Emsal Kararlarİcra Hukuku

Çıplak Pay Devri ve Bono – Ankara BAM 21. HD 2026/388

Bir anonim şirketin küçük bir payını almak için anlaşan iki kişi düşünün: Alıcı bedelin küçük bir kısmını havale ediyor, kalanı için bono imzalayıp veriyor; ancak payın devri hiçbir zaman kâğıda dökülmüyor. Bono vadesinde ödenmeyince satıcı kambiyo takibine geçiyor, alıcı ise “pay bana devredilmedi, borcum yok” diyerek menfi tespit davası açıyor. Bu yazıda, pay senedi çıkarılmamış, yani çıplak pay niteliğindeki anonim şirket paylarının devrinde şekil şartının icra takibine konu bonoyu nasıl etkilediğini gösteren güncel bir istinaf kararı incelenmektedir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 02.04.2026 tarihli ve E.2023/1142, K.2026/388 sayılı kararıyla, yazılı devir sözleşmesi bulunmayan pay satışında verilen 360.000 TL bedelli bononun bedelsiz kaldığına ilişkin ilk derece kararına yönelik istinaf başvurusunu oy birliğiyle esastan reddetmiştir.

Kısa özet: Taraflar, sağlık hizmetleri alanında faaliyet gösteren bir anonim şirketin %2 payının 368.000 TL’ye satışı konusunda sözlü olarak anlaşmış; alıcı 8.000 TL ödemiş ve kalan 360.000 TL için bono vermiştir. Şirket pay senedi çıkarmamış, artırılan sermayenin bir kısmı da ödenmemiştir. Satıcı bonoya dayalı kambiyo takibi başlatmış, alıcı menfi tespit davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, geçerli bir pay devir sözleşmesi ve şirket onayı bulunmadığından davacının borçlu olmadığını tespit etmiş ve senedin iptaline karar vermiştir. Bölge adliye mahkemesi, çıplak payın ancak yazılı devir beyanıyla devredilebileceğini belirterek kararı yerinde bulmuştur.

🤝 Sözlü pay satışı ve bono

Karar metnine göre davalı, dava dışı bir anonim şirketteki %2 payını davacıya 368.000 TL bedelle satmak konusunda anlaşmıştır. Davacı, bedelin 8.000 TL’lik kısmını davalının banka hesabına yatırmış; kalan 360.000 TL için 25.04.2022 tanzim ve 15.06.2022 vade tarihli bir bono düzenleyerek davalıya teslim etmiştir.

Davacı vekiline göre anlaşmadan daha sonra vazgeçilmiş, bononun iadesi istenmiş, ancak davalı bonoyu takibe koymuştur. Davalı ise hisse bedelinin ödenmesinden sonra devrin yapılacağının kararlaştırıldığını, satıştan hiçbir zaman vazgeçmediğini, bedel ödendiğinde devre her zaman hazır olduğunu savunmuştur.

Takip süreci karar metninde şöyle aktarılmaktadır: Davalı, Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2022/10686 sayılı dosyasında 360.000 TL senet bedeli, 991,23 TL işlemiş faiz ve 1.080,00 TL komisyon olmak üzere toplam 362.071,23 TL için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatmıştır. Davalının beyanına göre takip 04.08.2022 tarihinde kesinleşmiş; menfi tespit davası 17.08.2022 tarihinde açılmıştır.

🎯 Uyuşmazlığın düğüm noktası

Bölge adliye mahkemesi, uyuşmazlığı iki soruya indirgemiştir: taraflar arasında yapılan hisse devrinin geçerli olup olmadığı ve dava konusu bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı. Kararda tarafların kabulünde olan şu olgular esas alınmıştır:

  • taraflar arasında şifahi, yani sözlü bir hisse devir anlaşması yapılmıştır;
  • bono bu anlaşmaya istinaden, pay devri vaadine karşılık verilmiştir;
  • yazılı şekilde herhangi bir hisse devir sözleşmesi yapılmamıştır;
  • davalının sunduğu WhatsApp yazışmaları, tarafların karşılıklı iradelerini içeren yazılı bir devir sözleşmesi niteliğinde görülmemiştir.

Bononun pay devri karşılığında verildiği taraflarca kabul edildiğinden, Daire bononun illetten mücerret olmadığını, yani temel ilişkiden bağımsız değerlendirilemeyeceğini açıkça belirtmiştir.

📄 Çıplak pay nedir, nasıl devredilir?

Dava konusu şirketin esas sözleşmesine göre başlangıç sermayesi 200.000 TL iken, 10.05.2018 tarihli genel kurul kararıyla 400.000 TL’ye çıkarılmış; sermaye beheri 50 TL değerinde 8.000 nama yazılı paya bölünmüştür. Ancak şirket nama yazılı pay senedi çıkarmamış, artırılan 200.000 TL sermayenin yalnızca 50.000 TL’si ödenmiştir. İlk derece mahkemesi ve Daire, bu nedenle payların çıplak pay niteliğinde olduğunu kabul etmiştir.

Daire, pay senedine bağlanmış paylar için hamiline yazılı senetlerin teslimle, nama yazılı senetlerin ciro ve teslimle devredildiğini, nama yazılı payların devrinin şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm doğurduğunu hatırlatmıştır. Çıplak paylar için ise kanunda özel bir hüküm bulunmadığını, bunların da serbestçe devredilebileceğini, ancak devrin genel hükümlere göre yapılacağını belirtmiştir:

  • Bedeli tamamen ödenmiş çıplak pay: Alacağın temliki hükümlerine göre devredilir; payın devredildiğini içeren yazılı bir temlik beyanının devralana verilmesi gerekir.
  • Yazılılık şartının dayanağı: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 184. maddesine göre alacağın devrinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.

💰 Bedeli tam ödenmemiş payda ek şart

Dosyadaki şirkette artırılan sermayenin bir kısmı ödenmediği için Daire, bedeli tam ödenmemiş çıplak payın devrini ayrıca ele almıştır. Gerekçeye göre:

  • bedeli tam ödenmemiş pay, pay sahibine yalnızca hak değil, taahhüt edilen sermayeyi ödeme borcu da yükler;
  • bu nedenle böyle bir payın devri, devralan açısından bir borç üstlenmesi niteliği taşır ve alacaklı konumundaki anonim ortaklığın onayını gerektirir;
  • pay, alacak haklarını da içerdiğinden devir işleminin yazılı yapılması zorunludur;
  • esas sözleşmede farklı bir düzenleme yoksa devre onay vermeye yönetim kurulu yetkilidir.

Daire bu görüşünü Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.11.2014 tarihli, 2014/6567 E., 2014/16638 K. sayılı kararına dayandırmıştır. Sonuç olarak dosyadaki paylar ancak yazılı bir devir sözleşmesiyle devredilebilecek iken, böyle bir sözleşme bulunmadığından geçerli bir pay devrinden söz edilemeyeceği kabul edilmiştir.

🧾 Bononun akıbeti: illete bağlılık ve menfi tespit

İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesi, borçluya icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açma imkânı verir. Bonolar kural olarak temel ilişkiden bağımsız, soyut borç ikrarı içeren senetlerdir. Ancak bu dosyada tarafların her ikisi de bononun pay devri karşılığı verildiğini kabul ettiğinden, senedin akıbeti temel ilişkinin akıbetine bağlanmıştır.

Daire’nin değerlendirme zinciri şöyledir:

  • bono, pay devri vaadine karşılık verilmiştir;
  • pay devri için gerekli yazılı şekle uyulmamış, şirket onayı da alınmamıştır;
  • geçersiz sözleşme nedeniyle bono bedelsiz kalmıştır ve davalı tarafından davacıya iadesi gerekir;
  • davalının “devir davacının kusuru yüzünden gerçekleşmedi” savunmasına, geçersiz sözleşmenin hukuki sonuçları gözetilerek itibar edilmemiştir.

İlk derece mahkemesi de geçerli bir pay devir sözleşmesi bulunmadığından tarafların birbirlerinden aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmekle yükümlü olduğunu belirtmiştir. Yatırım ilişkisinde verilen bonolara dair farklı bir örnek için halka arz danışmanı ve bono yazısı, bonoların ihtiyati haciz boyutu için ise kripto zararında zorla bono yazısı incelenebilir.

🏛️ İlk derece ve istinaf kararı

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 30.01.2023 tarihli ve 2022/523 E., 2023/56 K. sayılı kararıyla davayı kabul etmiş; davacının takip dayanağı senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve senedin iptaline karar vermiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davalının devir sürecinin tamamlanması için ısrarlı davrandığını, ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyenin davacı olduğunu ve davanın kabulünün TMK 2’deki dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesinin görevli olduğunu ve kesin yetki kuralına aykırılık bulunmadığını belirttikten sonra esasa girmiş; davanın kabulünde isabetsizlik görmeyerek davalı vekilinin istinaf başvurusunu HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddetmiştir. Karar 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiş, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık tutulmuştur.

📎 Karar metni: Bölge adliye mahkemesi ilamı, Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) üzerinde yayımlanan anonimleştirilmiş hâliyle derlenmiştir; gerekçede yer alan doktrin atfı metinden çıkarılmıştır.

🔎 Pay yatırımında öne çıkan noktalar

  • Şekil, sonucu belirledi: Sözlü anlaşma ve mesajlaşmalar, çıplak payın devri için aranan yazılı devir beyanının yerini tutmamıştır.
  • Payın niteliği önce tespit edildi: Pay senedi çıkarılıp çıkarılmadığı ve sermayenin tamamen ödenip ödenmediği, uygulanacak devir kuralını belirlemiştir.
  • Bedeli ödenmemiş payda şirket onayı gündeme geldi: Devralanın sermaye borcunu üstlenmesi nedeniyle şirketin onayı aranmıştır.
  • Bononun soyutluğu sınırlı kaldı: Temel ilişki taraflarca kabul edildiğinde bono, o ilişkinin geçerliliğinden bağımsız düşünülmemiştir.
  • Kusur savunması etkili olmadı: Satıcının devre hazır olduğu ve alıcının ödemediği yönündeki savunması, sözleşme geçersiz olduğundan sonuca etki etmemiştir.

❓ Sık sorulan sorular

Anonim şirket payı sözlü anlaşmayla devredilebilir mi?

Bu kararda, pay senedi çıkarılmamış çıplak payların devri için yazılı bir devir beyanı arandığı belirtilmiştir. Bedeli tamamen ödenmiş çıplak pay alacağın temliki hükümlerine göre devredilir ve TBK 184 uyarınca alacağın devri yazılı şekle tabidir. Bedeli tam ödenmemiş payda ise ayrıca şirketin onayı gerekir. Sözlü anlaşma bu nedenle geçerli bir devir için yeterli görülmemiştir.

WhatsApp yazışmaları yazılı sözleşme sayıldı mı?

Hayır. Davalı bir kısım WhatsApp yazışmaları sunmuş, ancak bölge adliye mahkemesi bu yazışmaların tarafların karşılıklı iradelerini içeren yazılı bir hisse devir sözleşmesi niteliğinde olmadığını belirtmiştir. Değerlendirme, dosyadaki yazışmaların içeriğine özgüdür.

Kesinleşmiş icra takibine rağmen menfi tespit davası açılabilir mi?

İİK 72, borçlunun icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığının tespiti için dava açabileceğini düzenler. Bu dosyada takip, davalının beyanına göre 04.08.2022’de kesinleşmiş, menfi tespit davası 17.08.2022’de açılmış ve esastan incelenerek kabul edilmiştir. Takipten sonra açılan davada ihtiyati tedbir imkânının sınırlı olduğu da aynı maddede düzenlenmiştir.

Alıcının ödediği 8.000 TL ne olacak?

Bölge adliye mahkemesi kararı bono üzerindeki borç ilişkisine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, geçerli bir pay devir sözleşmesi bulunmadığından tarafların birbirlerinden aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmekle yükümlü olduklarını belirtmiştir. Ödenen tutarın iadesi bu davanın konusu değildir; karar metninde bu konuda ayrı bir hüküm yer almamaktadır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin Bedesten üzerinde yayımlanan istinaf kararından ve bu kararda aktarılan ilk derece mahkemesi gerekçesinden derlenmiştir. Karar temyiz yolu açık olarak verilmiştir ve kesinleşmemiş olabilir. Değerlendirme; pay senedi çıkarılmamış, sermayesi kısmen ödenmemiş bir anonim şirketteki payın yazılı sözleşme olmaksızın satıldığı ve bononun bu satışa karşılık verildiğinin taraflarca kabul edildiği somut dosyaya dayanmaktadır; pay senedinin varlığı, yazılı belgeler ve şirket onayı farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu