Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal KararlarForex Hukuku

Hamiline Pay Bedelinde Görev – İzmir BAM 11. HD 2026/95

Bir evin deposunda, yıllardır kimsenin dokunmadığı bir dosyanın içinden 1997-2011 yıllarına ait yüzlerce hamiline hisse senedi çıkar. Senetlerin sahibi 1998’de vefat etmiştir; mirasçıları ancak 2024 yazında bu kâğıtlardan haberdar olur. İhraççı şirkete başvurulur, senetler tutanakla teslim edilir, ardından bedelin ödenmesi için dava açılır. İlk derece mahkemesi davayı esasa girmeden reddeder: ona göre hisse senedi almak bir tüketici işlemidir ve dava tüketici mahkemesinde görülmelidir. Davalı şirket ise kaydileştirilmeyen payların mülkiyetinin Yatırımcı Tazmin Merkezine geçtiğini, muhatabın kendisi değil bu kurum olduğunu savunur.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 23.01.2026 tarihli ve E.2025/1504, K.2026/95 sayılı kararıyla, uyuşmazlığın Sermaye Piyasası Kanunu’nda düzenlenen bir sermaye piyasası aracından kaynaklandığını, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun finans mahkemesi olarak münhasıran görevlendirdiği asliye ticaret mahkemesinin davaya bakması gerektiğini belirterek görevsizlik kararını oy birliğiyle ve kesin olarak kaldırmıştır.

Kısa özet: Davacı, babasından kalan ve annesinin miras payından kendi lehine feragat ettiği 32 adet A grubu ve 278 adet B tipi hamiline hisse senedinin rayiç bedelinin tespiti ile şimdilik 10.000 TL’nin ihraççı şirketten tahsilini istemiştir. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, yatırım amaçlı hisse senedi teminini tüketici işlemi sayarak davayı görev yönünden usulden reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, davanın sermaye piyasası aracından kaynaklandığını ve finans mahkemesi olarak görevlendirilen ilk derece mahkemesinin esas hakkında karar vermesi gerektiğini belirterek kararı HMK m.353/1-a-3 uyarınca kaldırmıştır.

📦 Depoda bulunan senetler

Dava dilekçesine göre davacının babası 06.03.1998 tarihinde vefat etmiş, geride mirasçı olarak eşi ve oğlu kalmıştır. Mirasçılar, ölümden yaklaşık 26 yıl sonra, 02.08.2024 tarihinde evlerinin deposunda davalı şirkete ait hamiline hisse senetlerini tesadüfen bulmuştur. Senetler şunlardan oluşmaktadır:

  • 1997-2011 yıllarına ait 32 adet 3. tertip A grubu hamiline hisse senedi,
  • 4, 5, 6 ve 7. tertiplere ait 278 adet B tipi hamiline hisse senedi.

Diğer mirasçı olan anne, senetlere ilişkin miras payından oğlu lehine feragat ederek bu haklarını yazılı sözleşmeyle davacıya devretmiştir. Davacı 20.09.2024 tarihli dilekçeyle davalı şirkete başvurmuş; senetlerin dökümü 20.11.2024 tarihli Sermaye Piyasası Aracı Teslim Tutanağı ile kayıt altına alınmıştır.

Davacı, bu senetlerin rayiç bedelinin tespitini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL‘nin ticari reeskont faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir. Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmediğinden ilk derece aşamasında cevap dilekçesi sunulmamıştır.

🏛️ İlk derece: “Bu bir tüketici işlemi”

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 17.09.2025 tarihli ve 2025/895 E., 2025/791 K. sayılı kararında davayı, hisse senedi aidiyeti ve mülkiyetinden kaynaklanan bir dava olarak nitelendirmiştir. Mahkemeye göre davacı davalı şirkete ortak değildir; borsada ya da doğrudan şirketlerden alınan hisse senedi, lot, tahvil gibi kâr ve yatırım amaçlı tasarruf araçlarının temini, anonim şirket ile karşı taraf arasında bir tüketici işlemidir. Bu nedenle davaya bakmakla tüketici mahkemesi görevlidir.

Mahkeme, göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından davayı HMK m.114/1-c ve m.115/2 uyarınca usulden reddetmiştir. Böylece senetlerin geçerliliği, kime ait olduğu ya da bedelinin ne olduğu hiç tartışılmadan dosya kapanma noktasına gelmiştir.

📝 İki tarafın istinaf sebepleri

Kararı iki taraf da istinaf etmiş, ancak birbirinden tamamen farklı gerekçelere dayanmıştır.

  • Davacıya göre talep, TTK m.4 ve m.5 kapsamında mutlak ticari davadır; dava, davalının ihraç ederek satışa sunduğu A ve B tipi hamiline senetlere ilişkin tespit ve alacak istemidir. HSK ticaret mahkemeleri arasında ayrıca görevlendirme yapmıştır ve benzer davalar ticaret mahkemelerinde sonuçlandırılmaktadır.
  • Davalı şirkete göre ise senetler, kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediğinden mülkiyetleri Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) geçmiştir. Davacının tek muhatabı YTM’dir; şirketin sorumluluğu yoktur.
  • Davalı ayrıca YTM’nin 27.02.2025 tarihli yazısıyla 1.138,08 lot olarak hesaplanan paylar için 04.02.2025 itibarıyla 35.361,04 TL nakit ödeme ile 1,92 lot A grubu ve 132 lot B grubu payın aracı kuruma ayni olarak aktarılmasını teklif ettiğini, davacının bu teklifi düşük bulduğu için dava açtığını ileri sürmüştür.
  • Davalıya göre YTM’nin işlemi idari işlem niteliğindedir; husumet YTM’ye yöneltilmeli ve dava idare mahkemesinde açılmalıdır.

⚖️ Dairenin değerlendirmesi

Bölge adliye mahkemesi incelemeyi HMK m.355 uyarınca istinaf sebepleri ve re’sen gözetilecek kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı yapmıştır. Daireye göre davacının talebi, davalının ihraç edip satışa sunduğu ve babasından kalan hamiline hisse senetlerinin bedelinin tespiti ve tahsiline ilişkindir. Bu nedenle dava, Sermaye Piyasası Kanunu’nda düzenlenen ve sermaye piyasası aracı olan hisse senetlerinden kaynaklanmaktadır.

Daire, bu tür hukuk davalarına bakmak üzere HSK tarafından finans mahkemesi sıfatıyla TTK m.5 çerçevesinde İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin münhasıran görevlendirildiğini vurgulamıştır. Kararı veren ilk derece mahkemesi de bu mahkemedir. Sonuç olarak yerel mahkemenin yargılamaya devam ederek esas hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermesi gerektiği, görevsizlik gerekçesinin yerinde olmadığı kabul edilmiştir.

Hüküm fıkrasında taraf vekillerinin istinaf başvurusu esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin kabul edilmiş, ilk derece kararı HMK m.353/1-a-3 uyarınca kaldırılmış ve dosya yeniden karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmiştir. Karar, aynı hüküm uyarınca kesin olarak ve oy birliğiyle verilmiştir.

📎 Kararın tam metni: İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi E.2025/1504 K.2026/95 (23.01.2026) — PDF olarak görüntüle

🔍 YTM savunması neden şimdi incelenmedi?

Kararda dikkat çeken nokta, davalının ağırlıklı olarak dile getirdiği YTM ve idari yargı savunmasının bölge adliye mahkemesince tartışılmamış olmasıdır. Bunun sebebi kaldırma kararının niteliğidir: HMK m.353/1-a-3, görevsizlik kararının yerinde olmadığı durumda esasa ilişkin sebepler incelenmeden kararın kaldırılmasını öngörür. Husumetin YTM’ye mi şirkete mi yöneltilmesi gerektiği, idari yargının görevli olup olmadığı ve senetlerin bedelinin ne olduğu gibi sorular, dosyanın döndüğü ilk derece mahkemesinin önüne gelecektir.

Bu tartışmanın arka planında 6362 sayılı Kanun’un 13. maddesi bulunmaktadır. Maddeye göre sermaye piyasası araçlarının senede bağlanmaksızın kayden ihracı esastır; kaydileştirilmesine karar verilen araçların Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde teslimi zorunludur ve teslim edilenler kendiliğinden hükümsüz hâle gelir. Maddenin dördüncü fıkrasındaki bazı cümleler Anayasa Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve E.2015/29, K.2015/95 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Teslim edilmeyen payların akıbeti ve YTM’nin rolü, sitede daha önce ele alınan Yargıtay 11. HD 2025/5180 sayılı karar ve Danıştay 13. D 2025/867 sayılı karar yazılarında da tartışılmıştır.

💡 Kararın yatırımcı açısından anlamı

Yatırım araçlarından doğan uyuşmazlıklarda görev sorunu, davanın yıllarca usulden dolaşmasına yol açabilen bir başlıktır. Bu kararda öne çıkan ayrımlar şöyledir:

  • Uyuşmazlığın kaynağı belirleyicidir: Daire, davacının ortak olmamasına veya yatırım amacıyla hareket etmiş olmasına değil, talebin bir sermaye piyasası aracından doğmasına ağırlık vermiştir.
  • Finans mahkemesi görevlendirmesi: HSK’nın bir asliye ticaret mahkemesini sermaye piyasası uyuşmazlıklarına bakmak üzere münhasıran görevlendirmiş olması, görev değerlendirmesinde doğrudan sonuç doğurmuştur.
  • Farklı ürünlerde farklı sonuçlar: Aracı kurum hesabındaki bazı alacaklar için tüketici mahkemesinin görevli sayıldığı kararlar da bulunmaktadır; örneğin VİOP eksi bakiye alacağına ilişkin İzmir BAM 13. HD kararı. Sonucu, uyuşmazlığın taraflarına ve dayandığı hukuki ilişkiye göre değerlendirmek gerekir.
  • Esas henüz açık: Kaldırma kararı davacının haklı olduğu anlamına gelmez; YTM’ye intikal savunması, bedel tespiti ve husumet konuları yeniden yapılacak yargılamada incelenecektir.

❓ Sık sorulan sorular

Miras yoluyla geçen hamiline hisse senedinin bedeli için hangi mahkemede dava görüldü?

Bu dosyada dava İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Bölge adliye mahkemesi, bu mahkemenin HSK tarafından finans mahkemesi olarak münhasıran görevlendirildiğini ve sermaye piyasası aracından kaynaklanan davaya bakması gerektiğini kabul etmiştir.

Hisse senedi almak tüketici işlemi sayılır mı?

İlk derece mahkemesi yatırım amaçlı hisse senedi teminini tüketici işlemi saymış, ancak bölge adliye mahkemesi bu gerekçeyi yerinde bulmamıştır. Daireye göre belirleyici olan, talebin Sermaye Piyasası Kanunu’nda düzenlenen bir sermaye piyasası aracından kaynaklanmasıdır.

Kaydileştirilmeyen paylar YTM'ye geçtiyse şirkete dava açılabilir mi?

Davalı şirket bu savunmayı istinafta ileri sürmüş, ancak Daire görevsizlik kararını esasa ilişkin sebepleri incelemeden kaldırdığı için bu konuda görüş bildirmemiştir. Husumet ve YTM’ye intikal meselesi, dosyanın döndüğü ilk derece mahkemesince değerlendirilecektir.

Bölge adliye mahkemesinin bu kararı temyiz edilebilir mi?

Hayır. Karar, HMK m.353/1-a-3 uyarınca kesin olarak verilmiştir. Esas hakkında ilk derece mahkemesinin vereceği yeni karar ise ayrıca kanun yoluna tabi olacaktır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; pay senedi ve sermaye piyasası uyuşmazlıklarına ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) üzerinden yayımlanan kaldırma kararından derlenmiştir. Karar yalnız görev meselesine ilişkindir; senetlerin bedeli, husumet ve Yatırımcı Tazmin Merkezine intikal savunması hakkında bir hüküm içermez. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; senetlerin türüne, kaydileştirme ve teslim tarihlerine, tarafların hukuki ilişkisine ve mahkemelerin görev dağılımına göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud