Ceza HukukuEmsal Kararlar

Süresi Geçen Yabancı Plakalı Araç – Yargıtay CGK 2026/121

Sınır kapısından giriş formuyla, turistik kolaylıklardan yararlanılarak ülkeye giren yabancı plakalı bir otomobil, kendisine tanınan süre dolduğu hâlde yurt dışına çıkarılmazsa ortada bir kaçakçılık suçu mu vardır, yoksa gümrük mevzuatına aykırılıktan doğan bir kabahat mi? Sorunun cevabı yalnızca ceza miktarını değil, aracın akıbetini de belirler: Suç kabul edilirse araç müsadere tartışmasının konusu olur; kabahat kabul edilirse mülkiyetin kamuya geçirilmesi için kanunda açık bir hüküm aranır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 25.02.2026 tarihli ve E.2024/273, K.2026/121 sayılı kararıyla, geçici ithalat rejimi kapsamında gümrük işlemine tabi tutularak yurda sokulan aracın süresinde çıkarılmamasından ibaret eylemin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki suçu değil, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesindeki kabahati oluşturduğunu kabul etmiştir. Kurul, beraat ve aracın müsaderesi talebinin reddine ilişkin yerel mahkeme hükmünü oy çokluğuyla onamış, Özel Dairenin düşme ve müsadere kararını kaldırmıştır.

Kısa özet: Trafik denetiminde durdurulan Gürcistan plakalı bir otomobilin 30.09.2014 tarihinde Sarp Gümrük Kapısından yurda sokulduğu ve en geç 30.12.2014’te yurt dışına çıkarılması gerektiği belirlenmiştir. Sanık, kaçak eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın yurda sokmak suçundan yargılanmış; Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesi 03.12.2015’te beraat kararı vermiş ve aracın müsaderesi talebini reddetmiştir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, eylemi suç sayarak zamanaşımı nedeniyle düşme ve aracın müsaderesine hükmetmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Ceza Genel Kurulu, Daire kararını kaldırarak yerel mahkeme hükmünü onamıştır.

🧩 Kurulun önündeki iki soru

Ceza Genel Kurulu, uyuşmazlığın asıl konusunu geçici ithalat rejimi kapsamında yurda sokulan aracın, yurt içinde kalma süresi bittiği hâlde yurt dışına çıkarılmaması durumunda müsadere edilip edilemeyeceği olarak belirlemiştir. Ancak Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca önce bir ön sorunu ele almıştır: İlk derece mahkemesinin beraat kararını zamanaşımı nedeniyle düşme kararına çeviren Özel Dairenin, aynı kararla aracın iadesine ilişkin hükmü kaldırıp doğrudan müsadereye karar verip veremeyeceği.

🚗 Gürcistan plakalı otomobilin hikâyesi

Karardaki tespitlere göre seyir hâlinde trafik denetimi yapan görevliler, şüphe üzerine sanığın kullandığı 2000 model, Gürcistan’da kayıtlı bir otomobili durdurmuştur. Gümrük Müdürlüğü ile yapılan görüşmede aracın 30.09.2014 tarihinde Sarp Gümrük Kapısından yurda sokulduğu ve 30.12.2014 tarihine kadar yurttan çıkış yapması gerektiği öğrenilmiştir.

KalemKaçak eşya tespit varakasındaki tutar
CİF değeri10.000,00 TL
Gümrük vergisi14.760,65 TL
Gümrüklenmiş değer24.760,65 TL

Sanık savunmasında aracı Batum’da 3.500 dolar karşılığında satın aldığını, ruhsat sahibinin noterden başka bir kişiye vekâletname verdiğini ve aracı bu kişiyle birlikte yurda soktuğunu, sonrasında o kişinin yanından ayrıldığını anlatmıştır. Dosya, bu olgular üzerinde üç ayrı mercide farklı sonuçlara ulaşmıştır:

  • Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesi (03.12.2015): Sanığın beraatine ve aracın müsaderesi talebinin reddine karar vermiş; aracın durumu hakkında idari yaptırım uygulanması için Gümrük Müdürlüğüne yazı yazılmasını öngörmüştür.
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi (25.01.2024): Sanığın aracı yurt içinde bırakıp daimi olarak kullanmak amacıyla, baştan itibaren kaçakçılık kastıyla hareket ettiğini kabul etmiş; 8 yıllık olağan dava zamanaşımı dolduğu için düşme kararı vermiş ve aracın 5607 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi yollamasıyla TCK 54/4 uyarınca müsaderesine oy çokluğuyla hükmetmiştir. İki Daire üyesi, eylemin Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi kapsamında kaldığını belirterek karşı oy kullanmıştır.
  • Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı (07.03.2024): Aracın turistik kolaylıklardan yararlanılarak ve bir gümrük rejimine tabi tutularak yurda girdiğini, giriş ayniyetine uygun olarak el konulduğunu, şasi ve motor numaralarının değiştirilmediğini ileri sürerek itiraz etmiştir. Daire, 18.04.2024’te itirazı oy çokluğuyla yerinde görmeyince dosya Ceza Genel Kuruluna gelmiştir.

⚙️ Ön sorun: Yargıtay müsadereye doğrudan hükmedebilir mi?

Kurul önce temyiz incelemesinin niteliğini hatırlatmıştır. Yargıtay, kural olarak hukuka aykırılığı tespit ettiği hükmü kendisi ıslah eden bir merci değil, hükmü bozarak mahkemesine gönderen bir denetim merciidir. Hükmü bozulan mahkeme bozmaya direnebilir veya yeniden yargılama yaparak yeni bir hüküm kurabilir; Kurul bu süreci taraflar bakımından bir teminat olarak nitelendirmiştir.

Kanun koyucu bunun istisnalarını, karar tarihinde yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinde ve 5271 sayılı CMK’nın 303. maddesinde sınırlı olarak saymıştır. Kurula göre bu hâller arasında, sanık aleyhine olan ve münhasıran hüküm mahkemesinin takdir alanında kalan hukuka aykırılıkları Yargıtay’ın düzelterek gidermesine imkân veren bir düzenleme yoktur; istisna hükümleri de geniş yorumlanamaz.

Kurul, müsaderenin TCK 54’te düzenlenen bir güvenlik tedbiri olduğunu, müsadere taleplerinin CMK 256 vd. maddelerinde ayrıca düzenlendiğini ve CMK 257 uyarınca kural olarak duruşma yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu usul, eşya üzerinde hak iddia edenlere beyan ve delil sunma ile kanun yoluna başvurma imkânı tanır. Bu nedenle Kurul, usul ekonomisine dayanan önceki 27.02.2018 tarihli, 2017/149 E. – 2018/71 K. sayılı kararının gerekçesini ve sonucunu benimsemediğini açıkça belirtmiş; Özel Dairenin, yerel mahkemenin iade kararını bozmadan doğrudan müsadereye hükmetmesinin mümkün olmadığını kabul etmiştir.

⚖️ Esas mesele: Suç mu, kabahat mi?

Kurul esas uyuşmazlığı suçta ve cezada kanunilik ilkesi üzerinden çözmüştür. Anayasa’nın 38. maddesi, AİHS’in 7. maddesi ve TCK’nın 2. maddesi uyarınca kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için ceza verilemez; suç ve ceza içeren hükümler kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.

  • Suçun tipik eylemi: 5607 sayılı Kanun’un 3/1. maddesi, eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokmayı cezalandırır. Gümrük işlemi, eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işleme veya kullanıma tabi tutulması demektir.
  • Geçici ithalat bir gümrük rejimidir: 4458 sayılı Kanun’un 128-134. maddeleri ve Gümrük Yönetmeliği’nin 376-394. maddeleri bu rejimi düzenler. Rejim kapsamında gümrük işlemine tabi tutularak ülkeye giren eşya, tipik eylemin dışında kalır.
  • Özel düzenleme: Suç tarihinde yürürlükte olan Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi, geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlalini kabahat olarak düzenlemiş; tam muafiyetle geçici ithal edilen özel kullanıma mahsus taşıtlar için gümrük vergileri tutarının dörtte biri oranında para cezası öngörmüştür.
  • Somut olay: Araç triptik belgesiyle yasal yollardan girmiş, Gümrük İdaresinin takip ve kontrolü altında bulunmuş ve çıkış süresinin dolması idarece kolayca tespit edilebilir durumdadır. Kurula göre sanığın eylemi 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesindeki fiillerden hiçbirine uymamaktadır.

Kararın dikkat çeken bir yönü de Kurulun kendi yakın tarihli içtihadına ilişkin tutumudur. Kurul, aynı tür eylemin 5607 sayılı Kanun’un 3/2. maddesindeki suçu oluşturacağını kabul eden 25.10.2023 tarihli, 2023/223 E. – 2023/556 K. sayılı kararının gerekçesini ve sonucunu benimsemediğini belirtmiş; bunun yerine eylemin kabahat sayıldığı 01.03.2022 tarihli, 2018/7-131 E. – 2022/139 K. sayılı kararla aynı sonuca ulaşmıştır. Kurul, her suçun temelinde bir haksızlık bulunsa da kanunda suç olarak düzenlenmeyen haksızlıkların cezalandırılamayacağını özellikle vurgulamıştır.

📎 Karar metni: Ceza Genel Kurulu kararının tam metni, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf ve üye adları kaynakta anonimdir, gerekçedeki doktrin atfı çıkarılmıştır.

🔐 Kabahat sayılan eylemde aracın akıbeti

Eylemin kabahat olarak nitelendirilmesi, aracın müsaderesi tartışmasını da doğrudan etkilemiştir. Kurul, Kabahatler Kanunu’nun 18. maddesine göre kabahatin konusunu oluşturan eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ancak kanunda açık hüküm bulunan hâllerde karar verilebileceğini hatırlatmıştır. Gümrük Kanunu’nda geçici ithalat rejimine konu eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığından, bu kapsamdaki eşya hakkında mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verilemez.

Kurul ayrıca rejim hükümlerinin, eşyanın hileli işlemle yurt dışına çıkarılmış gibi gösterilmesi suretiyle ihlal edilmesi hâlinde durumun farklı olduğuna işaret etmiştir. Böyle bir durumda 5607 sayılı Kanun’un 3/4. maddesindeki suç ile Gümrük Kanunu’ndaki kabahat birlikte gerçekleşir ve Kabahatler Kanunu’nun 15/3. maddesi uyarınca yalnızca suçtan dolayı ceza verilir. Somut dosyada böyle bir hileli işlem tespit edilmemiştir.

Sonuç olarak yerel mahkemenin, süresi dolduğu hâlde yurt dışına çıkarılmayan araç hakkında idari yaptırım uygulanması için Gümrük Müdürlüğüne yazı yazılmasına ilişkin kararında da isabetsizlik görülmemiştir. Kurul; itirazın kabulüne, 7. Ceza Dairesinin düşme ve müsadereye ilişkin kararının kaldırılmasına ve Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin hükmünün onanmasına oy çokluğuyla karar vermiştir.

🗣️ Karşı oyda öne çıkan görüş

Karar oy çokluğuyla verilmiştir. Ön sorun bakımından ve asıl uyuşmazlık bakımından çoğunluğa katılmayan üyeler, farklı bir değerlendirme ortaya koymuştur:

  • Zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilen durumlarda, başkaca araştırma gerektirmeyen ve TCK 54/4 kapsamında müsaderesi zorunlu olan eşya bakımından Yargıtay’ın müsadereye hükmedebileceği; Başsavcılığın CMK 308 kapsamındaki itiraz yolu nedeniyle hak kaybı doğmayacağı savunulmuştur.
  • Rejim hak sahibinin aracı başlangıçta kurallara uygun getirip sonradan süreyi aşması ile, hak sahibi olmayan bir kişinin aracı baştan itibaren yurt içinde kalıcı olarak kullanmak kastıyla başkası adına giriş formu düzenletip sokması arasında ayrım yapılması gerektiği ileri sürülmüştür.
  • Karşı oya göre somut olayda sanığın kastı başlangıçtan itibaren aracı gümrük işlemine tabi tutmaksızın yurda sokmaya yönelikti; eylem kaçakçılık suçunu oluşturur ve araç müsadere edilmelidir.

🧭 Kararın sınırları ve çıkarımlar

Karar, el konulan eşya ile ilgili güvenlik tedbirlerinin hangi usulle ve hangi merci tarafından verilebileceği konusunda da yol gösterici niteliktedir. El konulan eşyaya ilişkin diğer uyuşmazlıklar için dijital cihaza gerekçesiz müsadere ve elkonulan araçta kazanç kaybı yazıları da incelenebilir.

  • Gümrük işlemine tabi tutularak geçici ithalat rejimiyle giren aracın süresinde çıkarılmaması, Kurul çoğunluğuna göre tek başına 5607 sayılı Kanun’un 3/1. maddesindeki suçu oluşturmamaktadır.
  • Bu tür bir ihlal Gümrük Kanunu’nun 238. maddesindeki kabahat kapsamında değerlendirilmiş; kanunda açık hüküm bulunmadığından aracın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi yolu kapalı görülmüştür.
  • Hileli işlemle aracın yurt dışına çıkarılmış gibi gösterilmesi, şasi veya motor numarasının değiştirilmesi ya da sahte belgeyle tescil girişimi gibi olgular farklı bir hukuki nitelendirmeye konu olabilir; karar bu olguların bulunmadığı bir dosyaya ilişkindir.
  • Özel Daire, yerel mahkemenin iade kararını bozmadan sanık aleyhine müsadereye doğrudan hükmedememektedir.

Kararın kapsamı da not edilmelidir. Kurul, suç tarihinde yürürlükte olan mevzuatı esas almıştır; Gümrük Kanunu’nun 238. maddesindeki para cezası oranları ve geçici ithalat sürelerine ilişkin düzenlemeler zaman içinde değişebilir. Ayrıca karar, Kurulun 2023 tarihli kararıyla farklı bir yönde verilmiş olduğundan, konuya ilişkin içtihadın seyri izlenmeye değerdir.

❔ Merak edilenler

Kurul sanığı neden beraat ettirmiş sayıldı?

Kurul yeni bir beraat kararı kurmamış, ilk derece mahkemesinin 03.12.2015 tarihli beraat ve müsadere talebinin reddi hükmünü onamıştır. Gerekçe, sanığa yüklenen eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın yurda sokma suçunun tipiklik unsurunun oluşmamasıdır; çünkü araç geçici ithalat rejimi kapsamında gümrük işlemine tabi tutularak yurda girmiştir.

Eylem kabahat sayılınca hiçbir yaptırım uygulanmıyor mu?

Uygulanabilir. Suç tarihinde yürürlükte olan Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi, tam muafiyetle geçici ithal edilen özel kullanıma mahsus taşıtlar için gümrük vergileri tutarının dörtte biri oranında para cezası öngörmektedir. Yerel mahkeme de idari yaptırım uygulanması için Gümrük Müdürlüğüne yazı yazılmasına karar vermiş, Kurul bu yönü isabetli bulmuştur.

Zamanaşımı dolduğu hâlde araç neden müsadere edilemedi?

Özel Daire, dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verirken aracın müsaderesine de hükmetmişti. Kurul ise eylemi suç değil kabahat olarak nitelendirdiği için TCK 54/4 ve 5607 sayılı Kanun’un 13. maddesine dayanılamayacağını, Kabahatler Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca da mülkiyetin kamuya geçirilmesi için kanunda açık hüküm bulunmadığını kabul etmiştir. Ayrıca ön sorun bakımından, Dairenin yerel mahkemenin iade kararını bozmadan müsadereye doğrudan hükmedemeyeceğini belirtmiştir.

Kurulun 2023 tarihli kararı ile bu karar çelişmiyor mu?

Kurul bu farkı kendisi ortaya koymuştur. Karar metninde, aynı tür eylemi 5607 sayılı Kanun’un 3/2. maddesindeki suç olarak kabul eden 25.10.2023 tarihli kararın gerekçesi ve sonucunun benimsenmediği açıkça belirtilmiş; eylemi kabahat sayan 01.03.2022 tarihli kararla aynı sonuca ulaşılmıştır. Karar oy çokluğuyla verildiği için konunun ileride yeniden tartışılması da mümkündür.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Karar Arama sisteminde yayımlanan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne ilişkin kararından derlenmiştir. Değerlendirme, geçici ithalat rejimi kapsamında gümrük işlemine tabi tutularak yurda giren ve süresinde çıkarılmayan bir aracın bulunduğu somut dosyaya ve suç tarihindeki mevzuata dayanmaktadır; aracın giriş biçimi, kullanılan belgeler ve failin davranışları farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Karar oy çokluğuyla verilmiştir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu