Emsal KararlarForex Hukuku

İnternet İlanıyla Başlayan Borsa Yatırımı: TCK 158/3’teki “Üç Kişi” Artırımı Nasıl Uygulanır?

Yatırım dolandırıcılığı dosyalarında sanık sayısı genellikle bir kişiden ibarettir: parayı alan hesabın sahibi. Oysa ekranın arkasında müşteri temsilcisi, “uzman”, banka görevlisi gibi rolleri paylaşan birden çok kişi vardır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 09.12.2025 tarihli, 2025/4965 E. ve 2025/15881 K. sayılı kararı, bu tablonun cezaya nasıl yansıyacağını 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası üzerinden ele alıyor.

Kısa özet: Katılan 29.10.2022 tarihinde bir internet sitesinde “borsadan yatırım yapabilirsiniz” içerikli ilan görmüş, formu doldurmuş; ardından kendisini müşteri temsilcisi olarak tanıtan kişi mesajlaşma uygulaması üzerinden iletişim kurarak sanık adına kayıtlı hesaba 5.000,00 TL yatırmasını sağlamıştır. Sonrasında ayrı bir uygulama indirtilerek çeşitli bahanelerle para gönderimi sürdürülmüştür. İlk derece mahkemesi sanığı 10 yıl hapis ve 5.079.060,00 TL adli para cezası ile cezalandırmış, istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Yargıtay, hem katılan vekilinin hem sanık müdafiinin temyizini yerinde görerek hükmü bozmuştur; bozma sebeplerinden biri, TCK 158/3’teki artırımın araştırılmamasıdır.

📊 İlandan Para Transferine: Olayın Seyri

Karar metninde aktarılan iddiaya göre olay, klasik bir “ilan – form – temsilci” zinciriyle başlamıştır. Katılan 29.10.2022 tarihinde bir sitede borsadan yatırım yapıp para kazanabileceği yönünde ilan görmüş, siteye girip formu doldurmuştur. Ardından kendisini müşteri temsilcisi olarak tanıtan bir kişi mesajlaşma uygulaması üzerinden iletişim kurmuş ve katılanı ikna ederek sanık adına açılmış hesaba toplam 5.000,00 TL yatırmasını sağlamıştır.

İkinci aşamada katılan bir gruba ekleneceği söylenerek başka bir uygulamayı indirmeye yönlendirilmiş, yatırdığı paranın bu uygulama üzerinden işletildiği bildirilmiştir. Devamında katılanın iletişim kurduğu kişiler, aynı uygulama ve hesapla para kazanılacağı vaadiyle çeşitli bahanelerle yeni gönderimler yaptırmıştır.

Dosyada katılanın dört ayrı rol ile temas ettiği anlaşılmaktadır: müşteri temsilcisi olduğunu söyleyen kişi, ardından görüntülü ve sesli görüşülen ikinci kişi, bir Avrupa bankası görevlisi olarak tanıtılan üçüncü kişi ve dördüncü bir muhatap. İletişim, yurt dışı kodlu numaralar üzerinden kurulmuştur.

⚖️ İlk Derece ve İstinaf: 10 Yıl Hapis

Ağır ceza mahkemesi 18.06.2025 tarihli kararıyla sanığı, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158/1-f-son, 43, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 5.079.060,00 TL adli para cezası ile cezalandırmıştır. Bölge adliye mahkemesi, katılan vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularını 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddetmiştir.

Temyiz aşamasında katılan vekili, diğer şüpheliler hakkında kamu davası açılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini ve artırımın üst hadden yapılması gerektiğini; sanık müdafii ise beraat yerine eksik incelemeyle mahkûmiyet kurulduğunu ileri sürmüştür. Yargıtay her iki temyizi de yerinde görmüştür.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

🧩 TCK 158/3: “Üç veya Daha Fazla Kişi” Ölçütü

Kararın en çok atıf alacak bölümü, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasına ilişkin yorumdur. Fıkra metni şudur: “Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.”

Daire bu fıkraya ilişkin ölçütü tek cümlede ortaya koymuştur:

  • Artırım yapılabilmesi için en az üç kişinin varlığının olay bazında kesin olarak ispatlanması yeterlidir.
  • Bu üç kişi hakkında ayrıca dava açılması ve mahkûmiyet kararı verilmesi zorunlu değildir.
  • Dolayısıyla yakalanamayan, kimliği tespit edilemeyen veya yurt dışında bulunan kişilerin varlığı, artırımın uygulanmasına engel oluşturmaz — yeter ki dosyada varlıkları kesin biçimde ortaya konsun.

Bu yaklaşım, yatırım dolandırıcılığı dosyalarında pratik bir sonuç doğurur: yakalanan tek kişi çoğu zaman zincirin en görünür ve en kolay ulaşılan halkasıdır; ancak arkasındaki yapının varlığının ispatlanması, o kişinin cezasının yarı oranında artırılmasını gerektirir.

🔍 Bozmaya Götüren Eksik Araştırma Kalemleri

Yargıtay, dosyada yapılması gereken araştırmaları ayrıntılı biçimde saymıştır:

  • Katılanın iddia ettiği diğer kişiler hakkında savcılıkça kamu davası açılıp açılmadığının veya ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilip verilmediğinin araştırılması ve belgelerin dosyaya alınması,
  • Katılanın görüntülü görüştüğünü belirttiği kişinin sanık olup olmadığının katılana sorulması, mümkünse bizzat teşhis yaptırılması,
  • Katılanın görüştüğü yurt dışı kodlu telefon numaralarının aidiyetinin ve yurt dışına ait olup olmadığının tespiti,
  • Dosyada geçen IP adresi sahibinin kimliğinin belirlenerek beyanına başvurulması,
  • Sanığın hesabından şubeden para çeken kişinin sanık olup olmadığının banka kamera görüntüsü ve para çekme makbuzundaki imza aidiyeti ile tespiti,
  • Olayda üç kişinin bulunduğunun saptanması hâlinde TCK 158/3 uyarınca artırım yapılması.

Listede öne çıkan iki kalem, kamera görüntüsü ve imza aidiyetidir. Hesap sahibinin parayı bizzat çekip çekmediği sorusu, hem mahkûmiyetin hem beraatin dayanağı olabilecek nitelikte somut bir tespittir.

🧾 Hesap Sahibinin Savunması Nasıl Değerlendirildi?

Sanık savunmasında, telefon hattını ve banka hesaplarının mobil bankacılık şifrelerini yabancı uyruklu bir arkadaşına verdiğini belirtmiştir. Karar metnine göre dosyada bu savunmayı hem destekleyen hem zayıflatan veriler bulunmaktadır: hesap hareketlerinde bir başka kişinin adı geçmekte, o kişinin 12.12.2022 tarihli yurt dışına çıkış kaydı bulunmakta, IP adresinin kayıtlı olduğu kişi ile adres örtüşmektedir. Buna karşılık sanığın hesabından şubeden nakit para çekildiği görülmekte, ancak parayı kimin çektiği belirlenmemiştir.

Sanık, olaydan sonra 09.09.2023 tarihinde yurt dışından Türkiye’ye giriş yapmak isterken pasaport kontrolünde yakalanmıştır. Suç tarihinde yurt dışında olup olmadığı ise araştırılmamıştır. Kararın bu bölümü, hesabını kullandırdığını savunan sanıklar bakımından ispat tartışmasının nerede düğümlendiğini göstermektedir.

🔗 Aynı Şemaya İlişkin Diğer Kararlar

Aynı şemanın farklı görünümleri için Instagram üzerinden forex dolandırıcılığına ilişkin Yargıtay kararı ile sosyal medyadaki “finans danışmanı” yönlendirmesiyle açtırılan kripto hesabına ilişkin karar incelenebilir. Soruşturmanın hiç yapılmadığı dosyalarda verilen takipsizlik kararlarının akıbeti için ise “finans uzmanı” diye arayanlara yatırılan para dosyasındaki kanun yararına bozma kararı okunabilir.

Seriye eklenen tüm kararlara Emsal Kararlar bölümünden ulaşılabilir. Bu karara konu türden bir dosya hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Diğer failler yakalanmadıysa TCK 158/3 uygulanamaz mı?

Kararda, artırım için en az üç kişinin varlığının olay bazında kesin olarak ispatlanmasının yeterli olduğu, bu kişiler hakkında dava açılıp mahkûmiyet kararı verilmesinin zorunlu olmadığı belirtilmiştir.

Katılan vekilinin temyizi sanık aleyhine sonuç doğurabilir mi?

Bu dosyada katılan vekilinin temyiz sebepleri arasında artırımın yapılmaması yer almış ve Daire bu yönü de bozma sebepleri arasında saymıştır. Bozmadan sonraki yargılamada hukuki durum yeniden değerlendirilecektir.

Adli para cezası neden bu kadar yüksek belirlenmiş?

Kararda ilk derece mahkemesinin 5237 sayılı Kanun’un 158/1-f-son, 43, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 5.079.060,00 TL adli para cezasına hükmettiği aktarılmaktadır; nitelikli dolandırıcılıkta adli para cezası gün karşılığı esasına göre belirlenir.

Bu karar benim dosyama doğrudan uygulanır mı?

Yargıtay kararları benzer olaylarda güçlü bir yol göstericidir; ancak her dosya kendi delilleriyle değerlendirilir. Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, şikâyet ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu