Emsal KararlarForex Hukukuİcra Hukuku

Blokeli Hisse Rehin Sayılmaz – İstanbul BAM 14. HD 2025/1388

Aracı kurumdan kredi kullanarak hisse alan yatırımcı, borcunu ödemediğinde çoğu zaman şu savunmaya başvurur: “Aldığım paylar zaten aracı kurumun nezdinde duruyor; alacaklı önce onları paraya çevirsin, malvarlığımın geri kalanına dokunmasın.” Bu savunma, İcra ve İflas Kanunu’ndaki “önce rehine başvurma” kuralına dayanır ve kabul edilirse ihtiyati haczin önünü keser. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 58 milyon TL’yi aşan bir kredili alım borcunda bu savunmayı değerlendirmiş ve aracı kurum nezdinde bulunan, üstelik blokeli olan payların kendiliğinden rehin hükmünde sayılamayacağını kabul etmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 11.09.2025 tarihli ve E.2025/1474, K.2025/1388 sayılı kararıyla, aracı kurumun kredili alım çerçeve sözleşmesinden doğan 58.452.403,75 TL alacağı için verilen ihtiyati haciz kararına yatırımcının yaptığı itirazın reddine ilişkin ek karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire; taraflar arasında hisse rehin sözleşmesi bulunmadığı için İİK m.45 ve m.257’ye aykırılık olmadığını, faiz oranı tartışmasının İİK m.265’teki sınırlı itiraz sebeplerinden olmadığını ve ihtiyati haciz talebinden feragatin yeniden talebe engel teşkil etmediğini belirtmiştir. Karar kesindir.

Kısa özet: Yatırımcı ile aracı kurum arasında 08.03.2023 tarihli sermaye piyasası araçlarının kredili alımına ilişkin çerçeve sözleşme imzalanmıştır. Aracı kurum, kredi ile alınan paylar üzerindeki ve yatırımcıdan kaynaklanan blokaj kaldırılmadığı için krediyi geri alamadığını belirterek 11.04.2025’te noter ihtarıyla hesabı kat etmiş, ardından ihtiyati haciz almıştır. Yatırımcı; aracı kurum nezdinde 99.160.320 TL değerinde hissesi bulunduğunu, alacağın bu paylarla teminat altında olduğunu, günlük %105 faizin fahiş olduğunu ve alacaklının aynı gün feragat ettiği talebi yeniden yapamayacağını ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi itirazı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi de istinaf başvurusunu kesin olarak esastan reddetmiştir.

📄 Kredili alım sözleşmesi ve kat ihtarı

Karar metnine göre taraflar arasında, yatırımcının “müşteri”, alacaklının ise “aracı kurum” olarak yer aldığı bir yatırımcı çerçeve sözleşmesi imzalanmıştır. Yatırımcı, aracı kurumdan kullandığı kredi ile sermaye piyasası işlemleri yapmış ve bu kredi ile belirli bir şirketin paylarını almıştır. Paylar üzerinde yatırımcıdan kaynaklanan bir blokaj bulunduğu tarafların kabulündedir.

Aracı kurum, Beyoğlu 60. Noterliğinin 11.04.2025 tarihli ihtarnamesiyle hesabı kat etmiştir. İhtarnamede, kredi ile alınan paylar üzerindeki blokaj kaldırılmadığı için kredinin geri alınamadığı belirtilmiş; blokajın kaldırılması, aksi hâlde 08.04.2025 itibarıyla kullandırılan krediden kaynaklanan 58.452.403,75 TL’nin günlük %105 faiziyle tahsili için takip yapılacağı bildirilmiştir.

Ödeme yapılmaması üzerine aracı kurum, 11.04.2025 vadeli alacağın ödenmediğini ve rehinle temin edilmediğini ileri sürerek ihtiyati haciz istemiştir. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 21.04.2025 tarihli kararıyla İİK m.257/1’deki koşulların oluştuğunu kabul etmiş ve takdiren %15 oranında 8.767.860,56 TL teminat karşılığında borçlunun taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının ihtiyaten haczine karar vermiştir. Borçlu hakkında İstanbul 22. İcra Müdürlüğünde icra takibi de başlatılmıştır.

🗂️ Yatırımcının dört itirazı

Borçlu vekili İİK m.265 uyarınca süresinde itiraz etmiş, ilk derece mahkemesi 22.05.2025’te duruşma açarak tarafları dinlemiştir. İtiraz ve istinaf dilekçelerinde öne çıkan savunmalar şunlardır:

  1. Teminat altında alacak: Yatırımcının alacaklı aracı kurum nezdindeki hesabında 99.160.320 TL değerinde hisse bulunduğu, bu payların teminat işlevi gördüğü ve kanuni rehin hakkı bulunduğu; bu nedenle önce rehine başvurulması gerektiği.
  2. Fahiş faiz: Sözleşmenin 7.2. maddesindeki faiz kısmının boş bırakıldığı, günlük %105 faizin sözleşmeye ve SPK ilke kararlarına aykırı olduğu.
  3. Feragat ve yeniden talep: Alacaklının 21.04.2025 günü saat 10:16’da başka bir mahkemede ihtiyati haciz talep ettiği, dosya İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildikten sonra 13:20’de talepten feragat ettiği ve 13:30’da yeniden talepte bulunduğu; feragatin hakkın özüne ilişkin olduğu ve bu davranışın dürüstlük kuralına aykırı olduğu.
  4. Mal kaçırma ihtimali yok: Yatırımcının farklı aracı kurumlarda yaklaşık 3 milyar TL değerinde hisse senedi bulunduğu, sabit ikametgâhı olduğu; teminatın en az %40’a çıkarılması gerektiği.

İlk derece mahkemesi 12.06.2025 tarihli ek kararla itirazı reddetmiştir. Mahkemeye göre çerçeve sözleşme ve kat ihtarnamesi alacağın varlığı konusunda kanaat verecek niteliktedir; rehin iddiası somut delille desteklenmemiş, kat ihtarının tebliğiyle alacak muaccel olmuş, teminat yeterli bulunmuştur. Taşkın haciz itirazları ise kararın infazına ilişkin görülmüştür.

🔒 Blokeli pay neden rehin sayılmadı?

İİK m.45’e göre rehinle temin edilmiş bir alacağın alacaklısı, borçlu iflasa tabi olsa bile yalnızca rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. İİK m.257 de ihtiyati haczi, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borçlarıyla sınırlar. Dolayısıyla alacak gerçekten rehinle güvence altındaysa, genel ihtiyati haciz yolu kapanır.

Daire bu noktada belirleyici tespiti yapmıştır: Taraflar arasında bir hisse rehin sözleşmesi bulunduğuna ve borçlunun aracı kurum nezdindeki paylarının rehinli olduğuna dair ne bir iddia ne de bir kanıt vardır. Payların aracı kurum nezdinde tutulması ve üzerlerinde blokaj bulunması, rehin hakkı kurulduğu anlamına gelmemiştir. Borçlunun istinaf dilekçesinde aktarıldığına göre alacaklı vekili de duruşmada, payların kendi nezdinde bulunduğunu doğrulamakla birlikte blokaj nedeniyle bu paylar üzerinde hapis hakkı bulunmadığını belirtmiştir. Bu nedenle talepte İİK m.45 ve m.257’ye açık bir aykırılık görülmemiştir.

Daire ayrıca ihtiyati haczin ispat eşiğini hatırlatmıştır: İİK m.258’e göre alacağın tam ve kesin ispatı aranmaz, mahkemeye kanaat verecek delillerin gösterilmesi yeterlidir. Çerçeve kredi sözleşmesi, kredi kullanımına ilişkin açık bir itirazın bulunmaması ve kat ihtarı bu nitelikte delil sayılmıştır.

Yatırım uyuşmazlıklarında ihtiyati haczin farklı görünümleri için serideki kripto hesabında MASAK blokesi kararı ve kripto zararında alınan bonoya dayalı ihtiyati haciz kararı incelenebilir.

🔁 Aynı gün feragat ve yeniden talep

Kararın ikinci önemli yönü, geçici hukuki korumadan feragatin sonuçlarıdır. Borçlu, alacaklının birkaç saat arayla ihtiyati haciz talebinden feragat edip yeniden başvurmasının hem kesin hüküm etkisi doğurduğunu hem de hakkın kötüye kullanılması olduğunu savunmuştur.

Daire bu görüşü kabul etmemiştir. Gerekçeye göre geçici hukuki koruma talebi, durum ve koşulların değişmesine göre her zaman yeniden istenebilir. Yapılmış bir geçici hukuki koruma talebinden feragat, hakkın özünden feragat anlamına gelmez ve kesin hüküm sonucunu doğurmaz. Koşullar oluştuğunda davadan önce veya dava sırasında her zaman geçici hukuki koruma istenebilir.

Faiz itirazı hakkında da Daire iki tespit yapmıştır: Kat ihtarında alacağın hesabında uygulanan faiz oranına ilişkin bir açıklık bulunmamakta, faiz talebi asıl alacağın temerrüt tarihinden sonraki dönemine ilişkin bulunmaktadır. Kaldı ki faiz, İİK m.265’te sınırlı olarak sayılan itiraz sebeplerinden değildir. Teminatın artırılmasını gerektiren somut bir neden de görülmemiştir.

⚖️ Hüküm ve kanun yolu

Daire, ilk derece mahkemesinin delilleri İİK m.45, m.257 ve devamı maddelerine uygun değerlendirdiğini, ihtiyati haczin koşulları ve yaklaşık ispat konusundaki sonucunun yerinde olduğunu belirtmiştir. Borçlunun diğer itirazlarının İİK m.265 kapsamında ihtiyati haciz itirazı sebebi olmadığı, bunların ancak açılacak bir menfi tespit veya itirazın iptali davasında ileri sürülebileceği vurgulanmıştır.

  • İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 ve İİK m.265/son uyarınca esastan reddine,
  • Borçlu tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye irat kaydına, kanun yolu giderlerinin borçlu üzerinde bırakılmasına,
  • Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve kesin olarak karar verilmiştir.

Kararın kanun yolu bölümünde, HMK m.362/1-f ve İİK m.265/son uyarınca kararın kesin olduğu belirtilmiştir. HMK m.362/1-f, geçici hukuki korumalar hakkında bölge adliye mahkemesince verilen kararları temyiz edilemeyen kararlar arasında saymaktadır; İİK m.265 de itiraz üzerine verilen karara karşı istinafa başvurulabileceğini ve bölge adliye mahkemesinin kararının kesin olduğunu düzenlemektedir.

📎 Kararın tam metni: Karar, Adalet Bakanlığının içtihat veri tabanında (Bedesten / mevzuat.adalet.gov.tr) yayımlanmıştır; taraf adları ve pay kodları kaynakta anonimleştirilmiştir.

🧩 Bu karardan çıkan notlar

  • Saklama rehin değildir: Payların aracı kurum hesabında durması ya da üzerlerinde blokaj bulunması, tek başına rehin hakkı yaratmamıştır. Rehin savunmasının dinlenebilmesi için karar, rehin sözleşmesi veya payların rehinli olduğuna dair bir kanıtın varlığını aramıştır.
  • Büyük portföy, ihtiyati haczi engellemedi: Borçlunun başka aracı kurumlarda milyarlarca liralık hisse bulunduğu iddiası sonucu değiştirmemiştir. Vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş alacakta İİK m.257/1, mal kaçırma şartı aramaz; bu şart ancak vadesi gelmemiş borçlar için madde metninin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir.
  • İtiraz sebepleri sınırlıdır: İİK m.265 itirazı, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkindir. Faiz oranı, sözleşmenin boş bırakılan maddesi veya borcun esasına dair tartışmalar bu dar incelemede değil, esasa ilişkin davada ele alınır.
  • Feragat kapıyı kapatmadı: Geçici hukuki koruma talebinden feragat, alacak hakkından feragat olarak görülmemiş; aynı gün yapılan yeni talep kabul edilebilir bulunmuştur.
  • Teminat takdiri mahkemenin: %15 oranındaki teminatın %40’a çıkarılması talebi, somut bir gerekçe gösterilmediği için karşılık bulmamıştır.

❓ Merak edilenler

Kredi ile alınan paylar aracı kurumda duruyorsa alacak rehinli sayılır mı?

Bu kararda sayılmamıştır. Daire, taraflar arasında hisse rehin sözleşmesi bulunduğuna veya payların rehinli olduğuna dair bir iddia ya da kanıt olmadığını tespit etmiş; payların aracı kurum nezdinde ve blokeli olmasını rehin hükmünde görmemiştir. Bu nedenle İİK m.45’teki önce rehine başvurma kuralı uygulanmamıştır.

Günlük %105 faiz ihtiyati hacze itiraz sebebi olabilir mi?

Daireye göre olamaz. Faiz, İİK m.265’te sınırlı olarak sayılan itiraz sebepleri arasında değildir. Ayrıca faiz talebi asıl alacağın temerrüt sonrası dönemine ilişkindir. Faiz oranının geçerliliği, kararda belirtildiği üzere menfi tespit veya itirazın iptali davasında tartışılabilecek bir konudur.

İhtiyati haciz talebinden vazgeçen alacaklı yeniden başvurabilir mi?

Kararda bu mümkün görülmüştür. Geçici hukuki koruma talebinden feragat, hakkın özünden feragat sayılmamış ve kesin hüküm sonucu doğurmamıştır. Alacaklının aynı gün birkaç saat arayla yaptığı yeni talep, hukuki yarar yokluğu veya hakkın kötüye kullanılması gerekçesiyle reddedilmemiştir.

Bu karara karşı Yargıtay’a gidilebilir mi?

Hayır. Karar, HMK m.362/1-f ve İİK m.265/son uyarınca kesin olarak verilmiştir. Geçici hukuki korumaya ilişkin bu karar, alacağın varlığı veya miktarı hakkında kesin hüküm oluşturmaz; bu konular esasa ilişkin davada ayrıca değerlendirilir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, serideki diğer kararlar ise Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) veri tabanında yayımlanan bölge adliye mahkemesi kararından derlenmiştir. Karar, ihtiyati hacze itiraz hakkında verilmiş kesin bir geçici hukuki koruma kararıdır; alacağın varlığı ve miktarı hakkında esasa ilişkin bir tespit içermez ve Yargıtay kararları gibi içtihat birliği etkisi taşımaz. Kredili işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda sonuç; çerçeve sözleşmeye, rehin kayıtlarına ve dosyadaki belgelere göre farklılık gösterir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu