Emsal KararlarGayrimenkul Hukuku

Fiili Yola Bağlanan Geçit Hakkı – Yargıtay HGK 2026/354

Kıyıdaki bir beldede, kadastro paftasında hiçbir genel yola bağlantısı görünmeyen bir parsel var. Taşınmazın önünden geçen asfalt yol ise yöre halkının her gün kullandığı, okullara, sağlık kuruluşlarına ve tekne iskelelerine ulaşılan tek yol; fakat bu yol paftada kadastro yolu olarak, imar planında da imar yolu olarak gösterilmiyor. Malik, komşu parseller üzerinden bu asfalt yola çıkan bir geçit istiyor. Yerel mahkeme, yolun fiilen herkesçe kullanıldığını ve aksi hâlde geçit ihtiyacının karşılanmayacağını söyleyerek talebi kabul ediyor; Yargıtay ise üç kez bozuyor. Sonunda soru Hukuk Genel Kurulunun önüne geliyor: Zorunlu geçit, paftada yol olarak görünmeyen fiilî bir yola bağlanabilir mi?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 10.06.2026 tarihli ve E.2025/217, K.2026/354 sayılı kararıyla, Özel Daire bozma kararına karşı verilen direnme kararını oy birliğiyle bozmuş; geçit güzergâhının objektif esaslara göre bir genel yola bağlanması gerektiğini, paftasında yol olarak görünmeyen fiilî yola bağlantının kesintisizlik ilkesine aykırı olduğunu belirtmiştir.

Kısa özet: Davacı, Muğla’nın Marmaris ilçesindeki taşınmazının ana yola bağlantısı olmadığını ileri sürerek komşu parseller aleyhine geçit hakkı kurulmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi, yöre halkınca “Sahil Okul Yolu” olarak kullanılan asfalt yola bağlanan güzergâhtan geçit kurmuş; Yargıtay ise bu yolun kadastro paftasında genel yol, imar planında da imar yolu olarak gösterilmediğini vurgulayarak kararı bozmuştur. Mahkemenin direnmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu, çevredeki tüm genel yolları gösteren paftanın getirilmesini, yeniden keşif yapılmasını ve taşınmazı genel yola kesintisiz bağlayacak tüm alternatiflerin incelenmesini gerekli görmüştür.

⏳ On beş yıla yayılan bir geçit davası

Dava 2011 yılında açılmıştır. Davacı, kendisine ait iki parselin ana yola bağlantısı olmadığını ileri sürmüş; yargılama sırasında bunlardan biri yönünden davadan feragat etmiştir. Davalılar ise geçit için en elverişli yerin talep edilen yer olmadığını, kendi taşınmazları üzerinden geçit kurulmasının ciddi zarara yol açacağını ve davacının hâlen kullandığı fiilî bir yol bulunduğunu savunmuştur.

Dosyanın Hukuk Genel Kuruluna kadar uzanan seyri şöyledir:

  • Birinci karar (2013): Mahkeme, iki komşu parsel üzerinden 2,5 metre genişliğinde geçit kurmuştur.
  • Birinci bozma (2014): Kapatılan 14. Hukuk Dairesi, kurulan geçidin paftada mevcut bir genel yola bağlanmadığını, bağlandığı yerin paftasında kadastro yolu değil deniz sahili olduğunu belirtmiş; ayrıca keşifte 1,5 metrelik talep bulunmasına rağmen 2,5 metre geçit verilmesini isabetsiz bulmuştur.
  • İkinci karar (2017): Mahkeme bu kez 1,5 metre genişliğinde başka bir alternatiften geçit kurmuştur.
  • İkinci bozma (2018): Daire, kadastro paftasına göre yol olmayan, fiilen yol olduğu tespit edilen bölüme bağlanan geçidi yine hatalı bulmuştur. Kabule göre de, 2013’te depo edilen 27.045,08 TL yerine yeni raporda belirlenen 33.990,92 TL bedelin depo ettirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
  • Üçüncü karar (2022): Mahkeme, merdiven yapılmak suretiyle 1,5 metre genişliğinde dördüncü bir alternatiften geçit kurmuştur.
  • Üçüncü bozma (2023): Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, fiilî yola bağlantı sağlanmasının kesintisizlik ilkesine aykırı olduğunu belirterek kararı oy çokluğuyla bozmuştur.
  • Direnme (2024): Yerel mahkeme önceki kararında direnmiştir.

🛣️ Yerel mahkemenin direnme gerekçesi

Mahkeme, 05.03.2024 tarihli direnme kararında önceki gerekçesine şunları eklemiştir: Kadastral yol olarak tespit edilip adlandırılması gereken alanın “Sahil-Okul yolu” olarak adlandırılması, yolun araç ve yaya yolu olarak kullanılmasına engel değildir. Bu yol, köy halkının alışveriş merkezine, esnaf dükkânlarına, okullara, sağlık kuruluşlarına, geçimini sağladığı yat ve teknelere ve diğer yerleşim yerlerine ulaşımını sağlayan tek yoldur. Mahkemeye göre davacının talebinin reddi hakkaniyete aykırı olacak ve geçit ihtiyacı karşılanmamış kalacaktır.

Direnme gerekçesinin ağırlık noktası, yolun hukuki statüsünden çok fiilî işlevidir. Davalılar bu kararı temyiz etmiştir.

⚖️ Hukuk Genel Kurulunun yaklaşımı

Hukuk Genel Kurulu uyuşmazlığı, mahkemenin geçit irtifakı kurulacak alanı belirlemek için yaptığı incelemenin yeterli ve vardığı sonucun yerinde olup olmadığı şeklinde tanımlamıştır. Dosyadaki bilirkişi raporları ve imar müdürlüğünün yazılarından şu tablo ortaya çıkmıştır:

  • Davacının taşınmazının kadastro paftasına göre genel yola bağlantısı yoktur; yani mutlak geçit ihtiyacı sabittir.
  • Geçit kurulan komşu parsellere bitişik bir imar yolu bırakılmamıştır.
  • Söz konusu sahil yolu, 2007’de onaylanan uygulama planında “Kıyı Bandı Düzenlemesi Yapılacak Alan Sınırı” olarak tanımlanmış, imar yolu olarak gösterilmemiştir.

Kurul, mutlak geçit ihtiyacının varlığını kabul etmekle birlikte mahkemenin seçtiği güzergâhı usul ve yasaya aykırı bulmuştur. Gerekçenin özü şu cümlede toplanır: Geçit güzergâhı objektif esaslara uygun olarak genel yola bağlanmalıdır; paftasında “yol” olarak görünmeyen fiilî yola bağlantı sağlanması kesintisizlik ilkesine aykırıdır.

Bu nedenle mahkemeden; taşınmaz yararına kesintisiz geçit kurulabilecek çevredeki tüm genel yolları gösteren pafta örneğini ilgili mercilerden getirtmesi, mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapması, taşınmazı genel yola kesintisiz bağlayacak tüm alternatifleri incelemesi ve taşınmazın kuzeyindeki bağlantı yolunu da değerlendirmesi istenmiştir. Direnme kararı, HMK geçici madde 3 atfıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK’nın 429. maddesi uyarınca bozulmuş; karar düzeltme yolu açık tutulmuştur.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2026 tarihli, E.2025/217 ve K.2026/354 sayılı kararının resmî metnine PDF olarak buradan ulaşabilirsiniz.

📐 TMK 747 ve geçit güzergâhının belirlenmesi

TMK 747‘ye göre taşınmazından genel yola çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan malik, tam bir bedel karşılığında komşularından geçit hakkı tanınmasını isteyebilir. Bu hak önce, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun düşen komşuya, daha sonra bundan en az zarar görecek olana karşı kullanılır; zorunlu geçit iki tarafın menfaati gözetilerek belirlenir.

Hukuk Genel Kurulu, bu hükmü şu ilkelerle birlikte yorumlamıştır:

  • Yenilik doğuran hak: Geçit hakkı, geçit ihtiyacı bulunan taşınmazın mülkiyetine bağlıdır; hak kullanılınca yükümlü malik irtifak kurma borcu altına girer.
  • Zorunlu dava arkadaşlığı: Hak taşınmaz lehine ve aleyhine kurulduğundan, leh ve aleyhine geçit istenen taşınmazların tüm maliklerinin davada yer alması zorunludur.
  • Mutlak ve nispi ihtiyaç: Genel yola hiç bağlantı yoksa “mutlak geçit ihtiyacı”, yol var ama yetersizse “nispi geçit ihtiyacı” söz konusudur. Mutlak ihtiyaçta geçit kurulması zorunludur; nispi ihtiyaçta somut koşullar hakkaniyete göre tartılır.
  • Fedakârlığın denkleştirilmesi: Alternatifler arasından geçit isteyen için en kısa ve en az masraflı olanı değil, aleyhine geçit kurulacak malikler açısından objektif olarak en az külfet yükleyen ve en az zarar veren güzergâh seçilir.
  • Komşuluk hukuku: Geçit, mülkiyeti sınırlayan bir irtifak olsa da özünü komşuluk hukukundan alır.

Aynı taşınmaz için daha önce geçit kurulmuşken ikinci bir geçit istenmesi meselesine ilişkin aynı taşınmaza ikinci geçit yazısında da fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesinin nasıl uygulandığı incelenmiştir. Komşu parsellerle sınır ilişkisini konu alan farklı bir irtifak meselesi için koordinat farkıyla taşkın yapı yazısına bakılabilir.

🔗 Kesintisizlik ilkesi neden belirleyici?

Zorunlu geçidin amacı, genel yola bağlantısı olmayan taşınmazı genel yolla kesintisiz biçimde buluşturmaktır. Hukuk Genel Kurulunun yaklaşımına göre bu bağlantının ucu, hukuken güvence altında olan bir genel yol olmalıdır. Bugün herkesin kullandığı bir yol, paftada ve planda yol olarak yer almıyorsa, yarın kullanımın değişmesi, kıyı düzenlemesi yapılması veya alanın başka bir amaca tahsis edilmesi hâlinde geçit hakkı boşta kalabilir.

Direnme kararı ile Hukuk Genel Kurulu arasındaki fark, bakış açısındadır:

  • Yerel mahkeme: Yolun fiilen tek ulaşım aracı olması ve yöre halkınca kullanılması, geçidin bu yola bağlanmasını haklı kılar.
  • Hukuk Genel Kurulu: Güzergâh objektif esaslara göre belirlenir; bağlantı noktası paftada yol olarak görünmeyen fiilî bir alan olamaz. Önce çevredeki tüm genel yollar ve bunlara kesintisiz ulaşan alternatifler araştırılmalıdır.

Kurul, geçit ihtiyacının varlığını tartışma konusu yapmamıştır. Bozmanın konusu, ihtiyacın hangi yolla ve hangi güzergâhtan karşılanacağıdır. Kararın uygulamadaki yansıması, geçit davalarında keşif ve bilirkişi incelemesinin yalnızca sahadaki fiilî durumla sınırlı kalmayıp kadastro paftası ve imar planı verileriyle birlikte yürütülmesinin önemidir.

💰 Bedel, genişlik ve keşif

Hukuk Genel Kurulunun benimsediği Özel Daire bozma kararında, geçit davalarına ilişkin başka ilkeler de sayılmıştır:

  • Genişlik: Taşınmazın tapudaki niteliği ve kullanım amacı gözetilir; özellikle tarım alanlarında bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsallere göre 2,5-3 metre) geçit kurulur. Bunu aşan genişlik gerekçesiyle gösterilmelidir.
  • Bütünlük: Aleyhine geçit kurulan taşınmazın bölünerek kullanım bütünlüğünün bozulmaması gözetilir; başka türlü geçit mümkün değilse bunun gerekçesi açıklanmalıdır.
  • Bedel ve depo: Yükümlü malike ödenecek bedel, objektif ölçütlerle bilirkişi aracılığıyla belirlenir ve hükümden önce depo ettirilir. Bedel tespitinden sonra uzun süre geçmişse hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılır.
  • Yargılama giderleri: Davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılır.

Bu dosyada bedel meselesi somut olarak gündeme gelmiştir: 2013’te depo edilen bedel ile 2017’de belirlenen bedel arasındaki fark, ikinci bozma kararında ayrıca eleştirilmiştir. Yeniden yapılacak keşifle birlikte güncel değerin belirlenmesi de gündeme gelecektir.

💬 Sorular ve cevaplar

Herkesin kullandığı ama paftada görünmeyen bir yola geçit kurulabilir mi?

Bu kararda Hukuk Genel Kurulu, paftasında yol olarak görünmeyen fiilî yola bağlantı sağlanmasının kesintisizlik ilkesine aykırı olduğunu belirtmiştir. Mahkemeden, taşınmazı genel yola kesintisiz bağlayacak alternatiflerin pafta ve keşifle araştırılması istenmiştir.

Mutlak geçit ihtiyacı ile nispi geçit ihtiyacı arasındaki fark nedir?

Kararda açıklandığı üzere taşınmazın genel yola hiç bağlantısı yoksa mutlak geçit ihtiyacı, bağlantısı olmakla birlikte yetersizse nispi geçit ihtiyacı söz konusudur. Mutlak ihtiyaçta geçit kurulması zorunludur; nispi ihtiyaçta somut koşullar hakkaniyete göre değerlendirilir.

Geçit hangi komşunun taşınmazı üzerinden kurulur?

TMK 747’ye göre önce önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, sonra en az zarar görecek olana başvurulur. Hukuk Genel Kurulu, fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi gereği geçit isteyen için en kısa yolun değil, yükümlü malikler için en az külfetli güzergâhın tercih edileceğini vurgulamıştır.

Geçit davasında hangi kişiler davada yer almalıdır?

Kararda, geçit hakkı taşınmaz lehine ve aleyhine kurulduğundan, lehine ve aleyhine geçit istenen taşınmazların tüm maliklerinin davada yer almasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, benzer içtihat değerlendirmelerine Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan direnme kararının bozulmasına ilişkin kararından derlenmiştir. Tarafların kimliği ve parsel numaraları kaynakta anonimdir. Kararda aktarılan yol, plan ve bedel bilgileri ilgili dosyadaki bilirkişi raporları ile idari yazılara dayanır ve başka taşınmazlar için genellenemez. Bozma sonrası yargılamanın sonucu bu yazının kapsamı dışındadır. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu