Polis Taklidiyle Dolandırıcılık – Yargıtay 11. CD 2025/15290

Yatırım ve emanet para dolandırıcılığı dosyalarında en sık tartışılan savunma şudur: “Hesabımı başkası kullandı, ben de mağdurum.” Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 26.11.2025 tarihli ve E.2025/4935, K.2025/15290 sayılı kararıyla bu savunmanın hangi delillerle çürütüldüğünü gösteren bir mahkûmiyet hükmünü onamıştır.
Dosyanın dikkat çekici yönü, paranın banka hesabında kalmayıp aynı gün kripto varlık hizmet sağlayıcısının hesabına aktarılmış olması ve hesap açılışındaki kimlik doğrulama verilerinin delil olarak kullanılmasıdır.
📞 Dosyaya yansıyan senaryo
Karara göre katılanın kullandığı telefon numarası, bir hattan aranmış; arayan kişi kendisini il emniyet müdürlüğünün evrak kayıt biriminde görevli polis memuru olarak tanıtmıştır. Katılana, kimlik bilgilerinin ve banka hesaplarının bir terör örgütünün eline geçtiği, örgüte operasyon yapılacağı ve yardımcı olması gerektiği söylenmiştir.
Bu yönlendirmeyle katılan, evindeki ziynet eşyalarını bozdurmuş ve sanık adına kayıtlı bir banka hesabına iki ayrı işlemde toplam 1.100.000 TL göndermiştir. Katılan, durumu sonradan fark ederek şikâyetçi olmuştur.
🔍 Hesap sahibini bağlayan deliller
Kararda, sanığın “hesabımı tanımadığım biri kullandı” yönündeki savunmasının hangi somut verilerle karşılandığı tek tek sayılmıştır:
- Savunmada adı geçtiği belirtilen kişi hakkında hiçbir bilgi verilememesi.
- Hesaba gelen paranın 399.000 TL, 600.000 TL ve 99.500 TL olmak üzere üç ayrı işlemde bir kripto varlık şirketinin hesabına aktarılması.
- İletişim hizmetleri şirketlerinin cevabi yazıları uyarınca ilgili hattın sanık adına kayıtlı olması ve sanığın bu hattı kullandığını kabul etmesi.
- Kripto varlık şirketindeki hesap açılışında iletişim bilgisi olarak aynı hattın bildirilmesi.
- Hesap açılışı sırasında alınan özçekim fotoğrafının sanığa ait olduğunun tespit edilmesi.
İlk derece mahkemesi bu delillerle sanığın beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varmış; katılanın iradesinin fesada uğratılarak haksız menfaat temin edildiğini kabul etmiştir.
⚖️ TCK 158/1-(l) ve artırım hükmü
TCK’nın 158. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi, dolandırıcılık suçunun “kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle” işlenmesini nitelikli hâl saymaktadır.
Aynı fıkranın son cümlesine göre (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Dosyada hüküm, bu (l) bendi ve son fıkra ile TCK’nın 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca kurulmuştur.
📌 Hükmedilen ceza ve onama
Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesi 23.06.2025 tarihli kararıyla sanık hakkında 8 yıl hapis ve 2.200.000 TL adli para cezasına ve hak yoksunluklarına hükmetmiştir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi 04.09.2025 tarihinde istinaf başvurusunu CMK’nın 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan reddetmiştir.
Daire, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğunu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiğini tespit ederek 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle hükmün onanmasına karar vermiştir.
🆕 7589 sayılı Kanun’la gelen 158/4 indirimi
Bu karardan sonra TCK’nın 158. maddesine 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle dördüncü fıkra eklenmiştir. Fıkraya göre 157 ve 158. maddelerdeki suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına ait ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Bu düzenleme, hesabını kullandıran kişinin konumunu ayrı bir başlık hâline getirmiştir. Aynı tartışmanın görüldüğü dosyalar için serideki hesabını kullandırana açılan tazminat davası kararı ile kripto hesabı açtırılan aracının cezai sorumluluğuna ilişkin karar incelenebilir.
Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
Hesap sahibinin “beni de kandırdılar” savunması neden kabul edilmedi?
Kararda, savunmada adı geçen kişi hakkında hiçbir bilgi verilememesi, hattın sanık adına kayıtlı olması, kripto varlık şirketindeki hesap açılışında aynı hattın bildirilmesi ve açılış sırasındaki özçekim fotoğrafının sanığa ait olması birlikte değerlendirilerek savunmaya itibar edilmediği belirtilmiştir.
Paranın kripto varlığa çevrilmesi kararda nasıl değerlendirildi?
Kararda, hesaba gelen tutarın üç ayrı işlemle bir kripto varlık şirketinin hesabına aktarıldığı, sabit delil olarak sayılan unsurlar arasında gösterilmiştir. Transfer zinciri, hesabın bilinçli biçimde kullanıldığı sonucuna ulaşılmasında esas alınmıştır.
TCK 158/1-(l) hangi hâlleri kapsıyor?
Kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık yapılması hâlini kapsar. Bu hâlde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası ise elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
Karar sonrası dosya hangi aşamada?
Hüküm onandığından karar kesinleşmiştir. Dosya, CMK’nın 304/2. maddesi uyarınca Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmiştir.
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay 11. Ceza Dairesi kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



