağlanıyor. Mahkeme, bilişim sistemleri ve bankalar aracılığıyla işlenen nitelikli dolandırıcılık suçunda hapis cezasını adım adım 4 yıl 8 ay 7 gün olarak belirliyor; ardından adli para cezasını paraya çevirdiği cümlede sanığı “neticeten” 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırıyor. Aradaki fark 1 yıl 4 ay 7 gün. Hüküm istinaf ya da temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşiyor. Adalet Bakanlığı hatayı fark ettiğinde ortaya iki soru çıkıyor: Kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmündeki bu çelişki nasıl giderilir ve giderildiğinde sanığın cezası artar mı?

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 15.06.2026 tarihli ve E.2026/982, K.2026/6480 sayılı kararıyla, kanun yararına bozma istemini kabul etmiş ve ilk derece mahkemesinin hükmünü CMK 309/3 uyarınca, oy birliğiyle, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere kanun yararına bozmuştur.

Kısa özet: Bir ağır ceza mahkemesi, 26.12.2024 tarihli kararıyla sanığı TCK 158/1-f-son, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis ve 8905 gün adli para cezasıyla cezalandırmış; ancak adli para cezasının günlüğünü 20 TL’den hesapladığı satırda sonuç cezayı “3 yıl 4 ay hapis ve 178.100,00 TL adli para cezası” olarak yazmıştır. Kesinleşen hükme karşı Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma yoluna başvurmuştur. Yargıtay eksik ceza tayinini Kanun’a aykırı bulmuş, ancak bozmanın sanık aleyhine sonuç doğurmayacağını belirtmiştir.

🧮 Hüküm fıkrasında satır satır ceza hesabı

Karar metni, olayın nasıl gerçekleştiğine, mağdura ya da zarar miktarına ilişkin ayrıntı içermemektedir. Uyuşmazlık tümüyle hüküm fıkrasının kendisiyle ilgilidir. Kanun yararına bozma isteminde aktarılan hüküm satırlarına göre ilk derece mahkemesi cezayı şu aşamalarla belirlemiştir:

  • Temel ceza (TCK 61 ve 158/1-f-son): Suçun işleniş biçimi, kullanılan araçlar, suçun konusunun önem ve değeri, zararın miktarı ile sanığın amaç ve saiki gözetilerek “takdiren ve teşdiden” 4 yıl 6 ay hapis ve 8550 gün adli para cezası.
  • Zincirleme suç (TCK 43/1): Bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçun birden fazla işlendiği kabul edilerek 1/4 oranında artırım; sonuç 5 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 10687 gün adli para cezası.
  • Takdiri indirim (TCK 62/1): Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehe değerlendirilerek 1/6 oranında indirim; sonuç 4 yıl 8 ay 7 gün hapis ve 8905 gün adli para cezası.
  • Adli para cezasının paraya çevrilmesi (TCK 52/1-2): Günlüğü 20,00 TL takdir edilerek “sanığın neticeten 3 yıl 4 ay hapis ve 178.100,00 TL (8905 gün x 20 TL) adli para cezası ile cezalandırılmasına” denilmiştir.

İlk üç satırdaki hesap kendi içinde tutarlıdır: 4 yıl 6 aya dörtte bir eklendiğinde 5 yıl 7 ay 15 gün, bundan altıda bir indirildiğinde 4 yıl 8 ay 7 gün elde edilir. Adli para cezası tarafında da 8905 gün ile 20 TL’nin çarpımı 178.100 TL’yi verir. Sorun yalnızca son satırdaki hapis cezasıdır: Önceki satırlarda ulaşılan 4 yıl 8 ay 7 gün, sonuç cümlesinde gerekçesiz biçimde 3 yıl 4 aya dönüşmüştür. İstemde bu durum “hükümde çelişki oluşturulması” olarak nitelendirilmiştir.

📨 Kesinleşen hükme ulaşan olağanüstü yol

Hüküm istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleştiği için olağan kanun yollarıyla düzeltilme imkânı kalmamıştır. Böyle durumlar için CMK 309, Adalet Bakanlığına bir olağanüstü kanun yolu tanır: Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Bakanlık, bozma istemini yasal nedenleriyle birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir; Başsavcılık da bu nedenleri aynen yazarak istemi Yargıtayın ilgili ceza dairesine iletir.

Bu dosyada süreç şu tarihlerle işlemiştir:

  • 26.12.2024: Ağır ceza mahkemesinin mahkûmiyet hükmü (2024/350 E., 2024/508 K.).
  • 16.01.2026: Adalet Bakanlığının CMK 309/1 uyarınca kanun yararına bozma istemini içeren evrakı.
  • 30.01.2026: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının KYB-2026/12394 sayılı tebliğnamesi; tebliğname görüşü “ilgili kararın kanun yararına bozulması”.
  • 15.06.2026: Yargıtay 11. Ceza Dairesinin kararı.

⚖️ Yargıtay 11. Ceza Dairesinin değerlendirmesi

Daire, TCK 158/1-f-son, 43 ve 62. maddeleri uyarınca sonuç cezanın 4 yıl 8 ay 7 gün hapis ve 8905 gün adli para cezası olarak belirlenmesine rağmen hükmün devamında “neticeten 3 yıl 4 ay hapis” yazılmasını “hapis cezası yönünden eksik ceza tayin edilmesi” olarak nitelendirmiş, Kanun’a aykırı bulmuş ve kanun yararına bozma talebini yerinde görmüştür.

Ne var ki Daire burada durmamış; aynı gerekçede bozmanın sonuçlarını da sınırlandırmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.12.2022 tarihli ve 2018/14-129 Esas, 2022/781 Karar sayılı kararına atıf yapılmıştır. Bu kararda, Genel Kurulun önceki içtihatlarına da dayanılarak CMK 309’daki düzenlemeye göre mahkûmiyet hükmünün kanun yararına bozulmasının sanık aleyhine sonuç doğurmaması gerektiği, Yargıtay’ın bu durumda hukuka aykırılığa işaret edip aleyhe sonuç doğurmamak üzere hükmü kanun yararına bozmakla yetinmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Kararın hüküm kısmı iki bentten oluşmaktadır:

  • Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin kabulüne,
  • Ağır ceza mahkemesinin kararının CMK 309/3 gereği, oy birliğiyle, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere kanun yararına bozulmasına.

Dosya, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmiştir.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay 11. Ceza Dairesinin E.2026/982, K.2026/6480 sayılı ve 15.06.2026 tarihli kararının resmî metnine PDF olarak buradan ulaşabilirsiniz.

🛡️ “Aleyhe sonuç doğurmamak üzere” ne anlama geliyor?

Kararın uygulamadaki karşılığı şudur: Hata tespit edilmiş olsa da sanığın kesinleşmiş cezası 4 yıl 8 ay 7 güne çıkarılmamakta, yeniden yargılama da yapılmamaktadır.

CMK 309/4, bozma nedenlerine göre farklı sonuçlar öngörür; örneğin mahkûmiyet hükmünün esası çözmeyen yönüne ilişkin bozmada yeniden yapılan yargılamada verilecek hüküm önceki cezadan daha ağır olamaz. Bu dosyada hata sanık lehine işlemiş, yani sanığa olması gerekenden daha az hapis cezası verilmiştir. Ceza Genel Kurulu içtihadı, mahkûmiyet hükmünün kanun yararına bozulmasının sanık aleyhine sonuç doğurmaması gerektiğini kabul ettiğinden, Daire hukuka aykırılığı tespit etmekle yetinmiştir.

Aleyhe değiştirme yasağının olağan kanun yollarındaki görünümü için bozma sonrası ağırlaşan ceza ve ertelenen cezada aleyhe değiştirme yazıları incelenebilir. Aynı Dairenin kanun yararına bozma yoluyla verdiği farklı nitelikte bir karar için kart suçunda 15 yıl zamanaşımı yazısına da bakılabilir.

💻 TCK 158/1-f çerçevesi ve ceza sınırları

Sanığın mahkûm edildiği suç, TCK 158/1-f’de düzenlenen bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıktır. Sahte internet siteleri, aracı banka hesapları ve çevrim içi ödeme kanalları üzerinden yürütülen pek çok dosya bu bent kapsamında değerlendirilir; ancak bu kararın metninde fiilin yöntemi yer almamaktadır.

Maddenin güncel metnine göre nitelikli dolandırıcılık hâllerinde üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir. Aynı fıkranın son cümlesi, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde hapis cezasının alt sınırının dört yıldan, adli para cezasının miktarının da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağını hükme bağlamaktadır. Hüküm fıkrasındaki “158/1-f-son” ifadesi bu son cümleye yapılan atıftır. Somut dosyada temel ceza 4 yıl 6 aydır.

Hesabın diğer iki basamağı da kanun metniyle uyumludur. TCK 43/1, zincirleme suçta tek cezaya hükmedilmesini ve bu cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılmasını öngörür; mahkeme en alt oran olan 1/4’ü uygulamıştır. TCK 62/1 ise takdiri indirim nedenlerinin varlığında cezanın altıda birine kadar indirilmesine imkân verir; mahkeme bu oranı da kullanmıştır.

Bu tablo içinde 3 yıl 4 aylık sonuç cezanın hiçbir ara hesapla bağlantısı yoktur; her satırı doğru bir hesap, sonuç cümlesindeki tek uyumsuzlukla Kanun’a aykırı hâle gelmiştir.

🆕 Adli para cezasında günlük miktar: güncel metin

Kanun yararına bozma istemi adli para cezasının günlük miktarına yönelik değildir; Daire de bu konuda bir değerlendirme yapmamıştır. Bununla birlikte hükümde gün karşılığının 20,00 TL olarak takdir edilmesi, mevzuattaki güncel duruma bakmayı gerektirmektedir.

TCK 52/2’nin Bedesten resmî mevzuat kaydındaki güncel metnine göre bir gün karşılığı adli para cezasının miktarı en az yüz ve en fazla beş yüz Türk Lirası olarak belirlenmekte ve kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilmektedir. Maddenin önceki metninde bu aralığın alt sınırı yirmi Türk Lirası olarak düzenlenmişti; 26.12.2024 tarihli hükümde takdir edilen 20 TL bu eski alt sınıra karşılık gelmektedir ve kanun yararına bozma istemi bu miktara yönelmemiştir.

❓ Merak edilenler

Kesinleşen bir ceza kararındaki hesap hatası hangi yolla düzeltilebilir?

Hüküm istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmişse, CMK 309 kapsamında kanun yararına bozma yolu gündeme gelir. Bu yolu Adalet Bakanlığı başlatır, istem Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla ilgili ceza dairesine iletilir.

Kanun yararına bozma sonrası sanığın cezası artırılabilir mi?

Bu kararda artırılmamıştır. Daire, Ceza Genel Kurulunun 2018/14-129 Esas, 2022/781 Karar sayılı içtihadına dayanarak mahkûmiyet hükmünün kanun yararına bozulmasının sanık aleyhine sonuç doğurmaması gerektiğini belirtmiş ve hükmü aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere bozmuştur. Hata tespit edilmiş, ancak 3 yıl 4 aylık hapis cezası 4 yıl 8 ay 7 güne çıkarılmamıştır.

Hükümde çelişki tam olarak neydi?

Ara hesaplarda 4 yıl 8 ay 7 gün olarak belirlenen hapis cezası, adli para cezasının paraya çevrildiği satırda “neticeten 3 yıl 4 ay” olarak yazılmıştır. Yargıtay bunu hapis cezası yönünden eksik ceza tayini saymıştır.

Bilişim yoluyla dolandırıcılıkta alt sınır neden dört yıl?

TCK 158/1’in son cümlesi, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde hapis cezasının alt sınırının dört yıldan, adli para cezasının ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağını düzenlemektedir. Bu dosyada temel ceza 4 yıl 6 ay olarak belirlenmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer karar değerlendirmeleri ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kanun yararına bozma kararından derlenmiştir. Sanığın ve diğer ilgililerin kimliği kaynakta anonimdir; karar metni olayın ayrıntılarına yer vermemektedir. Mevzuata ilişkin açıklamalar resmî mevzuat metninin güncel hâline dayanır ve bilgi amacıyla eklenmiştir; somut bir dosyada uygulanacak hüküm, suç ve hüküm tarihlerine göre ayrıca belirlenir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud