Boşanma Tazminatı Az Bulunursa – Yargıtay 2. HD 2024/6503

Yargıtay bir boşanma davasında tazminatı “az” bularak kararı bozduğunda dosya ilk derece mahkemesine döner; ancak mahkemenin bu dönüşte yapabileceği tek şey vardır: bozulan kısmı yeniden karara bağlamak. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 26.09.2024 tarihli, 2024/5384 E. ve 2024/6503 K. sayılı kararı, bu sınırın aşıldığı bir dosyayı ele almaktadır. Kadın eş, kocasının kendisini başka kadınlarla aldattığını, fiziksel ve ekonomik şiddet uyguladığını ileri sürerek boşanma davası açmış; ilk derece mahkemesi 20.000,00 TL maddî ve 20.000,00 TL manevî tazminata hükmetmiş; Yargıtay bu tutarları az bularak bozmuş; bozmaya uyan mahkeme tazminatı 170.000,00 TL maddî ve 150.000,00 TL manevî olarak yeniden belirlemiştir. Ne var ki aynı mahkeme, çoktan kesinleşmiş olan boşanma, nafaka ve yargılama gideri hükümlerini de yeniden kurmuş ve karar bu kez usul yönünden bozulmuştur.
Aldatma araması ile bu karara ulaşan okuyucular için dosyanın öğrettiği şey, aldatma ve şiddet kusuruna dayanan tazminatın çoğu zaman bozma sonrasındaki ikinci değerlendirmeyle son hâlini aldığı ve bu değerlendirmenin bozmanın çerçevesi dışına taşamayacağıdır.
- Aldatma, şiddet ve ekonomik şiddet iddiaları: dava ve savunma
- 20.000 TL’den 170.000 TL’ye: üç karar ve bir bozma
- Bozma kapsamıyla sınırlı karar: Yargıtay’ın ikinci incelemesi
- TMK 174 ölçütleri: tazminat neden az bulunur, nasıl yeniden belirlenir?
- Aldatma iddiası kusur tablosuna nasıl girdi?
- Uygulamaya yansıyan sonuçlar
- Sıkça sorulan sorular
🗂️ Aldatma, Şiddet ve Ekonomik Şiddet İddiaları: Dava ve Savunma
Davacı kadın vekili, erkeğin uzun yıllar eşine ilgisiz davrandığını, fiziksel, ekonomik ve psikolojik şiddet uyguladığını, savurganca para harcadığını ve eşini başka kadınlarla aldattığını; kadının sürekli aşağılandığını ve hakarete maruz kaldığını ileri sürmüştür. Talep, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma, aylık 3.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 300.000,00 TL maddî ve 500.000,00 TL manevî tazminattır.
Davalı erkek vekili ise iddiaların gerçek dışı olduğunu, erkeğin ağır şeker hastası olması nedeniyle isnat edilen aldatma eylemlerini gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını savunmuştur. Savunmaya göre kusurlu taraf kadındır: erkeğe sürekli hakaret etmiş, onu küçük düşürmüş, bütün çocuklarla birlikte erkeğe karşı cephe almış ve erkek dışarıda arabasında kalmak zorunda bırakılmıştır.
📑 20.000 TL’den 170.000 TL’ye: Üç Karar ve Bir Bozma
Dosyanın seyri şöyledir:
- İlk derece mahkemesi, 23.11.2021: Sadakat yükümlülüğüne aykırı davranan, kadına ve ortak çocuklara fiziksel şiddet, kadına hakaret ve para vermekten kaçınarak ekonomik şiddet uygulayan erkek ağır kusurlu; erkeğin yalnızlaşmasına sebep olan ve onu beğenmediğini söyleyen kadın az kusurlu kabul edilmiştir. TMK 166/1 uyarınca boşanmaya, aylık 350,00 TL tedbir ve 750,00 TL yoksulluk nafakasına, 20.000,00 TL manevî ve 20.000,00 TL maddî tazminata hükmedilmiştir.
- Bölge adliye mahkemesi, 21.12.2022: Kadına yüklenen kusurların istinaf edilmeyerek kesinleştiği belirtilmiş; evlilik süresi, yaş, kusurun niteliği, paranın satın alma ve erkeğin ödeme gücü dikkate alındığında nafaka ve tazminat miktarları yerinde bulunarak her iki tarafın istinaf başvurusu HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddedilmiştir.
- Yargıtay 2. HD, 19.10.2023 (2023/1355 E., 2023/4933 K.): Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur dereceleri, paranın alım gücü, saldırının ağırlığı ve ihlal edilen menfaatlerin kapsamına göre tazminat az bulunmuş; ilk derece kararı yalnızca tazminat miktarları yönünden kadın yararına bozulmuş, erkeğin tüm ve kadının sair temyiz itirazları reddedilerek bozma kapsamı dışında kalan bölümler HMK 370/1 uyarınca onanmıştır.
- İlk derece mahkemesi, bozmaya uyma sonrası (2023/954 E., 2024/296 K.): Davanın kabulü ile boşanmaya, 350,00 TL tedbir nafakasının kesinleşmeye kadar devamına ve sonrasında 750,00 TL yoksulluk nafakası olarak sürmesine, 150.000,00 TL manevî ve 170.000,00 TL maddî tazminata karar verilmiş, fazlaya ilişkin talepler reddedilmiştir.
Bu son karar da her iki tarafça temyiz edilmiştir: erkek hükmün tamamının bozulmasını, kadın ise nafaka ve tazminatın artırılmasını, artırım ve faiz kararı verilmesini istemiştir.
🎯 Bozma Kapsamıyla Sınırlı Karar: Yargıtay’ın İkinci İncelemesi
Daire, uyuşmazlığı iki noktada toplamıştır: tazminat miktarı uygun mudur ve kesinleşen yönler hakkında yeniden karar verilebilir mi? İlgili hukuk olarak HMK’nın 369/1, 370 ve 371. maddeleri, TMK’nın 174. maddesi ile TBK’nın 50 ve 51. maddeleri gösterilmiştir:
- Tazminat miktarları yönünden: Her iki taraf vekilinin tazminat miktarına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Bir başka deyişle 170.000,00 TL maddî ve 150.000,00 TL manevî tazminat ne erkeğin ileri sürdüğü gibi fazla ne de kadının ileri sürdüğü gibi az bulunmuş; bozma ilamının gereği bu yönüyle yerine getirilmiş sayılmıştır.
- Kesinleşen yönler yönünden: İlk karar yalnızca tazminatın az bulunması sebebiyle bozulmuş, diğer yönlerden onanarak kesinleşmiştir. Buna rağmen mahkeme bozma sonrası kararında boşanma, tedbir ve yoksulluk nafakası, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti hakkında yeniden hüküm kurmuştur. Daire, kesinleşen yönler hakkında yeniden hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirterek kararı bu yönden her iki taraf yararına bozmuş, kalan yönlerden onamıştır.
Bozmanın “her iki taraf yararına” olması dikkat çekicidir: kesinleşmiş bir hükmün yeniden kurulması, kesinleşme tarihi, faiz başlangıcı ve icra edilebilirlik bakımından her iki tarafı da belirsizliğe sürükler. Bozmaya uyulmakla oluşan usulî kazanılmış hakkın karşı tarafı bağlayan yönü, serimizdeki bozmaya uyma sonrası kazanılmış hak kararında ayrıca incelenmiştir.
📐 TMK 174 Ölçütleri: Tazminat Neden Az Bulunur, Nasıl Yeniden Belirlenir?
4721 sayılı TMK’nın 174. maddesinin birinci fıkrası, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafa kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat; ikinci fıkrası ise boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafa uygun miktarda manevî tazminat isteme hakkı tanır. Kanun rakam vermez, “uygunluk” ölçüsü koyar. Bu ölçünün içi kararda tekrarlanan ölçütlerle doldurulmuştur: tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur dereceleri, paranın alım gücü, saldırının ağırlığı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamı. TBK’nın 50 ve 51. maddeleri hâkimin takdir yetkisinin çerçevesini çizer; TMK 4’teki hakkaniyet ilkesi bu takdirin sınırıdır.
Dosyada ilginç olan, ilk derece mahkemesinin 2021 tarihli kararında bu ölçütlerin tamamını saymış olmasına rağmen 20.000,00 TL gibi bir tutara ulaşmasıdır; Yargıtay’ın bozması ölçütlerin sayılmasını değil, somut dosyaya uygulanmasını denetlemiştir. Bozmaya uyan mahkeme aynı ölçütleri yeniden tartarak maddî tazminatı 8,5 kat, manevî tazminatı 7,5 kat artırmış ve Yargıtay bu yeni belirlemeyi uygun bulmuştur. Tazminat miktarında hakkaniyet denetiminin başka bir örneği için boşanma tazminatında hakkaniyet ve miktar yazısına bakılabilir.
Bozma sonrası belirlemede iki sınır birlikte işler: bozmanın yönü (karar kadın yararına bozulduğundan tazminat ilk tutarın altına çekilemez) ve bozmanın konusu (bozma yalnızca “miktar” ile ilgili olduğundan kusur, tazminatın şartları ve nafaka yeniden ele alınamaz). Bu dosyada ilk sınır gözetilmiş, ikinci sınır hüküm fıkrasında aşılmıştır.
🔎 Aldatma İddiası Kusur Tablosuna Nasıl Girdi?
Karar metninde aldatma, teknik anlamda zina davası olarak değil, evlilik birliğinin temelinden sarsılması davasında sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış olarak yer almaktadır. İlk derece mahkemesi erkeğin ağır kusurunu tek bir olguya değil, bir olgular demetine dayandırmıştır: sadakatsizlik, kadına ve çocuklara fiziksel şiddet, hakaret ve para vermekten kaçınma biçiminde ekonomik şiddet. Erkeğin hastalığı nedeniyle aldatmasının mümkün olmadığı savunması kusur tablosunu değiştirmemiştir.
Kadın kendisine yüklenen kusurları istinaf etmemiş, Yargıtay’ın ilk incelemesinde de erkeğin tüm temyiz itirazları reddedilmiştir; böylece erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu 19.10.2023 tarihinde kesinleşmiştir. İkinci temyizde erkeğin “hükmün tamamı” yönündeki itirazı bu nedenle kusur bakımından incelenememiş ve reddedilmiştir.
🧭 Uygulamaya Yansıyan Sonuçlar
Kararın uygulamaya yansıyan sonuçları şöyle özetlenebilir:
- “Az bulma” gerekçeli bozma yalnızca miktarı açar: Kusur, tazminatın şartları, nafaka ve boşanmanın kendisi bozma dışında kaldığından kesinleşir; bozma sonrası yargılama yeni tutarın belirlenmesiyle sınırlıdır.
- Kesinleşen yönler hüküm fıkrasına yeniden yazılamaz: Bozmaya uyan mahkemenin boşanma, nafaka, yargılama gideri ve vekâlet ücreti hakkında yeniden hüküm kurması, tazminat tutarı doğru olsa bile başlı başına bozma sebebidir.
- Yeni tutar aynı ölçütlerle denetlenir: Bu dosyada 170.000,00 TL maddî ve 150.000,00 TL manevî tazminat, her iki tarafın itirazına karşı TMK 174 ölçütlerine uygun bulunmuştur.
- Dilekçeler aşamasında ileri sürülmeyen talep sonradan ele alınmaz: Nafakaya yıllık artış talebi ilk kez istinafta ileri sürüldüğünden değerlendirilmemiştir.
Boşanma tazminatının belirlenmesi ve bozma sonrası yargılamanın kapsamına dair detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
Aldatma nedeniyle açılan boşanma davasında tazminat Yargıtay tarafından az bulunursa ne olur?
Bu kararda Yargıtay, aldatma ve şiddet kusuruna dayanan 20.000,00 TL maddî ve 20.000,00 TL manevî tazminatı az bularak kararı yalnızca miktar yönünden kadın yararına bozmuştur. Bozmaya uyan mahkeme tazminatı 170.000,00 TL maddî ve 150.000,00 TL manevî olarak belirlemiş, Yargıtay da bu tutarları uygun bulmuştur; boşanma ve kusur belirlemesi yeniden tartışılmamıştır.
Bozmaya uyan mahkeme boşanma ve nafaka hakkında yeniden hüküm kurabilir mi?
Kararda Yargıtay, ilk ilamla kesinleşen boşanma, nafaka, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti hakkında bozma sonrasında yeniden hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirtmiş ve kararı bu yönden her iki taraf yararına bozmuştur. Bozmaya uyan mahkemenin yetkisi bozma kapsamındaki kısımla sınırlıdır.
TMK 174’e göre “uygun tazminat” hangi ölçütlerle belirlenir?
Kararda tekrarlanan ölçütler tarafların ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığı ve ihlal edilen mevcut ya da beklenen menfaatin kapsamıdır. Bu ölçütler TBK 50-51 ve TMK 4’teki hakkaniyet ilkesiyle birlikte uygulanır.
Kadın yararına bozmadan sonra erkek kusur belirlemesine yeniden itiraz edebilir mi?
Bu dosyada erkeğin tüm temyiz itirazları ilk Yargıtay incelemesinde reddedilmiş ve kusur dağılımı kesinleşmiştir; ikinci temyizde hükmün tamamına yönelik itirazı, kesinleşmiş yönlere ilişkin olduğu için yerinde görülmemiştir. Her dosya kendi koşullarıyla değerlendirilir; detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, talep ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




