Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Ceza HukukuEmsal Kararlar

Hesap Kullandıranda CMK 311 – Yargıtay 11. CD 2026/647

Mahkûmiyet kesinleştikten sonra elde kalan tek yol çoğu zaman yargılamanın yenilenmesidir. Ancak bu yol, yargılamayı baştan yaptırmak için değil, gerçekten yeni olan delil ve olaylar için açılmıştır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 19.01.2026 tarihli, 2025/4380 E. ve 2026/647 K. sayılı kararı, banka hesabını kullandırdığı için mahkûm olan bir hükümlünün yenileme talebi üzerinden bu sınırı çiziyor — ve kanun yararına bozma istemini reddediyor.

Kısa özet: Müşteki, ikinci el araç parçası ilanı üzerine anlaştığı kişiye kapora olarak 10.000,00 TL göndermiş; para, başkası adına kayıtlı hesaba yatırılıp kısa süre içinde nakit çekilmiştir. Hesap sahibi 4 yıl 2 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmış, istinaf başvurusu esastan reddedilerek hüküm kesinleşmiştir. Hükümlü müdafileri, zararın giderildiği hâlde etkin pişmanlık uygulanmadığını ve savunmayı destekleyen yeni olgular bulunduğunu ileri sürerek yargılamanın yenilenmesini istemiş, talep reddedilmiştir. Yargıtay, 5271 sayılı Kanun’un 311 inci maddesinde sınırlı sayıda sayılan sebeplerden hiçbirinin gerçekleşmediğini belirterek kanun yararına bozma istemini reddetmiştir.

🚗 Dosyaya Konu Olay ve Hesap Zinciri

Karar metninde aktarılan olayda müşteki, kullanmadığı aracına motor aramaktadır. 20.04.2022 tarihinde bir ilan mecrasında çıkma parça ilanı görmüş, ilan sahibiyle mesajlaşmış ve verilen numarayı aramıştır. Motor, şanzıman, ekran saati ve direksiyon göbeği için 22.500 TL‘ye anlaşmışlardır. İlan sahibi başkası adına kayıtlı bir IBAN göndererek kapora istemiş, müşteki aynı gün bu hesaba 10.000,00 TL havale etmiştir. Para kısa süre içinde şubeden nakit çekilmiş; ertesi gün verilen konuma giden müşteki kimseyi bulamayınca şikâyetçi olmuştur.

Hesap sahibi olan sanık savunmasında; 17-18.04.2022 tarihlerinde tanımadığı bir numaradan arandığını, arayanın eşinin ev taksitini ödeyeceğini söyleyerek hesap numarası istediğini, hesabına 17.775 TL geldiğini, parayı bankadan çekip ertesi gün gelen bir kişiye elden verdiğini, sonradan beş farklı hesap ve kişiden para geldiğini fark edip şikâyetçi olduğunu belirtmiştir. Suçta kullanılan hattın yabancı uyruklu kişiler adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.

⚖️ Mahkûmiyet ve Kesinleşme Süreci

Ağır ceza mahkemesi 19.12.2022 tarihli kararıyla sanığı, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158/1-f-son, 62/1, 52/2-4 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl 2 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırmıştır. Bölge adliye mahkemesi 26.03.2024 tarihinde istinaf başvurusunu esastan reddetmiş ve hüküm kesinleşmiştir.

Hükümlü müdafilerinin 05.12.2024 tarihli dilekçeleri üzerine mahkeme 19.12.2024 tarihli ek kararıyla yenileme talebini reddetmiş; bu karara yapılan itiraz da 11.01.2025 tarihinde reddedilerek 5271 sayılı Kanun’un 271/4 üncü maddesi uyarınca kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının 24.09.2025 tarihli istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 08.10.2025 tarihli tebliğname ile dosyayı kanun yararına bozma talebiyle Daireye göndermiştir.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

📄 Yenileme Talebinin Dayanakları

Hükümlü müdafileri talebinde beş ayrı olguya dayanmıştır:

  • Kovuşturma aşamasında katılanın zararı giderildiği hâlde 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
  • Savunmada adı geçen kişi hakkında ilçede broşür dağıtıldığına dair basın haberlerinin bulunması ve broşür içeriğinin savunmadaki yöntemi doğrulaması,
  • Hükümlünün bu kişi hakkında şikâyetçi olması ve kovuşturmaya yer olmadığı kararının gerekçesinde hesabının dolandırıcılıkta aracı olarak kullanıldığından söz edilmesi,
  • Aynı ilçede yaşayan başka bir kişinin benzer suçtan benzer savunmayla yargılanması ve mahkûmiyete beraat yönünde muhalefet şerhi konulması,
  • Suçta kullanılan hattın yabancı uyruklu kişi adına kayıtlı olması.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu olguların 5271 sayılı Kanun’un 311/1-e maddesi kapsamında yeni delil sayılacağı görüşündeydi.

🧩 CMK 311/1-e: “Yeni Delil” Ne Demek?

Daire, 5271 sayılı Kanun’un 311 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendini esas almıştır: yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar tek başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmalıdır.

Kararda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.05.2023 tarihli ve 2022/11-574 E., 2023/272 K. sayılı ilamına dayanılarak şu ölçütler sıralanmıştır:

  • Yargılamanın yenilenmesi olağanüstü bir kanun yoludur ve re’sen yapılamaz.
  • “Yenilik” taraf bakımından değil, mahkeme bakımından belirlenir: mahkemeye bildirilmediği için değerlendirilmemiş her olay ve delil yenidir.
  • Buna karşılık, mahkemeye bildirilen ancak değerlendirilerek inandırıcı bulunmadığı için dikkate alınmayan delil ve olgular yeni değildir.
  • Delil ayrıca önemli olmalı; kesin hükümden dönmeyi ve duruşma açılmasını haklı kılacak ciddiyette bulunmalıdır.
  • Bu nitelikte olmayan taleplerde, 5271 sayılı Kanun’un 318/3 üncü maddesi uyarınca “kabule değer olmadığına” karar verilir.

Somut olayda Daire, katılan vekilinin 05.02.2024 tarihli, zararın elden giderildiğine ilişkin dilekçesi dışında dosyaya yeni bilgi veya belge girmediğini; diğer nedenlerin yargılama sırasında savunmalarda dile getirilip ilk derece ve istinaf aşamalarında değerlendirilerek kabul edilmediğini tespit etmiştir.

🔍 Etkin Pişmanlık Neden Yenileme Sebebi Sayılmadı?

5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesi, dolandırıcılık dâhil malvarlığına karşı suçlarda, zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle giderilmesi hâlinde cezada indirim öngörür. İndirim oranı, giderimin hangi aşamada yapıldığına göre değişir. Bu yönüyle etkin pişmanlık, hükümlü lehine sonuç doğurabilecek bir kurumdur.

Ancak Daire, bu dosyada 311 inci maddede sınırlı olarak sayılan sebeplerden hiçbirinin gerçekleşmediğini belirtmiştir. Yenileme yolu, hükümden sonra ortaya çıkan ve mahkemece hiç değerlendirilmemiş yeni olgular içindir; hükmün kurulmasında yapıldığı ileri sürülen hukuki değerlendirme hataları bu yolun konusu değildir. Kanun yararına bozma istemi bu nedenle oy birliğiyle reddedilmiştir.

🆕 Uygulamaya Bıraktığı Ders

Karar, hesabını kullandırdığını savunan kişiler bakımından açık bir mesaj içerir: savunmaya ilişkin olgular, yargılama devam ederken dosyaya girdiğinde değerlendirilir. Aynı olgular hüküm kesinleştikten sonra yeniden ileri sürüldüğünde “yeni delil” sayılmaz. Bu yaklaşımın somut karşılığı için, aynı savunmanın ilk derece ve istinaf aşamalarında nasıl tartıldığına ilişkin sosyal medyadaki “finans danışmanı” yönlendirmesine ilişkin onama kararı incelenebilir.

Hesap hareketleri ve para izinin nasıl kurulduğuna ilişkin bir başka örnek için internet ilanıyla başlayan borsa yatırımı dosyasındaki bozma kararı okunabilir. Bu karara konu türden bir dosya hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Mahkemede ileri sürülmüş bir savunma sonradan “yeni delil” sayılır mı?

Kararda, mahkemeye bildirilen ancak değerlendirilerek inandırıcı bulunmadığı için dikkate alınmayan delil ve olguların yeni sayılmayacağı açıkça belirtilmiştir.

Kanun yararına bozma istemi her zaman kabul edilir mi?

Hayır. Bu dosyada Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bozma yönünde tebliğname düzenlemiş, Daire ise istemi yerinde görmeyerek oy birliğiyle reddetmiştir.

Başka bir dosyadaki muhalefet şerhi yenileme sebebi olur mu?

Talepte bu olgu da ileri sürülmüş; Daire, 5271 sayılı Kanun’un 311 inci maddesinde sınırlı olarak sayılan sebeplerden hiçbirinin gerçekleşmediği sonucuna varmıştır.

Bu karar benim dosyama doğrudan uygulanır mı?

Yargıtay kararları benzer olaylarda güçlü bir yol göstericidir; ancak her dosya kendi delilleriyle değerlendirilir. Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, şikâyet ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud