Emsal KararlarSigorta Hukuku

Sonradan Faturalanan Ekspertiz Ücreti – Hakem K. 2026/54218

Kaza 22 Kasım 2025’te olur; beş gün sonra araç sahibi karşı tarafın trafik sigortacısına yazılı başvuru yapar. Sigortacı hasar için 12.631,49 TL, değer kaybı için 1.000,00 TL öder. Araç sahibi bu tutarları yetersiz bulur ve kendi yaptırdığı ekspertizin ücretini de ekleyerek Sigorta Tahkim Komisyonuna gider. Dosyada üç ayrı soru öne çıkar: Bilirkişinin yedek parça fiyatlarına uyguladığı iskonto gerçek zarar ilkesiyle bağdaşır mı, onarımdaki KDV kimin yükündedir ve sigortacıya başvurudan sonra faturalanan ekspertiz ücreti kimden istenebilir?

Sigorta Tahkim Komisyonu hakemi, 28.01.2026 tarihli ve K-2026/54218 sayılı kararıyla, hasar ve değer kaybı taleplerini kabul ederek toplam 31.698,91 TL’nin 10.12.2025’ten itibaren yasal faiziyle sigortacıdan tahsiline karar vermiş; ekspertiz ücreti talebini ise sigortacıya önceden yapılmış geçerli bir başvuru bulunmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Karar, Sigortacılık Kanunu’nun 30/12. maddesi uyarınca kesin olarak verilmiştir ve Komisyonun 65. sayı Hakem Karar Dergisinde yayımlanmıştır.

Kısa özet: Bilirkişi, yedek parçalara iskonto uygulayarak KDV dahil 37.330,40 TL hasar ve 8.000,00 TL değer kaybı hesaplamış; sigortacının yargılama öncesi ödemeleri düşülünce 24.698,91 TL hasar ve 7.000,00 TL değer kaybı bakiyesi kalmıştır. Hakem, iskontonun piyasada herkesin alabileceği bir indirim olduğunu ve gerçek zarar ilkesine aykırı düşmediğini, KDV’nin ise gerçek zararın parçası olduğunu kabul etmiştir. Ekspertiz faturası sigortacıya başvuru tarihinden sonra düzenlendiği için bu kalem reddedilmiş; borcun haksız fiilden doğduğu ve taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı gerekçesiyle avans faizi yerine yasal faize hükmedilmiştir.

🚗 Kaza, başvuru ve kısmi ödeme

Karar metnine göre 22.11.2025 tarihinde, davalı sigorta şirketince Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigortası poliçesi düzenlenen bir araç ile başvuru sahibine ait araç kazaya karışmıştır. Başvuru sahibi, sigortalı aracın kusurlu olduğunu, kendi aracında hasar ve değer kaybı oluştuğunu ileri sürmüştür.

Başvuru sahibi 27.11.2025 tarihinde sigortacıya yazılı başvuruda bulunmuştur. Sigortacı yargılamadan önce hasar için 12.631,49 TL ve değer kaybı için 1.000,00 TL ödemiştir. Başvuru sahibi zararının tamamen karşılanmadığını belirterek Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmuş; talebini başlangıçta hasar ve değer kaybı için 10’ar TL olarak göstermiş, ayrıca yaptırdığını belirttiği ekspertizin masrafını da istemiştir.

Hakem dosyayı duruşma yapmadan incelemiş, uyuşmazlığın teknik bilgi gerektirdiği gerekçesiyle bilirkişi raporu aldırmış ve raporu taraflara e-posta yoluyla tebliğ ederek kesin süre vermiştir.

🛡️ Sigortacının itirazları

Sigorta şirketi poliçeyi teyit etmekle birlikte başvurunun reddini istemiştir. Cevap dilekçesindeki başlıca itirazlar şunlardır:

  • Hasar ve değer kaybı için ödeme yapıldığı, zararın giderildiği,
  • Değer kaybı hesabında ZMSS Genel Şartları ekindeki hesaplama tablolarının kullanılması gerektiği,
  • KDV’den ve ekspertiz ücretinden sorumlu olunmadığı,
  • Yedek parça tutarlarına iskonto uygulanması gerektiği,
  • Kabul hâlinde vekâlet ücretinin AAÜT’ye göre tahakkuk edecek ücretin 1/5’i olması ve asıl alacağa yasal faiz işletilmesi gerektiği.

Sigortacı vekili, bilirkişi raporu tebliğ edildikten sonra verilen kesin süre içinde rapora karşı itiraz veya beyan dilekçesi sunmamıştır.

🧮 Bilirkişi hesabı adım adım

Bilirkişi raporundaki rakamlar, hakem kararında şu şekilde aktarılmıştır:

  1. Hasar: Yedek parça bedellerine iskonto uygulanarak KDV dahil 37.330,40 TL.
  2. Değer kaybı: 8.000,00 TL.
  3. Yargılama öncesi ödemeler: Hasar için 12.631,49 TL, değer kaybı için 1.000,00 TL.
  4. Bakiye sorumluluk: Hasar için 24.698,91 TL, değer kaybı için 7.000,00 TL.

Başvuru sahibi vekili 20.01.2026 tarihli dilekçesiyle 10’ar TL olarak gösterdiği talepleri bu tutarlara yükseltmiş, toplam talep 31.698,91 TL olmuş ve başvuru ücreti tamamlanmıştır. Hakem, raporu yasal mevzuata uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bularak hesaba iştirak etmiştir.

Hakem, trafik sigortacısının sorumluluğunu sigortalı aracın kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı kabul etmiştir. Başvuru sahibinin kazaya karışan araçla ilişkisi bakımından “üçüncü kişi” konumunda olduğu, sigortacının da kaza tarihinde o aracın ZMSS sigortacısı olduğu belirtilerek tarafların sıfatı tespit edilmiştir.

📎 Karar metni: Hakem kararı, Sigorta Tahkim Komisyonunun resmî internet sitesinde yayımlanan 65. sayı Hakem Karar Dergisinden derlenmiştir; plaka, poliçe ve taraf bilgileri kaynakta “XXX” ile anonimleştirilmiştir.

🏷️ İskonto ve KDV hakkındaki değerlendirme

Hakem, sigortacının sorumluluğunun gerçek zararla sınırlı olduğunu vurgulamış; bilirkişinin uyguladığı iskonto oranının “piyasada herkesin alabileceği bir indirim oranı” olduğunu, bu nedenle gerçek zarar ilkesine aykırı olmadığını kabul etmiştir. Yani iskonto, yalnızca sigortacının anlaşmalı servisine özgü bir ayrıcalık olarak değil, herhangi bir alıcının elde edebileceği piyasa fiyatının parçası olarak görülmüştür.

KDV konusunda ise sigortacının itirazı kabul edilmemiştir. Hakeme göre sigortacı, gerçek zararın kapsamında yapılan onarım sonucunda yasal olarak ödenmek zorunda olunan KDV’den de sorumludur. Gerekçede 3065 sayılı KDV Kanunu’nun 1. maddesine göre Türkiye’de yapılan ticari faaliyet çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu hatırlatılmış ve KDV’nin bedele eklenmesinin yüksek yargıda yerleşik içtihat olduğu belirtilmiştir. Hesaplama KDV’li tutarlar üzerinden yapılmıştır.

KDV ve iskonto tartışmasının kasko sigortasındaki görünümü için sitede yer alan kaskoda KDV dahil bakiye hasar yazısına, değer kaybı hesabındaki yöntem tartışması için ise trafik sigortasında reel değer kaybı yazısına bakılabilir. K-2026/54218 sayılı kararı bunlardan ayıran asıl nokta, aşağıda ele alınan ekspertiz ücreti kalemidir.

📑 Ekspertiz ücreti neden reddedildi?

Hakem, ekspertiz ücretini değerlendirirken iki hükme değinmiştir. Birincisi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1426/1. maddesidir: Sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, faydasız kalmış olsalar bile ödemek zorundadır. İkincisi, kararda eksperin sigortacı veya sigorta ettiren ya da sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişilerce atanabileceğine ilişkin olarak anılan 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 22/19. maddesidir.

Bu hükümlere rağmen talep reddedilmiştir. Belirleyici olgu, ekspertiz ücreti faturasının sigortacıya başvuru tarihinden sonra düzenlenmiş olmasıdır. Hakemin ifadesiyle, başvuru sahibi tarafından ekspertiz ücretine ilişkin olarak yargılama öncesinde sigortacıya yapılmış geçerli bir başvuru bulunmamaktadır. Hakem bu kalemi “yargılama giderleri arasında değerlendirilen” bir talep olarak nitelendirmiş ve reddetmiştir.

Kararın bu bölümünden çıkan çerçeve şöyle özetlenebilir:

  • Gider kalemi, sigortacıya yapılan başvurunun içeriğinde yer almalıdır; başvurudan sonra doğan bir fatura, sonradan tahkimde ilk kez ileri sürülmüştür.
  • Hakem, TTK 1426’daki “makul gider” kuralını tartışmaya açmamış; sonucu başvurunun kapsamına ve fatura tarihine dayandırmıştır.
  • Kararda ekspertiz ücretinin tutarı ve ekspertizin hangi tarihte yapıldığı ayrıca belirtilmemiştir.

Not olarak eklemek gerekir ki 22/19. maddenin mevzuat.gov.tr’deki güncel metni, 6637 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra eksperin sigortacı, sigorta ettiren veya sözleşmeden menfaat sağlayan kişilerce atanmasına ve ekspertiz ücretinin belirlenmesine ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceğini öngörmektedir.

📅 Faiz türü, temerrüt ve giderler

Hakem, başvuru sahibinin 27.11.2025 tarihinde sigortacıya başvurduğunu tespit etmiş ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 99/1. maddesi uyarınca sigortacının 10.12.2025 tarihinde temerrüde düştüğünü kabul etmiştir. Maddeye göre sigortacı, genel şartlarda belirlenen belgelerin iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu sigorta sınırları içindeki miktarları ödemek zorundadır.

Faiz türü bakımından başvuru sahibinin avans faizi talebi reddedilmiştir. Gerekçe, borcun kaynağının haksız fiil olması ve taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunmamasıdır. Asıl alacağa temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir.

Yargılama giderleri yönünden hakem, baro pulu ve vekâlet harcının HMK 323 uyarınca yargılama gideri olmadığını belirterek bu kalemleri reddetmiş; 1.560,00 TL başvuru ücreti, 3.590,00 TL bilirkişi ücreti ve 55,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 5.205,00 TL’yi sigortacıya yüklemiştir.

Vekâlet ücreti konusunda gerekçe, Yargıtay’ın Komisyon önündeki uyuşmazlıklarda maktu tutarın altına inilmemek kaydıyla 1/5 oranında vekâlet ücretine hükmedilmesi yönündeki istikrarlı uygulamasına ve hakemlerin bozma kararlarına direnme hakkı bulunmadığına dayanmıştır. Hüküm fıkrasında ise kabul edilen tutar üzerinden AAÜT uyarınca hesaplanan 31.698,91 TL ilam vekâlet ücretine hükmedilmiştir.

📚 Dayanılan hükümler

  • TTK m.1426/1: Rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi için yapılan makul giderler, faydasız kalsalar bile sigortacı tarafından ödenir.
  • KTK m.85/1 ve m.91: İşletenin sorumluluğu ve bu sorumluluğun karşılanması için zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırılması.
  • KTK m.99/1: Belgelerin sigortacıya iletilmesinden itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yükümlülüğü.
  • 5684 sayılı Kanun m.22/19: Eksperin atanması ve ekspertiz ücretinin belirlenmesine ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi.
  • 5684 sayılı Kanun m.30/12: Belirli bir tutarın altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararları kesindir; üzerindeki uyuşmazlıklarda itiraz, daha yüksek tutarlarda temyiz yolu öngörülmüştür. Maktu tutarlar m.30/22 uyarınca artırılabilir.
  • 3065 sayılı KDV Kanunu m.1: Ticari faaliyet çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olması.

❓ Okurların sorduğu sorular

Kendi yaptırılan ekspertizin ücreti hiçbir durumda istenemez mi?

Kararda böyle genel bir sonuca varılmamıştır. TTK 1426/1, makul giderlerin sigortacı tarafından ödenmesini öngörmektedir. Bu dosyada talep, ekspertiz faturasının sigortacıya başvurudan sonra düzenlenmesi ve yargılama öncesinde bu kalem için geçerli bir başvuru bulunmaması nedeniyle reddedilmiştir. Olguları farklı dosyalarda değerlendirme değişebilir.

Yedek parçaya iskonto uygulanması zararı eksik ödemek anlamına gelmez mi?

Hakem bu soruya, iskontonun niteliğine bakarak yanıt vermiştir. Uygulanan oranın piyasada herkesin alabileceği bir indirim olduğu kabul edildiği için gerçek zarar ilkesine aykırılık görülmemiştir. İskontonun yalnızca belirli bir servise veya sigortacıya özgü olduğu durumlarda tartışmanın farklı yürüyebileceği, kararın gerekçesinden anlaşılmaktadır.

Neden avans faizi değil yasal faiz uygulandı?

Başvuru sahibi, sigortacıyla sözleşme ilişkisi bulunmayan üçüncü kişi konumundadır ve alacağın kaynağı trafik kazası nedeniyle doğan haksız fiildir. Hakem, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığını da gözeterek avans faizi talebini reddetmiş ve 10.12.2025 temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmetmiştir.

Bu karara karşı itiraz yolu var mı?

Kararın sonunda, Sigortacılık Kanunu’nun 30/12. maddesi gereğince kesin olmak üzere karar verildiği yazılıdır. Kesinlik, maddede öngörülen parasal sınırlara bağlı olduğu için daha yüksek tutarlı uyuşmazlıklarda itiraz ve temyiz yolları gündeme gelebilir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer hakem kararları ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Sigorta Tahkim Komisyonunun 65. sayı Hakem Karar Dergisinde yayımlanan K-2026/54218 sayılı hakem kararından derlenmiştir. Olaylara ilişkin anlatım, karar metnindeki tespitlere ve bilirkişi raporunun karara aktarılan bölümüne dayanır; ekspertiz faturasının tutarı ve tarihi karar metninde yer almamaktadır. Kusur oranı, poliçe limiti, iskontonun niteliği ve sigortacıya yapılan başvurunun kapsamı farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu