MHRS Görevlisine Fazla Maaş – Yargıtay 4. HD 2023/1310

Sağlık Bakanlığı merkezinde MHRS (Merkezi Hekim Randevu Sistemi) projesi için geçici görevlendirilen bir doktorun görevi sona eriyor, ancak doktor kadrosunun bulunduğu hastanedeki başhekim yardımcılığı görevine dönmüyor. İstifa ettiği tarihe kadar kendisine maaş ve diğer ödemeler yapılmaya devam ediyor. İdare, “müstafi sayılması gerekirken işlem yapmadılar” diyerek bu ödemelerin hastane yöneticilerinden tahsilini istiyor. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, davalıların bu ödemelerden sorumlu tutulamayacağına ilişkin kararı onuyor.
Karar Arama sayfasında “MHRS” araması yapan okuyucular bu karara, uyuşmazlığın MHRS projesi komisyonundaki geçici görevin sona ermesinden doğması nedeniyle ulaşmaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 07.02.2023 tarihli ve E.2021/23884, K.2023/1310 sayılı kararıyla bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle onamıştır.
🏥 MHRS komisyonundan dönmeyen doktor
Dava dilekçesine göre, kadrosu İstanbul’daki bir eğitim ve araştırma hastanesinde sözleşmeli başhekim yardımcısı olarak bulunan bir doktor, Sağlık Bakanlığı merkezinde MHRS çalışmaları için geçici olarak görevlendirilmiştir. Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü, doktorun MHRS projesi komisyonundaki görevini sonlandırmış, geçici görevin uzatılmadığını ve görevin sona erdiğini kadrosunun bulunduğu hastane yöneticiliğine yazıyla bildirmiştir.
Davacıya göre Bakanlıktaki görevi sona eren doktorun başhekim yardımcılığı görevine dönmesi gerekirken dönmemiş; hastane yöneticiliğince gerekli idari işlemler yapılarak müstafi sayılması gerekirken işlem yapılmamıştır. Doktor istifa ettiği tarihe kadar maaş ve diğer ödemeleri almaya devam etmiştir. Davacı idare, bu ödemelerin kurum zararı olduğunu ve davalı hastane yöneticilerinin bundan sorumlu bulunduğunu ileri sürerek 86.251,10 TL‘nin davalılardan tahsilini istemiştir.
🗂️ Hastane yöneticilerinin savunması
Davalılardan biri; zamanaşımının dolduğunu, başhekimlerin yalnızca tıbbi hizmetler ve koordinasyondan sorumlu olup harcama yetkilisi ve ita amiri olmadığını, göreve başlamasından iki hafta sonra doktorun yanına geldiğini, doktor hakkında kendisine resmî bir yazı gelmediğini ve sözlü olarak da haberi olmadığını savunmuştur. Bu göreve başlayanların nakil kâğıdı ve dosyası geldiğinde durumun kişiye tebliğ edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Bir diğer davalı, mevcut olmayan bir işten çıkış evrakıyla işlem yapmasının mümkün olmadığını, ödemelerin doktorun kendisinden istenmesi gerektiğini belirtmiştir. Üçüncü davalı ise davaya cevap vermemiştir.
⚖️ İlk derece ve istinaf gerekçeleri
Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 03.04.2018 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir. Gerekçeye göre, atama tasarrufuyla çalışan kamu görevlilerinin çalıştıkları kuruma verdikleri zarardan kaynaklanan davalarda husumetin doğrudan kamu görevlisine yöneltilmesi gerekirken dava davalılara yöneltilmiştir ve davalılar sorumlu değildir.
Davacı vekili istinafta, davalıların fazla ödeme yapılmasına sebep olduğunu ve dava dışı memurdan bedel istenmesinin davalılardan istenmesine engel olmadığını ileri sürmüştür. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi ise davalıların kurum zararına yol açacak herhangi bir işlem ve eyleminin ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
🧩 Yargıtay’ın değerlendirmesi
Daire uyuşmazlığı, Bakanlık merkezinde görevli doktorun geçici görevi uzatılmadığı hâlde kadrosundaki göreve dönmemesi nedeniyle müstafi sayılması gerekirken davalılarca işlem yapılmadığından, istifa tarihine kadar yapılan ödemelerin davalılardan tahsili istemi olarak nitelendirmiştir. İlgili hukuk olarak HMK 369/1, 370 ve 371 ile TBK 49 gösterilmiştir.
TBK 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Haksız fiil sorumluluğunda zarar, kusur, hukuka aykırılık ve illiyet bağının birlikte bulunması gerekir. Daire, kararın tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve dava dışı doktora yapılan ödemelerle ilgili davalıların herhangi bir sorumluluğunun bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olduğunu belirtmiştir.
HMK 371’e göre bölge adliye mahkemesi kararlarının bozulması ancak kanunda sayılan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davacının temyiz sebepleri bu nitelikte görülmemiş, karar HMK 370/1 uyarınca onanmıştır. Davacı idare yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca harç alınmamasına karar verilmiştir.
📌 Kurum zararı davalarında dikkat çeken noktalar
Yargıtay onama kararında ayrıntılı bir gerekçe yazmamış, alt mahkemelerin değerlendirmesini yerinde bulmuştur. Kararın okunmasında öne çıkan noktalar şöyle özetlenebilir:
- Ödemeyi alanla işlem yapmayanın ayrımı: Alt mahkemeler, haksız ödemenin asıl muhatabının ödemeyi alan kamu görevlisi olduğunu; hastane yöneticilerine sorumluluk yüklenebilmesi için onların zarara yol açan işlem veya eyleminin ispatı gerektiğini kabul etmiştir.
- Yetki ve bilgi: Davalılardan birinin, harcama yetkilisi ve ita amiri olmadığı ve kendisine resmî yazı gelmediği yönündeki savunması dosyada yer almıştır. Kurum zararı davalarında görev tanımı ve bildirimin kime ulaştığı bu nedenle önem taşır.
- İspat yükü: Bölge adliye mahkemesi, kurum zararına yol açan işlem veya eylemin ispatlanamadığını vurgulamıştır. Kusur ve illiyet bağının somut belgelerle ortaya konulamaması davanın reddine yol açmıştır.
- Geçici görevlendirmelerde yazışma zinciri: Geçici görevin sona erdiğine ilişkin yazının hangi birime gönderildiği ve kime tebliğ edildiği, sonradan doğacak sorumluluk tartışmalarında belirleyici olabilmektedir.
MHRS aramasıyla listelenen diğer kararlar için MHRS personeline ilave tediye (Yargıtay 9. HD 2026/1169), meslek kodu düzeltme davası (Yargıtay 10. HD 2025/12301) ve nüfus kaydı iptalinde MHRS kayıtları (Yargıtay 2. HD 2023/1667) yazılarına bakılabilir.
🙋 Sorular ve cevaplar
MHRS projesinde geçici görevi biten doktora yapılan fazla maaştan hastane yöneticileri sorumlu mu?
MHRS nedir ve bu davayla bağlantısı nedir?
Kurum zararı davası kime karşı açılır?
Haksız fiil sorumluluğu için hangi şartlar aranır?
İdare bu tür davalarda harç öder mi?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, kamu personeli ve tazminat hukukuna ilişkin diğer kararlara Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından derlenmiştir. Tarafların kimliği kaynakta anonimdir. Kararda yer alan tarih ve tutarlar ilgili dosyaya özgüdür. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



