Emsal KararlarForex Hukukuİdare ve Kamu Personeli Hukuku

GYO Yöneticisine Üst Sınırdan Ceza – Danıştay 13. D 2025/879

Yedi yıllık finansal tablolarda ilişkili taraflardan alacaklar ve iştirakler hatalı ya da eksik gösterilmiştir. Sermaye Piyasası Kurulu bu nedenle halka açık bir gayrimenkul yatırım ortaklığına ve iki yönetim kurulu üyesine ayrı ayrı idari para cezası verir. Yönetim kurulu üyelerinden biri, kendisine kanuni üst sınırdan, 586.969,00 TL ceza uygulanmasını dava konusu yapar: Şirket zaten cezalandırılmışken yöneticiye en yüksek tutarı uygulamak ölçülü müdür?

Danıştay 13. Dairesi, 24.02.2025 tarihli ve E.2024/243, K.2025/879 sayılı kararıyla, davanın reddine ilişkin idare mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden bölge idare mahkemesi kararını, davacının temyiz istemini reddederek oyçokluğuyla ve kesin olarak onamıştır. Karşı oy, üst sınırdan ceza verilmesinin ölçülü olmadığı görüşündedir.

Kısa özet: Kurul, halka açık bir GYO’nun 2014-2020 dönemine ait ara dönem ve yıllık finansal tablolarının Sermaye Piyasasında Finansal Raporlamaya İlişkin Esaslar Tebliği’nin 5. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle şirkete ve sorumlu iki yönetim kurulu üyesine 6362 sayılı Kanun’un 103. maddesi uyarınca idari para cezası vermiştir. Davacı yönetim kurulu üyesine verilen ceza, 2020 yılı için üst sınır olan 586.969,00 TL’dir. İdare mahkemesi, davacının birinci dereceden sorumlu ve yetkili yönetim kurulu üyesi olduğunu ve ihlallerin farklı konularda ve birden fazla olduğunu belirterek davayı reddetmiş; bölge idare mahkemesi istinafı reddetmiş; Danıştay kararı onamıştır.

📑 Finansal tablolardaki aykırılık ve Kurul kararı

Karar metnine göre davacı, payları borsada işlem gören bir gayrimenkul yatırım ortaklığının yönetim kurulu üyesidir. Şirket hakkında yapılan denetim sonucunda düzenlenen denetleme raporunda, şirketin hatalı kayıtlar tuttuğu tespit edilmiş; Kurul, şirketin ve davacının savunmasını almıştır.

Tespitlerin özü şudur:

  • 2014-2020 dönemine ait ara dönem ve yıllık finansal tablolarda ilişkili taraflardan alacaklar ile iştiraklere ilişkin eksik, hatalı ve tutarsız bilgilere yer verilmiştir.
  • Bu durum, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun yayımladığı “Finansal Raporlamaya İlişkin Kavramsal Çerçeve” ile “TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu” standardına, dolayısıyla Kurulun Sermaye Piyasasında Finansal Raporlamaya İlişkin Esaslar Tebliği’nin 5. maddesine aykırı bulunmuştur.
  • Kurul, şirket ile sorumlu olduğu değerlendirilen iki yönetim kurulu üyesi hakkında ayrı ayrı idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir.
  • Davacıya 6362 sayılı Kanun’un 103. maddesi uyarınca verilen ceza 586.969,00 TL’dir.

Şirketin ve diğer yönetim kurulu üyesinin adı ile şirkete verilen cezanın tutarı kaynak metinde yer almamaktadır.

🏛️ Yargılama süreci

İdare mahkemesi, şirketin finansal tabloların hazırlanması ve sunulması çalışmalarında yeterli dikkat ve özeni göstermediğini, davacının da birinci dereceden sorumlu ve yetkili yönetim kurulu üyesi olduğunu kabul etmiştir. Mahkemeye göre ihlallerin farklı konularda ve birden fazla olması da gözetildiğinde üst sınırdan takdir edilen cezada hukuka aykırılık yoktur; dava reddedilmiştir.

Bölge idare mahkemesi, ilk derece kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek istinaf başvurusunu 2577 sayılı Kanun’un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca reddetmiştir.

Temyiz aşamasında davacı şu itirazları ileri sürmüştür:

  1. Hem şirkete hem de yönetim kurulu üyelerine ceza verilmesi hukuka aykırıdır ve mükerrer cezadır.
  2. Hüküm, tek taraflı hazırlanan rapora dayanmaktadır ve iddialar incelenmemiştir.
  3. Hatalar sehven yapılmış maddi hatalardır; günlük ihtiyaç için verilen borcun yazılması unutulmuş, yurt dışındaki ortaklık tam olarak kurulamamıştır.
  4. Üst sınırdan idari para cezası uygulanması ölçüsüzdür.

Danıştay Tetkik Hâkimi onama yönünde görüş bildirmiştir. Danıştay 13. Dairesi, temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını belirterek bölge idare mahkemesi kararını 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesi uyarınca onamıştır. Karar 24.02.2025 tarihinde kesin olarak ve oyçokluğuyla verilmiştir. Çoğunluk ayrıca bir gerekçe yazmamış, idare mahkemesinin gerekçesini yerinde bulmuştur.

📎 Karar metni: Danıştay 13. Dairesinin kararı, Bedesten / mevzuat.adalet.gov.tr kaynağında yayımlanan hâliyle derlenmiştir; davacı, şirket ve diğer yönetim kurulu üyesinin kimliği anonimdir, metindeki baş harfler çıkarılmıştır.

⚖️ Karşı oy: ölçülülük ve bireyselleştirme

Kararın en ayrıntılı gerekçesi karşı oy yazısındadır. Karşı oy şu adımlarla ilerler:

  • 6362 sayılı Kanun’un 103. maddesi, cezanın alt ve üst sınırını göstererek bu iki sınır arasında idareye takdir yetkisi tanımaktadır. Bu yetkinin makul ve ölçülü olmayan biçimde kullanılması eşitsizliğe, haksızlığa ve keyfiliğe yol açabilir.
  • 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrasına göre, alt ve üst sınırla belirlenen idari para cezasının miktarı belirlenirken kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulur.
  • Kurulun idari para cezalarına ilişkin uygulama esaslarını belirleyen ilke kararında; işbirliği, önceki ihlaller, ihlalin önemi, zararın büyüklüğü, kusurun yoğunluğu, savunmadaki samimiyet, zararın giderilip giderilmediği, yatırımcıların zarar görüp görmediği ve elde edilen menfaat gibi ölçütlere göre alt sınırdan uzaklaşılacağı ve bunun gerekçesinin açıkça belirtileceği öngörülmüştür.
  • Somut olayda fiiller nedeniyle halka açık şirkete de idari para cezası uygulanmıştır. Bu durum ve fiillerin niteliği dikkate alındığında, üst sınır olan 586.969,00 TL’nin esas alınması ölçülü değildir; bölge idare mahkemesi kararı bozulmalıdır.

Cezanın alt sınırdan uzaklaşılmasının gerekçesine ilişkin farklı bir dosya, sitede yer alan SPK idari para cezasında gerekçe kararında ele alınmıştır. O dosyada uyuşmazlık piyasa bozucu eylem cezasının tutarı üzerinedir; bu kararda ise mesele, aynı ihlal için tüzel kişiyle birlikte cezalandırılan yönetim kurulu üyesine en yüksek tutarın uygulanmasıdır.

🧭 Yönetim kurulu üyesinin sorumluluk dayanağı

6362 sayılı Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrası, ihraççının kamuya açıklanacak finansal tablo ve raporları Türkiye Muhasebe Standartları çerçevesinde Kurulca belirlenen düzenlemelere uygun olarak, zamanında, tam ve doğru şekilde hazırlamasını zorunlu tutar. İkinci fıkraya göre bu tabloların düzenlemelere uygun hazırlanmasından, sunulmasından ve gerçeğe uygunluğu ile doğruluğundan ihraççı ile kusurlarına ve durumun gereklerine göre ihraççının yönetim kurulu üyeleri sorumludur. Yönetim kurulunun finansal tablo ve raporların kabulüne dair ayrı bir karar alması da aynı fıkrada öngörülmüştür.

İdare mahkemesinin davacıyı “birinci dereceden sorumlu ve yetkili” yönetim kurulu üyesi olarak nitelendirmesi, bu kusur ve durum değerlendirmesine karşılık gelir. Davacının hataların sehven yapıldığı yönündeki savunması, yargı mercilerince cezayı kaldıran bir neden olarak kabul görmemiştir. Halka açık şirketlerde finansal raporlamaya ilişkin diğer SPK yaptırımları için sitedeki değerleme raporuna SPK cezası ve sınırlı denetimde şüphecilik kararlarına da bakılabilir.

💰 586.969,00 TL nereden geliyor?

6362 sayılı Kanun’un 103. maddesinin birinci fıkrası, düzenlemelere, standart ve formlara ve Kurul kararlarına aykırı hareket eden kişilere yirmi bin Türk Lirasından iki yüz elli bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilmesini öngörür. Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesinin yedinci fıkrasına göre idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.

Karşı oyda, cezanın tespitinde 2020 yılı için üst sınır olan 586.969,00 TL’nin esas alındığı belirtilmiştir. Kanun metnindeki 250.000 TL ile karardaki tutar arasındaki fark, bu yıllık yeniden değerleme mekanizmasından kaynaklanmaktadır. Diğer bir deyişle davacıya, o yıl için uygulanabilecek en yüksek tutar verilmiştir.

🔁 Şirkete ve yöneticiye ayrı ceza

Davacının “mükerrer ceza” itirazı, Kanun’un açık bir hükmüyle karşılaşmaktadır. 103. maddenin ikinci fıkrasına göre birinci fıkradaki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi bir özel hukuk tüzel kişisinin organı veya temsilcisiyse, ayrıca tüzel kişi hakkında da idari para cezası verilir. Aykırılık tüzel kişinin zararına sonuç doğurmuşsa tüzel kişiye ceza verilmez. Bu hüküm karşısında hem şirkete hem yönetim kurulu üyelerine ceza verilmesi tek başına hukuka aykırı sayılmamıştır.

Karşı oyun itirazı ise ayrı ceza verilmesine değil, tutarına yöneliktir: Şirket de cezalandırıldığına göre yöneticinin cezası belirlenirken bu olgunun hesaba katılması gerekirdi. Karşı oyda ayrıca Kanun’un 105. maddesinin ikinci fıkrası da aktarılmıştır. Bu hükme göre bir kabahatin idari yaptırım kararı verilinceye kadar birden çok işlenmesi hâlinde ilgiliye bir idari para cezası verilir ve ceza iki kat artırılır. Kararda Kurulun bu artırımı uygulayıp uygulamadığına ilişkin bir bilgi yer almamaktadır.

❓ Sık sorulan sorular

Şirket cezalandırıldıysa yönetim kurulu üyesine de ceza verilebilir mi?

6362 sayılı Kanun’un 103. maddesinin ikinci fıkrası organ veya temsilci ile tüzel kişinin ayrı ayrı cezalandırılmasını öngörmektedir. Bu dosyada şirkete ve iki yönetim kurulu üyesine ayrı ayrı ceza verilmiş, yargı mercileri bu işlemi hukuka uygun bulmuştur.

Üst sınırdan ceza neden hukuka uygun bulundu?

İdare mahkemesi, davacının birinci dereceden sorumlu ve yetkili yönetim kurulu üyesi olduğunu ve ihlallerin farklı konularda ve birden fazla olduğunu gerekçe göstermiş; bölge idare mahkemesi ve Danıştay bu kararı yerinde bulmuştur.

Karar oybirliğiyle mi verildi?

Hayır, oyçokluğuyla verilmiştir. Karşı oy, şirkete de ceza verilmiş olması ve fiillerin niteliği karşısında üst sınırdan ceza uygulanmasının ölçülü olmadığını ve kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.

Hangi bilgiler finansal tablolarda hatalı bulunmuştu?

Karar metnine göre 2014-2020 dönemine ait ara dönem ve yıllık finansal tablolarda ilişkili taraflardan alacaklar ile iştiraklere ilişkin eksik, hatalı ve tutarsız bilgilere yer verilmiştir. Ayrıntılı kalemler kaynak metinde yer almamaktadır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Danıştay 13. Dairesinin Bedesten / mevzuat.adalet.gov.tr kaynağında yayımlanan kararından derlenmiştir. Olaylara ilişkin anlatım, karar metninde aktarılan dava konusu istem, idare mahkemesi gerekçesi, temyiz dilekçesi ve karşı oy yazısına dayanır; davacının, şirketin ve diğer yönetim kurulu üyesinin kimliği kaynakta anonimdir. Kanun hükümlerine ilişkin açıklamalar yazıda bilgi amacıyla eklenmiştir. İhlalin niteliği ve tüzel kişiye verilen ceza farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu