Temyiz Harcı Muhtırası Yanıltırsa – AYM 2021/32578

Aynı davada, aynı karara karşı, aynı tutarda harç… Bir anne ile iki çocuğu birlikte davalı olduğunda ve çocukların avukatı nispi temyiz harcını yatırdığında, avukatı olmayan annenin “benim payıma düşen harç da ödendi” diye düşünmesi şaşırtıcı değildir. Ancak mahkemenin gönderdiği tek satırlık ihtar, bu düşüncenin bedelini ağır biçimde ödetebilir: temyiz talebi incelenmeden reddedilir, diğer davalılar ise aynı temyizle davayı kazanır.
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 18.05.2026 tarihli ve 2021/32578 başvuru numaralı kararıyla, eksik nispi temyiz harcı nedeniyle temyiz talebinin reddedilmesinin, olayın özel koşullarında başvurucu üzerinde ağır bir yük oluşturduğuna ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir.
🎓 Kefalet senedinden alacak davasına
Karara konu olayda başvurucunun oğlu, görev yaptığı Sakarya Üniversitesi tarafından doktora çalışması için yurt dışında görevlendirilmiştir. Görevlendirmeye bağlı olarak düzenlenen ve içinde cezai şart da bulunan taahhüt senedine başvurucu ile kızı kefil olmuştur.
Taahhüdün yerine getirilmediğini ileri süren Üniversite, oğlu ve iki kefil aleyhine müştereken ve müteselsilen sorumluluk esasına dayanan bir alacak davası açmıştır. Dava sürecinde önemli bir ayrıntı bulunmaktadır: oğul ile kız aynı avukat tarafından temsil edilirken, başvurucu bir avukatla temsil edilmemiştir.
Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, 19.03.2015 tarihinde davayı kısmen kabul etmiş ve 147.263,55 TL’nin dava tarihinden itibaren işletilecek faiziyle davalılardan tahsiline hükmetmiştir.
🧾 Maktu harç, nispi harç ve zarf üzerindeki ihtar
Davalıların tamamı kararı temyiz etmiştir. Karar metnine göre harç ödemeleri şöyle gerçekleşmiştir:
- başvurucu 27,70 TL maktu temyiz harcı ödemiştir;
- diğer davalıların vekili önce 27,70 TL, daha sonra 2.487,19 TL olmak üzere toplam 2.514,89 TL nispi harç yatırmıştır;
- mahkeme, başvurucuya temyiz başvuru harcının 2.487,19 TL’sini yatırmadığını, bunu bir haftalık kesin süre içinde yatırması gerektiğini, aksi hâlde temyizden vazgeçmiş sayılacağını çağrı kâğıdı ile ihtar etmiştir;
- süre içinde harç tamamlanmayınca mahkeme 21.07.2015 tarihli ek kararla başvurucunun temyiz talebini reddetmiştir.
Başvurucu bu ek kararı da temyiz etmiştir. Dilekçesinde, tebligatın kendisi evde yokken geldiğini ve davanın tarafı olmayan başka bir çocuğu tarafından alındığını, diğer davalı çocuklarının yatırdığı harç tutarı aynı olduğu için kendisine haber verilmediğini, bu nedenle yanılgıya düştüğünü ve kendisine süre verilirse harcı derhâl yatıracağını belirtmiştir.
⚖️ Yargıtayın iki farklı sonucu
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, başvurucunun ek karara yönelik temyizini diğer davalıların temyiziyle birlikte incelemiş ve 25.02.2021 tarihinde iki ayrı sonuca ulaşmıştır:
| Davalı | Yargıtayın değerlendirmesi | Sonuç |
|---|---|---|
| Başvurucu (kefil anne) | Muhtıra ile verilen yedi günlük sürede eksik harç tamamlanmadığından ek karar yasaya uygundur. | Temyiz talebinin reddi onandı |
| Oğul ve kız | Maaşların geri ödeneceğine dair senet hükmü angarya yasağına aykırıdır; yurt içi aylıkların geri verilmesine ilişkin hüküm geçersizdir. | Kısmen kabul kararı hatalı bulundu, hüküm bozuldu |
Ortaya çıkan sonuç dikkat çekicidir: aynı senet, aynı alacak ve aynı ilk derece kararı söz konusu olduğu hâlde, temyiz incelemesine girebilen davalılar lehine sonuç doğmuş; başvurucunun temyizi ise harç eksikliği nedeniyle esastan hiç incelenmemiştir. Nihai karar başvurucu tarafından 21.06.2021 tarihinde öğrenilmiş ve bireysel başvuru yapılmıştır. Başvurucu bireysel başvuru incelemesi sürerken vefat ettiğinden başvuru, devam iradesini bildiren mirasçısı tarafından sürdürülmüştür.
📜 HMK 344 ve muhtıraya ilişkin Yargıtay içtihadı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 344. maddesi, istinaf için gerekli harç ve giderlerin dilekçe verilirken ödenmesini, eksiklik sonradan anlaşılırsa kararı veren mahkemenin bir haftalık kesin süre vererek bunun tamamlanmasını, aksi hâlde başvurudan vazgeçilmiş sayılacağını başvurana yazılı olarak bildirmesini öngörmektedir. Aynı Kanun’un 366. maddesi bu hükmü temyizde de kıyas yoluyla uygulanır kılar.
Anayasa Mahkemesi kararında, bu bildirimin nasıl yapılacağına ilişkin Yargıtay içtihadına da yer vermiştir:
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 12.01.2026, E.2025/5515, K.2026/32: eksik harç için ayrıca bir muhtıra düzenlenmeli; harcın miktarı, yatırılma mercii, sürenin kesin olduğu ve sonuçları açıkça, ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmelidir. Muhtıra metni olmaksızın yalnızca tebligat zarfı üzerinde yer verilen ihtarla kesin süre başlamaz.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 07.02.2019, E.2017/9-1778, K.2019/108: süre hâkim tarafından yazılıp imzalanmadan verilmişse geçerli bir bildirimden söz edilemez; yazı işleri müdürü veya kalem personelinin verdiği süre üzerine harcı ödemeyen taraf temyizden vazgeçmiş sayılamaz.
Başvurucu da tam olarak bu noktaya dayanmış, tebligat zarfı üzerine yazılan ihtarın Yargıtay içtihadının muhtırada aradığı özellikleri taşımadığını ileri sürmüştür. Benzer bir kanun yolu sorununda Anayasa Mahkemesinin yaklaşımı için katılma yoluyla istinafın incelenmemesi yazısına bakılabilir.
🔎 Anayasa Mahkemesinin ölçülülük denetimi
Anayasa Mahkemesi şikâyeti Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında, adil yargılanma hakkının unsuru olan mahkemeye erişim hakkı yönünden incelemiştir. Mahkemeye göre kanun yolları tanınmışsa bu yollara başvurma hakkı da mahkemeye erişim kapsamındadır; temyizin harç eksikliği nedeniyle incelenmemesi bu hakka bir müdahaledir. Değerlendirme Anayasa’nın 13. maddesindeki ölçütler üzerinden yapılmıştır:
- Kanunilik: Ek karar HMK 366 yollamasıyla HMK 344’e dayandığından müdahale kanunla öngörülmüştür.
- Meşru amaç: Yargı harcı, yargı hizmetinin maliyetine katılmayı ve ciddiyetten yoksun başvuruların önlenmesini amaçlar; bu amaç meşrudur.
- Elverişlilik ve gereklilik: Harç ödenmediğinde temyizin reddedilmesi bu amaçlara ulaşmaya elverişli ve gereklidir.
- Orantılılık: Belirleyici aşama budur ve Mahkeme bu aşamada ihlal sonucuna ulaşmıştır.
Mahkeme, muhatabı aleyhine davayı sonlandırabilen ya da önemli hak kaybına yol açabilen muhtıraların ağır sonuçları nedeniyle bu müdahalenin ağırlığını dengeleyici mekanizmalar bulunması gerektiğini vurgulamıştır. Kanun koyucunun harç eksikliğini doğrudan temyizin incelenmemesi sonucuna bağlamadığını, kesin süreyle yazılı ihtarı şart koştuğunu; içtihatların da bu bildirimin ilgiliyi yanıltmayacak biçimde düzenlenmesini netleştirdiğini hatırlatmıştır.
Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi, usul kurallarının yorumu konusunda derece mahkemelerinin takdirini denetlemediğini; muhtıranın geçerli olup olmadığından çok, temyizin reddine ilişkin yorumun başvurucunun mahkemeye erişimini ne ölçüde etkilediğini değerlendireceğini belirtmiştir. Bu çerçevede somut olayda öne çıkan olgular şunlardır:
- başvurucu avukatla temsil edilmiyordu, çocuklarının ise avukatı vardı;
- istenen tutar, çocukların avukatının daha önce yatırdığı tutarla birebir aynıydı;
- başvurucu temyize başvurmuş ve maktu harcı yatırmıştı; nispi harcı ödemekten kaçındığına veya tutara itiraz ettiğine dair bir durum yoktu;
- ek karara karşı temyiz dilekçesinde, süre verilirse harcı yatırmak istediğini açıkça bildirmişti;
- aynı temyizle diğer davalıların başvurusu kabul edilip hüküm bozulmuş, başvurucunun temyizi ise hiç incelenmemişti.
Bu olgular karşısında Mahkeme, tebligatın yanıltıcı olduğu yönündeki iddianın davanın kendi şartlarında yersiz sayılamayacağını, temyiz başvurusunun reddinin başvurucuya ağır bir yük yüklediğini ve müdahalenin ölçülü olmadığını kabul etmiştir. Mülkiyet hakkına ilişkin şikâyet ise ayrıca incelenmemiştir.
🔁 Giderim ve yeniden yargılama
Başvurucu yalnızca ihlalin tespiti ile yeniden yargılama talep etmiştir. Anayasa Mahkemesi, ihlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılamada hukuki yarar bulunduğunu belirterek kararın bir örneğinin Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2014/582, K.2015/259 ek karar) gönderilmesine hükmetmiştir. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca bu mahkemenin yapması gereken, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp ihlal kararındaki ilkelere uygun yeni bir karar vermektir.
Hüküm fıkrasında ayrıca 487,60 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmiştir. Mahkemeye erişim hakkında bir başka harç ve gider sorununun anayasal görünümü için icra takibinde adli yardım reddi yazısı da incelenebilir.
❓ Sık sorulan sorular
Anayasa Mahkemesi harç yükümlülüğünü anayasaya aykırı mı buldu?
Hayır. Karar, yargı harcının ve harç ödenmediğinde temyizin reddedilmesinin meşru amaca dayandığını, elverişli ve gerekli olduğunu açıkça kabul etmektedir. İhlal sonucu, bu dosyanın özel koşullarında, yani avukatsız bir davalıya aynı tutarı daha önce ödemiş diğer davalılarla birlikte yapılan zarf üzerindeki ihtar ve sonuçta temyizin hiç incelenmemesi bakımından orantılılık ilkesine dayanmaktadır.
Diğer davalıların temyizinin kabul edilmesi karara nasıl etki etti?
Anayasa Mahkemesi bu olguyu gerekçesinde açıkça anmıştır: başvurucunun çocukları olan diğer davalıların temyizi kabul edilip hüküm bozulmuş, başvurucu ise harç eksikliği nedeniyle temyizini inceletememiştir. Mahkeme bu durumu, temyizin reddinin başvurucu üzerinde ağır bir yük oluşturduğu sonucuna ulaşırken dikkate almıştır.
Başvurucu öldükten sonra başvuru nasıl sürdü?
Başvuru 13.07.2021 tarihinde yapılmış, başvurucu 24.05.2023 tarihinde vefat etmiştir. Anayasa Mahkemesi, başvuruyu devam ettirme iradesini bildiren ve maddi ile manevi menfaati bulunan mirasçının başvurucu sıfatını kazandığını kabul etmiş, anlatım kolaylığı için karar metninde miras bırakandan başvurucu olarak söz etmiştir.
Bu karar tazminat içeriyor mu?
Başvurucu tazminat talep etmemiş, yalnızca ihlalin tespiti ve yeniden yargılama istemiştir. Mahkeme yeniden yargılama için dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiş, ayrıca 487,60 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine hükmetmiştir. Yeniden yargılamanın sonucu ise karar metninde yer almamaktadır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Anayasa Mahkemesinin Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan bireysel başvuru kararından derlenmiştir. Değerlendirme, avukatla temsil edilmeyen bir davalıya tebligat zarfı üzerindeki ihtarla süre verilen ve diğer davalıların aynı tutarı daha önce yatırdığı somut dosyaya dayanmaktadır; muhtıranın içeriği, temsil durumu ve harç ödemelerinin seyri farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



