Pay Alım-Satımıyla Örtülü Kazanç – Yargıtay 11. HD 2025/6313

Halka açık bir şirketin bir başka şirketin paylarını satın alması ya da elindeki iştirak paylarını elden çıkarması, ilk bakışta sıradan bir yatırım kararıdır. Ancak alımın kimden ve hangi bedelle yapıldığı, satışın kime ve hangi bedelle gerçekleştiği sorgulandığında tablo değişebilir. Kısa aralıklarla el değiştiren, sermayesi şişirilmiş bir şirketin payları önce yüksek bedelle alınıp birkaç ay sonra zararına satılırsa, aradaki fark yalnızca “kötü bir yatırım” mıdır, yoksa halka açık ortaklığın malvarlığından ilişkili kişilere yapılmış bir aktarım mıdır?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 16.10.2025 tarihli ve E.2025/1494, K.2025/6313 sayılı kararıyla, Sermaye Piyasası Kurulunun 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (SPKn) 21. maddesine dayanarak açtığı iade davasında, bağlı ortaklık paylarının ilişkili taraflar üzerinden alınıp zararına satılmasını örtülü kazanç aktarımı sayan ilk derece kararını ve bu kararı yerinde bulan istinaf kararını duruşmalı inceleme sonunda oybirliğiyle onamıştır.
🔗 El değiştiren paylar: işlem zinciri
Uyuşmazlığın merkezinde, halka arzı 09.05.2005 tarihinde yapılmış ve halka açıklık oranı karar tarihinde %99,46 olan bir holding ile onun bağlı ortaklığı hâline gelen bir oto kiralama şirketi bulunmaktadır. Raporlara göre payların yolculuğu şöyledir:
| Tarih | İşlem |
|---|---|
| 15.07.2013 | Oto kiralama şirketi, holdingi kontrol eden kişilerden birinin kontrolüne geçer. |
| 12.11.2013 | Şirketin sermayesi 300.000,00 TL’den 4.000.000,00 TL’ye çıkarılır. |
| 04.02.2014 | Tüm paylar, kontrol eden kişinin çalışanı olduğu SGK kayıtlarıyla belirlenen bir kişiye devredilir. |
| 09.04.2014 | Paylar, sermayesi 10.000,00 TL olan bir turizm şirketine satılır. |
| 15.09.2014 | Holding, payların %97,5’ini turizm şirketinden 3.900.000,00 TL’ye satın alır. |
| 11.06.2015 | Holding aynı payları, tek pay sahibi yine aynı çevrenin çalışanı olan bir petrol şirketine 2.750.000,00 TL’ye satar. |
Alış ile satış arasındaki fark 1.150.000,00 TL’dir. Kurul, bu farkın piyasa koşullarından kaynaklanan bir değer kaybı olmadığını, holdingin malvarlığının ilişkili kişiler lehine azaltıldığını ileri sürmüştür.
🔍 Kurulun denetleme raporundaki tespitler
Kurulun 15.10.2019 tarihli denetleme raporunda öne çıkan tespitler şunlardır:
- Sermayesi 10.000,00 TL olan turizm şirketinin, 4.000.000,00 TL sermayeli bir şirketi satın almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu,
- Holdingin turizm şirketine gönderdiği paraların aynı gün bir kişiye aktarıldığı ve nakit olarak çekildiği,
- Alım ve satım işlemlerinde şirket tarafından değerleme raporu hazırlatılmadığı,
- Bağımsız denetim raporunda %97,5 payın gerçeğe uygun değerinin 3.348.888,00 TL gösterildiği, ancak şirket kaynaklarının önemli kısmının ilişkili tarafları fonlamakta kullanıldığı ve faaliyetlerinin büyük bölümünün olağan ticari faaliyet olmadığı için bu değerin gerçeği yansıtmadığı,
- Satış işleminde, bir kişinin hesabından çekilen 1.350.000,00 TL’nin birkaç işlemle şirketler arasında döndürülerek yeniden aynı hesaba yatırıldığı,
- Bu işlemlerle bir ilişkili kişinin şirkete olan 621.000,00 TL borcunun kapatıldığı ve şirketin aynı kişiye fazladan 529.000,00 TL borçlandırıldığı.
Rapora göre aracı şirket, payların holdinge satılmasında araç olarak kullanılmış; işlemler muvazaalı nitelik taşımış ve örtülü kazanç aktarımı kapsamında değerlendirilmiştir. Kurulun belirlediği üç aylık süre içinde tutar şirkete iade edilmeyince Kurul, SPKn 94. maddedeki yetkisine dayanarak iade davası açmıştır.
🗣️ Davalıların itirazları
Davalılardan biri, holdingle hiçbir hukuki veya ticari ilişkisinin, şirkette payının bulunmadığını, menfaat temin ettiğine dair somut delil olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını ve SPKn 94. maddede öngörülen sürede açılmadığını savunmuştur.
Diğer davalı ise holdingin yönetim kurulu başkanlığını 19.11.2014–20.05.2016 tarihleri arasında yürüttüğünü, payların kendisi göreve gelmeden önce satın alındığını, satışın holdingin mali sıkıntıları nedeniyle ve şirketin gerçek değerine yakın bir bedelle yapıldığını, aradaki farkın ülke ekonomisindeki dalgalanmayı yansıttığını ileri sürmüştür.
⚖️ İlk derece, istinaf ve Yargıtay
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi (E.2020/756, K.2021/1002), 26.09.2021 tarihli bilirkişi raporunu esas alarak şu sonuçlara ulaşmıştır:
- Holdingin ödediği paraların davalılardan birinin banka hesaplarına yatırıldığı anlaşıldığından husumet itirazı yerinde değildir.
- Payların alımı ve satımı emsallerine, piyasa teamüllerine, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırıdır; ilişkili kişiler lehine bariz bir menfaat sağlanmış, halka açık ortaklık ile bağlı ortaklığın malvarlığı azalmıştır.
- Paylar satın alındıktan sonra bağlı ortaklığın özkaynakları fiktif giderlerle azaltılmış, böylece satış döneminde payların gerçek değeri düşük gösterilmiştir.
- Payların ilişkili taraf sıfatını taşıyan bir kişiye elden çıkarılması, işlemin kasten ve bilinçli yapıldığını göstermektedir.
- Yönetim kurulu görevinde bulunan davalıların, üyelik dönemlerinde şirket malvarlığını ve yatırımcı haklarını koruma sorumluluğu devam etmektedir.
Mahkeme davayı kabul ederek, İstanbul 11. İcra Dairesinin 2019/44989 E. sayılı takip dosyasıyla tahsilde tekerrür olmamak üzere, 115.000,00 TL’nin 23.12.2019 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan alınarak dava dışı holdinge verilmesine hükmetmiştir. Faiz başlangıcı, söz konusu takipte ödeme emrinin davalılara tebliğiyle temerrüdün oluştuğu tarih olarak belirlenmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi (E.2022/509, K.2025/75), kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, davalılar vekilinin duruşmalı temyiz istemi üzerine 14.10.2025 tarihinde tarafları dinlemiş; uyuşmazlığı “SPKn 21. maddesinde düzenlenen örtülü kazanç aktarımı iddiasına konu bedelin şirkete iadesi istemi” olarak nitelendirmiş ve ilk derece kararında isabetsizlik bulunmadığından istinaf kararının HMK 370/1 uyarınca onanmasına 16.10.2025 tarihinde kesin olarak ve oybirliğiyle karar vermiştir. Davacı lehine 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretine hükmedilmiştir.
📘 SPKn 21: emsale aykırı bedel ve ilişkili taraf
SPKn 21/1, halka açık ortaklıklar ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının; yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan ya da dolaylı ilişkide bulundukları kişilerle emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, bedel veya şartlar içeren işlemler yapmak suretiyle kârlarını veya malvarlıklarını azaltmalarını yasaklar. Bu kararda kanunun unsurları şöyle somutlaşmıştır:
- İşlem: Bağlı ortaklık paylarının satın alınması ve satılması.
- İlişki: Satıcı ve alıcı şirketlerin, holdingi kontrol eden kişilerle bağlantılı olması; görünürdeki pay sahiplerinin bu kişilerin çalışanları olması.
- Emsale aykırılık: Değerleme raporu olmadan yapılan alım, kısa süre içinde zararına satış ve fiktif giderlerle düşürülmüş özkaynak.
- Sonuç: Holdingin malvarlığında 1.150.000,00 TL azalma.
SPKn 21/3 ayrıca halka açık ortaklıklara, ilişkili taraf işlemlerinin emsallerine ve piyasa teamüllerine uygun şartlarda yapıldığını belgeleme ve bu belgeleri en az sekiz yıl saklama yükümlülüğü getirir. Somut olayda değerleme raporu hazırlatılmamıştır.
Örtülü kazanç aktarımına ilişkin serideki önceki yazılarda farklı yönler ele alınmıştır: Kurulun ek iade davasında üç aylık sürenin aşılması örtülü kazanç iade davasında hak düşürücü süre, Kurulun aktif husumeti ve arabuluculuk SPK örtülü kazanç davasında aktif husumet, şirketten nakit çıkışı olmadığında zarar unsuru ise örtülü kazanç aktarımında zarar şartı yazılarında incelenmiştir. Bu karar ise aktarımın doğrudan bir iştirak payı alım-satımı üzerinden kurgulandığı bir örnek sunmaktadır.
⏱️ Üç aylık iade süresi ve zamanaşımı
SPKn 21/4’e göre kazanç aktarımının Kurulca tespiti hâlinde ortaklık, Kurulca belirlenecek süre içinde aktarılan tutarın kanuni faiziyle iadesini talep eder; SPKn 94/1 de Kurula, belirlenen tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açma yetkisi verir. Davalılar, davanın bu süreye ve genel zamanaşımına aykırı açıldığını savunmuş; ancak ilk derece mahkemesi aşağıdaki tarihleri esas alarak bu itirazları reddetmiştir:
| Olay | Tarih |
|---|---|
| Zenginleşmenin gerçekleştiği alım işlemi | 15.09.2014 |
| Kurulun denetleme raporunu öğrendiği toplantı | 07.11.2019 |
| Kurul kararının holdinge tebliği | 13.11.2019 |
| Holdingin icra takibi başlattığını bildirmesi | 03.02.2020 |
| Davanın açılması | 30.03.2020 |
Mahkemeye göre iade talebi üç aylık süre içinde yapılmış; dava, sebepsiz zenginleşmenin öğrenildiği 07.11.2019 tarihinden itibaren iki yıl içinde açılmış ve 15.09.2014 tarihinden itibaren işleyen on yıllık süre de dolmamıştır. Bu değerlendirme, TBK 82’deki “öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde zenginleşmeden itibaren on yıl” kuralına dayanmaktadır.
🧾 Bilirkişi incelemesi ve gerçeğe uygun değer
Kararın uygulamaya dönük en öğretici yanı, bağımsız denetim raporundaki değerin tek başına belirleyici sayılmamasıdır. Bağımsız denetçi %97,5 payın gerçeğe uygun değerini 3.348.888,00 TL olarak göstermiş olsa da, Kurul ve bilirkişi incelemesi şirketin kaynaklarının ticari olmayan alacaklardan oluştuğunu, faaliyetlerinin çok kısıtlı kaldığını ve kaynakların büyük ölçüde ilişkili taraflardan gelen para transferleriyle oluşturulduğunu ortaya koymuştur.
Mahkeme bu nedenle bedel farkıyla yetinmemiş; para akışlarını, payların önceki el değiştirmelerini, görünür pay sahiplerinin SGK kayıtlarını ve özkaynak hareketlerini birlikte değerlendirmiştir.
❓ Sık sorulan sorular
İştirak payının zararına satılması tek başına örtülü kazanç sayılır mı?
Bu karar tek başına zararına satışı yeterli saymamıştır. Mahkeme; işlemin ilişkili taraflarla yapılmasını, değerleme raporu bulunmamasını, paraların hesaplar arasında döndürülmesini ve özkaynağın fiktif giderlerle düşürülmesini birlikte değerlendirerek emsallere ve piyasa teamüllerine aykırılık sonucuna ulaşmıştır.
İade edilen tutar kime ödenir?
SPKn 21/4 uyarınca aktarılan tutar, malvarlığı azaltılan ortaklığa iade edilir. Bu davada da Kurul davacı olmasına rağmen 115.000,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte dava dışı holdinge verilmesine hükmedilmiştir.
Alım tarihinde görevde olmayan yönetim kurulu başkanı sorumlu tutulabilir mi?
Davalı, payların kendisi göreve gelmeden önce satın alındığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi ise yönetim kurulu üyelerinin üyelik dönemlerinde şirketin malvarlığını ve yatırımcı haklarını koruma sorumluluğunun devam ettiğini belirterek davalılar hakkında kabul kararı vermiş; bu hüküm istinaf ve temyiz aşamalarından geçmiştir.
Davada neden 1.150.000 TL’nin tamamı değil 115.000 TL istendi?
Karar metnine göre Kurul, aktarılan 1.150.000,00 TL’den şimdilik 115.000,00 TL’nin iadesini talep etmiştir; mahkeme de talep edilen bu tutar üzerinden hüküm kurmuştur. Karar, kalan kısmın akıbetine ilişkin bir değerlendirme içermemektedir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından ve bu kararda aktarılan ilk derece ve istinaf gerekçelerinden derlenmiştir. Karar, belirli bir halka açık holdingin bağlı ortaklık paylarına ilişkin işlemlerin Kurul denetimi ve bilirkişi incelemesiyle değerlendirildiği somut bir uyuşmazlığa aittir; ilişkili taraf bağlantısı, değerleme belgeleri ve para akışları farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



