Ceza HukukuEmsal Kararlar

3D Secure Harcamada Görevsizlik – Yargıtay 2. CD 2025/2658

Kredi kartından habersiz yapıldığı ileri sürülen akaryakıt harcamaları, “banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması” suçundan açılan bir davaya konu oluyor ve asliye ceza mahkemesi sanığı mahkûm ediyor. Ancak dosyada önemli bir ayrıntı var: iş yerinin cevabî yazısına göre harcamalar, kart sahibinin bankaya bildirdiği telefon hattına gelen şifreyle, yani 3D Secure doğrulamasıyla yapılmıştır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi bu ayrıntıdan hareketle, olayın kart sahibinin bankacı gibi tanıtılan kişilerce aldatılması sonucu gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve gerekirse nitelikli dolandırıcılık (TCK 158/1-l) yönünden ağır ceza mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğini belirterek hükmü kanun yararına bozuyor.

Karar Arama sayfasında “kredi kartı 3D Secure” araması yapan okuyucular bu karara, Yargıtay’ın 3D Secure korumalı kart işlemlerinin suç vasfının belirlenmesindeki önemine doğrudan değindiği için ulaşmaktadır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 17.02.2025 tarihli ve E.2024/6093, K.2025/2658 sayılı kararıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini kabul etmiştir.

Kısa özet: Şikâyetçinin kredi kartı bilgileri bir akaryakıt şirketinin online yakıt alım sistemine girilerek üç ayrı tarihte toplam 1.816,00 TL tutarında puan yüklemesi yapılmış, bu puanlar yüklü kartlar bir nakliyat şirketinin araçlarında kullanılmıştır. Asliye ceza mahkemesi sanıklardan birini TCK 245 kapsamında mahkûm etmiştir. Yargıtay, harcamaların kart sahibinin telefonuna gelen şifreyle 3D Secure olarak yapıldığının bildirilmesi karşısında, şifrenin bankacı gibi tanıtılan kişilere verilip verilmediğinin araştırılması ve TCK 158/1-l kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğini; bu takdirin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğunu belirtmiştir. Kartları satan kişinin kimliğinin tanık yüzleştirmesi ve teşhisle belirlenmemesi de eksik araştırma sayılmıştır.

⛽ Online yakıt sistemi ve puan yüklü kartlar

Kararda aktarılan olaya göre şikâyetçi, bir bankaya ait kredi kartlarından 31.10.2014, 03.11.2014 ve 06.11.2014 tarihlerinde, bilgisi ve rızası dışında, toplam 1.816,00 TL tutarında harcama yapıldığını bildirmiştir. Harcamalar, kart bilgilerinin Opet Petrolcülük A.Ş.’nin online yakıt alım sistemine girilmesiyle yapılmış; kimliği tespit edilemeyen kişilerin adları ve başka kişiler adına kayıtlı GSM numaraları kullanılarak akaryakıt kartlarına puan yüklenmiştir.

Puan yüklü kartlarla, aralarında bir nakliyat şirketine kayıtlı aracın da bulunduğu çeşitli araçlara yakıt alınmıştır. Nakliyat şirketinin sahibi, şirkete “reklam ve promosyon işi yaptığını” söyleyen bir kişinin içinde 500,00 TL’lik yakıt bulunan kartları 400,00 TL’ye sattığını, vergi levhası ve kimlik gösterdiğini, kartların promosyondan geldiğine inanarak bunları şoförlerine verdiğini savunmuştur. Şirkette çalışan iki tanık da kartları satan kişinin kendisini belirli bir isimle tanıttığını anlatmıştır.

Mahkûm edilen sanık ise kimliğini yıllar önce kaybettiğini ve karakola bildirdiğini, inşaat işçisi olduğunu, şikâyetçiyi ve diğer sanığı tanımadığını, benzer dosyalarda ifade verdiğini ve kredi kartı kullanmadığını belirterek suçlamayı kabul etmemiştir.

⚖️ Asliye ceza mahkemesinin mahkûmiyeti

Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesi 11.05.2022 tarihli kararıyla nakliyat şirketi sahibi hakkında beraat, kartları sattığı kabul edilen sanık hakkında ise banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkûmiyet kararı vermiştir. Gerekçede, sanığın birçok şehirde benzer suçlardan dosyalarının bulunduğu ve olayın tanık beyanlarıyla sabit olduğu kabul edilmiştir. Karar istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiştir.

Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 01.04.2024 tarihli yazıyla, CMK 309 uyarınca kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. İstemde, benzer bir olayda Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 02.12.2021 tarihli bozma kararına da atıf yapılmıştır.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay 2. Ceza Dairesinin E.2024/6093, K.2025/2658 sayılı ve 17.02.2025 tarihli kararının resmî metnine PDF olarak buradan ulaşabilirsiniz. Karar, Yargıtay Karar Arama sisteminde de yayımlanmıştır.

🔐 3D Secure neden suç vasfını değiştirebilir?

Kararın en dikkat çekici yönü, 3D Secure doğrulamasına yüklenen anlamdır. Daire, 3D Secure’u “İnternet’ten yapılan kredi ve banka kartı işlemleri için ek bir güvenlik katmanı olarak tasarlanmış bir protokol” olarak tanımlamış ve şu tespitleri yapmıştır:

  • Çelişki: Şikâyetçi harcamalardan sonradan haberdar olduğunu söylemiştir; buna karşın iş yeri, işlemlerin şikâyetçinin bankaya bildirdiği telefon hattına gelen şifreyle 3D Secure olarak yapıldığını bildirmiştir.
  • Araştırılacak husus: Rızası dışında gerçekleşen işlemlerden önce şikâyetçinin, kendisini bankacı olarak tanıtan kişilerce aranıp aranmadığı ve internet bankacılığı şifresini bu kişilere verip vermediği tespit edilmelidir.
  • Delil sınırı: Şikâyetçi 10.08.2019 tarihinde öldüğünden yeniden beyanı alınamamaktadır; araştırma diğer delillerle yapılmalıdır.
  • Olası vasıf: Sonuca göre eylemin, kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık (TCK 158/1-l) oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilmelidir.
  • Görev: Bu delilleri takdir ve tartışma yetkisi üst dereceli ağır ceza mahkemesine aittir; asliye ceza mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi gerekirdi.

Ayrımın pratik önemi cezaların farkından kaynaklanır. TCK 245/1’e göre başkasına ait bir banka veya kredi kartını ele geçirip rıza olmaksızın kullanarak yarar sağlayan kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. TCK 158/1’de sayılan nitelikli hâllerde ise ceza üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır; (l) bendinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Suçun üç veya daha fazla kişiyle birlikte işlenmesi hâlinde TCK 158/3 uyarınca ceza yarı oranında artırılır. Ağır ceza mahkemelerinin görevi 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesinde düzenlenmiş olup on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar bu kapsamdadır.

Kararda (l) bendinin suç tarihinden sonra, 24.11.2016’da yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’la eklendiği de açıkça belirtilmiştir. Lehe kanun değerlendirmesinin nasıl yapılacağı ise yerel mahkemenin yapacağı incelemeye bırakılmıştır.

Kart sahibinin bilgisi dışında kullanılan kartlarda failin cezai sorumluluğu ile kartını başkasına veren kişinin durumu farklı değerlendirilir. Bu ayrım için kredi kartını verenin dolandırıcılık sorumluluğu yazısına, genel çerçeve için banka kartı dolandırıcılığı suçu ve cezası yazısına bakılabilir.

🔍 Kartları kim sattı? Teşhis ve yüzleştirme

Bozmanın ikinci gerekçesi failin kimliğine ilişkindir. Hükme esas alınan iki tanık, kartları şirkete getiren kişinin kendisini belirli bir isimle tanıttığını söylemiş; UYAP kayıtlarında bu isimdeki kişinin benzer suçlardan dosyalarının bulunduğu anlaşılmıştır. Daire’ye göre mahkemenin yapması gerekenler şunlardır:

  • Tanıklar ile beraat eden nakliyat şirketi sahibi tanık sıfatıyla dinlenmeli, olay günü gelen kişinin sanık mı yoksa diğer dosyalardan kimliği tespit edilecek o kişi mi olduğu konusunda ayrı ayrı yüzleştirme yapılmalıdır.
  • Yüzleştirme mümkün değilse sanığın ve diğer kişinin teşhise elverişli fotoğrafları tanıklara gösterilerek teşhis sağlanmalıdır.
  • Diğer kişi hakkında dava açılmışsa deliller birlikte değerlendirilmeli, mümkünse davalar birleştirilmelidir.

Bu araştırmalar yapılmadan kurulan mahkûmiyet hükmü eksik araştırmaya dayalı ve hukuka aykırı bulunmuştur.

📌 Kanun yararına bozmanın sonucu

Daire, kanun yararına bozma istemini kabul ederek yerel mahkeme kararını CMK 309/3 uyarınca bozmuş ve sonraki işlemlerin CMK 309/4-b uyarınca yerel mahkemece yerine getirilmesine oy birliğiyle karar vermiştir. CMK 309/4-b’ye göre bozma, mahkûmiyet hükmünün davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kısıtlayan usul işlemlerine ilişkinse kararı veren mahkeme yeniden yargılama yapar; bu yargılama sonucunda verilecek hüküm önceki hükümle belirlenen cezadan daha ağır olamaz. Aynı maddenin 5. fıkrasına göre kanun yararına bozma kararına karşı direnilemez.

Kararın genel mesajı, internet üzerinden yapılan kart işlemlerinde 3D Secure kaydının suç vasfı bakımından belirleyici bir delil olabileceğidir: Doğrulama kodu kart sahibinin telefonuna gitmişse, işlemin nasıl gerçekleştiği, şifrenin kime ve hangi aldatma yöntemiyle verildiği araştırılmadan TCK 245 ile yetinilmemelidir.

🙋 Sorular ve cevaplar

Kredi kartıyla 3D Secure şifresi girilerek yapılan işlem hangi suçu oluşturur?

Bu kararda Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 3D Secure doğrulamasıyla yapılan ve kart sahibinin rızası dışında olduğu ileri sürülen işlemlerde, kart sahibinin bankacı gibi tanıtılan kişilerce aranarak şifresini verip vermediğinin araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Böyle bir aldatma varsa eylemin TCK 245 yerine TCK 158/1-l kapsamında nitelikli dolandırıcılık oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilir. Sonuç her dosyanın delillerine göre değişir.

Kredi kartı 3D Secure kaydı ceza davasında neden önemlidir?

3D Secure, internet üzerinden yapılan kart işlemlerinde kart sahibinin telefonuna gönderilen tek kullanımlık şifreyle doğrulama yapılmasını sağlar. Kararda bu kayıt, şikâyetçinin “harcamalardan sonradan haberdar oldum” beyanıyla çelişen ve suçun nasıl işlendiğini gösterebilecek bir delil olarak değerlendirilmiştir.

Nitelikli dolandırıcılık davasına asliye ceza mahkemesi bakabilir mi?

Bu kararda Daire, eylemin TCK 158/1-l kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışma yetkisinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğunu, asliye ceza mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini belirtmiştir.

Kanun yararına bozmadan sonra ceza artabilir mi?

CMK 309/4-b uyarınca, mahkûmiyet hükmünün esası çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kısıtlayan usul işlemlerine ilişkin bozmalarda yeniden yapılan yargılama sonunda verilecek hüküm, önceki hükümle belirlenen cezadan daha ağır olamaz. Bu kararda sonraki işlemler bu bent uyarınca yerel mahkemeye bırakılmıştır.

Kartları satan kişinin kimliği nasıl tespit edilmeli?

Daire, tanıkların sanık ile benzer dosyalarda adı geçen başka bir kişiyle ayrı ayrı yüzleştirilmesini, bu mümkün değilse teşhise elverişli fotoğraflarla teşhis yapılmasını ve o kişi hakkında dava açılmışsa delillerin birlikte değerlendirilerek mümkünse davaların birleştirilmesini istemiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, ceza hukukuna ilişkin diğer kararlara Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kanun yararına bozma kararından derlenmiştir. Tarafların kimliği kaynakta anonimdir. Kararda yer alan tarih ve tutarlar ilgili dosyaya özgüdür. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud