Görevsizlik Sonrası Arabuluculuk – AYM 2023/76842

Bir dava yanlış mahkemede açılmış, yıllar süren yargılamanın sonunda görevsizlik kararı verilmiştir. Davacı, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu öğrenince ticari davalarda zorunlu olan arabuluculuk sürecini hemen başlatır, anlaşamama tutanağını alır ve ancak bundan sonra dosyanın gönderilmesini ister. Görevli mahkeme ise “arabuluculuk, ilk dava tarihinden önce yapılmalıydı” diyerek davayı usulden reddeder. Bu tablo, usul kurallarının hak arama özgürlüğünü ne ölçüde sınırlayabileceği sorusunu doğrudan gündeme getirir.
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, 22.07.2026 tarihli ve 2023/76842 başvuru numaralı kararıyla, bu şekilde verilen usulden ret kararının şeref ve itibarın korunması hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkını ihlal ettiğine oybirliğiyle hükmetmiş, yeniden yargılama yapılmasına ve başvurucuya net 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.
🧭 Dosyanın geçtiği aşamalar
Başvuruya konu uyuşmazlık, 12.09.2015 tarihinde bir haber sitesinde yayımlanan ve başvurucu şirketin sahibi olduğu gazeteyi “yalan haber ve iftira üretmek”le itham eden ifadeler içeren bir haberden doğmuştur. Karar metninde aktarılan süreç şu şekilde ilerlemiştir:
| Aşama | Ne oldu? |
|---|---|
| İlk dava | Başvurucu, haberi yayımlayan şirket aleyhine İstanbul’da asliye hukuk mahkemesinde 20.000 TL manevi tazminat davası açtı. İstinaf kararındaki tespite göre dava 29.12.2020’de açılmıştır. |
| Esastan ret | Asliye hukuk mahkemesi, haberin suç isnadı içermediğini, güncel ve görünür gerçekliğe uygun olduğunu ve gazetecilik faaliyeti kapsamında kaldığını belirterek davayı reddetti. |
| İstinaf | İstanbul BAM 4. Hukuk Dairesi, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir uyuşmazlık bulunduğunu ve görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu belirterek kararı kaldırdı. |
| Görevsizlik | Asliye hukuk mahkemesi görev yönünden usulden ret kararı verdi; karar istinaf edilmeyerek 01.11.2022’de kesinleşti. |
| Arabuluculuk | Süreç 05.10.2022’de başladı, 02.11.2022’de anlaşamama tutanağıyla sona erdi. |
| Gönderme talebi | Başvurucu 08.11.2022 tarihli dilekçesine tutanağı ekleyerek dosyanın asliye ticaret mahkemesine gönderilmesini istedi. |
| Usulden ret | Asliye ticaret mahkemesi dava tarihini 16.11.2022 olarak tespit etti, “dava tarihinden önceki” tutanak için iki haftalık kesin süre verdi ve 21.03.2023’te dava şartı yokluğundan davayı reddetti (E.2022/716, K.2023/199). |
| Kesin istinaf | BAM 4. Hukuk Dairesi istinaf talebini kesin olarak reddetti; karar 17.07.2023’te tebliğ edildi, bireysel başvuru 10.08.2023’te yapıldı. |
Tabloda dikkat çeken nokta, anlaşamama tutanağının dosya görevli mahkemeye gönderilmeden önce düzenlenmiş ve gönderme talebine eklenmiş olmasıdır. Asliye ticaret mahkemesi ve istinaf dairesi ise ölçü olarak ilk davanın açıldığı tarihi almıştır.
🎯 AYM’nin cevapladığı temel soru
Başvurucu, adil yargılanma hakkının ve şeref ve itibarının korunması hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesi, olayların hukuki nitelendirmesini kendisi yaptığını hatırlatarak şikâyetin özünü Anayasa’nın 17. maddesiyle bağlantılı olarak 40. maddedeki etkili başvuru hakkı olarak belirlemiştir. Zira başvurucunun amacı, itibarına yönelik olduğunu ileri sürdüğü bir saldırı karşısında yargısal bir telafi yoluna erişmektir.
Karar metninde sorunun çekirdeği şöyle formüle edilmiştir: Görevsizlik kararının ardından görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu anlaşıldığında, davacı ticari davalardaki zorunlu arabuluculuk şartını yeni bir dava açmasına gerek kalmadan tamamlayabilir mi?
📚 HMK 20, TTK 5/A ve 6325 sayılı Kanun 18/A
Kararda üç düzenleme birlikte değerlendirilmiştir:
- HMK m.20: Görevsizlik kararı kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmişse, taraflardan biri kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelidir; aksi hâlde dava açılmamış sayılır. Dosya kendisine gönderilen mahkeme taraflara kendiliğinden davetiye gönderir.
- TTK m.5/A: Konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davaları gibi ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
- 6325 sayılı Kanun m.18/A: Davacı son tutanağı dava dilekçesine eklemek zorundadır; eklemezse bir haftalık kesin süre verilir. Arabulucuya hiç başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa dava herhangi bir işlem yapılmaksızın usulden reddedilir.
Asliye ticaret mahkemesi ve istinaf dairesi, görevli mahkemede görülen davanın yeni bir dava değil önceki davanın devamı olduğundan hareketle arabuluculuğun ilk dava tarihinden önce yapılması gerektiği sonucuna varmıştır. AYM de davanın devam niteliğini kabul etmiş, ancak bu tespitten farklı bir sonuç çıkarmıştır.
🔎 Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin iki kararı
AYM, kararın “İlgili Hukuk” bölümünde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin iki kararına yer vermiştir:
- E.2025/1175, K.2025/6168: Daire, genel görevli asliye hukuk mahkemesinde açılan davanın ticari dava olarak nitelendirilmesi hâlinde, dosyanın görevli asliye ticaret mahkemesine intikalinden önce arabuluculuk dava şartının tamamlanabileceğini belirtmiştir. O dosyada ise tutanak, dosyanın görevli mahkemeye intikalinden sonra düzenlendiği için ret sonucu doğru bulunmuştur.
- E.2024/3454, K.2025/1836: Görevsizlik kararı henüz kesinleşmeden, dosya istinaf aşamasındayken arabulucuya başvurulmuş ve son tutanak görevli mahkemeye sunulmuştur. Daire, tutanağın ilk davadan önce sunulmadığı gerekçesiyle verilen ret kararını bozmuştur.
Bu iki karar, belirleyici anın ilk dava tarihi değil dosyanın görevli mahkemeye intikal tarihi olduğunu ortaya koymaktadır. AYM, bu uygulamayı “yerleşik” olarak nitelendirmiştir.
⚖️ AYM gerekçesi: devam eden dava ve usul ekonomisi
Anayasa Mahkemesi önce genel ilkeleri hatırlatmıştır: Etkili başvuru hakkı, anayasal bir hakkının ihlal edildiğini ileri süren kişiye iddiasını inceletebileceği makul, erişilebilir ve yeterli giderim sağlamaya elverişli yollara başvurabilme imkânı tanınmasıdır. Bu yolların mevzuatta yer alması yetmez; pratikte de başarı şansı sunmaları gerekir. Başvuru koşulları somut olaya uygulanırken savunulabilir iddialar geniş yorumlanmalı, koşulların oluşmadığı sonucuna varılıyorsa bu durum ilgili ve yeterli gerekçeyle açıklanmalıdır.
Somut olaya ilişkin değerlendirmede şu tespitler öne çıkmaktadır:
- Görevsizlik kararı ve dava şartı yokluğundan ret kararı usule ilişkin nihai kararlardır; uyuşmazlığın esası hakkında hiçbir karar verilmemiş, taraflar arasındaki ihtilaf çözümsüz kalmıştır.
- Görevli mahkemede görülen dava, görevsiz mahkemede açılan davanın devamıdır.
- Anlaşamama tutanağı, dosya henüz asliye ticaret mahkemesine gönderilmeden düzenlenmiştir.
- Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre, arabuluculuk dosyanın görevli mahkemeye intikalinden önce tamamlanmışsa görevli mahkeme başka bir usul eksikliği yoksa esası incelemelidir.
- Aksi yöndeki yorum usul ekonomisine aykırıdır ve kanunun katı yorumlanması sonucunda etkili başvuru hakkına ölçüsüz bir müdahale oluşturur.
Mahkeme bu nedenlerle Anayasa’nın 17. maddesiyle bağlantılı olarak 40. maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Kararda haberin içeriğinin kişilik haklarını zedeleyip zedelemediği konusunda bir değerlendirme yapılmamıştır; bu, yeniden yargılamada asliye ticaret mahkemesinin inceleyeceği bir konudur.
Arabuluculuk dava şartının farklı bir görünümü için işe iadede arabuluculuk dava şartı ve borsa zararında arabuluculuk yazılarına bakılabilir.
💼 Giderim: yeniden yargılama ve tazminat
Hüküm fıkrasına göre AYM:
- ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için kararın yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesine (E.2022/716, K.2023/199) gönderilmesine,
- başvurucuya net 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine,
- 2.220,60 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 42.220,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine,
- ödemelerin Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, gecikme hâlinde yasal faiz uygulanmasına
karar vermiştir. Karar oybirliğiyle alınmıştır. AYM, 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesi çerçevesinde ihlal kararının gönderildiği mahkemenin yapması gereken işin yeniden yargılama işlemlerini başlatmak ve ihlal kararındaki ilkelere uygun yeni bir karar vermek olduğunu ayrıca vurgulamıştır.
⏱️ Zamanlamanın önemi: üç ihtimal
AYM kararı ve atıf yaptığı Yargıtay kararları birlikte okunduğunda, görevsizlik sonrasında arabuluculuğun ne zaman tamamlandığına göre üç farklı tablo ortaya çıkmaktadır:
| Arabuluculuk ne zaman tamamlandı? | Kararlardaki sonuç |
|---|---|
| Görevsizlik kararı istinaftayken (kesinleşmeden önce) | Yargıtay 11. HD 2025/1836: tutanağın ilk davadan önce sunulmadığı gerekçesiyle ret doğru değil, bozma. |
| Görevsizlik kesinleştikten sonra, dosya görevli mahkemeye gönderilmeden önce | AYM 2023/76842: usulden ret etkili başvuru hakkını ihlal etti. |
| Dosya görevli mahkemeye intikal ettikten sonra | Yargıtay 11. HD 2025/6168: arabuluculuk intikalden önce tamamlanmadığı için ret sonucu doğru bulundu. |
Bu tablo, karar metinlerinde yer alan somut olgulara dayanmaktadır. Farklı olgular içeren dosyalarda —örneğin arabulucuya hiç başvurulmamış olması veya HMK 20’deki iki haftalık sürenin kaçırılması gibi— değerlendirme değişebilir. AYM kararında ayrıca dosyayı gönderme talebinin tutanakla birlikte ve kesinleşmeden sonraki iki haftalık süre içinde yapıldığı görülmektedir.
❓ Merak edilenler
Manevi tazminat davası neden ticari dava sayıldı?
İstanbul BAM 4. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğduğunu kabul etmiştir. TTK m.4’e göre bu nitelikteki davalar ticari dava sayılır ve TTK m.5’e göre asliye ticaret mahkemesinde görülür. Davanın konusu bir miktar para olan tazminat talebi olduğundan TTK m.5/A uyarınca arabuluculuk dava şartı da gündeme gelmiştir.
AYM haberin hukuka aykırı olduğuna karar verdi mi?
Hayır. Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığın esası hakkında bir değerlendirme yapmamıştır. İhlal kararı, davanın esasına girilmeden usulden reddedilmesine ilişkindir. Haberin kişilik haklarını ihlal edip etmediği, yeniden yargılamayı yapacak asliye ticaret mahkemesinin incelemesine bırakılmıştır.
Neden “mahkemeye erişim” değil de “etkili başvuru” hakkı incelendi?
Başvurucu adil yargılanma hakkının ihlalini ileri sürmüş olsa da AYM, şikâyetin özünün kişilik haklarına yönelik bir saldırı iddiasına karşı yargısal telafi yoluna erişilememesi olduğunu belirlemiştir. Bu nedenle Anayasa’nın 17. maddesindeki maddi ve manevi varlığı koruma hakkıyla bağlantılı olarak 40. maddedeki etkili başvuru hakkı çerçevesinde inceleme yapılmıştır.
Görevli mahkemedeki dava “devam” sayılıyorsa arabuluculuk neden sonradan yapılabiliyor?
AYM ve istinaf dairesi, görevli mahkemedeki davanın önceki davanın devamı olduğu konusunda aynı görüştedir. Ayrılık, bu tespitin sonucundadır. İstinaf dairesi buradan arabuluculuğun ilk dava tarihinden önce yapılması gerektiği sonucunu çıkarmıştır. AYM ise Yargıtayın dosya görevli mahkemeye intikal etmeden tamamlanan arabuluculuğu yeterli sayan uygulamasına dikkat çekmiş; aksi yorumun usul ekonomisine aykırı olacağını ve etkili başvuru hakkına ölçüsüz müdahale oluşturacağını belirtmiştir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri İletişim sayfasında, serinin diğer kararları ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümünün Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan bireysel başvuru kararından ve bu kararda aktarılan derece mahkemesi ile Yargıtay kararlarından derlenmiştir. Değerlendirme, görevsizlik kararı kesinleştikten sonra ancak dosya görevli mahkemeye gönderilmeden önce arabuluculuk tutanağının düzenlendiği somut dosyaya dayanmaktadır; arabuluculuk tarihi, gönderme talebinin süresi ve davanın niteliği farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



