Boşanma HukukuEmsal Kararlar

Mirasçıya Boşanma Tazminatı Yok – Yargıtay 2. HD 2026/6275

Boşanma davası sürerken taraflardan birinin ölmesi, dosyayı bir anda bambaşka bir zemine taşır. Evlilik artık mahkeme kararıyla değil ölümle sona ermiştir; boşanma istemi konusuz kalır. Ancak Türk Medeni Kanunu, ölen eşin mirasçılarına davayı tamamen kapatmama imkânı da tanır: Mirasçılardan biri davaya devam eder ve sağ kalan eşin kusuru ispatlanırsa, sağ kalan eş mirasçılık hakkını yitirir. Peki bu “kusur tespiti” davasında mirasçılar, ölen eşin boşanma davasında istediği maddi ve manevi tazminatı da alabilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin incelediği dosyada ilk derece mahkemesi bu soruya olumlu cevap vermiş, Daire ise farklı düşünmüştür.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 09.06.2026 tarihli ve E.2026/2451, K.2026/6275 sayılı kararıyla, sağ kalan erkek eşin boşanmaya sebep olacak derecede kusurlu olduğunun tespitine ilişkin hükmü onamış, ölen kadın eşin mirasçıları yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar yönünden ise kararı erkek yararına oy birliğiyle bozmuştur.

Kısa özet: Karşılıklı boşanma davalarının görüldüğü dosyada kadın eş, boşanma kararı kesinleşmeden ölmüş ve evlilik birliği ölümle sona ermiştir. Bozma ilamından sonra kadının mirasçıları davaya kusur tespiti bakımından devam etmiş; aile mahkemesi boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, erkeğin boşanmaya sebep olacak derecede kusurlu olduğunun tespitine ve mirasçılar yararına maddi ve manevi tazminata hükmetmiştir. Yargıtay, TMK 174/1 ve 174/2’deki tazminatların boşanmanın fer’i niteliğinde olduğunu, ortada bir boşanma kararı bulunmadığından mirasçılar yararına bu tazminatlara hükmedilemeyeceğini belirterek kararı yalnız tazminatlar yönünden bozmuştur.

🕯️ Dosyada ne oldu?

Karar metninden anlaşıldığı kadarıyla eşler arasında karşılıklı boşanma davaları görülmüştür. Dosya daha önce bir bozma kararına konu olmuş, bozmadan sonra aile mahkemesi yeniden hüküm kurmuştur. Bu süreçte davacı-davalı konumundaki kadın eş, boşanma kararı kesinleşmeden ölmüştür. Böylece evlilik birliği mahkeme kararıyla değil, ölümle sona ermiştir.

Kadının ölümünden sonra mirasçıları davaya kusur tespiti bakımından devam etmiştir. İlk derece mahkemesi bozma sonrası yaptığı yargılamada üç ayrı sonuca ulaşmıştır:

  • Evlilik ölümle sona erdiğinden konusuz kalan boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
  • Davalı-davacı erkeğin boşanmaya sebep olacak derecede kusurlu olduğunun tespitine,
  • Davacı-davalı kadının mirasçıları yararına maddi ve manevi tazminata.

Erkek eş vekili bu kararı asıl davanın kabulü, karşı davanın reddi, kusur belirlemesi ve hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz etmiştir. Karar metninde tazminat tutarlarına yer verilmemiştir.

🧭 TMK 181/2: Mirasçının davaya devamı

Türk Medeni Kanunu’nun 181. maddesinin birinci fıkrasına göre boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamazlar ve boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, kaybederler. 6217 sayılı Kanun ile 2011 yılında değiştirilen ikinci fıkra ise şu kuralı getirir: Boşanma davası devam ederken ölen eşin mirasçılarından birisinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması hâlinde de birinci fıkra hükmü uygulanır.

Bu düzenlemenin mantığı açıktır. Boşanma davası sürerken bir eş ölürse, evlilik hukuken ölümle sona erdiği için sağ kalan eş normalde yasal mirasçı olur. Kanun, boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu olan sağ kalan eşin bu durumdan yararlanmasını engellemek amacıyla mirasçılara davayı “kusur tespiti” yönünden sürdürme imkânı tanımıştır. Uygulamada bu davalar, karar başlıklarında “Kusur Tespiti (TMK md.181/2)” olarak da anılmaktadır.

Önemli olan nokta şudur: Bu yoldan ulaşılan sonuç, sağ kalan eşin mirasçılık sıfatını ve ölüme bağlı tasarruflardan doğan haklarını kaybetmesidir. Kanun metni, mirasçıların bu davada boşanmanın diğer sonuçlarını da talep edebileceğine dair bir hüküm içermez.

Ölümün evlilik davalarına etkisine ilişkin farklı bir örnek için sitedeki ölümle biten evlilikte mutlak butlan yazısına; mirasçılık sıfatının düşmesinin üçüncü kişilere etkisi için ise mirasçılığı düşen eşten pay alan kişinin iyiniyeti yazısına bakılabilir.

⚖️ Daire neden tazminatları bozdu?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi önce temyiz itirazlarının büyük kısmını reddetmiştir. Daireye göre mahkeme bozmaya uygun işlem ve araştırma yapmış, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hak durumları ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönler yeniden incelenemez hâle gelmiştir. Bu nedenle erkeğin kusur belirlemesine ve diğer yönlere ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, hüküm bu kısımlar bakımından HMK’nın 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca onanmıştır.

Tazminatlar konusunda ise Daire farklı bir sonuca ulaşmıştır. Gerekçe kısa ama nettir:

  1. Tazminatların niteliği: TMK’nın 174. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında düzenlenen maddi ve manevi tazminatlar boşanmanın fer’i niteliğindedir.
  2. Boşanma kararı yok: Evlilik ölümle sona erdiğinden ortada verilmiş bir boşanma kararı bulunmamaktadır.
  3. Sonuç: Bu nedenle davacı-davalı kadının mirasçıları yararına boşanmanın fer’i niteliğindeki maddi ve manevi tazminatlara hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

Daire bu gerekçeyle ilk derece mahkemesi kararını yalnız hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar yönünden erkek yararına bozmuş, dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

📎 Karar metni: Kararın tam metni Yargıtay Karar Arama sisteminden alınarak doğrulanmıştır; taraf adları kaynakta yer almamaktadır.

🔗 “Fer’i” nitelik ne anlama geliyor?

Hukuk dilinde fer’i (bağlı) talepler, asıl bir talebin varlığına bağlı olarak doğan ve onun akıbetini izleyen taleplerdir. Boşanma davasında nafaka, velayet, maddi ve manevi tazminat gibi konular boşanma hükmüne bağlı sonuçlar olarak değerlendirilir. TMK 174’ün lafzı da bu bağı gösterir:

  • Maddi tazminat (TMK 174/1): Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.
  • Manevi tazminat (TMK 174/2): Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan uygun miktarda manevi tazminat isteyebilir.

Maddi tazminat boşanmanın kendisinden doğan menfaat kaybını karşılamaya yöneliktir; boşanma gerçekleşmemişse bu kayıp da boşanmadan kaynaklanmış olmaz. Manevi tazminat ise boşanmaya sebep olan olaylara bağlanmış olsa da Daire onu da boşanmanın fer’i sonuçları arasında saymış ve aynı sonuca bağlamıştır.

Böylece karar, TMK 181/2 davasının kapsamını daraltan bir çizgi çeker: Mirasçıların devam ettiği dava artık bir boşanma davası değil, sağ kalan eşin kusurunun tespitine yönelik bir davadır. Bu davada kusurun tespiti, sağ kalan eşin mirasçılık sıfatı ve ölüme bağlı tasarruflardan doğan hakları bakımından sonuç doğurur; ancak boşanma hükmüne bağlı tazminatlar için gereken temel unsur, yani bir boşanma kararı, bulunmamaktadır.

Boşanma tazminatında kusur dengesinin nasıl kurulduğuna dair farklı bir örnek için erkek lehine boşanma tazminatı yazısı incelenebilir.

📌 Kararın sınırları

Kararın kapsamını doğru okumak için bazı noktaların altını çizmek gerekir:

  • Kusur tespiti ayakta kalmıştır: Daire, erkeğin boşanmaya sebep olacak derecede kusurlu olduğunun tespitine ilişkin hükmü bozmamış, bu yöndeki temyiz itirazlarını reddetmiştir. Dolayısıyla TMK 181/2’nin öngördüğü sonuç bakımından tespit hükmü onanmıştır.
  • Yalnız TMK 174 tazminatları bozulmuştur: Bozma, boşanmanın fer’i niteliğindeki maddi ve manevi tazminatlarla sınırlıdır.
  • Genel hükümler tartışılmamıştır: Kararda, ölen eşin sağlığında maruz kaldığı eylemler nedeniyle genel hükümlere dayanan ayrı bir talebin mümkün olup olmadığı ele alınmamıştır. Karar yalnızca bu tazminatların boşanmanın fer’i olarak kusur tespiti davasında hükme bağlanamayacağını belirtmektedir.
  • Usuli çerçeve: Bozmaya uyulmakla oluşan usuli kazanılmış haklar ve bozma dışında kalarak kesinleşen yönler yeniden incelenmemiştir; bu da dosyanın önceki aşamalarının kararın sonucunu etkilediğini gösterir.

Bozma kararından sonra ilk derece mahkemesinin tazminat talepleri hakkında nasıl bir hüküm kuracağı, bozmaya uyup uymamasına ve yapılacak yargılamaya bağlıdır.

❔ Sık sorulanlar

Boşanma davası sürerken eşlerden biri ölürse dava ne olur?

Evlilik ölümle sona erdiği için boşanma istemi konusuz kalır ve bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Bu kararda da aile mahkemesi bu yolu izlemiş, Yargıtay bu yönü bozmamıştır. Ölen eşin mirasçılarından biri TMK 181/2 uyarınca davaya sağ kalan eşin kusurunun tespiti yönünden devam edebilir.

Kusur tespiti davasında sağ kalan eşin kusuru ispatlanırsa ne olur?

TMK 181’in birinci fıkrası uygulanır: Sağ kalan eş, ölen eşin yasal mirasçısı olamaz ve boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça kaybeder. Kanunun bu davaya bağladığı sonuç budur.

Mirasçılar bu davada TMK 174'e göre maddi ve manevi tazminat alabilir mi?

Bu kararda Yargıtay 2. Hukuk Dairesi buna olumsuz cevap vermiştir. Daireye göre TMK 174/1 ve 174/2’deki tazminatlar boşanmanın fer’i niteliğindedir; evlilik ölümle sona erdiğinden ortada bir boşanma kararı yoktur ve mirasçılar yararına bu tazminatlara hükmedilemez.

Bozma kararı erkeğin kusurlu olduğu tespitini de ortadan kaldırdı mı?

Hayır. Daire, kusur belirlemesine yönelik temyiz itirazlarını reddetmiş ve hükmün bozma dışında kalan kısımlarını onamıştır. Bozma yalnızca mirasçılar yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminatlarla sınırlıdır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, aile hukukuna ilişkin diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Tarafların kimliği ve mahkemenin yeri kaynakta yer almamaktadır. Karar, tazminatlar yönünden bir bozma kararıdır; bu kısım bakımından nihai sonuç ilk derece mahkemesinin yapacağı yeni yargılamaya bağlıdır. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu