Emsal KararlarForex Hukuku

İptal Sonrası Tenfiz Onandı – Yargıtay 11. HD 2025/7596

Hamburg’daki bir mahkeme 17.10.2006 tarihinde bir karar verir. Kararı lehine alanlar, bu hükmün ve yargılama masraflarına ilişkin masraf tespit kararlarının Türkiye’de de icra edilebilmesi için tenfiz davası açar. Dava sürerken, 2019 yılında yürürlüğe giren bir geçici madde, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan şirketlere karşı yürütülen dosyaların seyrini değiştirir; 2023’te ise Anayasa Mahkemesi bu geçici maddeyi iptal eder. Dosya bölge adliye mahkemesi, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu arasında gidip gelir. Sonunda yanıtlanması gereken soru şudur: Dayanak kanun hükmü ortadan kalktıktan sonra, yabancı mahkeme kararının tenfizi Türk kamu düzenine aykırı sayılabilir mi?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 17.12.2025 tarihli ve E.2025/3406, K.2025/7596 sayılı kararıyla, bölge adliye mahkemesinin tenfiz talebini kabul eden direnme kararını HMK 370/1 uyarınca kesin olarak ve oy birliğiyle onamıştır.

Kısa özet: Davacılar, Almanya Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesi 27. Sivil Hukuk Dairesinin 17.10.2006 tarihli kararı ile masraf tespit kararlarının tenfizini istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi (2023/1097 E., 2023/1343 K.), 7194 sayılı Kanun’la getirilen geçici 4. madde ve 6362 sayılı SPK’nın 16. maddesindeki hükümlerin tenfize engel bir kamu düzeni kuralı oluşturmadığını belirterek önceki hükmünde direnmiş ve davayı kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 14.05.2025 tarihli ve 2024/11-180 E., 2025/321 K. sayılı kararıyla, yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi iptal kararıyla oluşan yeni durum doğrultusunda inceleme yapılması için dosyayı Daireye göndermiştir. Daire, direnme kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

🇩🇪 Hamburg kararı ve tenfiz talebi

Karar metnine göre davacılar vekili, Federal Almanya Cumhuriyeti Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesi 27. Sivil Hukuk Dairesinin 17.10.2006 tarihli kararının ve yargılama masraflarına ilişkin masraf tespit kararlarının tenfizini talep etmiştir. Yabancı kararın konusu, tarafların kimliği ve hükmedilen tutar Yargıtay ilamında yer almamaktadır; bu nedenle yazıda bu konularda bir bilgi verilmemiştir.

Davalı vekili ise davanın reddini istemiş ve üç itirazda bulunmuştur:

  • Ortada usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir yabancı mahkeme kararı bulunmadığı,
  • Yabancı mahkeme kararının kamu düzeni kurallarına aykırı olduğu,
  • Kararın illiyet bağından yoksun olduğu.

Uyuşmazlığın sonraki aşamalarında belirleyici hâle gelen itiraz, kamu düzenine aykırılık itirazı olmuştur. Bölge adliye mahkemesinin gerekçesinden anlaşıldığı üzere, bu itiraz, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan anonim ortaklıklara ilişkin özel bir kanun hükmüyle bağlantılı olarak tartışılmıştır.

📜 Geçici madde 4: eklenme ve iptal takvimi

Kararda “7194 sayılı Kanun’a eklenen geçici 4. madde” olarak anılan düzenleme, mevzuat bilgi sisteminde 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler ile … Hakkında Kanun’un geçici 4. maddesi olarak yer almaktadır. Resmî kayıtlara göre takvim şöyledir:

  1. 05.12.2019: Geçici 4. madde, 7194 sayılı Kanun’un 41. maddesiyle 3332 sayılı Kanun’a eklenmiştir. Karar metni, düzenlemenin 07.12.2019 tarihli ve 30971 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandığını belirtir; mevzuat sistemindeki yürürlük tablosunda da yürürlük tarihi 07.12.2019 olarak gösterilir.
  2. 18.05.2023: Anayasa Mahkemesi, E.2020/11, K.2023/98 sayılı kararıyla geçici 4. maddenin birinci ve ikinci fıkralarını iptal etmiştir.
  3. 12.09.2023: İptal kararı, mevzuat sistemindeki tabloya göre bu tarihte yürürlüğe girmiştir.

Bölge adliye mahkemesi, geçici 4. madde ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 16. maddesinin, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklara ilişkin emredici hükümler getirdiğini kabul etmiştir. Ancak mahkemeye göre bu hükümler, Türk kamu düzeninin ihlaline yol açacak ve dolayısıyla yabancı mahkeme ilamının tenfizine engel olacak nitelikte değildir.

Aynı geçici maddenin iptalinin, bir başka tenfiz dosyasında usul bakımından nasıl sonuç doğurduğu sitedeki tenfizde AYM iptali ve yeni hüküm yazısında; iptal kararının kesin hüküm üzerindeki etkisi ise AYM iptali sonrası kesin hüküm yazısında ele alınmıştır.

🔄 Daire, direnme ve Hukuk Genel Kurulu

Kararın “Temyiz” bölümü, dosyanın izlediği yolu adım adım aktarır:

  • İlk bozma ve direnme: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi daha önce kararı bozmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, yukarıdaki gerekçeye ek olarak bozma ilamındaki karşı oyların “davaya konu mahkeme kararının tenfizi Türk kamu düzenine aykırılık oluşturmamakla yerel mahkemenin böyle bir değerlendirme yapmasına da gerek bulunmamaktadır” görüşünü içerdiğini belirterek önceki hükmünde direnmiş ve davayı kabul etmiştir.
  • Hukuk Genel Kuruluna gönderme: Davalı vekilinin temyizi üzerine Daire, HMK 373/5 uyarınca yaptığı incelemede bozma kararının yerinde olduğunu belirterek dosyayı Hukuk Genel Kuruluna göndermiştir.
  • Hukuk Genel Kurulu: Genel Kurul, 14.05.2025 tarihli ve 2024/11-180 E., 2025/321 K. sayılı kararıyla, temyiz isteminin incelendiği tarih itibarıyla yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi iptal kararıyla oluşan yeni durum doğrultusunda inceleme yapılması gerektiğini belirtmiş ve temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyayı Daireye geri göndermiştir.
  • Daire’nin son incelemesi: Daire, bölge adliye mahkemesinin esastan verdiği nihai kararda (direnme kararında) uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmadığını, HMK 369/1 ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektiren nedenlerin de olmadığını belirterek direnme kararını onamıştır.

Böylece Daire, daha önce bozma yönünde görüş bildirdiği bir dosyada, Anayasa Mahkemesi iptal kararının yürürlüğe girmesinden sonra bölge adliye mahkemesinin kabul kararını onaylamış olmaktadır.

📎 Karar metni: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde doğrulanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları ve yabancı mahkeme dosya numarası kaynakta anonimdir.

🧭 Tenfizde kamu düzeni ölçütü

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 54. maddesi, yetkili mahkemenin tenfiz kararını hangi şartlar dâhilinde vereceğini sayar. Bu şartlardan biri, maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması” şartıdır. Diğer şartlar karşılıklılık, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisi ve savunma hakkına ilişkindir.

Kararda MÖHUK 54’e numarasıyla atıf yapılmamıştır; ancak tartışmanın tamamı bu kamu düzeni ölçütü etrafında dönmüştür. Bölge adliye mahkemesinin yaklaşımında iki nokta öne çıkar:

  • Bir kanun hükmünün emredici nitelikte olması, onun tenfiz bakımından “kamu düzeni” kuralı sayılması için tek başına yeterli görülmemiştir.
  • Geçici 4. madde ve SPK 16’daki düzenlemeler, belirli anonim ortaklıklara ilişkin özel hükümler olarak değerlendirilmiş; yabancı bir mahkeme kararının Türkiye’de icra edilebilirliğini engelleyecek temel değerler arasında görülmemiştir.

Hukuk Genel Kurulunun yaklaşımı ise zamansal bir unsura dayanır: Temyiz incelemesi, inceleme tarihinde yürürlükte olan hukuka göre yapılacaktır. İptal kararının yürürlüğe girmesiyle, önceki bozmanın dayandığı tartışmanın zemini değişmiş; Daire de yeni durum karşısında direnme kararını onamıştır.

📈 Halka arz olunmuş sayılan şirketler için anlamı

6362 sayılı Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrasına göre, payları borsada işlem gören ortaklıklar ile kitle fonlaması suretiyle halktan para toplayan ortaklıklar hariç olmak üzere, pay sahibi sayısı beş yüzü aşan anonim ortaklıkların payları halka arz olunmuş sayılır ve bu ortaklıklar halka açık ortaklık hükümlerine de tabi olur. İkinci fıkra, payları borsada işlem görmeyen bu ortaklıkların statüyü kazandıktan sonra en geç iki yıl içinde borsaya başvurmasını öngörür. Çok sayıda pay sahibine ulaşan şirketlere karşı yabancı mahkemelerde alınan kararların Türkiye’de icrası, bu statünün pratikte tartışıldığı alanlardan biridir.

Kararın bu tür dosyalar bakımından ortaya koyduğu çerçeve şöyle özetlenebilir:

  • Geçici 4. maddenin iptalinden sonra, bu madde artık tenfiz davalarında bir engel olarak ileri sürülememektedir; Hukuk Genel Kurulu incelemenin yürürlükteki yeni duruma göre yapılmasını istemiştir.
  • Payları halka arz olunmuş sayılan bir şirkete ilişkin SPK hükümlerinin varlığı, yabancı kararın kamu düzenine açıkça aykırı olduğu sonucunu kendiliğinden doğurmamıştır.
  • Kararın kesin ve oy birliğiyle verilmiş olması, Dairenin iptal sonrasında bu konudaki tutumunu göstermesi bakımından önemlidir.

Bununla birlikte karar, yabancı hükmün esasına ilişkin bir değerlendirme içermez. Kesinleşme, savunma hakkı veya karşılıklılık gibi diğer tenfiz şartları, her dosyada ayrıca incelenen konulardır. Dairenin gerekçesi kısa bir onama gerekçesidir ve ayrıntı büyük ölçüde onanan bölge adliye mahkemesi kararından okunmaktadır.

❔ Sık sorulanlar

Yargıtay bu dosyada neden önce bozdu, sonra onadı?

Daire, bölge adliye mahkemesinin direnmesi üzerine bozma görüşünü sürdürerek dosyayı Hukuk Genel Kuruluna göndermiştir. Genel Kurul, yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi iptal kararıyla oluşan yeni durum doğrultusunda inceleme yapılmasını isteyerek dosyayı geri göndermiş; Daire de bu yeni durumda direnme kararını onamıştır.

Geçici 4. madde hangi kanunda ve ne zaman iptal edildi?

Madde, 7194 sayılı Kanun’un 41. maddesiyle 3332 sayılı Kanun’a eklenmiştir. Anayasa Mahkemesi 18.05.2023 tarihli ve E.2020/11, K.2023/98 sayılı kararıyla birinci ve ikinci fıkralarını iptal etmiş; iptal 12.09.2023’te yürürlüğe girmiştir.

Emredici bir sermaye piyasası hükmü tenfizi engeller mi?

Bu kararda engellememiştir. Bölge adliye mahkemesi, geçici 4. madde ve SPK 16’nın emredici hükümler içerdiğini kabul etmekle birlikte, bunların Türk kamu düzeninin ihlaline yol açacak nitelikte olmadığını belirtmiş; Daire bu kararı onamıştır.

Tenfiz kararı yabancı hükmün içeriğini yeniden inceler mi?

Tenfiz davasında Türk mahkemesi, MÖHUK 54’te sayılan şartların bulunup bulunmadığını inceler. Bu dosyada da tartışma kamu düzeni şartı üzerinde yoğunlaşmış; Yargıtay ilamı yabancı hükmün esasına dair bir değerlendirme içermemiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Bölge adliye mahkemesinin bulunduğu yer, tarafların kimliği ve yabancı mahkeme dosya numarası kaynakta anonimdir; yabancı kararın konusu ilamda yer almadığı için yazıda da belirtilmemiştir. Kanun maddelerinin eklenme ve iptal tarihleri resmî mevzuat kayıtlarından aktarılmıştır. Onama kararı yalnızca somut dosyadaki tenfiz talebine ilişkindir; farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu