Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal Kararlarİcra Hukuku

İcradaki Paranın Nemalandırılmaması – AYM 2022/60081

Hacizde el konulan bir miktar nakit, dosyada yıllarca hareketsiz bekleyebilir. Para fiziken duruyor gibi görünse de aradan geçen her ay, o paranın satın alma gücünden bir parça götürür. Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü’nün 4/3/2026 tarihli, 2022/60081 başvuru numaralı kararı, bu sessiz erimenin bir “kader” olmadığını; parayı elinde tutan icra dairesinin basit bir tedbirle önleyebileceği, önlemediğinde ise mülkiyet hakkını ihlal ettiği bir durum olduğunu ortaya koyuyor.

Kısa özet: Bir icra takibinde, borçlu aleyhine yapılan hacizde başvurucu şirketin işyerinde 13.000 TL nakde el konulmuş ve para 10/12/2015 tarihinde dosyaya yatırılmak üzere alınmıştır. Başvurucu istihkak iddiasında bulunmuş, açılan dava ancak 16/6/2022 tarihinde sonuçlanmış; para başvurucuya 27/6/2022 tarihinde ödenmiştir. Bu yaklaşık altı buçuk yıllık sürede para nemalandırılmamıştır. AYM, icra müdürlüğünün parayı bir mevduat hesabına yatırmak gibi basit bir tedbiri almamasının Anayasa m.35 kapsamındaki mülkiyet hakkının pozitif yükümlülüğünü ihlal ettiğine karar vermiş; başvurucuya 34.164,43 TL maddi tazminat ödenmesine hükmetmiştir.

🧾 Haczedilen 13.000 TL ve İstihkak İddiası

Olayın çıkış noktası, bir faktoring şirketinin bir iş makinesi firması aleyhine İstanbul 11. İcra Müdürlüğünde başlattığı icra takibidir. Alacaklının talebi üzerine istinabe yoluyla, başvurucu şirkete ait işyerinde 10/12/2015 tarihinde haciz yapılmış; bazı eşyaların yanı sıra 13.000 TL nakit haczedilmiştir. Eşyalar yediemin sıfatıyla başvurucuda bırakılırken, para dosyaya yatırılmak üzere alınmıştır.

Burada dikkat çeken ayrıntı, paranın alındığı yerin takip borçlusunun değil, üçüncü kişi konumundaki başvurucu şirketin işyeri olmasıdır. Başvurucu da bu nedenle istihkak iddiasında bulunmuştur. İcra müdürlüğü, iddia üzerine alacaklı tarafa icra mahkemesinde istihkak davası açması için yedi günlük süre vermiştir.

Alacaklı 5/1/2016 tarihinde İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesinde şikâyet ve istihkak talebiyle dava açmıştır. Dava, 16/6/2022 tarihinde feragat nedeniyle reddedilmiş, karar 5/8/2022’de kesinleşmiştir. Bu arada başvurucu vekilinin talebi üzerine icra müdürlüğü 27/6/2022 tarihinde dosyadaki 13.000 TL’nin başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Yani para, alındığı günden ödendiği güne kadar altı yıl altı aydan fazla icra dosyasında beklemiştir.

⏳ Makul Süre İddiası Neden Esastan İncelenmedi?

Başvurucu, hem yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının hem de paranın nemalandırılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesi bu iki iddiayı farklı sonuçlara bağlamıştır.

Makul süre yönünden Mahkeme, bir Genel Kurul kararında (B. No: 2022/100837, 27/4/2023) belirlediği ilkelere atıf yapmıştır. Buna göre 6384 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinde 7445 sayılı Kanun’un 40. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca, 9/3/2023 tarihi itibarıyla derdest olan yargılamalarda uzun süre şikâyeti için önce Tazminat Komisyonuna başvurulması gerekir. Bu yol tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesi, bireysel başvurunun ikincil niteliğiyle bağdaşmaz. Mahkeme bu nedenle makul süre iddiasını başvuru yollarının tüketilmemesi gerekçesiyle kabul edilemez bulmuştur.

Mülkiyet hakkı iddiası ise açıkça dayanaktan yoksun görülmemiş ve esastan incelenmiştir. Kararın asıl hukuki değeri de bu kısımda ortaya çıkmaktadır.

📎 Kararın tam metni: Bireysel başvuru kararı, Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası‘nda başvuru numarasıyla yayımlanmıştır.

🏛️ Haczedilen Para Neden “Mülk” Sayılıyor?

Anayasa’nın 35. maddesi “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.” diyerek mülkiyet hakkını güvence altına alır. Kararda hatırlatıldığı üzere bu güvence yalnızca taşınır ve taşınmaz mallarla sınırlı değildir; ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını, bu arada icrası kabil olan her türlü alacağı da kapsar.

Bu çerçevede Mahkeme, somut olayda başvurucudan haczedilen paranın mülk teşkil ettiğini tereddütsüz kabul etmiştir. Dolayısıyla tartışma, “ortada korunacak bir mülk var mı?” sorusunda değil; “devlet bu mülkü korumak için ne yapmalıydı?” sorusunda düğümlenmektedir.

⚙️ İcra Dairesinin Pozitif Yükümlülüğü

Karar, icra iflas dairelerinin tahsil ettiği paranın durumunun incelendiği bir önceki kararda (B. No: 2014/6577, 16/2/2017) kurulan çerçeveyi izlemektedir. Bu çerçevenin özü şudur: borçludan tahsil edilen bedel alacaklıya ödenene kadar, ne borçlunun ne de alacaklının o para üzerinde tasarruf etme, parayı kullanma veya paranın değerinin enflasyon karşısında aşınmasını önleyici tedbir alma imkânı vardır. Para bu süreçte icra müdürlüğünün kontrolündedir.

  • Para üzerinde tasarruf kudretini elinde bulunduran merci icra dairesidir,
  • Paranın alım gücünü yitirmesini engellemenin yolu onun nemalandırılmasıdır,
  • Parayı bir mevduat hesabına yatırmak, cebri icra organları için basit bir tedbirdir,
  • Bu basit tedbirin alınmaması, sürecin yavaş işlemesinin ilgili üzerindeki olumsuz etkilerini asgariye indirme imkânını ortadan kaldırır,
  • Sonuç, mülkiyet hakkının devlete yüklediği pozitif yükümlülüğün ihlalidir.

Mahkeme aynı mantığın ön alım (şufa) bedelleri bakımından da kurulduğunu bir başka karara atıfla hatırlatmıştır (B. No: 2016/77854, 1/7/2020, § 71): dava açıldıktan sonra makul bir süre içinde bedelin vadeli mevduat hesabına yatırılması, mahkemenin elindeki basit bir araçtır.

Haciz ve icra sürecinde tarafların elindeki imkânların sınırlarına ilişkin bir başka örnek için meskeniyet şikâyetinde satış avansı ve haczin düşmesine ilişkin karar incelenebilir.

🆕 Harçlar Kanunu m.36 ve Nema Tartışması

Kararın gerekçesinde, konunun norm denetimi boyutuna da yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesi E.2023/48, K.2023/72, 5/4/2023 sayılı kararıyla, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 36. maddesinin borçludan tahsil edilen bedelin nemasının Hazineye intikalini öngören hükmünü Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir.

İptal gerekçesinde şu tespitler öne çıkar: nemanın Hazineye irat kaydedilmesi karşılıksız yararlanma niteliğindedir ve haklı bir temeli yoktur. Devlet, sunduğu yargı ve takip hizmetleri karşılığında zaten harç almakta, yargılama ve takip giderleri de ilgililerden tahsil edilmektedir. Bu nedenle nemanın Hazineye aktarılmasının, hizmet giderinin kısmen ilgililere yükletilmesi amacı taşıdığı söylenemez. Mahkeme aynı yaklaşımı sonraki bireysel başvuru kararlarında da sürdürmüştür (B. No: 2020/91, 4/10/2023; B. No: 2020/10979, 3/10/2024).

Böylece tablo iki yönlü hale gelmiştir: paranın nemalandırılmaması da, nemalandırılıp nemanın Hazineye aktarılması da Anayasa’nın 35. maddesiyle bağdaşmamaktadır.

🔢 Değer Kaybı Nasıl Hesaplandı?

Kararın giderim bölümü, tazminatın nasıl belirlendiğini adım adım göstermesi bakımından dikkate değerdir. Mahkeme, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine dayanarak şu hesabı yapmıştır: 2015 yılı Aralık ayındaki 100 TL’nin 2022 yılı Haziran ayındaki karşılığı 362,80 TL, yani aradaki enflasyon oranı %262,80’dir.

Buna göre 13.000 TL’nin 2022 Haziran itibarıyla değer kaybı giderilmiş karşılığı 47.164,43 TL, telafi edilmesi gereken fark ise 34.164,43 TL‘dir. Mahkeme, ihlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmadığını; başvurucunun maddi kaybının tazmininin yeterli giderim olduğunu belirterek bu tutarın net olarak ödenmesine karar vermiştir. Ayrıca 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama gideri de başvurucuya ödenecektir. Karar 4/3/2026 tarihinde oybirliğiyle verilmiştir.

Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

İcra dosyasında bekleyen paranın nemalandırılması kimin görevidir?

Kararda, para üzerinde tasarruf kudretini elinde bulunduranın icra dairesi olduğu; paranın alım gücünü yitirmesini engelleyebilecek merciin de bu nedenle icra dairesi olduğu belirtilmiştir. Parayı bir mevduat hesabına yatırmak “basit bir tedbir” olarak nitelendirilmiştir.

Nemalandırılan paranın geliri Hazineye kaydedilebilir mi?

Anayasa Mahkemesi E.2023/48, K.2023/72 sayılı 5/4/2023 tarihli norm denetimi kararıyla, 492 sayılı Harçlar Kanunu m.36’nın nemanın Hazineye intikalini öngören hükmünü iptal etmiştir. Kararda bu uygulamanın meşru bir amaca dayanmadığı ve karşılıksız yararlanma niteliğinde olduğu vurgulanmıştır.

Yargılamanın uzun sürmesi iddiası doğrudan AYM’ye taşınabilir mi?

Bu kararda, 6384 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesindeki değişiklik uyarınca 9/3/2023 tarihi itibarıyla derdest olan yargılamalar bakımından önce Tazminat Komisyonuna başvurulması gerektiği; bu yol tüketilmeden yapılan başvurunun kabul edilemez olduğu belirtilmiştir.

Tazminat miktarı neye göre belirlendi?

Mahkeme, TÜİK verilerine göre paranın haczedildiği ve ödendiği tarihler arasındaki enflasyon oranını (%262,80) esas almış; 13.000 TL’nin güncellenmiş karşılığı olan 47.164,43 TL ile nominal tutar arasındaki 34.164,43 TL farkı maddi tazminat olarak hükmetmiştir. Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Anayasa Mahkemesi kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, şikâyet ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud