Gece Alkol Satışında Kamera Kaydı – AYM 2021/27743

On dakika. Bir bakkal ya da tekel bayii için 63.815 TL’lik idari para cezasıyla ceza almamak arasındaki fark, bazen yalnızca bu kadardır. Kanun, alkollü içkilerin 22.00 ile 06.00 arasında perakende satılmasını yasaklar; tutanakta satış saati 22.10 yazıyorsa ceza neredeyse kendiliğinden gelir. Peki işletme sahibi kendi kamera kaydıyla satışın 21.50’de yapıldığını gösterdiğini söylüyorsa ve sulh ceza hâkimliği bu kayda hiç bakmadan itirazı reddediyorsa ne olur? Anayasa Mahkemesi bu soruyu bir mülkiyet hakkı meselesi olarak ele almıştır.
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 18.05.2026 tarihli ve 2021/27743 başvuru numaralı kararıyla, kamera kaydı incelenmeden, alıcı tanık olarak dinlenmeden ve bu talepler hakkında karar verilmeden onaylanan idari para cezası nedeniyle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle hükmetmiş, yeniden yargılama için dosyayı sulh ceza hâkimliğine göndermiştir.
🕙 Tutanaktaki saat: 22.10
Başvurucu, Isparta’da alkollü içecek satışı yapan bir işletmenin sahibidir. Kolluk görevlileri 1/4/2020 tarihinde, işletmeden bir müşterinin bira satın aldığını gözlemlemiş; müşteri işyerinden ayrıldıktan sonra durdurulmuş ve beyanı alınmıştır. Bilgi alma tutanağına göre alıcı, bir paket sigara ve bir adet birayı saat 22.00’den sonra toplam 25 TL’ye aldığını kabul etmiştir.
Olay tutanağında satış saati 22.10, tutanağın düzenlenme saati ise 22.55 olarak gösterilmiştir. Tutanağa göre işletme sahibi o sırada işyerinde değildir; satışı işyerindeki iki kişi yapmıştır. Tutanakta işletmecinin “sehven satış yapmış olabileceğini” söylediği yazılıdır, ancak bu kişiler tutanağı imzalamaktan kaçınmıştır.
Tutanak üzerine Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı, 6/10/2020 tarihinde başvurucu hakkında 63.815 TL idari para cezası uygulamıştır. Cezanın dayanağı, 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu’nun 6. maddesindeki saat yasağıdır; tutar ise aynı Kanun’un 7. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 4733 sayılı Kanun’un 8. maddesinin beşinci fıkrasının (k) bendine göre belirlenmiştir.
📼 Sulh ceza hâkimliği ve itiraz mercii
Başvurucu cezaya itiraz ederken dosyaya işyeri kamera görüntüsünü koymuş ve üç somut talepte bulunmuştur:
- Satışın gerçekte 21.50‘de yapıldığını gösteren kamera kaydının incelenmesi,
- İşyerinden epey uzaklaştıktan sonra durdurulan alıcının tanık olarak dinlenmesi,
- Olay yerinde keşif yapılması.
Isparta 2. Sulh Ceza Hâkimliği 27/1/2021 tarihinde dosya üzerinden inceleme yaparak itirazı reddetmiştir. Gerekçeye göre tespit tutanağı ve alıcının beyanı, saat 22.10 sıralarında bira satıldığını ortaya koymaktadır; cezada usul ve yasaya aykırılık yoktur. Kamera kaydı, tanık ve keşif talepleri hakkında ise kararda bir değerlendirme bulunmamaktadır.
Başvurucu bu karara da itiraz etmiştir. Hâkimlik, kararın 8/2/2021’de tebliğ edildiğini, itirazın ise yedi günlük süre geçtikten sonra 17/2/2021’de yapıldığını belirterek talebi reddetmiş ve dosyayı Isparta 1. Sulh Ceza Hâkimliğine göndermiştir. İtiraz mercii 19/2/2021 tarihli kararında itirazın süresinde olmadığını belirtmiş; buna karşın esasa da girerek delillerin doğru değerlendirildiğini ve kararın isabetli olduğunu ifade etmiş, itirazı reddetmiştir.
🧭 Süre geçmiş itiraz, yine de tüketilmiş yol
Kararın daha az göze çarpan ama pratik değeri yüksek bir yönü, başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin tespittir. İtiraz mercii hem “süre geçmiştir” demiş hem de esası incelemiştir. AYM, ret sonucunun süreye değil, hâkimlik kararının yerinde olduğu yönündeki esasa ilişkin değerlendirmeye dayandığını kabul etmiştir. İtiraz mercii kararı kesin nitelikte olduğundan, bu ret gerekçesinin hukuk düzeninde sonuç doğuracağı kabul edilmiş ve başvuru yollarının usulünce tüketildiği sonucuna varılmıştır.
Başvurucu nihai kararı 1/3/2021’de öğrenmiş ve 23/3/2021’de bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu mülkiyet hakkının yanında gerekçeli karar ve etkili başvuru haklarının da ihlal edildiğini ileri sürmüş; AYM şikâyetin özünü idari para cezası nedeniyle mülkiyet hakkına müdahale olarak nitelendirmiş ve incelemeyi bu hak kapsamında yapmıştır.
⚖️ Kanunilik, meşru amaç ve ölçülülük
AYM önce idari para cezasıyla tahsil edilen paranın başvurucu açısından “mülk” olduğunu, müdahalenin de mülkün kamu yararına kullanılmasının kontrolü kuralı çerçevesinde incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Ardından üç aşamalı denetimi uygulamıştır:
- Kanunilik: 4250 sayılı Kanun m.6/5’in üçüncü cümlesi, m.7/1-(e) ve 4733 sayılı Kanun m.8/5-(k) açık, ulaşılabilir ve öngörülebilir hükümlerdir; müdahale kanuna dayanmaktadır.
- Meşru amaç: Gece saatlerinde alkollü içeceklerin kontrollü ve güvenli tüketimini sağlama amacı, kamu yararına dayalı meşru bir amaçtır.
- Elverişlilik ve gereklilik: İdari para cezası bu amaca elverişlidir ve gerekli olmadığı söylenemez.
Belirleyici aşama orantılılık olmuştur. AYM’ye göre idari para cezasının ölçülü sayılabilmesi için Anayasa’nın 35. maddesinin usule ilişkin güvencelerinin sağlanması, yani cezaya muhatap olan kişiye cezanın keyfî veya makul olmayan şekilde uygulandığına ilişkin itiraz ve savunmalarını yetkili makamlar önünde etkin biçimde ortaya koyma olanağı tanınması gerekir. Kural ya da cezanın miktarı değil, itiraz incelemesinin niteliği tartışma konusudur.
🔎 Eşik saatlerde delilin ağırlığı
Kararın ağırlık merkezi, satışın yasak saate çok yakın bir zamanda gerçekleştiğinin kabul edilmesidir. AYM, cezanın yasağın başladığı saatten yalnızca on dakika sonra yapıldığı kabul edilen bir satış nedeniyle verildiğinin altını çizmiştir. Bu kadar dar bir zaman farkında, olayın oluş zamanına ilişkin tespitin doğruluğu özel önem taşır.
Bu çerçevede Mahkeme iki delile ayrıca değinmiştir:
- Kamera kaydı: Başvurucunun sunduğu görüntüler, tutanaktaki satış saatinin doğruluğunu denetlemek bakımından “önemli bir delil” niteliğindedir.
- Alıcının beyanı: Alıcının 22.00’den sonra satın aldığına ilişkin beyanı zaman bakımından netlik ve kesinlik içermemektedir; işyerinden oldukça uzaklaştıktan sonra durdurulduğu iddiası da satış saati tartışması karşısında dikkate değer bir argümandır.
Buna rağmen ne hâkimlik ne de itiraz mercii bu talepleri değerlendirmeye almıştır. AYM bu nedenle başvurucunun itiraz ve savunmalarını etkin biçimde ortaya koyamadığını, usuli güvencelerin sağlanmadığını ve müdahalenin başvurucuya şahsen aşırı ve olağan dışı bir külfet yükleyerek adil dengeyi bozduğunu kabul etmiştir. Sonuç: ölçüsüz müdahale, mülkiyet hakkının ihlali.
AYM’nin idari para cezası itirazlarında delil taleplerinin karşılanmamasına ilişkin yaklaşımı, farklı bir olayda alkolmetre sonucuna itiraz ve kan testi talebi kararında da görülmüştür. Kamera kaydının incelenmemesi meselesinin cezaevi disiplini bağlamındaki görünümü için izlenmeyen kamera kaydıyla disiplin cezası kararına bakılabilir.
🏛️ Giderim: yeniden yargılama, tazminat yok
Başvurucu ihlalin tespitini, yeniden yargılamayı ve 3.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminat istemiştir. AYM, 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca ihlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğunu belirtmiş ve kararın bir örneğinin Isparta 2. Sulh Ceza Hâkimliğine (2020/2415 D.İş) gönderilmesine hükmetmiştir.
Mahkeme, ihlal kararından davanın sonucuna ilişkin bir tutum çıkarılmaması gerektiğini de vurgulamıştır: Yeniden yapılacak incelemede delillerin değerlendirilmesi ve sonuca bağlanması ilgili mahkemenin yetkisindedir. Yeniden yargılama yeterli giderim sayıldığından tazminat istemi reddedilmiş; 487,60 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmiştir. Karar oybirliğiyle verilmiştir.
🆕 Güncel mevzuat notu
4250 sayılı Kanun’un 6. maddesi, 11/6/2026 tarihli 7584 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle değiştirilmiştir. Değişiklik; alkollü içki üreten, ithal eden ve pazarlayanların ticaret unvanı, marka ve logolarıyla etkinlik ve yayınlara destek olmasına, bu işaretlerin iş yerlerinde bulundurulmasına ve fermente-distile içki markalarının birbirinin yerine kullanılmasına ilişkin cümleleri kapsamaktadır. Kararın konusu olan “Alkollü içkiler, 22:00 ila 06:00 saatleri arasında perakende olarak satılamaz.” cümlesi ise maddenin güncel metninde aynen yer almaktadır. Dolayısıyla saat yasağı ve buna bağlı idari para cezası rejimi bakımından AYM’nin ortaya koyduğu usul güvencesi bugün de aynı kurala ilişkindir.
Kararın genel mesajı yalnız alkol satışıyla sınırlı değildir: Kabahat tespitinin dakikalar düzeyinde bir zaman farkına dayandığı her durumda, tutanağı çürütmeye elverişli delil sunulmuşsa, bu delilin itiraz incelemesinde karşılanması mülkiyet hakkının usul boyutunun bir gereği olarak görülmektedir.
❓ Merak edilenler
AYM bu kararda saat yasağını Anayasa'ya aykırı buldu mu?
Neden adil yargılanma değil de mülkiyet hakkı incelendi?
İkinci itiraz süresi geçtiği hâlde başvuru neden kabul edilebilir bulundu?
İhlal kararı cezanın kendiliğinden kalkması anlamına gelir mi?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararlarına ilişkin diğer değerlendirmeler Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümünün Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan 2021/27743 başvuru numaralı ihlal kararından derlenmiştir. Karar, 2020 yılında düzenlenen bir tutanağa, o tarihteki mevzuata ve dosyaya sunulan delillere dayanır; AYM’nin tespiti itiraz incelemesinin usulüne ilişkindir ve satışın gerçek saati hakkında bir sonuca varmamaktadır. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; tutanağın içeriğine, satış saatine, sunulan kayıtların niteliğine ve itiraz sürecinde yapılan taleplere göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




