Forex’te Kur Farkı Stopajı – Kayseri BAM 6. HD 2025/2370

Kaldıraçlı döviz işlemlerinde hesabını dolar bazında takip eden bir yatırımcı, yılı zararla kapattığını düşünürken aracı kurumundan vergi borcu bildirimi alabilir. Bu tablonun arkasında çoğu zaman Türk lirası karşılıkların esas alındığı matrah hesabı ve kur farkı yer alır. Aracı kurum vergiyi vergi sorumlusu sıfatıyla vergi dairesine kendi kasasından ödediğinde ise mesele vergi hukukundan özel hukuka taşınır: Ödenen tutar müşteriden geri istenebilir mi, müşteri “zarar ettim, vergi doğmamıştır” savunmasıyla bu talebi durdurabilir mi?
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 10.12.2025 tarihli ve E.2025/2120, K.2025/2370 sayılı kararıyla, aracı kurumun kaldıraçlı alım satım işlemleri nedeniyle müşterisi adına ödediği 120.747,91 TL stopaj vergisini müşteriden talep edebileceğini kabul eden itirazın iptali kararını esas yönünden yerinde bulmuş; yalnızca faiz türü yönünden kararı kaldırarak düzelterek yeniden hüküm kurmuştur.
💱 Görünür kâr, gerçek zarar
Davacı, Sermaye Piyasası Kurulunun gözetim ve denetimi altında faaliyet gösteren bir aracı kurumdur. Davalı yatırımcı ile aracı kurum arasında 26/04/2016 tarihli Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi imzalanmıştır. Uyuşmazlık, yatırımcının bu sözleşme kapsamında yaptığı işlemlerden kaynaklanan stopaj vergisinin kim tarafından karşılanacağı noktasında doğmuştur.
Karar metnine yansıyan yazışmalar, meselenin özünü açıkça göstermektedir. Yatırımcı noter ihtarnamesinde, 20/12/2021 tarihinde müşteri numarasıyla yaptığı sorgulamada kâr-zarar özetinde net kârın 1.202.822,28 TL olarak göründüğünü, aracı kurumun zarar ettiğini bildirmesine rağmen ortada kâr bulunduğunu, kâr varsa vergisinin kendisince karşılanacağını ancak kârın da kendisine ödenmesi gerektiğini bildirmiştir. Aracı kurum ise cevabi ihtarnamesinde bu tutarın, kur farkının dikkate alınması nedeniyle vergi matrahında ortaya çıkan bir kâr olduğunu, hesapta fiilî bir kârdan söz edilemeyeceğini açıklamıştır.
Yatırımcı ödemeyi reddedince aracı kurum 120.747,91 TL için önce İstanbul’da icra takibi başlatmış, yetki itirazı üzerine Kayseri Genel İcra Dairesinde yeniden takip yapmıştır. Bu takibe de itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davası açılmıştır.
🗂️ Aracı kurum ve yatırımcının tezleri
Aracı kurumun dayanakları özetle şunlardır:
- kurum, vergi dairesine karşı muhatap olan vergi sorumlusu; yatırımcı ise hesabındaki işlemlerden doğan %10 stopajın borçlusu olan vergi yükümlüsüdür;
- Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen düzenleme gereğince tevkifat matrahı, alış ve satış bedellerinin işlem tarihindeki Türk lirası karşılıkları üzerinden hesaplanmaktadır; bu nedenle fiilen kâr etmeyen müşteriler de kur farkından doğan kâr varsa stopaja tabi olabilmektedir;
- Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği, Gelir İdaresi Başkanlığından alınan görüşü 29.01.2021 tarihli, 841 sayılı genel mektupla aracı kurumlara duyurmuş; bu yazıda kaldıraçlı alım satım işlemlerinden elde edilen gelirlerin GVK geçici 67. madde kapsamında vergiye tabi olduğu belirtilmiştir;
- yatırımcının hesabında vergiyi karşılayacak nakit bulunmadığından tutar kurumun kendi malvarlığından ödenmiştir;
- bir vergi hatası iddiası varsa, bunun yatırımcı tarafından idari yargıda ileri sürülmesi gerekir; düzenlemeyi kurum getirmemiştir.
Yatırımcı ise davanın reddini istemiş ve zarar edilen bir işlemden gelir vergisi alınamayacağını, kur farkından doğan zararın gelir kabul edilmesinin vergi hatası olacağını, fazla kesilen vergi varsa hesabına aktarılması gerekirken bir iade yapılmadığını savunmuştur. Kaldıraçlı işlemlerde yatırımcı ile aracı kurum arasındaki sorumluluk dağılımının başka bir görünümü için kaldıraçlı işlemde teminat açığı yazısına bakılabilir.
📊 Bilirkişi heyeti ve ilk derece kararı
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, takip konusu alacağın varlığını ve ödenen stopajdan davalının sorumlu olup olmadığını belirlemek için bilirkişi heyetinden 09/01/2024 tarihli rapor almıştır. Bölge adliye mahkemesi kararında heyetin bir mali müşavir, vergi alanında bir bilirkişi ve şirketler hukuku alanında bir bilirkişiden oluştuğu belirtilmektedir. Raporda, davacının ödediği vergi sebebiyle davalıdan talepte bulunabileceği sonucuna varılmıştır.
Mahkeme, denetime açık bulduğu bu rapora itibar ederek 08/05/2024 tarihli, 2023/41 Esas, 2024/443 Karar sayılı kararıyla:
- davanın kabulüne,
- itirazın iptali ile takibin 120.747,91 TL asıl alacak üzerinden devamına,
- bu tutarın %20’si oranında icra inkâr tazminatının İİK 67 gereğince davalıdan tahsiline
karar vermiştir. Davacının takip talebinde istediği faiz, bankalar arası para piyasasında oluşan gecelik ağırlıklı ortalama faiz oranının iki katı idi; faiz türü, istinaf aşamasında belirleyici olacaktır.
📝 İstinaf itirazları
Yatırımcı vekili istinaf dilekçesinde savunmasını genişletmiş ve özellikle şu noktaları öne çıkarmıştır:
- verginin aracı kurum tarafından ödendiğini gösteren resmî belge veya vergi dairesi kaydı dosyaya sunulmamıştır;
- aracı kurum, vergi hatasına rağmen düzeltme talebinde bulunmamış, ilk derece mahkemesi bu hususu araştırmamıştır;
- stopajın her işlemden sonra tahsili gerekirken, yaklaşık bir haftalık süre içindeki birkaç işlem bir arada değerlendirilerek toplu bir vergi yükü çıkarılmıştır;
- yıl sonu itibarıyla yaklaşık 25-30.000 USD zarar bulunmakta, hesap Türk lirası bazında da neredeyse sıfırlanmış durumdadır;
- icra takibinde istenen faiz oranı fahiştir.
Aracı kurum cevabında, ödemeyi gösteren belgelerin yanı sıra ilk derece mahkemesinin vergi dairesinden de kayıt istediğini ve bu kayıtlarla 120.747,91 TL’lik ödemenin ispatlandığını, verginin işlem bazında hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmadığını ve yatırımcıya yapılan vergi iadeleriyle fazla ödemenin önüne geçildiğini bildirmiştir.
🏛️ Bölge adliye mahkemesinin kararı
Daire, incelemeyi HMK 355. madde uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzeniyle sınırlı olarak yapmıştır. Davayı, taraflar arasındaki Sermaye Piyasası Araçları Alım Satımına Aracılık İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi ve Kaldıraçlı Alım-Satım İşlemlerine Aracılık Sözleşmesi kapsamında davalının yaptığı işlemlere ilişkin olarak davacı kurum tarafından stopaj yoluyla ödenen gelir vergisinin davalıdan tahsili için girişilen takibe yapılan itirazın iptali davası olarak nitelendirmiştir.
Esas yönünden Daire, heyet raporunda verginin sorumluluğunun davalıya ait olduğunun belirtildiğini ve buna göre itirazın iptali yönünde hüküm kurulmasının yerinde olduğunu kabul etmiştir. Yatırımcının “zarar ettim, vergi doğmadı” savunması ve toplu stopaj itirazları, bu kabul karşısında sonucu değiştirmemiştir.
Kararı kaldırmaya götüren tek nokta faiz olmuştur. Daire’ye göre:
- davacı tacirdir ve TTK 19/2 uyarınca taraflardan biri için ticari iş niteliğindeki sözleşmeler, kanunda aksine hüküm yoksa diğer taraf için de ticari iş sayılır;
- ticari işlerde 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesine göre avans oranında faiz istenebilir;
- bu nedenle takipten sonra işleyen faizin değişen oranlarda avans faizi olarak düzeltilmesi gerekir;
- bu düzeltme yeniden yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b.2 uyarınca kararın kaldırılıp düzeltilerek yeniden hüküm kurulması yeterlidir.
Sonuçta davalı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilmiş, ilk derece kararı kaldırılmış ve yeniden kurulan hükümde davanın kabulüyle itirazın iptaline, takibin 120.747,91 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlarda avans faizi işletilmesine ve %20 icra inkâr tazminatına karar verilmiştir. Karar, HMK 362/1-a uyarınca kesin olarak ve oy birliğiyle verilmiştir.
📌 Karardan çıkan notlar
Vergi sorumlusu ile vergi yükümlüsü ayrımı: Kararda, vergiyi idareye ödeyen aracı kurum ile vergiyi asıl taşıması gereken yatırımcı arasındaki ilişki özel hukuk zemininde ele alınmıştır. Kurumun kendi malvarlığından ödediği vergiyi müşteriden istemesi, bilirkişi heyetinin tespitiyle birlikte yerinde görülmüştür.
Matrahın doğruluğu tartışması: Yatırımcı, kur farkından doğan görünür kârın vergilendirilmesini vergi hatası olarak nitelendirmiştir. Dairenin gerekçesi bu tartışmaya ayrıca girmemiş; aracı kurum ise itirazın idari yargıda yapılması gerektiğini savunmuştur. Kararın, vergilendirmenin hukuka uygunluğu hakkında bir değerlendirme içermediğini, rücu ilişkisini çözdüğünü not etmek gerekir. Menkul kıymet getirilerinde stopajın idari yargıdaki görünümü için DİBS faizinde stopaj iadesi yazısı karşılaştırma imkânı sunar.
Faiz türü: Aracı kurumun takip talebinde istediği oran ilk derece kararında aynen korunmuştu. Bölge adliye mahkemesi, ticari iş niteliğinden hareketle faizi değişen oranlarda avans faizine çevirmiştir. Yatırımcının istinafı esas yönünden sonuç vermemiş, ancak faiz yönünden kabul edilmiştir.
❓ Soru ve cevaplar
Yatırımcı dolar bazında zarardaysa neden stopaj çıktı?
Aracı kurumun açıklamasına göre tevkifat matrahı, alış ve satış bedellerinin işlem tarihindeki Türk lirası karşılıkları esas alınarak hesaplanmaktadır. Bu nedenle döviz bazında kâr etmeyen bir yatırımcının işlemlerinde de kur farkı nedeniyle matrahta kâr oluşabilmiştir. Yatırımcı bunun vergi hatası olduğunu savunmuş, ancak bu savunma rücu talebini engellememiştir.
Aracı kurum vergiyi neden kendi kasasından ödedi?
Karar metnine göre yatırımcının hesabında ilgili vergi tutarını karşılayacak nakit bulunmamıştır. Aracı kurum, vergi sorumlusu sıfatıyla 120.747,91 TL’yi vergi dairesine kendi malvarlığından ödediğini, ilk derece mahkemesinin vergi dairesinden getirttiği kayıtlarla da bu ödemenin ispatlandığını belirtmiştir.
İstinaf başvurusu kabul edildiği hâlde yatırımcı neden yine borçlu çıktı?
Kabul yalnızca faiz yönündendir. Daire, verginin sorumluluğunun yatırımcıya ait olduğu sonucunu korumuş; takipten sonra işleyecek faizin değişen oranlarda avans faizi olarak düzeltilmesi için kararı kaldırmış ve düzelterek yeniden hüküm kurmuştur. Asıl alacak ve icra inkâr tazminatı aynen kalmıştır.
Karar Yargıtay’a taşınabilir mi?
Karar metninde, kararın HMK 362/1-a uyarınca kesin olarak verildiği belirtilmektedir. Bu nedenle somut dosyada temyiz yolu kapalıdır; bölge adliye mahkemesi kararı Yargıtay içtihadı niteliği de taşımamaktadır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin Bedesten sisteminde yayımlanan kararından ve bu kararda aktarılan taraf beyanları ile ilk derece gerekçesinden derlenmiştir. Değerlendirme, bilirkişi heyeti raporuyla verginin sorumluluğu belirlenmiş somut bir rücu davasına dayanmaktadır; sözleşme hükümleri, işlem dönemi, vergi kayıtları ve vergilendirmeye karşı başvuru yapılıp yapılmadığı farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı, vergilendirmenin hukuka uygunluğu hakkında görüş içermez. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



