Mirasın Reddi (Reddi Miras) Dilekçesi Örneği (2026)

Miras, ölümle birlikte kendiliğinden mirasçılara geçer; borçlar da bu geçişin içindedir. Mirasçının terekeyi üstlenmek istememesi hâlinde başvurulan yol, sulh hukuk mahkemesine yapılan ret beyanıdır. Bu beyanın kanunda öngörülen üç aylık süre içinde, kayıtsız ve şartsız biçimde yapılması gerekir; sürenin geçmesi ya da beyanın koşula bağlanması ret hakkını ortadan kaldırır. Aşağıda mirasın gerçek reddi dosyalarında kullanılan bir dilekçe örneği ile bölümlerin işlevi yer almaktadır.
🏛️ Dilekçe Hangi Mahkemeye Verilir?
Mirasın gerçek reddi bir çekişmesiz yargı işidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.383, aksine düzenleme bulunmadıkça çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu belirtir. Bu nedenle dilekçede karşı taraf (davalı) gösterilmez; talep, mirasçının beyanının tespiti ve tesciline yöneliktir. 4721 sayılı Kanun m.609 beyanın sulh mahkemesine sözlü veya yazılı olarak yapılabileceğini, sulh hâkiminin beyanı tutanakla tespit edeceğini ve süresinde yapılmış ret beyanının mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğüne yazılacağını düzenler.
Uygulamada beyan, mirasçının bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesine de sunulabilmekte; kütüğe kayıt ise mirasın açıldığı, yani mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesinde yapılmaktadır. Terekenin borca batık olduğu hâllerde gündeme gelen ve ayrı bir hukuki temele dayanan yol ise hükmen rettir; iki kurum arasındaki fark mirasın gerçek reddi ile hükmen ret arasındaki fark yazımızda, hükmen retteki borca batıklık incelemesi ise borca batık terekede mirasın reddi yazımızda ele alınmaktadır. Kurumun genel çerçevesi için reddi miras nasıl yapılır yazımıza bakılabilir.
⏳ Üç Aylık Süre Ne Zaman Başlar?
4721 sayılı Kanun m.606’ya göre miras üç ay içinde reddolunabilir. Bu süre yasal mirasçılar için, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için ise mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. Süre hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Mirasçının, ölümü ya da mirasçılık sıfatını sonradan öğrendiğini ileri sürmesi hâlinde bu vakıanın delilleriyle birlikte dilekçede gösterilmesi gerekir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 17.09.2020 tarihli, 2016/14886 E. ve 2020/5130 K. sayılı kararında; mirasın gerçek reddinde üç aylık sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve re’sen dikkate alınması gerektiği, böyle bir işte sulh hukuk mahkemesi hâkiminin görevinin reddin süresinde olup olmadığı ile ret beyanında bulunanın mirasçılık sıfatının bulunup bulunmadığını incelemek ve koşullar gerçekleşmişse m.609 uyarınca beyanı tespit ve tescil etmekten ibaret olduğu belirtilmiş; ölümün sonradan öğrenildiği savunulduğunda delillerin toplanmadan süre yönünden ret kararı verilmesi bozma sebebi sayılmıştır.
Süreyi geçiren mirasçı bakımından m.610 devreye girer: yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur. Aynı madde, ret süresi dolmadan terekenin olağan yönetimi dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen mirasçının da artık reddedemeyeceğini düzenler. Bu nedenle ret düşünülen dosyalarda terekeye ilişkin işlemlerden kaçınılması, dilekçenin hazırlanmasından önce gözetilen bir husustur. Terekenin durumunun önceden görülebilmesi için başvurulan defter tutma yolu ile ret arasındaki ilişki mirasta defter tutulması ve mirasın reddi ilişkisi yazımızda incelenmektedir.
📄 Mirasın Reddi Dilekçesi Örneği
Köşeli parantez içindeki alanlar dosyaya göre doldurulur; vekil bilgileri büromuza aittir. Metin, çekişmesiz yargı işlerinde aranan beyan–süre–talep sırasına göre kısa tutulmuştur.
Büromuzun hazırladığı dilekçeler; nüfus ve veraset kayıtları, ölüm tarihi ile öğrenme tarihine ilişkin belgeler, tereke mal varlığı ve borç sorguları, mirasçılar arasındaki derece ilişkisi ve varsa devam eden icra takipleri tek tek incelenerek yazılır. Süre başlangıcı, mirasçının hangi tarihte hangi bilgiye ulaştığına göre kurulur ve gerektiğinde bu vakıa ayrıca delillendirilir. Bu nedenle dosyanız için hazırlanacak dilekçe, buradaki örnekten çok daha kapsamlı ve ayrıntılı olacaktır. Dosyanıza özel dilekçe ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
İSTANBUL ANADOLU NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ’NE
TALEPTE BULUNAN (MİRASÇI): [Ad Soyad], T.C. No: [ ], Adres: [ ]
VEKİLİ: Av. Veli Savun, İstanbul Barosu Sicil No: 75235
Ekşioğlu, Alya Life Residence, Fikirtepe Mah. Barış Sk. No:1 K:3 D:50, Kadıköy / İstanbul
Tel: 0216 504 60 34 – E-posta: [email protected]
MİRASBIRAKAN: [Ad Soyad], T.C. No: [ ], [tarih] tarihinde vefat etmiştir. Son yerleşim yeri: [ ]
KONU: Müvekkilin, mirasbırakanın terekesini 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.605/1 uyarınca kayıtsız ve şartsız reddettiğine ilişkin beyanının aynı Kanun m.609 gereğince tespiti ve özel kütüğe tescili talebidir.
HARÇ: Talep çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan maktu harca tabidir.
AÇIKLAMALAR
1. Mirasbırakan [ad soyad], [tarih] tarihinde [yer] adresinde vefat etmiştir. Müvekkil, mirasbırakanın [eşi / altsoyu / kardeşi / yeğeni] olup [ ]. derece yasal mirasçısıdır. Mirasçılık sıfatı, ekte sunulan nüfus kayıt örneği ile [varsa: mirasçılık belgesi] içeriğinden anlaşılmaktadır (Ek-1, Ek-2).
2. [Ölüm tarihinde öğrenilmişse:] Müvekkil, mirasbırakanın ölümünü [tarih] tarihinde öğrenmiştir. [Sonradan öğrenilmişse:] Müvekkil, mirasbırakan ile uzun süredir görüşmediğinden ölümden ve mirasçılık sıfatından [tarih] tarihinde [icra dairesinin tebligatı / mirasçılık belgesinin tebliği / nüfus kaydının incelenmesi] yoluyla haberdar olmuştur. 4721 sayılı Kanun m.606 uyarınca üç aylık süre bu tarihten işlemeye başlamış olup işbu talep süresi içinde sunulmaktadır (Ek-3).
3. Müvekkil, ret süresi içinde terekeye ilişkin olarak olağan yönetim niteliğinde olmayan herhangi bir işlem yapmamış, tereke mallarını gizlememiş ve kendisine mal edinmemiştir. Bu yönüyle 4721 sayılı Kanun m.610’da düzenlenen ret hakkını düşüren hâllerden hiçbiri gerçekleşmemiştir.
4. Müvekkil, mirasbırakanın terekesini kayıtsız ve şartsız olarak reddetmektedir. Beyan herhangi bir koşula veya karşılığa bağlanmamış olup 4721 sayılı Kanun m.609’un aradığı şekil şartını taşımaktadır.
5. Talep, çekişmesiz yargı işi niteliğindedir; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.383 uyarınca görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir ve talep hasımsız olarak ileri sürülmektedir. Sulh hâkiminin bu işteki görevi, reddin süresinde olup olmadığı ile beyanda bulunanın mirasçılık sıfatını incelemek ve koşulların gerçekleşmesi hâlinde beyanı tespit ederek özel kütüğe tescil etmektir.
HUKUKİ NEDENLER: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.605, 606, 609, 610 ve ilgili hükümleri; 6100 sayılı HMK m.382 ve devamı ile m.383 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Nüfus kayıt örneği ve ölüm kaydı, [varsa] mirasçılık belgesi, ölüm veya mirasçılık sıfatının öğrenildiği tarihe ilişkin tebligat ve yazışmalar, [varsa] icra dosyası kayıtları, mirasbırakan adına kayıtlı tapu, trafik ve banka kayıtlarına ilişkin celp talebi ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Müvekkilin mirasbırakan [ad soyad]’ın terekesini kayıtsız ve şartsız reddettiğine ilişkin beyanının tespitine,
2. 4721 sayılı Kanun m.609 uyarınca ret beyanının mirasın açıldığı yer sulh hukuk mahkemesinin özel kütüğüne tesciline ve müvekkile reddi gösteren belge verilmesine,
karar verilmesini müvekkil adına saygılarımla vekâleten arz ve talep ederim. [Tarih]
Talepte Bulunan Vekili
Av. Veli Savun
İstanbul Barosu – 75235
EKLER: 1) Nüfus kayıt örneği 2) [Varsa] mirasçılık belgesi 3) Öğrenme tarihine ilişkin belge 4) Vekâletname
🧭 Dilekçedeki Bölümler Neden Önemli?
Mirasbırakanın künyesi ve ölüm tarihi dilekçenin çıkış noktasıdır. Üç aylık süre bu tarihe ya da öğrenme tarihine bağlandığından, ölüm tarihi ile son yerleşim yerinin açıkça yazılması gerekir. Son yerleşim yeri aynı zamanda mirasın açıldığı yeri, dolayısıyla ret beyanının kütüğe kaydedileceği mahkemeyi belirler.
Öğrenme tarihi anlatımı süre tartışmasının yaşandığı dosyalarda belirleyici olur. Kanun yasal mirasçılar bakımından ölümün öğrenilmesini esas alır; mirasçılık sıfatının sonradan öğrenildiği ileri sürülüyorsa bu vakıanın ayrı bir başlık altında ve delilleriyle gösterilmesi beklenir. Alt derece mirasçıların, önceki derecedeki mirasçıların reddi üzerine mirasçı hâline gelmesi bu bakımdan sık görülen bir durumdur; payın nasıl kaydığı mirasın reddinde payın diğer mirasçılara geçmesi yazımızda açıklanmaktadır.
Kayıtsız ve şartsız ret beyanı m.609’un açık şartıdır. “Terekede şu mal çıkarsa kabul ederim” gibi koşullu ifadeler beyanı geçersiz kılar. Beyan mahkemeye ulaştıktan sonra tek taraflı olarak geri alınamaz; bu nedenle metnin sade ve tereddütsüz kurulması önem taşır. Reddin alacaklılar bakımından sonuçları ise mirasın reddi sonrasında alacaklıların hakları yazımızda değerlendirilmektedir.
Talep sonucu iki kalemden oluşur: beyanın tespiti ve özel kütüğe tescili. Tescil talebinin ayrıca yazılması, m.609/4’te öngörülen kütük kaydının ve reddi gösteren belgenin sonradan sorun çıkarmadan alınabilmesini sağlar. Reddin sicil ve miras işlemlerine yansıması bakımından mirasçılık belgesinin rolü veraset ilamı nedir yazımızda anlatılmaktadır.
📎 Dilekçeye Eklenecek Belgeler
- Nüfus kayıt örneği ve mirasbırakana ilişkin ölüm kaydı; mirasçılık sıfatını ve ölüm tarihini gösterir.
- Varsa mirasçılık belgesi (veraset ilamı); mirasçıların derecesini ve paylarını ortaya koyar.
- Ölümün veya mirasçılık sıfatının sonradan öğrenildiği ileri sürülüyorsa bunu gösteren tebligat, yazışma ya da dosya örneği.
- Mirasbırakan adına kayıtlı mal varlığı ile borçlara ilişkin sorgu ve celp talepleri; terekenin durumunun görülmesini sağlar.
- Mirasbırakan aleyhine başlatılmış icra takibi varsa takip dosyasının bilgileri.
- Vekil aracılığıyla sunuluyorsa vekâletname.
Terekenin borca batık olduğu dosyalarda süre ve usul bakımından farklı bir yol izlenir; bu ayrımın yargı kararlarına yansıması mirasın hükmen reddinde borca batıklık araştırması başlıklı karar incelememizde görülebilir. Dosyanıza özgü değerlendirme ve miras hukuku alanındaki çalışmalarımız için İstanbul miras avukatı sayfamız ile Savun Hukuk & Danışmanlık iletişim sayfamıza bakılabilir.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
Üç aylık süre hangi tarihten başlar?
4721 sayılı Kanun m.606, yasal mirasçılar için kural olarak mirasbırakanın ölümünün öğrenildiği tarihi esas alır. Mirasçı olduğunun daha sonra öğrenildiği ispat edilirse süre o tarihten işler. Vasiyetname ile atanmış mirasçılarda ise başlangıç, tasarrufun resmen bildirildiği tarihtir.
Dilekçe hasımlı mı sunulur?
Mirasın gerçek reddi çekişmesiz yargı işi olduğundan dilekçede davalı gösterilmez. 6100 sayılı HMK m.383 uyarınca görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir; hâkimin incelemesi süre ve mirasçılık sıfatı ile sınırlıdır, koşullar varsa beyan tespit ve tescil edilir.
Ret beyanından sonra vazgeçilebilir mi?
Mirasın kayıtsız ve şartsız reddine ilişkin beyan sulh hukuk mahkemesine ulaştıktan sonra tek taraflı olarak geri alınamaz. Kanun beyanın koşulsuz olmasını aradığından, sonradan yapılacak sınırlama veya şart ekleme talepleri de kabul görmez.
Üç aylık süre geçtiyse başka bir yol var mıdır?
Süreyi kaçıran mirasçı m.610 uyarınca mirası kayıtsız şartsız kazanmış sayılır. Terekenin ölüm tarihinde ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olduğu hâllerde ise m.605/2 gereği miras reddedilmiş sayılır; bu durum süreye bağlı olmayıp ayrı bir hukuki temele ve farklı bir usule dayanır.
Her mirasçı ayrı dilekçe mi verir?
Ret hakkı her mirasçının kendi kişiliğine bağlı olarak kullandığı bir haktır; bir mirasçının reddi diğerlerini kendiliğinden bağlamaz. Aynı dereceden birden çok mirasçı reddediyorsa beyanlar tek dilekçede toplanabilir, ancak her mirasçı bakımından süre başlangıcı ve mirasçılık sıfatı ayrı ayrı gösterilir.
Bu dilekçe örneği genel bilgilendirme amacı taşır; her dosyanın olayları, süreleri ve delilleri farklıdır ve dilekçe buna göre düzenlenmelidir. Örnek kullanılarak yapılan başvuru ve taleplerden Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



