Yabancı Devlet Talebiyle Dondurma – Danıştay 10. D 2025/2800

Bir kuyumculuk ve para transferi şirketinin Türkiye’deki malvarlığı, ortada açılmış bir dava ya da yürüyen bir soruşturma bulunmadan, Resmî Gazete’de yayımlanan bir Cumhurbaşkanı Kararıyla dondurulur. Kararın arkasında Amerika Birleşik Devletleri’nin diplomatik notayla ilettiği bir talep, bu talebin üzerine Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının (MASAK) hazırladığı bir araştırma raporu ve bir komisyon değerlendirmesi vardır. Şirketin tek ortağı, işlemin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ve dayanak kanun hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğunu ileri sürerek doğrudan Danıştay’a dava açmıştır.
Danıştay 10. Dairesi, 29.05.2025 tarihli ve E.2021/7698, K.2025/2800 sayılı kararıyla, Anayasa’ya aykırılık iddiasını ciddi bulmamış ve malvarlığının dondurulmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararının davacıya ilişkin kısmında hukuka aykırılık görmeyerek davayı oy birliğiyle reddetmiştir. Karara karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık bırakılmıştır.
🌐 Talep nasıl geldi, rapor neyi tespit etti?
ABD Ankara Büyükelçiliği, notalarla bazı kişi ve kuruluşların malvarlıklarının dondurulmasını istemiştir. Bunun üzerine MASAK bir araştırma raporu hazırlayarak Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu’na sunmuştur. Karar metnine aktarılan rapor özetine göre:
- ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), 18.11.2019 tarihli açıklamasında bir para transfer şirketini, terör örgütü DEAŞ’a destek sağladığı gerekçesiyle yaptırım listesine almıştır.
- MASAK’ın sorgulamasında, Türkiye’de vergi kayıtlarındaki adresi listedeki şirketin adresiyle aynı olan bir kuyumculuk şirketine ulaşılmış; şirketin yüzde yüz hisseli tek ortağının davacı olduğu belirlenmiştir.
- Şirket adına bir taşıt kaydı bulunmuş, taşınmaz kaydına rastlanmamış; buna karşılık şirketin 2017-2019 yılları arasında yüklü miktarda döviz ve Türk lirası transferi yaptığı tespit edilmiştir.
- Transfer analizlerinde şirketin bir elektronik para kuruluşunun acentesi olarak faaliyet gösterdiği, o kuruluşun 21.11.2019 tarihinde temsilcilik ilişkisini tek taraflı sona erdirdiği bilgisine ulaşılmıştır.
- Şirket hesabından 2018 yılında, ABD’nin başka bir örgüte finansal destek iddiasıyla yaptırım uyguladığı bir kişinin hesabına iki işlemde toplam 17.168 TL gönderildiği görülmüştür.
Komisyon, BM Güvenlik Konseyinin 1373 (2001) sayılı kararının getirdiği yükümlülükleri ve karşılıklılık ilkesini dikkate alarak, ABD’den teminat istenmesine gerek görmeden dondurma yönünde öneride bulunmuştur. Ardından 29.10.2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 28.10.2021 tarihli ve 4713 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla şirketin Türkiye’deki malvarlıkları dondurulmuştur.
🗂️ Davacının itirazları ve idarenin savunması
Davacı; malvarlığının dondurulmasının kanunla yapılması gerektiğini, Cumhurbaşkanlığı kararıyla tesis edilen işlemin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, hakkında açılmış bir dava veya devam eden bir soruşturma bulunmadığını ileri sürmüştür. Ayrıca 6415 sayılı Kanun’un 6. maddesinin Anayasa’nın mülkiyet hakkını düzenleyen 35. maddesine aykırı olduğunu belirterek itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını istemiştir.
Davalı idareler ise talebin ABD tarafından terör örgütünün finansmanıyla mücadele kapsamında yapıldığını, MASAK araştırmasında şirketin örgüte mali destek sağladığı yönünde teyide muhtaç bilgilere ulaşıldığını ve Komisyon değerlendirmesinden sonra tesis edilen işlemin usule ve hukuka uygun olduğunu savunmuştur. Danıştay Tetkik Hâkimi ve Danıştay Savcısı da davanın reddi yönünde görüş bildirmiştir.
🏛️ Anayasa’ya aykırılık iddiası neden ciddi bulunmadı?
Daire, önce davacının itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması talebini incelemiştir. 6415 sayılı Kanun’un 6. maddesi daha önce iptal davasına konu olmuş ve Anayasa Mahkemesi 10.10.2013 tarihli, E.2013/45, K.2013/113 sayılı kararıyla kuralı Anayasa’ya aykırı bulmamıştı. Danıştay, bu kararda yer alan şu değerlendirmeleri aktarmıştır:
- Mülkiyet hakkı kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabilir; terörizmin finansmanının önlenmesinde kamu yararı bulunduğu açıktır.
- Terörü finanse eden fon ve malvarlıklarının dondurulmasında yürütmeye karar yetkisi tanınması ölçüsüz değildir.
- Geçici nitelikli bu idari tedbir kararının mutlaka yargı organlarınca verilmesini gerektiren bir anayasal zorunluluk yoktur.
- Kararların karşılıklılık ilkesine bağlı olarak yürütme tarafından verilmesini öngören kuralda Anayasa’ya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Bu nedenle Daire, aykırılık iddiasının hukuki temeli ve gerekçesi bulunmadığı sonucuna varmış ve itiraz yoluna gidilmesi istemini ciddi görmemiştir.
🔍 Danıştay’ın usul denetimi
Kararın ağırlık merkezi, yabancı devlet talebinin tek başına yeterli olup olmadığıdır. Daire, Kanun ve Uygulama Yönetmeliği hükümlerinden, yabancı devletin gerekçeli talebinin dondurma için tek başına yeterli görülmediği sonucunu çıkarmıştır. Buna göre talep üzerine diğer kurumlardan bilgi toplanmalı, mali araştırma sonuçları bir rapora bağlanmalı, Komisyon karşılıklılık ilkesini ve teminat gerekip gerekmediğini değerlendirmeli ve son karar Cumhurbaşkanınca verilmelidir.
Somut dosyada Daire, MASAK raporunun salt yabancı devlet talebine bağlı kalınmadan hazırlandığını tespit etmiştir. Raporda kimlik, adres, mükellefiyet, çalışma kayıtları, ortaklık ve yönetim bilgileri, malvarlığı, kredi bilgileri, para transferleri ve bağlantı analizleri incelenmiş; somut veriler ile makul irtibat ve değerlendirmelere dayanılmıştır. Komisyon da 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 6415 sayılı Kanun’un 9. maddesi ve Yönetmelik’te öngörülen usul ve üyelerle toplanmıştır.
Daire bu çerçevede, şirketin terörün finansmanındaki aracılığına ilişkin gerekçe ve dayanakların ortaya konulduğunu ve kararın inceleme, araştırma, değerlendirme ve karar aşamalarında Kanun’a uygun tesis edildiğini kabul ederek davayı reddetmiştir.
📘 6415 sayılı Kanun’daki yabancı devlet talebi süreci
Kararda uygulanan hükümler, mevzuat.gov.tr’deki güncel metinlerine göre şu çerçeveyi çizer:
- m.6/1: Yabancı devlet hükûmetinin malvarlığının dondurulması talebi, Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilir ve Cumhurbaşkanı tarafından karara bağlanır. Değerlendirmede karşılıklılık ilkesi gözetilir; karar verilebilmesi için talebin gerekçeleriyle birlikte gönderilmesi gerekir.
- m.6/3: Talebin yerine getirilmesi için ilgili devletten teminat istenebilir. Somut dosyada Komisyon bunu gerekli görmemiştir.
- m.6/5: Dondurma kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren bir yıl içinde talep eden devlet soruşturma başlatmazsa karar kaldırılabilir.
- m.11: Dondurma ve kaldırma kararları Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayım tarihinde ilgiliye tebliğ edilmiş sayılır; kararda kimin hakkında verildiği, sebepleri, kapsamı, süresi ile başvurulabilecek kanun yolları ve süresi yer alır.
Malvarlığının dondurulması, ceza muhakemesindeki el koyma ya da MASAK’ın şüpheli işlemlerde uyguladığı işlem erteleme tedbirinden farklı bir idari tedbirdir. Sitede daha önce MASAK blokesinde yedi iş günü ve MASAK blokesi ve el koyma yazılarında banka hesabındaki tedbirler ele alınmıştı; bu karar ise Cumhurbaşkanı Kararıyla doğrudan malvarlığına uygulanan dondurmanın yargısal denetimine odaklanmaktadır.
📌 Kararın sınırları
Kararı değerlendirirken birkaç noktanın altını çizmek gerekir:
- Danıştay davayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla incelemiş ve kararda İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık bırakılmıştır. Karar metninde kesinleşmeye ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır.
- Daire, şirketin veya ortağının bir suç işlediğini tespit etmemiştir. Denetim, idari tedbirin kanuni usule uygun alınıp alınmadığı ve somut verilere dayanıp dayanmadığıyla sınırlıdır; idarenin savunmasında da bilgilerin “teyide muhtaç” olduğu ifade edilmiştir.
- Davacının hakkında dava veya soruşturma bulunmadığı itirazı kararda ayrıca tartışılmamıştır; 6. madde, yabancı devlet talebiyle dondurma için önceden açılmış bir soruşturma şartı öngörmemektedir. Bir yıllık süre içinde soruşturma başlatılmamasının etkisi ise m.6/5’te “kaldırılabilir” şeklinde düzenlenmiş olup kararda ayrıca tartışılmamıştır.
❓ Okuyucuların sorabileceği sorular
Yabancı bir devletin listesine alınmak malvarlığının dondurulması için yeterli mi?
Danıştay’ın yorumuna göre yeterli değildir. Yabancı devletin gerekçeli talebi süreci başlatır; ancak MASAK’ın mali araştırması, Komisyon değerlendirmesi ve Cumhurbaşkanı kararı aşamalarından geçilmesi gerekir. Somut dosyada Daire, bu aşamaların somut verilerle tamamlandığını kabul etmiştir.
Dava neden idare mahkemesinde değil Danıştay’da görüldü?
Dava, Resmî Gazete’de yayımlanan bir Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemiyle açılmıştır ve Danıştay 10. Dairesi uyuşmazlığı ilk derece sıfatıyla karara bağlamıştır. Bu nedenle karara karşı temyiz merci olarak İdari Dava Daireleri Kurulu gösterilmiştir.
Ödeme kuruluşu acenteliği kararda nasıl bir rol oynadı?
MASAK raporu, şirketin bir elektronik para kuruluşunun acentesi olarak para transferi yaptığını ve bu kuruluşun 21.11.2019 tarihinde temsilcilik ilişkisini sona erdirdiğini tespit etmiştir. Bu bilgi, para transferi analizleri ve bağlantı incelemeleriyle birlikte, Daire’nin somut verilere dayanıldığı sonucuna varırken değerlendirdiği unsurlar arasındadır.
Dondurma kararı süresiz mi?
Kanun, yabancı devlet talebiyle verilen kararın bir yıl içinde talep eden devletçe soruşturma başlatılmazsa kaldırılabileceğini öngörür. Uygulama Yönetmeliği’nin karar metnine aktarılan 5. maddesine göre kaldırma, her yıl sonunda resen ya da malvarlığı dondurulan kişinin itirazı üzerine Komisyonca değerlendirilir. Somut dosyada böyle bir değerlendirme yapılıp yapılmadığı kararda yer almamaktadır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, benzer kararlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Danıştay 10. Dairesinin Bedesten sisteminde yayımlanan E.2021/7698, K.2025/2800 sayılı kararından derlenmiştir. Olaylara ilişkin anlatım, karar metninde aktarılan idari tespitlere ve Daire kabullerine dayanır; davacı ve şirket kimlikleri kaynakta anonimdir. Kararda yer alan iddialar, herhangi bir kişi veya kuruluş hakkında cezai sorumluluk tespiti niteliği taşımaz. Kanun hükümleri mevzuat.gov.tr’deki güncel metinden aktarılmıştır; temyiz aşamasının sonucu bu yazının konusu değildir. Talep eden devlet, araştırma bulguları ve süreç farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



