Boşanmada Islahla Artan Talep – Yargıtay 2. HD 2026/5642

Boşanma davaları çoğu zaman yıllarca sürer. Dava açıldığı gün makul görünen bir nafaka veya tazminat talebi, karar aşamasına gelindiğinde enflasyon karşısında anlamını yitirebilir. Bu noktada akla gelen soru şudur: Dava dilekçesinde yazılan rakamlar, yargılama sırasında ıslah yoluyla yükseltilebilir mi; yükseltilebiliyorsa bu, maddi tazminat, manevi tazminat ve nafaka için aynı şekilde mi geçerlidir?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 14.05.2026 tarihli ve E.2025/10670, K.2026/5642 sayılı kararıyla bu soruya ayrımlı bir cevap vermiştir: Manevi tazminat, bölünmezlik ilkesi gereği ıslahla artırılamaz; ancak maddi tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakası ıslahla artırılabilir. Duruşmada yapılan sözlü ıslah beyanını dikkate almayan Bölge Adliye Mahkemesi kararı, bu nedenle ve ayrıca takdir edilen miktarların az olması gerekçesiyle kadın yararına bozulmuştur.
📅 Beş yıl süren bir boşanma davasının seyri
Karar metninden anlaşıldığı üzere dava, Karaman 1. Aile Mahkemesinde 2020/299 esas sayısıyla açılmış ve ilk derece kararı 2025/323 karar numarasıyla verilmiştir. Davacı kadın, boşanma talebinin yanında şu fer’i taleplerde bulunmuştur:
| Talep kalemi | Dava dilekçesi | 12.06.2025 sözlü ıslah | İlk derece kararı |
|---|---|---|---|
| Maddi tazminat | 200.000 TL | 1.000.000 TL | 150.000 TL |
| Manevi tazminat | 200.000 TL | 1.000.000 TL | 150.000 TL |
| Tedbir nafakası (aylık) | 1.250 TL | 7.500 TL | 2.000 TL |
| Yoksulluk nafakası (aylık) | 1.250 TL | 7.500 TL | 1.250 TL |
İlk derece mahkemesi davayı kabul ederek tarafların boşanmasına karar vermiş, tazminatlara boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren yasal faiz yürütülmesine hükmetmiştir. Tablodan görüldüğü gibi mahkeme tedbir nafakasında dava dilekçesindeki rakamı aşmış, tazminatlarda ise dilekçedeki rakamın da altında kalmıştır.
Karar her iki tarafça istinaf edilmiştir. Kadın nafaka ve tazminat miktarlarını az bulmuş; erkek ise kusur belirlemesine, davanın kabulüne ve aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlara itiraz etmiştir.
⚖️ Bölge Adliye Mahkemesi neden tedbir nafakasını indirdi?
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi (2025/2899 E., 2025/2754 K.), erkeğin istinaf itirazlarını büyük ölçüde reddetmiş; ancak iki noktada ilk derece kararına müdahale etmiştir:
- Tedbir nafakası: Kadının “açık ıslah talebi” bulunmadığını, dava dilekçesinde istenen aylık 1.250 TL’nin aşıldığını kabul ederek tedbir nafakasını aylık 1.250 TL‘ye indirmiştir.
- Faiz: Tazminatlara faiz işletilmemesine karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yaklaşımı, 12.06.2025 tarihli duruşmada yapılan sözlü beyanı ıslah olarak görmemek üzerine kuruludur. Böylece taleple bağlılık ilkesi (HMK m.26) dava dilekçesindeki rakamlar üzerinden uygulanmıştır. Kararı yalnızca kadın temyiz etmiş; temyiz, tazminatların ve tedbir ile yoksulluk nafakasının miktarıyla sınırlı tutulmuştur.
🔍 Yargıtay’ın üç yönlü bozma gerekçesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararını üç ayrı gerekçeye dayandırmıştır:
- Islah beyanı dikkate alınmalıydı: Kadın 12.06.2025 tarihli celsede taleplerini sözlü ıslah niteliğindeki beyanıyla artırmıştır. Manevi tazminat ıslahla artırılamasa da nafakalar ve maddi tazminat ıslahla artırılabilir. Erkek yararına usuli kazanılmış hak oluşturan bir durum da bulunmadığından, tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddi tazminatın ıslah beyanına göre değerlendirilmesi gerekirdi.
- Nafakalar azdır: Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve günün ekonomik koşulları gözetildiğinde tedbir ve yoksulluk nafakası azdır; TMK m.4’teki hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak daha uygun miktar belirlenmelidir.
- Tazminatlar azdır: Ekonomik ve sosyal durum, kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaat birlikte değerlendirildiğinde maddi ve manevi tazminat azdır; TMK m.4 ile TBK m.50 ve 51 gözetilerek TMK m.174/1-2 uyarınca daha uygun miktara hükmedilmelidir.
Sonuçta Bölge Adliye Mahkemesi kararı, tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden davacı kadın yararına oy birliğiyle bozulmuş, dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.
🧱 Manevi tazminat neden artırılamıyor?
Kararın en öğretici yönü, aynı dilekçede istenen iki tazminat türüne farklı usul kuralı uygulanmasıdır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi kabul edilir: Manevi tazminat, kişilik hakkına yapılan saldırının tek ve bütün bir karşılığı sayılır; bu nedenle talep bir kez belirli bir rakamla ortaya konduktan sonra, yargılama içinde ıslah yoluyla artırılamaz.
TMK m.174 iki fıkrada iki ayrı hak düzenler:
- Birinci fıkra — maddi tazminat: Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Bu, ekonomik kaybın karşılığıdır ve ıslaha elverişlidir.
- İkinci fıkra — manevi tazminat: Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan uygun miktarda para isteyebilir. Kararda bu talebin ıslahla artırılamayacağı açıkça tekrarlanmıştır.
- Nafakalar: Tedbir (TMK m.169) ve yoksulluk (TMK m.175) nafakası, süreklilik gösteren edimlerdir; Daire bunların da ıslahla artırılabileceğini belirtmiştir.
Buna karşın Daire, manevi tazminatı da “az” bulmuştur. Yani ıslahla artırılamayan manevi tazminat bakımından sınır, dava dilekçesindeki 200.000 TL‘dir; ilk derece mahkemesinin takdir ettiği 150.000 TL bu sınırın altında kaldığından, dilekçedeki rakama kadar daha uygun bir miktar belirlenmesi mümkündür. Maddi tazminatta ise üst sınır artık ıslahla ulaşılan 1.000.000 TL‘dir. Boşanma tazminatında miktar takdirinin ölçütleri serinin boşanma tazminatında hakkaniyet kararında da ele alınmıştır.
🗣️ Duruşmada sözlü ıslah ve usuli kazanılmış hak
Bölge Adliye Mahkemesinin “açık ıslah talebi yok” değerlendirmesi, uygulamada sık rastlanan bir tartışmayı gündeme getirir. HMK m.177/3’e göre ıslah sözlü veya yazılı olarak yapılabilir; karşı taraf duruşmada hazır değilse ya da ıslah duruşma dışında yapılıyorsa, yazılı talep veya tutanak örneği haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir. HMK m.177/1 uyarınca ıslah tahkikatın sona ermesine kadar mümkündür.
Yargıtay, kadının 12.06.2025 tarihli celsedeki beyanını “sözlü ıslah niteliğinde” kabul etmiştir. Bu nitelendirme, beyanda “ıslah” kelimesinin geçip geçmemesinden çok, talep sonucunun açıkça artırılıp artırılmadığına bakıldığını göstermektedir.
Kararda ayrıca usuli kazanılmış hak kavramına değinilmiştir. Bir taraf lehine oluşmuş usuli kazanılmış hak varsa, sonraki aşamada aleyhe sonuç doğuracak şekilde karar verilemez. Daire, somut olayda erkek yararına böyle bir durum bulunmadığını belirterek ıslah beyanının değerlendirilmesinin önünde engel olmadığını tespit etmiştir. Islah edilmiş taleplerde zamanaşımı gibi farklı sorunların nasıl ele alındığı, serinin ıslahla artan talepte zamanaşımı kararında incelenmiştir.
📊 Miktar denetimi: hakkaniyet ve paranın alım gücü
Islah meselesinden bağımsız olarak Daire ayrıca takdir edilen rakamları esastan da denetlemiştir. Kararda sayılan ölçütler şunlardır:
- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları,
- Boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri,
- Paranın alım gücü ve günün ekonomik koşulları,
- Kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaat,
- Nafakanın niteliği.
Dava 2020’de açılmış, ilk derece kararı 2025’te verilmiştir. Bu süre içinde aylık 1.250 TL yoksulluk nafakası ve 150.000 TL’lik tazminatlar, paranın alım gücündeki değişim karşısında Daire tarafından yetersiz görülmüştür. Kararın pratik önemi burada ortaya çıkar: Uzun süren boşanma davalarında, dava dilekçesindeki rakamların yargılama sonunda güncellenebilmesi, nafaka ve maddi tazminat yönünden ıslah imkânına bağlıdır; manevi tazminat ise dava açılırken belirtilen rakamla sınırlı kalır.
Bozma sonrasında Bölge Adliye Mahkemesi, ıslah beyanını da gözeterek nafaka ve tazminat miktarlarını yeniden belirleyecektir. Boşanma hükmü ve kusur belirlemesi ise bozma kapsamında değildir; zira karar yalnızca kadın vekilince ve miktarlarla sınırlı olarak temyiz edilmiştir. Nafakanın ödenme biçimine ilişkin farklı bir mesele serinin irat nafakanın toptan ödemeye çevrilmesi kararında yer almaktadır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, serideki diğer kararlar ise Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.
❓ Sık sorulanlar
Bu kararda hangi talepler ıslahla artırılabilir bulundu?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, maddi tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakasının ıslahla artırılabileceğini belirtmiştir. Manevi tazminat ise bölünmezlik ilkesi gereği ıslahla artırılamaz.
Duruşmada sözlü olarak rakam yükseltmek ıslah sayılır mı?
HMK m.177/3 ıslahın sözlü veya yazılı yapılabileceğini düzenler. Somut olayda kadının 12.06.2025 tarihli celsedeki beyanı Daire tarafından “sözlü ıslah niteliğinde” kabul edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesinin bu beyanı dikkate almaması hatalı bulunmuştur.
Manevi tazminat artırılamıyorsa Daire neden onu da az buldu?
İlk derece mahkemesi manevi tazminatı 150.000 TL olarak belirlemişti; dava dilekçesindeki talep ise 200.000 TL idi. Islah edilemese de dilekçedeki talep sınırı içinde daha uygun bir miktar takdir edilmesi mümkündür. Daire, kusur, ekonomik durum ve paranın alım gücünü gözeterek takdir edilen miktarı az bulmuştur.
Bozma kararı boşanma hükmünü de etkiler mi?
Hayır. Kararı yalnızca kadın temyiz etmiş ve temyizini tazminat ile nafaka miktarlarıyla sınırlamıştır. Bozma da tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden, kadın yararına verilmiştir.
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin yayımlanmış, oy birliğiyle verilmiş bozma kararından derlenmiştir. Bozma kararı üzerine nafaka ve tazminat miktarları Bölge Adliye Mahkemesince yeniden belirlenecektir. Her boşanma dosyası kendi delil durumu, tarafların ekonomik koşulları ve kusur dağılımına göre değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru ve taleplerden Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



