Emsal KararlarForex Hukuku

“Finans Uzmanı” Diye Arayanlara Yatırılan Para: Takipsizlik Kararı Kanun Yararına Bozuldu

Yatırım dolandırıcılığı dosyalarının önemli bir kısmı mahkeme salonuna hiç ulaşmaz; soruşturma aşamasında “ortada basit bir yalan var, hile yok” gerekçesiyle kapanır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 09.02.2026 tarihli, 2025/3458 E. ve 2026/1379 K. sayılı kararı, tam da bu gerekçeyi hedef alıyor ve bir kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı kanun yararına bozuyor.

Kısa özet: Şikâyetçiyi telefonla arayarak kendilerini finans uzmanı ve yatırım danışmanı olarak tanıtan kişiler, cep telefonuna bir uygulama indirtmiş ve bildirdikleri hesaplara farklı tarihlerde para yatırılmasını sağlamıştır. Para çekilmek istendiğinde çeşitli bahanelerle oyalama başlamıştır. Cumhuriyet Başsavcılığı, olayda “denetleme imkânını ortadan kaldıracak nitelikte hileli hareket bulunmadığı, basit bir yalanın söz konusu olduğu” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, sulh ceza hâkimliği de itirazı reddetmiştir. Yargıtay, soruşturmanın hiç yapılmadığı bir dosyada bu değerlendirmenin yapılamayacağını belirterek mercii kararını kanun yararına bozmuştur.

📱 Dosyaya Konu Olay: Aramadan Uygulamaya

Karar metninde aktarılan iddiaya göre şikâyetçi, kendilerini finans uzmanı ve yatırım danışmanı olarak tanıtan kişiler tarafından telefonla aranmıştır. Bu kişiler şikâyetçinin güvenini kazanmış, parasının değerlendirileceği yönünde ikna etmiş ve cep telefonuna “Avessa” isimli uygulamayı indirtmiştir. Şikâyetçi, bu uygulamadaki hesabına yatırılmak üzere karşı tarafın bildirdiği hesap numaralarına farklı tarihlerde para göndermiştir.

Bir süre sonra hesabından para çekmek istediğinde oyalanmış, çeşitli bahanelerle yeniden para istenmiş ve dolandırıldığını bu aşamada anlamıştır. Dosyada iki ayrı limited şirketin adı ile paranın gönderildiği banka hesapları ve arayan GSM hatları da yer almaktadır.

⚖️ Savcılık ve Sulh Ceza Hâkimliği Ne Karar Verdi?

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 05.10.2023 tarihinde, “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık” suçundan yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Gerekçe, karar metninde şöyle aktarılmaktadır: dolandırıcılık suçunun oluşması için müştekinin denetleme imkân ve isteğini ortadan kaldıracak nitelikte hileli bir hareket gerekir; olayda basit bir yalan söz konusudur.

Bu karara karşı yapılan itiraz, Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 09.11.2023 tarihli ve 2023/9502 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir. Karar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271/4 üncü maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan aynı gün kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının 07.07.2025 tarihli istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 16.07.2025 tarihli tebliğname ile dosyayı kanun yararına bozma talebiyle Daireye göndermiştir.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır; aşağıdaki PDF yayımlanmış metnin aynısıdır.

🧩 “Basit Yalan” Gerekçesi Neden Ayakta Kalmadı?

Yargıtay’ın gerekçesi iki kademelidir. Birinci kademe usul niteliğindedir: 5271 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısı, bir suçun işlendiği izlenimini veren hâli öğrenir öğrenmez hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamak ve şüphelinin lehine ve aleyhine delilleri toplamakla yükümlüdür. Aynı Kanun’un 172 nci maddesi, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ancak “yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi” hâlinde verilebileceğini söyler.

İkinci kademe, itiraz merciinin yetkisine ilişkindir. Kararda, 5271 sayılı Kanun’un 173 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına dayanılarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı inceleyen sulh ceza hâkimliğinin üç seçeneği bulunduğu belirtilmiştir: yeterli delil yoksa itirazın reddi, yeterli delil varsa itirazın kabulü veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesi.

Daire, somut dosyada delillerin hiç toplanmadığını tespit etmiştir. Böyle bir dosyada hilenin “basit yalan” düzeyinde kaldığı sonucuna varmak mümkün değildir; çünkü hilenin niteliğini gösterecek belgeler (hesap hareketleri, uygulama kayıtları, şüphelilerin beyanları) dosyaya hiç girmemiştir. Kararda bu nedenle gerekçe doğrudan “hatalı gerekçe” olarak nitelendirilmiştir.

🔍 Yargıtay’ın Saydığı Eksik Araştırma Kalemleri

Kararın uygulama açısından en değerli tarafı, bu tür dosyalarda soruşturmanın neleri kapsaması gerektiğini kalem kalem sayması ve böylece bir asgari standart ortaya koymasıdır:

  • Şikâyetçinin olayla ilgili ayrıntılı beyanının alınması,
  • Paranın gönderildiği banka hesaplarının ve arayan GSM hatlarının sahiplerinin tespiti,
  • Adı geçen şirket yetkililerinin açık kimlik ve adres bilgileri belirlenerek şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması,
  • Bu şirketlerin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca yatırım danışmanlığı yapma yetkisine sahip olup olmadığının belirlenmesi,
  • Paranın gönderildiği hesapların, suç tarihini kapsayacak şekilde hesap hareketlerinin bankadan celbi,
  • Benzer şekilde gerçekleştirilmiş eylemlere ilişkin başka soruşturma dosyası bulunup bulunmadığının araştırılması.

Bu listenin son maddesi özellikle dikkat çekicidir: aynı yapının başka mağdurlara yönelik dosyalarının varlığı, tek başına bakıldığında “basit” görünen bir olayın organize niteliğini ortaya çıkarabilir.

🆕 6362 Sayılı Kanun ve Yatırım Danışmanlığı Yetkisi

Kararın soruşturma listesinde yer alan “yatırım danışmanlığı yetkisi” başlığı tesadüfi değildir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca yatırım danışmanlığı, Sermaye Piyasası Kurulundan izin alınması gereken bir sermaye piyasası faaliyetidir. Kendisini yatırım danışmanı olarak tanıtan bir yapının bu izne sahip olup olmadığı, hem eylemin hukuki niteliğini hem de hilenin ağırlığını değerlendirmede somut bir veri sağlar. İzinsiz sermaye piyasası faaliyetine ilişkin ceza sorumluluğunun sınırları için izinsiz forex faaliyetine para toplayanların sorumluluğu yazımıza bakılabilir.

🔗 Aynı Yöndeki İkinci Karar

Bu karar, tek başına duran bir örnek değildir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, benzer bir yapılanmada verilen takipsizlik kararını da kanun yararına bozmuştur; o dosyada da mesajlaşma grubu üzerinden yönlendirme ve hesaplara para aktarımı söz konusuydu. Ayrıntı için Telegram üzerinden kripto yatırımı dosyasındaki kanun yararına bozma kararı incelenebilir. Aynı doğrultuda bir başka örnek, “hisse halka arz ediliyor” vaadiyle kripto hesabına para gönderilmesi dosyasıdır.

Kararda ayrıca, Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 04.12.2018 tarihli ve 2017/36998 E., 2018/89445 K. sayılı ilamına atıf yapılmıştır. O kararda, borsada kazanç sağlandığı söylenerek farklı tarihlerde parça parça para alınması ve bir kısım katılana önce “kâr payı” adı altında cüzi ödeme yapılarak daha fazla para alınmasının sağlanması, her bir katılan yönünden ayrı ayrı dolandırıcılık suçu olarak nitelendirilmiştir. Bu iki karar birlikte okunduğunda, “önce küçük ödeme, sonra büyük yatırım” şemasının yargı tarafından bilinen bir hile kalıbı olarak görüldüğü anlaşılır.

Benzer nitelikteki diğer kararlara Karar Arama sayfasından ulaşılabilir. Bu karara konu türden bir dosya hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Kanun yararına bozma kararı takipsizliği kendiliğinden ortadan kaldırır mı?

Bu karar, itirazın reddine ilişkin mercii kararının bozulmasına ilişkindir. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca dosya, gerekli işlemlerin yapılması için mahalline gönderilmiştir; bozmanın sonucu, itirazın yeniden değerlendirilmesidir.

Sulh ceza hâkimliği soruşturmanın genişletilmesine kendiliğinden karar verebilir mi?

Kararda, 5271 sayılı Kanun’un 173/3 üncü maddesi uyarınca hâkimliğin, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görürse bu hususu açıkça belirtmek suretiyle Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabileceği belirtilmiştir.

Uygulama üzerinden gösterilen “bakiye” dosyada delil sayılır mı?

Kararda uygulama ekranındaki görüntüye ilişkin ayrı bir değerlendirme yapılmamış; bunun yerine hesap hareketlerinin bankadan celbi ve şüphelilerin beyanlarının alınması gibi doğrulanabilir delil kalemleri sayılmıştır.

Bu karar benim dosyama doğrudan uygulanır mı?

Yargıtay kararları benzer olaylarda güçlü bir yol göstericidir; ancak her dosya kendi delilleriyle değerlendirilir. Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, şikâyet ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu