Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal KararlarMiras Hukuku

Arayıp Sormayan Evlatlığın Iskatı – Yargıtay 7. HD 2026/3101

Evlat edinme, evlatlığa evlat edinenin mirasında kan hısımı bir çocukla aynı konumu kazandırır. Bu konumun bir de öbür yüzü vardır: Evlatlık, evlat edinene ve ailesine karşı aile hukukundan doğan yükümlülükleri de üstlenir. 1999 yılında yeğenini evlat edinen bir mirasbırakan, 2014 yılında noterde düzenlediği vasiyetnameyle bu evlatlığı mirasçılıktan çıkarır ve sebeplerini tek tek sayar: ilgisizlik, hiç kurulmayan evlat ilişkisi, kendisine ve eşine yönelik ağır davranışlar. Mirasbırakanın 2017’deki ölümünden sonra evlatlık hem vasiyetnamenin hem de ıskat hükmünün iptalini ister. Uyuşmazlık, mirasçılıktan çıkarma sebebinin kimin tarafından ve nasıl ispatlanacağı üzerinde yoğunlaşır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 08.06.2026 tarihli ve E.2026/1306, K.2026/3101 sayılı kararıyla, vasiyetnamenin iptali ve ıskat hükmünün iptali taleplerini reddeden ilk derece kararına yönelik istinaf başvurusunu esastan reddeden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararını oy birliğiyle ve kesin olarak onamıştır.

Kısa özet: Mirasbırakan, yeğenini 13.04.1999 tarihli sulh hukuk mahkemesi kararıyla evlat edinmiş; 02.12.2014 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnamesiyle onu mirasçılıktan çıkarmış ve 01.03.2017’de ölmüştür. Evlatlık; ehliyetsizlik, baskı ve yanılma nedeniyle vasiyetnamenin, olmazsa ıskat hükmünün iptalini ve saklı payının tenkisini istemiştir. Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, Adli Tıp Kurumu raporu ve tanık beyanlarına göre iptal koşullarının oluşmadığını, ıskat sebebinin ise ispat yükü taşıyan davalılarca ispatlandığını kabul ederek davayı reddetmiş, tenkis istemini ayırmıştır. İstinaf ve temyiz aşamaları sonucu değiştirmemiştir.

📜 1999’da evlat edinme, 2014’te vasiyetname

Davacı, mirasbırakanın yeğenidir. Mirasbırakan, Şişli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 13.04.1999 tarihli kararıyla bu yeğenini evlat edinmiştir. Davacının temyiz dilekçesindeki anlatıma göre evlat edinme sırasında mirasbırakan İstanbul’da, davacı ise Ankara’da yaşamaktadır.

Mirasbırakan, 02.12.2014 tarihinde noterde düzenleme şeklinde bir vasiyetname yapmıştır. İlk derece mahkemesi kararında aktarılan vasiyetname metnine göre mirasbırakan, evlatlığının kendisine yönelik olumsuz davranışlarını, ilgisizliğini, evlat ilişkisini hiç kurmamış olmasını ve kendisine ve eşine karşı “cana kast seviyesinde” olumsuz ve haksız davranışlarını sebep göstererek onu “evlatlığından ve mirasından mutlak surette düşürme” iradesini açık ve kesin biçimde tekrarladığını belirtmiştir.

Mirasbırakan 01.03.2017 tarihinde ölmüştür. Davalılar, vasiyetnameden yararlanan kişilerdir; bunlardan biri mirasbırakanın eşidir.

📌 Evlatlığın kademeli talepleri

Davacı, talebini birbirine bağlı üç basamakta kurmuştur:

  • Vasiyetnamenin iptali: Vasiyetname, mirasbırakanın ağır hastalık ve yoğun ilaç tedavisi gördüğü dönemde, hastane odasında düzenlenmiştir; mirasbırakanın ayırt etme ve bağımsız düşünme gücü yoktur ve eşinin yoğun manevi baskısı altındadır.
  • Iskat hükmünün iptali: Vasiyetname ayakta kalırsa, içindeki mirasçılıktan çıkarma hükmü mesnetsiz ve gerekçesizdir.
  • Tenkis: Davacının saklı payının tenkis yoluyla korunması.

Davalılardan biri, vasiyetname tarihinde mirasbırakanın hukuki işlem ehliyetinin tam olduğunu ve ıskatın haklı nedenlere dayandığını savunmuştur. Diğer davalı ise vasiyetnamenin şekil şartları bakımından eksiksiz olduğunu; davacının evlat edinildiği 1999’dan mirasbırakanın ölümüne kadar evlatlık vazifesini yapmadığını, evlat ilişkisini hiç kurmadığını, mirasbırakana ve eşine karşı ağır ve haksız davranışlarda bulunduğunu, mirasbırakanla ilgilenen tek kişinin de kendi eşi olduğunu ileri sürmüştür.

🏛️ Bakırköy 1. Asliye Hukuk: ispat davalılarda, ispat edildi

Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, talepleri ayrı ayrı değerlendirmiştir.

Vasiyetnamenin iptali yönünden mahkeme, Adli Tıp Kurumu raporu ve dinlenen tanık beyanlarına göre iptal için aranan koşulların oluşmadığı sonucuna varmıştır.

Iskat hükmü yönünden mahkeme önce ispat yükünü belirlemiş ve bu yükün davalı tarafta olduğunu kabul etmiştir. Ardından celbedilen dosyaların içeriğini, tanık beyanlarını ve dosyadaki diğer delilleri değerlendirerek şu olguları saptamıştır:

  • davacı, mirasbırakanın istemesine rağmen mirasbırakan ve ailesiyle kişisel ilişki kurmamıştır,
  • davacı mirasbırakanı arayıp sormamıştır,
  • davacının mirasbırakana ve eşine yönelik haksız fiil niteliğinde eylemleri bulunmaktadır.

Mahkemeye göre bu davranışlar, TMK m.510 kapsamında mirasbırakana ve ailesine karşı kanunen yerine getirilmesi gereken aile görevlerinin ifasında büyük bir kusur olarak nitelendirilebilir ve mirasçılıktan çıkarma sebeplerinin varlığı davalılarca ispat edilmiştir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş; tenkis istemini ise tefrik ederek ayrı bir dosyada görülmek üzere ayırmıştır.

Davacının istinaf başvurusu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından esastan reddedilmiştir.

🧾 Temyiz itirazları ve Yargıtay’ın onaması

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle şu noktalara dayanmıştır:

  • Mirasbırakanın başka bir yakınının mirasbırakana yönelik hakaret ve tehditleri nedeniyle bir ceza davası görülmüş; davacı, mirasbırakanın sağlığının kötüleşmesi üzerine onu korumak için vasi atanması davası açmış, ancak mirasbırakanın eşi buna karşı çıkmış ve davacının mirasbırakanla görüşmesini engellemiştir.
  • Vasiyetname, bu ceza davası ve vasi atanması davasından hemen sonra düzenlenmiştir; mirasbırakanın vasiyete konu olmayan başka malları da vardır. Bu durum vasiyetin baskı altında yapıldığını gösterir.
  • Davacı mirasbırakana ve ailesine karşı ağır bir suç işlememiş, aile hukukundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmiştir.
  • Mirasbırakan, çevresindeki kişilerin baskısıyla yanılgıya düşerek ıskat iradesini oluşturmuştur.
  • Davacı, mirasbırakana bakması için evlat edinilmemiştir; farklı şehirlerde yaşadıkları için bakım beklentisi yoktur.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi uyuşmazlığı, vasiyetnamenin baskı, tehdit, yanılma ve ehliyetsizlik sebeplerine dayalı iptali, bu olmazsa ıskat hükmünün iptali istemi olarak nitelendirmiştir. Daire, bölge adliye mahkemesi kararının tarafların iddia ve savunmalarına, delillere, uygulanacak hukuk kurallarına, ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğunu, temyiz sebeplerinin bozmayı gerektirmediğini belirterek kararı HMK m.370/1 uyarınca onamıştır. Karar kesin niteliktedir.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 08.06.2026 tarihli, E.2026/1306, K.2026/3101 sayılı onama kararı PDF olarak buradan okunabilir.

⚖️ TMK 510-512: sebep, gerekçe ve ispat

Mirasçılıktan çıkarma (ıskat), saklı paylı bir mirasçının ölüme bağlı tasarrufla saklı payından da yoksun bırakılmasıdır. TMK m.510 iki sebep sayar:

  • mirasçının mirasbırakana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemesi,
  • mirasçının mirasbırakana veya ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi.

Bu dosyada ilk derece mahkemesi, ikinci sebebe dayanmıştır. Davacının “ağır bir suç işlemedim” itirazı, bu nedenle tek başına sonucu değiştirmemiştir; mahkemenin dayandığı sebep suç değil, aile yükümlülüklerinin ifasındaki kusurdur.

TMK m.512 ise iki şart koyar. Birincisi şekildir: Mirasçılıktan çıkarma, ancak mirasbırakan tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir. Bu dosyada vasiyetname sebepleri açıkça saymaktadır. İkincisi ispattır: Mirasçılıktan çıkarılan kişi itiraz ederse, belirtilen sebebin varlığını ispat yükü çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer. İlk derece mahkemesi de ispat yükünü bu kurala uygun olarak davalılara yüklemiş ve yükün yerine getirildiğini kabul etmiştir.

Aynı maddeye göre sebep ispat edilemez veya tasarrufta belirtilmemişse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir; mirasbırakan çıkarma sebebi hakkında açık bir yanılmaya düşmüşse çıkarma geçersiz olur. Davacının “mirasbırakan baskı sonucu yanılgıya düştü” itirazı bu ihtimale yöneliktir; derece mahkemeleri ve Yargıtay bu itirazı yerinde görmemiştir.

Mirasçılıktan çıkarma davalarının usul yönü için mirasçılıktan çıkarmada husumet kararına, vasiyetnamenin şekil yönünden tartışıldığı bir dosya için okur-yazar olmayanın vasiyetnamesi kararına bakılabilir. Bu kararın farkı, uyuşmazlığın esasına, yani çıkarma sebebinin evlatlık ilişkisi bağlamında ispatına odaklanmasıdır.

🧭 Kararın uygulamaya bıraktığı notlar

Karar, Yargıtay’ın ayrıntılı bir gerekçe yazmadan onadığı bir karardır; bu nedenle asıl değerlendirme ilk derece mahkemesine aittir. Yine de dosyadan çıkan bazı tespitler dikkat çekicidir:

  • Evlatlık da aile görevleri bakımından kan hısımı gibi değerlendirilmiştir. Evlat ilişkisinin hiç kurulmaması ve arayıp sormama, TMK m.510/2 kapsamında ele alınmıştır.
  • Iskat gerekçesinin vasiyetnamede somut yazılması mahkemenin değerlendirmesine zemin oluşturmuştur.
  • İspat yükünün yer değiştirmesi, davacının yalnızca iddiayı reddetmesini yeterli kılar; buna karşın davalılar celbedilen dosyalar ve tanıklarla sebebi ispatlamıştır.
  • Ehliyet iddiası Adli Tıp Kurumu raporuyla değerlendirilmiş, hastane ortamında düzenlenmiş olması tek başına iptal sebebi sayılmamıştır.
  • Tenkis istemi ayrılmıştır. Iskat geçerli kabul edildiğinden ayrılan tenkis dosyasının akıbeti bu sonuçtan etkilenecektir; karar metninde o dosyanın sonucu yer almamaktadır.

💬 Sorular ve yanıtlar

Evlatlık mirasçılıktan çıkarılabilir mi?

Bu kararda çıkarılmış ve ıskat geçerli kabul edilmiştir. Evlatlık, evlat edinenin saklı paylı mirasçısıdır; TMK m.510’daki sebeplerden biri gerçekleşirse diğer saklı paylı mirasçılar gibi mirasçılıktan çıkarılabilir. Bu dosyada dayanılan sebep, aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemesidir.

Iskat sebebini kim ispat eder?

TMK m.512’ye göre mirasçılıktan çıkarılan kişi itiraz ederse, sebebin varlığını çıkarmadan yararlanan mirasçı veya vasiyet alacaklısı ispat eder. Bu davada da ispat yükü davalılara yüklenmiş; mahkeme celbedilen dosyalar ve tanık beyanlarıyla bu yükün yerine getirildiğini kabul etmiştir.

Arayıp sormamak tek başına ıskat sebebi midir?

Kararda bu olgu tek başına değerlendirilmemiştir. Mahkeme; kişisel ilişki kurulmamasını, arayıp sormamayı ve mirasbırakana ve eşine yönelik haksız fiil niteliğindeki eylemleri birlikte ele alarak aile görevlerinin ifasında büyük kusur bulunduğu sonucuna varmıştır. Başka bir olayda sonuç, davranışların ağırlığına ve delillere göre farklı olabilir.

Vasiyetname hastanede düzenlendiyse geçersiz mi olur?

Bu dosyada olmamıştır. Davacı, vasiyetnamenin ağır hastalık döneminde hastane odasında düzenlendiğini ileri sürmüş; ancak mahkeme Adli Tıp Kurumu raporu ve tanık beyanlarına dayanarak iptal koşullarının oluşmadığına karar vermiş, bu sonuç istinaf ve temyizde değişmemiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; miras hukukuna ilişkin diğer güncel kararlar Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından derlenmiştir. Yargıtay kararı ayrıntılı gerekçe içermediğinden olaya ilişkin tespitler ilk derece mahkemesi kararının karar metnindeki özetine dayanır. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; vasiyetnamede yazılan çıkarma sebebine, mirasbırakan ile mirasçı arasındaki ilişkinin seyrine, tanık ve belge delillerine ve sağlık raporlarına göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud