Emsal KararlarMiras Hukuku

Karşılıksız Feragatte Alt Soy – Yargıtay 7. HD 2025/5175

Bir mirasçı, babası hayattayken noterde imzaladığı sözleşmeyle kendisine düşecek miras payından hiçbir karşılık almadan vazgeçer ve bu vazgeçmenin kardeşlerinden biri lehine olduğunu yazar. Sözleşmeye bir cümle daha ekler: Feragat, kendi alt soyu için de geçerli olacaktır. Baba öldüğünde ise sulh hukuk mahkemesinden alınan mirasçılık belgesi bu iradeyi yansıtmaz. Derece mahkemeleri de feragat edenin payını onun kızına bırakır. Yargıtay’ın önündeki soru kısadır: Karşılıksız bir feragatte alt soy, sözleşmeyle bağlanabilir mi?

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 04.12.2025 tarihli ve E.2025/1973, K.2025/5175 sayılı kararıyla, istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırmış ve ilk derece mahkemesinin kararını oy birliğiyle bozmuştur. Daireye göre kanun, karşılıksız feragatte alt soyun durumunu açıkça düzenlemese de sözleşme serbestisi içinde alt soyu bağlayan bir hüküm konulabilir.

Kısa özet: Davacı, kardeşinin 26.07.2016 tarihli düzenleme şeklindeki sözleşmeyle miras payından bedelsiz olarak kendi lehine feragat ettiğini ileri sürerek mirasçılık belgesinin iptalini ve yeni belge verilmesini istemiştir. Osmaniye 4. Asliye Hukuk Mahkemesi belgeyi iptal etmiş, ancak feragat edenin payını onun alt soyuna ait saymıştır. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay, feragat edenin sözleşmede ivazsız feragatinin alt soyu için de geçerli olacağını kabul ettiğini vurgulamış, payın lehine feragat edilen davacıya verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

📜 Noterde yapılan feragat ve itiraz edilen belge

Karar metnine göre tarafların murisi 19.09.2020 tarihinde ölmüştür. Davalılardan biri, Osmaniye 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli ve 2020/735 Esas, 2020/780 Karar sayılı mirasçılık belgesini almıştır.

Davacı vekilinin anlatımına göre davalılardan biri, 26.07.2016 tarihli düzenleme şeklindeki sözleşmeyle, murisinden kendisine intikal edecek miras payının tamamından bedelsiz olarak davacı lehine feragat etmiş, muris de bunu kabul etmiştir. Davacıya göre mirasçılık belgesinde feragat edenin payı davacının payına eklenmeliydi; belge bu yönüyle hatalıdır. Bu gerekçeyle mevcut mirasçılık belgesinin iptali ve yeni bir belge düzenlenmesi talep edilmiştir.

Davalılar davaya cevap vermemiştir. Uyuşmazlığın düğüm noktası, sözleşmenin karşılıksız oluşu ile feragat edenin bir alt soyunun bulunmasıdır.

🏛️ İlk derece ve istinaf: pay neden alt soya bırakıldı?

Osmaniye 4. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2020/151 Esas ve 2021/150 Karar sayılı kararında şu değerlendirmeyi yapmıştır:

  1. Mirastan feragat sözleşmesi ivazsız, yani karşılıksız yapılmıştır.
  2. TMK m.528’e göre ivazsız feragat, feragat edenin alt soyunu bağlamaz; ivazlı feragatte dahi aksi öngörülmüşse alt soy bağlanmaz.
  3. Feragat edenin alt soyu bulunduğundan, feragat edene isabet edecek pay bu alt soya ait olur.

Mahkeme bu gerekçeyle davayı kısmen kabul etmiştir. Dava konusu mirasçılık belgesi iptal edilmiş, miras 8 pay kabul edilerek 2 pay murisin eşine, 1’er pay çocuklarına verilmiştir. Feragat edene isabet eden payın ise onun kızına ait olduğu tespit edilmiş ve bu hususun hukuki sonuçlarının terekenin paylaşımı sırasında gözetileceği belirtilmiştir. Payın davacıya ait olduğunun tespiti talebi reddedilmiştir.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2022/1321 Esas ve 2024/1659 Karar sayılı kararıyla ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bularak davacı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

🗂️ Davacının temyiz gerekçeleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde altı noktaya dayanmıştır:

  • TMK m.528’in madde gerekçesiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği,
  • Sözleşmenin alt soyu bağlayacak nitelikte olduğu,
  • Feragatin ivazlı ya da ivazsız oluşuna bakılmaksızın güven teorisinin uygulanması gerektiği,
  • Feragat eden davalının hâlen sağ olduğu ve sözleşmenin iptali ya da tenkisi için dava açmadığı,
  • Murisin sözleşmedeki iradesine üstünlük tanınması gerektiği,
  • Dava kısmen kabul edildiğinden davacı lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiği.

Daire, kararın sonucunda alt soy meselesine odaklanmış; vekâlet ücretine ilişkin ayrı bir değerlendirme yapmamıştır.

🧾 Mirasçılık belgesi nasıl yazılmalı?

Kararın önemli bölümlerinden biri, mirasçılık belgesinin içeriğine dair genel ilkedir. Daireye göre mirasçılık belgesi istemek, maddi bir olayın varlığını ikrar ile kişiler arasındaki soybağı ilişkisini tespit ettirmekten ibarettir. Mirastan çıkarılan, mirastan yoksun kalan, mirası reddeden ya da mirastan feragat eden kişinin tereke ile ilişkisi tümden kesilmiş sayılmaz.

Bu nedenle Daire, böyle durumlarda belgenin şu şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirtmiştir:

  1. Ret, feragat, çıkarma veya yoksunluk olguları yok sayılarak murisin tüm mirasçıları ve miras payları gösterilir.
  2. Hüküm yerinde, hangi mirasçının mirası reddettiği, feragat ettiği, mirasçılıktan çıkarıldığı ya da yoksun kaldığı açıklanır.
  3. Bu sonuçların terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetileceğine işaret edilir.
  4. Mirasçılık sıfatını yitiren kişinin payının kime veya kimlere kaldığı belgede gösterilir.

Somut olayda ilk derece mahkemesi de bu kalıba uygun bir belge kurmuş, ancak son adımda payın gideceği kişiyi farklı belirlemiştir. Bozmanın konusu, belgenin biçimi değil, feragat edilen payın hangi kişiye kaldığıdır.

Kanunda mirasçılık belgesinin geçersizliğinin her zaman ileri sürülebileceği hükme bağlanmıştır (TMK m.598/3). Mirasçılık belgesine ilişkin başka bir uyuşmazlık için çelişkili veraset ilamlarının iptali kararına da bakılabilir.

📎 Karar metni: Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde doğrulanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları kaynakta anonimdir, metindeki doğum tarihi ve kimlik numarası parçası çıkarılmıştır.

🌳 Alt soy meselesi: kanunun sustuğu yer

Daire, uyuşmazlığı şu soruya indirgemiştir: Feragat edenin payı, onun alt soyuna mı verilmelidir, yoksa lehine feragat edilen davacının payına mı eklenmelidir?

Değerlendirmenin üç adımı vardır:

  • Kanunun açıkça söylediği: TMK m.528/2’ye göre feragat eden mirasçılık sıfatını kaybeder. TMK m.528/3’e göre karşılık sağlanarak yapılan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin alt soyu için de sonuç doğurur.
  • Kanunun sustuğu: Madde ve devamındaki düzenlemeler, karşılıksız feragatte alt soyun hukuki durumuna dair bir açıklama içermez.
  • Boşluğun nasıl doldurulduğu: Daireye göre sözleşme serbestisi çerçevesinde alt soy yönünden bağlayıcı bir hüküm getirilebileceği konusunda tereddüt yoktur.

İlk derece mahkemesi, TMK m.528/3’ü “karşılıksız feragat alt soyu bağlamaz” şeklinde ters yönden okumuştu. Yargıtay ise maddenin yalnızca ivazlı feragat için bir karine koyduğunu, ivazsız feragat hakkında ise tarafların iradesine yer bıraktığını kabul etmiştir. Belirleyici olan, somut sözleşmenin içeriğidir.

Somut olayda feragat eden davalı, 26.07.2016 tarihli düzenleme şeklindeki sözleşmede ivazsız feragatinin alt soyu için de geçerli olacağını beyan ve kabul etmiştir. Daire bu nedenle mahkemenin, murisin tüm yasal mirasçılarını belirledikten sonra mirasçılık belgesini iptal etmesi ve feragat edenin payını lehine feragat edilen davacıya vermesi gerektiğini belirtmiştir. Payın feragat edenin alt soyuna verilmesi doğru görülmemiştir.

Karar, sitede yer alan nikâhtan önce yapılan mirastan feragat kararından farklı bir soruya yanıt verir. O kararda sözleşmenin geçerliliği tartışılmıştı; burada sözleşmenin geçerliliği tartışma dışıdır ve mesele, geçerli bir feragatin kimin payına etki edeceğidir.

📘 İlgili hükümler

  • TMK m.528: Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur.
  • TMK m.529: Mirastan feragat sözleşmesi belli bir kişi lehine yapılmış olup bu kişinin herhangi bir sebeple mirasçı olamaması hâlinde feragat hükümden düşer. Belli bir kişi lehine yapılmamışsa, en yakın ortak kökün altsoyu lehine yapılmış sayılır.
  • TMK m.545: Miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir.
  • TMK m.598: Yasal mirasçılara sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir; mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir.

Kararda TMK m.529’a ayrıca değinilmemiştir. Ancak somut sözleşme belli bir kişi, yani davacı lehine yapılmıştır; madde, böyle bir feragatin akıbetini lehine feragat edilen kişinin mirasçı olabilmesine bağlar. Dairenin payı davacıya vermesi, lehine yapılan feragatin bu yapısıyla da uyumludur. Sözleşmenin noterde düzenleme şeklinde yapıldığı karar metninde yer almakta olup şekle ilişkin bir itiraz tartışılmamıştır.

💬 Sık sorulanlar

İvazsız ve ivazlı feragat arasındaki fark bu kararda neden önemliydi?

TMK m.528/3, yalnızca karşılık sağlanarak yapılan feragatte alt soyun da bağlanacağını öngörür. İlk derece mahkemesi bundan karşılıksız feragatin alt soyu bağlamayacağı sonucunu çıkarmıştır. Yargıtay ise karşılıksız feragatte kanunun sustuğunu, tarafların alt soyu bağlayan bir hüküm koyabileceğini kabul etmiştir.

Mirastan feragat eden kişi mirasçılık belgesinde yer alır mı?

Daireye göre feragat, belge istenmesine engel değildir ve mirasçılık sıfatını belgede ortadan kaldırmaz. Belge, tüm mirasçıları ve payları gösterecek; feragatin sonuçlarının paylaşımda gözetileceği ve payın kime kaldığı hüküm yerinde açıklanacak şekilde düzenlenir.

Feragat eden kişinin kızı neden pay alamadı?

Feragat eden davalı, sözleşmede karşılıksız feragatinin alt soyu için de geçerli olacağını beyan ve kabul etmiştir. Daire, bu iradeyi sözleşme serbestisi kapsamında bağlayıcı saymış ve payın lehine feragat edilen davacıya verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Bozma kararından sonra dosya hangi aşamaya döndü?

Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuş ve dosya kararı veren Osmaniye 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Karar kesin olarak ve oy birliğiyle verilmiştir; yeniden yapılacak yargılamanın sonucu bilinmemektedir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Olaylara ilişkin anlatım, karar metninde aktarılan dava dilekçesi, derece mahkemesi kararları, temyiz sebepleri ve Dairenin gerekçesine dayanır; tarafların kimliği kaynakta anonimdir. Bozma sonrasında yapılacak yargılamanın sonucu bilinmemektedir. Kanun hükümlerine ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Sözleşme içeriği ve mirasçı yapısı farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve işlemlerden Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu