Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal Kararlarİdare ve Kamu Personeli Hukuku

Bozma Sonrası İstinaf Reddi Olmaz – Danıştay 4. D 2026/65

İdari yargıda bir dosya Danıştaydan bozularak bölge idare mahkemesine döndüğünde, mahkemenin önünde ne vardır? İlk bakışta cevap basit görünür: aynı istinaf başvurusu yeniden incelenir. Oysa bölge idare mahkemesi ilk kararında ilk derece kararını kaldırıp işin esası hakkında kendisi hüküm kurmuşsa, kaldırılan bir karar artık hukuken mevcut değildir. İstanbul’da bir dolgu alanında tekne bağlama yeri olarak kullanılan 1.900 m²’lik alan için istenen ecrimisil, bu usul sorusunu Danıştayın önüne getirmiştir.

Danıştay 4. Dairesi, 13.01.2026 tarihli ve E.2025/3991, K.2026/65 sayılı kararıyla, Danıştay bozmasına uyan bölge idare mahkemesinin, daha önce kendisi tarafından kaldırılmış ilk derece kararını geçerli sayarak “istinaf başvurusunun reddi” yolunda karar vermesini usul ve hukuka aykırı bulmuş; kararı oyçokluğuyla bozmuştur. Daireye göre bu aşamada bölge idare mahkemesi, uyuşmazlığı sona erdirecek bir hüküm kurmakla yükümlüdür.

Kısa özet: Valilik, bir kooperatife 22.08.2017-05.04.2022 dönemi için toplam 6.485.300,30 TL ecrimisil ihbarnamesi göndermiştir. İdare mahkemesi, dolgu alanındaki tasarruf ve ecrimisil isteme yetkisinin büyükşehir belediyesine geçtiği gerekçesiyle işlemi iptal etmiştir. Bölge idare mahkemesi bu kararı kaldırarak işlemin 4.774.862,63 TL’lik kısmını iptal, 1.710.437,67 TL’lik kısmına ilişkin davayı ret ile sonuçlandırmıştır. Danıştay iptal kısmını gerekçe değiştirerek onamış, ret kısmını bozmuştur. Bozmaya uyan bölge idare mahkemesi istinaf başvurusunu reddedince, Danıştay bu kez kararı usulden bozmuştur.

⚓ Dolgu alanında 6,4 milyon TL’lik ihbarname

Uyuşmazlık, İstanbul’un Fatih ilçesinde bir parselin önünde yer alan taşınmazın 1.900,00 m²‘lik kısmına ilişkindir. Davalı Valilik, bu alanın 22.08.2017-05.04.2022 tarihleri arasında tekne bağlama alanı olarak fuzulen işgal edildiğini belirterek davacı kooperatiften 6.485.300,30 TL ecrimisil istemiştir. Kooperatif, ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açmıştır.

Kararda ada, parsel, mahalle ve tarafların unvanı kaynakta anonimleştirilmiştir; davalının Valilik, davacının ise bir kooperatif olduğu anlaşılmaktadır.

🔁 İlk tur: iptal, kaldırma, kısmi bozma

Dosya Danıştaya ikinci kez gelmiştir. Önceki aşamalar şöyle özetlenebilir:

  • İdare mahkemesi – iptal: Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki deniz, akarsu ve gölden doldurma suretiyle kazanılan alanların işgalinde ecrimisil isteme yetkisi Hazine taşınmazlarının idaresinden sorumlu idareye (Milli Emlak) aittir. Ancak bu alandaki tasarruf yetkisi Belediye Kanunu’nun 79. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilgili Bakanlıkça belediyeye bırakılmışsa, devir tarihinden itibaren ecrimisili belediye isteyebilir. Mahkemeye göre Maliye Bakanlığı kararıyla Fatih ilçesindeki dolgu alanları İstanbul Büyükşehir Belediyesinin tasarrufuna bırakılmış, istisna hâlleri de bulunmadığından Valiliğin ecrimisil istemesi yetki yönünden hukuka aykırıdır.
  • Bölge idare mahkemesi – kaldırma ve yeniden hüküm: İstinaf başvurusu kabul edilmiş, ilk derece kararı kaldırılmış ve işin esası hakkında yeniden karar verilerek işlemin 4.774.862,63 TL‘lik kısmı iptal edilmiş, 1.710.437,67 TL‘lik kısmına ilişkin dava reddedilmiştir.
  • Danıştay 4. Dairesi – 24.12.2024, E.2024/1968, K.2024/7802: Davalı idarenin temyiz istemi reddedilmiş; kararın iptale ilişkin kısmı gerekçesi değiştirilerek onanmış, redde ilişkin kısmı ise bozulmuştur.

İki rakamın toplamı ihbarnamedeki tutarın tamamına denk gelmektedir. Bu nedenle bozmadan sonra çözülmesi gereken mesele, ret ile sonuçlanan 1.710.437,67 TL’lik kısımdır.

📄 İkinci tur: “istinaf başvurusunun reddi”

Bölge idare mahkemesi bozma kararına uymuştur. Ne var ki yeni hükmü, ilk derece mahkemesinin iptal kararını esas alan bir kalıpta kurmuştur: İstinafa konu idare mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, davalının iddialarının kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek 2577 sayılı İYUK’un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Davalı Valilik bu kararı temyiz etmiş; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunu ve idarenin takdir yetkisini sınırlayıcı nitelikte hüküm kurulamayacağını ileri sürmüştür. Davacı kooperatif temyiz isteminin reddini savunmuş, tetkik hâkimi ise temyiz isteminin kabulü gerektiği görüşünü bildirmiştir.

🏛️ Danıştay: kaldırılan karar yeniden canlanmaz

Daire, istinaf ve temyiz sonrası işlemlerin farklı kurallara bağlandığını vurgulamak için İYUK’un iki maddesini yan yana koymuştur:

  • İYUK m.45/3: Bölge idare mahkemesi ilk derece kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunu reddeder; maddi yanlışlıkları düzelterek aynı kararı verebilir.
  • İYUK m.45/4: Hukuka uygun bulmazsa istinaf başvurusunu kabul eder, ilk derece kararını kaldırır ve işin esası hakkında yeniden karar verir.
  • İYUK m.50/2: Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci dosyayı öncelikle inceler, varsa tahkikatı tamamlayarak yeniden karar verir.
  • İYUK m.50/3: Bölge idare mahkemesi bozmaya uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir.

Bu hükümlerden Danıştayın çıkardığı sonuç şudur: Bölge idare mahkemesi ilk turda istinafı kabul edip ilk derece kararını kaldırmış ve esası hakkında karar vermişse, ilk derece kararı hukuki varlığını kaybetmiştir. Danıştay bozmasına uyulması üzerine yapılan yeni yargılama bir istinaf incelemesi değildir; bölge idare mahkemesi bu aşamada hüküm mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar vermek zorundadır.

Somut olayda bölge idare mahkemesi, ortada geçerli ve sonuç doğurabilir bir ilk derece kararı varmış gibi davranarak istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir. Daire bunu hukuki isabetten yoksun bulmuş; temyiz istemini kabul ederek kararı bozmuş ve yeniden karar verilmek üzere dosyayı İdare Dava Dairesine göndermiştir. Karar 13.01.2026 tarihinde, kesin olarak ve oyçokluğuyla verilmiştir.

Daire, davalı idarenin “işlem hukuka uygundur” yönündeki esasa ilişkin iddialarını tartışmamıştır. Bozma tamamen usule ilişkindir: Hükmün içeriğinden önce biçimi, yani bölge idare mahkemesinin hangi sıfatla ve hangi hüküm kalıbıyla karar vereceği sorunludur.

📎 Kararın tam metni: Danıştay 4. Dairesinin 13.01.2026 tarihli, E.2025/3991, K.2026/65 sayılı bozma kararı PDF olarak buradan okunabilir.

🗳️ Karşı oy: inceleme bozmaya uygunlukla sınırlıdır

Bir üye çoğunluğa katılmamıştır. Karşı oya göre temyize konu karar, Danıştayın 24.12.2024 tarihli bozma kararı üzerine verilmiştir. Bu durumda yapılması gereken, kararın bozma kararındaki esaslar doğrultusunda verilip verilmediğini değerlendirmek ve temyiz isteminin esası hakkında karar vermektir.

Karşı oyun dayanağı İYUK’un 50. maddesinin 4. fıkrasıyla örtüşmektedir: Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır. Çoğunluk ise hüküm kalıbındaki hatayı, bu sınırlı incelemeden önce gelen bir usul sorunu olarak görmüştür.

🧭 Usul hatasının dosyaya etkisi

Kararın pratik ağırlığı, idari yargıda “kaldırma” ile “ret” arasındaki ayrımın sonuçlarındadır:

  • Hükmün kaynağı: İstinafın reddi, ilk derece kararını ayakta tutar; kaldırma ise hükmün kaynağını bölge idare mahkemesine taşır. İlk derece kararı kaldırıldıktan sonra yeniden “onaylanacak” bir karar yoktur.
  • Gerekçe farkı: İlk derece mahkemesi işlemi yetki yönünden iptal etmişti; Danıştay ise iptal kısmını gerekçesini değiştirerek onamıştı. İstinafın reddi kalıbı, Danıştayca değiştirilen gerekçe yerine ilk derece gerekçesini hükmün dayanağı gibi gösterebilecek bir sonuç doğurmaktadır.
  • Uyuşmazlığın bitirilmesi: Bozulan kısım ret ile sonuçlanmış 1.710.437,67 TL’dir. Bu kısım için kurulacak hüküm, bölge idare mahkemesinin kendi değerlendirmesiyle açıkça belirlenmelidir.
  • Süre maliyeti: Dava 2022’ye uzanan bir dönem için açılmış, iki kez Danıştaya gelmiş ve 2026’da bir kez daha bölge idare mahkemesine dönmüştür.

Ecrimisil uyuşmazlıklarında Danıştay 4. Dairesinin esasa ilişkin yaklaşımları için imar parselinde ecrimisil başlangıcı ve yalı bahçesinde emsal kira kararlarına bakılabilir. Bu karar ise ecrimisilin miktarı veya başlangıcı hakkında değil, bozmadan sonra hükmün nasıl kurulacağı hakkındadır.

💬 Sorular ve cevaplar

Danıştay ecrimisilin hukuka uygun olup olmadığına karar verdi mi?

Hayır. Bu kararda Danıştay yalnız bölge idare mahkemesinin kurduğu hüküm kalıbını denetlemiştir. Davalı idarenin işlemin hukuka uygun olduğuna ilişkin iddiaları incelenmemiş, dosya yeniden karar verilmek üzere bölge idare mahkemesine gönderilmiştir. Daha önce 24.12.2024 tarihli kararla iptal kısmı onanmış, ret kısmı bozulmuştu.

Bozmaya uyan bölge idare mahkemesi neden istinafı reddedemez?

Dairenin gerekçesine göre bölge idare mahkemesi ilk turda ilk derece kararını kaldırıp esası hakkında hüküm kurduğundan, ilk derece kararı hukuki varlığını kaybetmiştir. Bozma sonrasındaki yargılama istinaf incelemesi niteliğinde olmadığından, mahkeme hüküm mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar vermelidir.

Dolgu alanında ecrimisili kim isteyebilir?

İlk derece mahkemesinin gerekçesine göre doldurma suretiyle kazanılan alanlarda ecrimisil isteme yetkisi kural olarak Milli Emlak idaresindedir; tasarruf yetkisi Belediye Kanunu’nun 79. maddesi uyarınca belediyeye bırakılmışsa devir tarihinden itibaren belediyeye geçer. Ancak Danıştay iptal kısmını gerekçesini değiştirerek onadığından, bu gerekçenin üst derece tarafından aynen benimsendiği söylenemez.

Karşı oy hangi noktada ayrıldı?

Karşı oy yazan üyeye göre karar bozma üzerine verildiğinden, Danıştayın yapması gereken, kararın bozma esaslarına uygun olup olmadığını değerlendirip temyiz isteminin esası hakkında karar vermekti. İYUK’un 50. maddesinin 4. fıkrası da bozmaya uyulması hâlinde temyiz incelemesinin bozmaya uygunlukla sınırlı yapılacağını öngörmektedir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; idari yargı ve ecrimisil uyuşmazlıklarına ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Danıştay 4. Dairesinin mevzuat.adalet.gov.tr üzerinde yayımlanan bozma kararından derlenmiştir. Kararda taraf unvanları ile ada ve parsel bilgileri kaynakta anonimdir. Karar usule ilişkin bir bozma olup ecrimisilin esası hakkında nihai bir değerlendirme içermez; benzer bir dosyada sonuç, önceki kararların içeriğine, bozmanın kapsamına ve bölge idare mahkemesinin kurduğu hükme göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru ve işlemlerden Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud