Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal KararlarForex Hukuku

Mevdufon Hesabında Borsa Kaybı – Yargıtay 11. HD 2022/4391

Mevduat faizine alışmış bir tasarruf sahibi için “paranın bir kısmını fona, kalanını mevduata koyalım” önerisi çoğu zaman masum bir çeşitlendirme gibi görünür. Ancak fon kısmı borsaya bağlıysa, bir aylık vade sonunda ana paranın eksildiği görülebilir. Böyle bir durumda tartışma, bankanın riski anlatıp anlatmadığı, müşterinin imzaladığı formların ne anlama geldiği ve formdaki boş bırakılmış bir kutucuğun sorumluluğu değiştirip değiştirmediği üzerinde yoğunlaşır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 02.06.2022 tarihli ve E.2021/2339, K.2022/4391 sayılı kararıyla, mevduat ve yatırım fonunu birleştiren ürün nedeniyle uğranılan 22.040,23 TL’lik kaybın tazmini için açılan davayı reddeden Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesi kararını oy birliğiyle onamıştır.

Kısa özet: Birikimlerini bankada değerlendiren müşterinin hesaplarının %30’u, banka temsilcilerinin önerisiyle borsaya bağlı bir fona, %70’i mevduata yönlendirilmiş; bir ay sonra ana parada 22.040,23 TL eksik görülmüştür. Müşteri risk konusunda uyarılmadığını ileri sürerek 24.575,23 TL istemiştir. Mahkeme, risk bilgilendirme formlarının imzalatıldığını, başvuru formundaki tercih kutucuğunun boş bırakılmasıyla zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını ve getiri taahhüdünün ispatlanamadığını belirterek davayı reddetmiş, Yargıtay bu kararı onamıştır.

💼 Yüzde 30 fon, yüzde 70 mevduat

Davacı, birikimlerini uzun süredir davalı bankada değerlendiren bir müşteridir. Banka kayıtlarına göre işletme portföy müşterisi olarak 10.04.2012 tarihinden itibaren vadeli mevduat hesabıyla bankayla çalışmaktadır. Mevduatın bir kısmını yatırım fonuyla birleştiren ve dosyada “mevdufon” olarak anılan ürüne ilişkin işlemler ise 07.09.2012 tarihinde başlamıştır.

Davacının anlatımına göre 24.05.2013 tarihinde banka temsilcileriyle görüşmüş; 210.000,00 TL’lik ve 822.856,49 TL’lik hesaplarının %30’unun dinamik fonda, %70’inin mevduatta bir aylık süreyle değerlendirilmesinin uygun olacağı kendisine söylenmiştir. Bir ay sonra hesaplarını kontrol ettiğinde ana parasında 22.040,23 TL eksik olduğunu görmüştür. Kendisine yapılan açıklama, yatırılan fonun borsa ile doğrudan bağlantılı olduğu ve borsadaki düşüş nedeniyle kaybın oluştuğudur.

🗣️ Müşterinin iddiası, bankanın cevabı

Davacı vekili, müvekkilinin yatırımlarını “herhangi bir kayba uğramaksızın” yapması için banka yetkililerinin inisiyatifine bıraktığını, birikimin borsaya bağlı bir fonda değerlendirilmesi yoluna gidilirken işlemin riskleri konusunda hiçbir uyarı yapılmadığını, bilgilendirme gereği dahi duyulmadığını ileri sürmüştür. Bu gerekçeyle 24.575,23 TL‘nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.

Davalılar ise farklı bir tablo çizmiştir:

  • Davacı, mevdufon başvuru formundaki hususlara vakıf olarak hesabına yatırdığı paranın yatırım fonu ve vadeli mevduat olarak değerlendirilmesini kabul etmiştir.
  • Mayıs 2013 dönemine kadar ürün sürekli piyasa ortalamasının üzerinde getiri sağlamış, davacı her dönem sonunda memnuniyetini dile getirerek hesabı yenilemiştir.
  • Dava konusu dönemdeki kayıp, hızlı, öngörülemeyen ve tüm bankaları etkileyen ekonomik gelişmelerden kaynaklanmıştır; önlenmesi mümkün değildir.
  • Davacı iyi niyetli değildir.

🏛️ Asliye hukuk mahkemesinin ret gerekçesi

Dosya daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş, Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesi bozma ilamına uyarak yeniden yargılama yapmıştır. Mahkeme 08.10.2020 tarihli, 2018/873 E. ve 2020/289 K. sayılı kararıyla davayı reddetmiştir. Gerekçe birkaç halkadan oluşur:

  • Taraflar arasındaki sözleşme sermaye piyasası mevzuatı hükümlerine uygun olarak kurulmuştur.
  • Davacıya serbest piyasa işlemleri öncesinde riske ilişkin gerekli bilgilendirme formları imzalatılmıştır; davacı oluşabilecek zarardan haberdardır.
  • Başvuru formundaki mevdufon kutucuğu işaretlenmemiştir; ancak bu, davacının yatırım fonu almak istemediği şeklinde yorumlanamaz, aksine davacının esnek olmak istediği şeklinde yorumlanmalıdır. Kutucuğun boş bırakılmasıyla oluşan zarar arasında illiyet bağı yoktur.
  • Mevdufon işlemleri 07.09.2012’de başlamış, davacı 24.05.2013’e kadar geçen sürede hiçbir itirazda bulunmamış ve uygulanan fonu zımnen kabul etmiştir.
  • Banka çalışanlarının “bir ay sonunda şu kadar kazanırsınız” şeklinde söylemlerde bulunması hayatın olağan akışına uygun değildir; davacı böyle bir taahhütte bulunulduğunu destekleyen bir delil de sunmamıştır.

✅ Yargıtay incelemesi ve onama

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi incelemesini kısa tutmuştur: Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Bu nedenle usul ve kanuna uygun bulunan hüküm ONANMIŞ, 21,40 TL bakiye temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına karar verilmiştir. Karar 02.06.2022 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.

Dairenin ayrı bir ilke cümlesi kurmaması, bozmaya uyulduktan sonra verilen kararlarda yaygın bir durumdur: Yargıtay, önceki bozmada çizdiği çerçeveye uygun hareket edilip edilmediğini ve delillerin değerlendirilmesinde açık bir hata bulunup bulunmadığını denetlemiştir. Önceki bozmanın içeriği karar metninde yer almamaktadır.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.06.2022 tarihli, E.2021/2339, K.2022/4391 sayılı onama kararı PDF olarak buradan okunabilir.

📑 İspat yükü ve formların ağırlığı

Davacının talebi, bankanın bilgilendirme borcunu gereği gibi yerine getirmediği iddiasına dayanır. Sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluğun genel çerçevesini çizen TBK m.112’ye göre borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının zararını gidermekle yükümlüdür. Bu dosyada ise mahkeme, borca aykırılığın kendisini gerçekleşmiş görmemiştir: Risk bildirimine ilişkin formlar imzalatılmıştır.

Davacının ikinci dayanağı, banka çalışanlarının bir aylık sürede kazanç vaat ettiği iddiasıdır. HMK m.190’a göre ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Mahkeme, sözlü kazanç vaadi iddiasını destekleyen bir delil sunulmadığını belirterek bu iddiayı ispatlanmamış saymıştır.

Üçüncü unsur zamandır. Ürün yaklaşık sekiz ay boyunca itirazsız kullanılmış, davacı bu dönemde getirilerden yararlanmıştır. Mahkeme bu davranışı, uygulanan fonun zımnen kabulü olarak değerlendirmiştir. Böylece “fona hiç girmek istemedim” iddiası ile önceki dönemlerin itirazsız devamı arasında bir çelişki görülmüştür.

Bilgilendirme eksikliğinin farklı sonuç doğurduğu örnekler de vardır. Örneğin anapara korumalı altın fonundan erken çıkış kararında eksik bilgilendirme tartışması öne çıkmış, fon çıkış talimatının geciktirilmesi kararında ise kusur taraflar arasında paylaştırılmıştır. Bu dosyayı ayıran, risk formlarının imzalı olması ve sözlü kazanç vaadi iddiasının delilsiz kalmasıdır.

☑️ Boş kutucuk neden sonucu değiştirmedi?

Kararın en dikkat çekici yönü, başvuru formundaki mevdufon tercih kutucuğunun işaretlenmemiş olmasına verilen anlamdır. İlk bakışta boş kutucuk, müşterinin fon ürününü seçmediğine işaret ediyor gibi görünebilir. Mahkeme ise iki adımda farklı bir sonuca varmıştır:

  • Yorum: Kutucuğun boş bırakılması, yatırım fonu istenmediği şeklinde değil, müşterinin tercihlerinde esnek kalmak istediği şeklinde yorumlanmıştır.
  • İlliyet: Asıl zarar borsadaki düşüşten doğmuştur; kutucuğun boş olması ile bu zarar arasında uygun illiyet bağı kurulamamıştır.

Bu değerlendirme, formun tek bir alanının tek başına değil; imzalı risk bildirimleri, ürünün aylarca itirazsız kullanılması ve tarafların fiilî davranışıyla birlikte okunduğunu göstermektedir. Yargıtay da bu takdiri delillerin değerlendirilmesine ilişkin bir mesele olarak görmüş ve isabetsizlik bulmamıştır.

Anapara korumalı veya getiri vaatli fon ürünlerinde icra takibine dönüşen bir uyuşmazlığın farklı görünümü için anapara korumalı fon vaadi kararına da bakılabilir.

💡 Merak edilenler

Mevduat ile fonun birlikte satıldığı üründe zarar bankaya yüklenebilir mi?

Bu dosyada yüklenmemiştir. Mahkeme, sözleşmenin sermaye piyasası mevzuatına uygun kurulduğunu, risk bilgilendirme formlarının imzalatıldığını ve zararın borsadaki düşüşten doğduğunu kabul etmiştir. Bilgilendirmenin yapılmadığı veya kazanç taahhüdünde bulunulduğunun ispatlandığı başka bir olayda sonuç farklı olabilir.

Formda ürün kutucuğunun işaretlenmemiş olması müşteriyi korur mu?

Bu kararda korumamıştır. Mahkeme boş kutucuğu, fon istenmediği şeklinde değil, esnek kalma isteği şeklinde yorumlamış ve kutucuk ile zarar arasında illiyet bağı görmemiştir. Yargıtay bu değerlendirmeyi delil takdiri kapsamında onamıştır.

Banka çalışanının sözlü kazanç vaadi nasıl değerlendirildi?

Mahkeme, bir ay sonunda belirli bir kazanç elde edileceğinin söylenmesini hayatın olağan akışına uygun bulmamış ve bu yönde bir delil sunulmadığını belirtmiştir. Sözlü vaat iddiası ispatlanamadığı için sonuç değişmemiştir.

Ürünün aylarca itirazsız kullanılması neden önemliydi?

Mevdufon işlemleri 07.09.2012’de başlamış, davacı 24.05.2013’e kadar itiraz etmemiştir. Mahkeme bu süreyi, uygulanan fonun zımnen kabul edildiğinin göstergesi saymıştır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; banka ve yatırım fonu uyuşmazlıklarına ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından derlenmiştir. Karar, 2012-2013 yıllarında kullanılan belirli bir banka ürününe, o dönemde imzalanan formlara ve bozmaya uyularak yapılan yargılamadaki delil takdirine dayanır; önceki bozma kararının içeriği metinde yer almamaktadır. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; imzalanan risk bildirimlerinin içeriğine, ürünün niteliğine, getiri vaadinin ispatına ve müşterinin önceki davranışlarına göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud