Emsal KararlarGayrimenkul Hukuku

Mirasçılığı Düşen Eşten Pay Alan – Yargıtay HGK 2026/355

Boşanma davası sürerken ölen bir kişinin eşi, noterden aldığı mirasçılık belgesiyle taşınmaz paylarını adına tescil ettirip kısa süre sonra bir komşuya satarsa ne olur? Yıllar sonra boşanma davasında eşin tam kusurlu olduğu kesinleşir, mirasçılık belgesi iptal edilir ve eşin aslında hiç mirasçı olmadığı ortaya çıkar. Bu noktada çatışma, tapudaki kayda güvenerek pay satın alan üçüncü kişi ile mirasın gerçek sahipleri arasında yaşanır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 10.06.2026 tarihli ve E.2025/486, K.2026/355 sayılı kararıyla, mirasçılık sıfatını sonradan yitiren eşten pay satın alan kişinin kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığını, bu nedenle Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 1023. maddesinin korumasından yararlanacağını kabul ederek Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.

Kısa özet: Mirasbırakan, ikinci eşine karşı açtığı boşanma davası sürerken ölmüş; çocukları davaya kusur tespiti için devam etmiş ve eşin tam kusurlu olduğu kesinleşmiştir. Bu arada eş, sonradan iptal edilen mirasçılık belgesine dayanarak 2/B vasfı nedeniyle Hazine adına kayıtlı taşınmazlarda 6292 sayılı Kanun kapsamında 1/4 payları adına tescil ettirmiş ve bu payları davalıya satmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi alıcıyı iyiniyetli saymayarak davayı kabul etmiş, Özel Daire bozmuş, BAM direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, eşin tescilinin yolsuz olduğunu ancak alıcının kötüniyetinin kanıtlanamadığını belirterek direnme kararını değişik gerekçeyle bozmuştur.

📅 Bir günlük fark: dava, ölüm ve tescil

Kararda aktarılan tarihler, uyuşmazlığın nasıl doğduğunu açıkça göstermektedir. Mirasbırakan, ikinci eşi aleyhine 02.08.2010 tarihinde boşanma davası açmış ve bir gün sonra, 03.08.2010 tarihinde ölmüştür. Davaya, ilk eşinden olma çocukları TMK’nın 181/2. maddesi uyarınca kusur tespiti yönünden devam etmiştir. Bu hükme göre boşanma davası devam ederken ölen eşin mirasçılarından birinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması hâlinde, sağ kalan eş yasal mirasçı olamaz.

Olayın taşınmaz boyutu ise şöyledir:

  • dava konusu üç parsel, 02.07.2010 tarihli kullanım kadastrosu çalışmalarıyla 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılmış ve Hazine adına tescil edilmiş; beyanlar hanesine parseldeki fındık ağaçlarının mirasbırakanın kullanımında olduğu şerhi işlenmiştir;
  • eşin talebi üzerine düzenlenen 15.01.2013 tarihli noter mirasçılık belgesinde eş 7/28, yedi çocuk ise 3/28’er paylı mirasçı olarak gösterilmiştir;
  • eş, bu belgeyle 6292 sayılı Kanun kapsamında doğrudan satış hak sahipliği belgeleri almış ve taşınmazlardaki 1/4 paylar adına tescil edilmiştir;
  • eş, bu payları 26.06.2014 tarihinde davalıya satmıştır.

Boşanma davasında eşin tam kusurlu olduğuna ilişkin karar 04.02.2015 tarihinde, mirasçılık belgesinin iptaline ve yalnız çocukların mirasçı olduğuna ilişkin karar ise 05.01.2021 tarihinde kesinleşmiştir. Dolayısıyla satış anında tapu kaydı ve mirasçılık belgesi eşi mirasçı olarak gösteriyordu; gerçek durum ise sonradan kesinleşen kararlarla ortaya çıkmıştır.

🗂️ On yıla yayılan yargılama

Çocuklar, satın alanın mirasbırakanı, eşini ve kendilerini tanıdığını, boşanma davasını bildiğini, yalnız bir kısım payı almasının ticari açıdan anlamsız olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir. Davalı ise duruşmada payları almadan önce mirasbırakanın yakınlarına durumu sorduğunu, onların babalarının yerini para ile satın almayacaklarını söylemesi üzerine satın aldığını beyan etmiştir.

Dosya, Genel Kurula gelinceye kadar birçok aşamadan geçmiştir:

  • 2016: İlk derece mahkemesi davayı taraf muvazaası olarak nitelendirip yazılı delil bulunmadığından reddetmiş; BAM, davanın yolsuz tescile dayandığını belirterek kararı kaldırmıştır.
  • 2018: Mahkeme, satış tarihinde eşin mirasçılık sıfatının bulunduğunu ve tescilin yolsuz olmadığını kabul ederek yeniden reddetmiş; BAM, mirasçılık belgesinin iptali davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek kararı tekrar kaldırmıştır.
  • 2021: Mahkeme, tescilin yolsuz hâle geldiğini kabul etmiş, ancak davalının kötüniyetinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
  • 2022: BAM, eşin payları tescilden kısa süre sonra aynı bölgede kardeşiyle emlak işiyle uğraşan davalıya devrettiğini, boşanma davasının uzun sürdüğünü ve davalının durumdan haberdar olduğunu kabul ederek davayı kabul etmiştir.
  • 2024: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, davalının taşınmaza bitişik taşınmazının bulunduğunu, satış tarihinde eşlerin henüz boşanmadığını ve 6292 sayılı Kanun’a göre idarece yapılan satış nedeniyle muvazaa iddiasının dinlenemeyeceğini belirterek kararı bozmuş; BAM önceki gerekçesini tekrarlayarak direnmiştir.

Davacılar da bazı mirasçılar yönünden pay miktarı ve vekâlet ücreti bakımından temyiz yoluna başvurmuştur. Genel Kurul, Özel Dairece temyiz itirazları reddedilen davacılar bakımından kararın kesinleştiğini, bu nedenle direnme kararını temyizde hukuki yararlarının bulunmadığını belirterek davacıların temyiz istemini oy birliğiyle reddetmiştir.

🧱 Eşin tescili neden yolsuz?

Genel Kurul önce eş adına oluşan tescilin niteliğini incelemiştir. Karara göre aynî haklar tescille doğar (TMK 1021-1022), ancak tapu sisteminde illilik (sebebe bağlılık) ilkesi geçerlidir; tescil, geçerli bir hukuki sebebe dayanmadıkça beklenen sonucu doğurmaz. TMK’nın 1024/2. maddesi bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun tescili yolsuz saymaktadır.

Somut olayda eş, gerçek durumu yansıtmayan bir mirasçılık belgesiyle idareye başvurarak payları adına tescil ettirmiştir. Genel Kurul, bu tescilin TMK 1024 uyarınca yolsuz olduğunu ve bu konuda BAM ile Özel Daire arasında uyuşmazlık bulunmadığını vurgulamıştır. Kararın ağırlık noktası bu nedenle ikinci el konumundaki alıcıdır.

⚖️ Alıcının iyiniyeti ve ispat yükü

TMK’nın 1023. maddesi, tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir aynî hak kazanan üçüncü kişinin kazanımını korur; 1024. madde ise yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişinin bu tescile dayanamayacağını düzenler. Genel Kurul, bu iki hükmü birlikte değerlendirirken şu ilkeleri öne çıkarmıştır:

  • kanunun iyiniyete sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyiniyetin varlığıdır (TMK 3);
  • bu nedenle alıcının kötüniyetli olduğunu, bunu ileri süren davacı ispat etmelidir (TMK 6, HMK 190);
  • kötüniyetin ispatı güç olduğundan davacı fiilî karinelerden yararlanabilir; taşınmazın çok sık aralıklarla el değiştirmesi veya rayiç değerin çok altında satılması bu karinelere örnek gösterilmiştir;
  • yüzeysel ve şekilci bir araştırma yerine, görünüşte değil gerçek anlamda iyiniyetli kişiyi korumak amacıyla tüm deliller derinliğine incelenmelidir.

Bu ölçütler somut olaya uygulandığında Genel Kurul şu tespitlere ulaşmıştır: eş adına tescil için mal müdürlüğü yazıları 2013 yılında yazılmış, satış ise 26.06.2014 tarihinde yapılmıştır; tescilin hemen ardından bir pay satışı söz konusu değildir. Dinlenen davacı tanıklarından biri davalının taraflar arasındaki geçimsizliği bilip bilmediğinden haberi olmadığını, diğeri davalının boşanma davasından haberinin olduğunu zannetmediğini söylemiştir. Sosyal ve ekonomik durum araştırmasında davalının belediyede itfaiye şoförü olarak çalıştığı, düzenli maaşı olduğu ve kendi evinde oturduğu, dolayısıyla payları satın alma gücünün bulunduğu belirlenmiştir. Satıcı eş ile davalı arasında sosyal ya da beşerî bir ilişki bulunduğuna dair delil de dosyaya yansımamıştır.

Bu verilerle Genel Kurul, davalının yolsuz tescili bildiğinin ya da gerekli özeni gösterseydi bilebilecek durumda olduğunun kanıtlanamadığı sonucuna varmıştır. Tapu iptali davalarında ispat yükünün farklı bir görünümü için aldatma ile tapu iptali ve ispat yükü yazısı bu kararla birlikte okunabilir.

📎 Karar metni: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları kaynakta anonimleştirilmiştir.

🏛️ Genel Kurulun sonucu

Genel Kurul, davalının TMK 1023 korumasından yararlanacağını ve iktisabının korunacağını kabul etmiştir. Görüşmeler sırasında bir kısım üye, davalının boşanma davasını bildiğini, hızlı hareket ederek taşınmaza paydaş olmaya çalıştığını ve bu nedenle direnme kararının onanması gerektiğini savunmuş; ancak bu görüş çoğunlukça benimsenmemiştir.

Sonuçta davalı vekilinin temyiz itirazları kabul edilmiş ve direnme kararı, Özel Dairenin muvazaa ve Hazine satışı eksenli gerekçesinden farklı olarak, yolsuz tescil ve iyiniyet karinesi üzerinden kurulan “değişik gerekçe” ile HMK 371 uyarınca oy çokluğuyla bozulmuştur. Dosya, HMK 373/2 uyarınca kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmiş; karar 10.06.2026 tarihinde kesin olarak verilmiştir.

🧭 Karardan çıkan pratik sonuçlar

Karar üç tespit içermektedir:

KonuGenel Kurulun yaklaşımı
Sonradan iptal edilen mirasçılık belgesiyle yapılan tescilGerçek durumu yansıtmayan belgeye dayandığı için TMK 1024 anlamında yolsuzdur.
İkinci el alıcının konumuTMK 3 gereği iyiniyetli sayılır; kötüniyeti davacı ispat eder.
Fiilî karinelerSık el değiştirme ve rayiç altı bedel örnek gösterilmiş, satıcıyla sosyal ilişki bulunup bulunmadığı da incelenmiştir; BAM’ın dayandığı aynı bölgede yaşama ve davacılarla önceden görüşme gibi olgular kötüniyetin ispatı için yeterli bulunmamıştır.

Karar ayrıca mirasçılık sıfatının TMK 181/2’ye göre ancak boşanma davasında kusurun ispatı ve kesinleşmesiyle düşmesinin, tapu sicilinde uzun bir “görünür mirasçı” dönemi yaratabileceğini göstermektedir. Bu dönemde yapılan devirlerde mirasın gerçek sahipleri bakımından sonuç, alıcının iyiniyetine ilişkin delillere bağlı kalmaktadır. Oy çokluğuyla verilen karar, iyiniyet değerlendirmesinin somut olgulara göre şekillendiğini de göstermektedir.

❓ Merak edilenler

Boşanma davası devam ederken eş ölürse sağ kalan eş mirasçı olur mu?

TMK 181/2’ye göre ölen eşin mirasçılarından biri davaya devam eder ve sağ kalan eşin kusuru ispatlanırsa, sağ kalan eş yasal mirasçı olamaz. Bu dosyada çocuklar davaya devam etmiş, eşin tam kusurlu olduğu kesinleşmiş ve sonrasında mirasçılık belgesi iptal edilerek yalnız çocukların mirasçı olduğu belirlenmiştir.

Mirasçılık belgesi iptal edilince alıcının tapusu da kendiliğinden iptal edilir mi?

Bu kararda edilmemiştir. Genel Kurul, eş adına yapılan tescilin yolsuz olduğunu kabul etmekle birlikte, bu tescile dayanarak pay satın alan kişinin iyiniyetli olması hâlinde kazanımının TMK 1023 uyarınca korunacağını belirtmiştir. Belirleyici olan, alıcının yolsuzluğu bilip bilmediği veya bilmesi gerekip gerekmediğidir.

Alıcının taşınmazın komşusu olması kötüniyet sayıldı mı?

Bu dosyada sayılmamıştır. Özel Daire, davalının bitişik taşınmazının bulunduğuna ve payı oranında kullandığına değinmiştir. Genel Kurul ise BAM’ın dayandığı aynı bölgede yaşama ve satıştan önce davacılarla görüşme gibi olgulara karşın, tanık beyanları, tescil ile satış arasındaki süre, alıcının satın alma gücü ve satıcıyla sosyal ilişkisinin bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde kötüniyetin kanıtlanamadığı sonucuna varmıştır.

Davacıların pay miktarına ilişkin temyizi neden incelenmedi?

Davacılar direnmeden önceki kararı da temyiz etmiş ve Özel Daire bu itirazları reddetmişti. Genel Kurul, bu taraf yönünden kararın kesinleştiğini, dolayısıyla direnme kararını temyizde hukuki yararlarının kalmadığını belirterek davacıların temyiz istemini oy birliğiyle reddetmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, boşanma davası sürerken ölen mirasbırakanın eşinin sonradan iptal edilen mirasçılık belgesiyle edindiği payları sattığı, alıcının kötüniyetine ilişkin delillerin yetersiz bulunduğu somut dosyaya dayanmaktadır; tanık beyanları, satış bedeli, taraflar arasındaki ilişki ve tescil tarihleri farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu